Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'tan ilginç çıkış: "Söylediğimiz yanlış anlaşılacaksa susmak daha erdemlidir"

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'tan ilginç çıkış: "Söylediğimiz yanlış anlaşılacaksa susmak daha erdemlidir"

Diyanet İşleri Başkanı Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş "İslam ve peygamber efendimiz adına söyleyeceğimiz sözün, günümüz insanının zihin dünyasında nasıl yankı bulacağını mutlaka hesaba katmalıyız. Şayet söylediğimizde yanlış anlaşılacaksa orada susmak, konuşmaktan daha efdaldir" dedi. Erbaş'ın sözleri ile son dönemde sosyal medyada büyük tepki çeken dinsel yorumları kastettiği yorumları yapıldı.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Türkiye Diyanet Vakfı'nın konferans salonunda düzenlenen 'Uluslararası Mevlid-i Nebi Sempozyumu'nun açılış programına katıldı.

Erbaş, "Maalesef günümüz İslam dünyası; mezhep, meşrep, ırk ve benzeri alt aidiyetleri, birer ayrışma sebebi olarak görme yanılgısından kurtulmuş değildir. Bu yüzdendir ki güveni ortadan kaldıran şiddet eylemleri, vicdanları yaralayan merhametsizlikler ve ümmet birliğimizi dinamitleyen fitne çukurları içerisinde bocalayıp durmaktadır" diye konuştu.

Ali Erbaş, yeniden öze dönmek ve Hz. Muhammed'in ahlakını kuşanmaktan başka yol olmadığını kaydederek, şunları söyledi:

"Bizler, Kur'an'ın taltif ettiği mutedil ümmet olmanın idrakiyle hareket etmek durumundayız. İslam'ın evrensel mesajlarını hayata taşıma ve insanlığa ulaştırma vazifesi, bizim omuzlarımızdadır. Müslümanlar olarak bizler, önce kendimizden başlamak üzere çevremizi ve bütün insanlığı Kur'an'ın ve sünnetin hayat veren ilkeleriyle değerleriyle mesajlarıyla buluşturmak zorundayız. Bu bağlamda Kur'an-ı Kerim'i ve sünnet-i seniyyeyi doğru anlamak büyük önem arz etmekte. Peygamber efendimizin davet ve irşat yöntemini iyi anlamamız gerekmekte. Ruhumuzu, ufkumuzu ve yeryüzünü aydınlatmak için onun yöntemini bütün faaliyetlerimizin mikyası haline dönüştürmenin zarureti son derece açıktır. Hz. Muhammed'in anlattığı İslam, ayakları sağlam bir şekilde yere basan, yaşanabilen, uygulanabilen bir hayat nizamıdır. Efsaneleşmiş, hayattan koparılmış ve hatta beşerin takatini aşan bir hüviyete büründürülmüş din tasavvurunun, onun hayatında karşılık bulması mümkün değildir. Aklı, zihni, izan ve insafı ortadan kaldıran bir din anlayışının Kur'an ve sünnetten dayanak bulması mümkün değildir. İslam, kalbe hitap ettiği kadar akla da hitap etmektedir. Duygulara dokunduğu kadar zihinleri de inşa etmektedir."

cbd51d95eba0e81a51788d6e9ae55a7d.jpg
Özensiz kullanılan dil, söylem, üslup ile tavrın; insanların haktan ve hakikatten daha da uzaklaşmasının zemini olabileceğine dikkat çeken Ali Erbaş, "Sözün tesiri, doğruluğunda ve güzelliğindedir. Güzel söz söylemek ve sözü güzel söylemek gerekir. İslam ve peygamber efendimiz adına söyleyeceğimiz sözün, günümüz insanının zihin dünyasında nasıl yankı bulacağını mutlaka hesaba katmalıyız. Şayet söylediğimizde yanlış anlaşılacaksa orada susmak, konuşmaktan daha efdaldir. 'Peygamberimiz, cami ve irşat' temalı bu sempozyumun bu bağlamda önemli neticeleri olacağına inanıyorum. Burada sunulacak tebliğler ve yapılacak müzakereler, 14 asır önce Mescid-i Nebevi'den yükselen sözü, nebevi bir üslupla günümüze taşıma noktasında bizlere önemli ufuklar açacaktır" diye konuştu. (DHA)