Fikirtepe patlamasında soruşturma bilmecesi

Fikirtepe patlamasında soruşturma bilmecesi

İstanbul Fikirtepe’de gerçekleşen patlamayla ilgili soruşturma İçişleri Bakanı Soylu’nun “terör bağlantısı” yok açıklamalarından sonra yeni bir boyut kazandı. Son olarak soruşturmanın İstanbul Başsavcılığı Terör Suçları Savcılığı tarafından yürütüleceği duyurulmuştu.

İstanbul Fikirtepe’de 9 Ekim’de gerçekleşen patlamayla ilgili soruşturmanın akıbetinin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “terör bağlantısı bulunmadığı” yönündeki açıklamalarından sonra ne olacağı merak konusu oldu. Soruşturmanın İstanbul Başsavcılığı’na almasında, dairede yaşayan M.K.’nın 1980’li yıllarda TKP-ML davasında yargılanmış olmasının etkili olduğu ancak bağlantının kurulamadığı belirtildi.

Biri çocuk 3 kişinin hayatını kaybettiği olayın ardından yapılan ilk açıklamalarda patlamanın “doğalgaz kaynaklı” olduğu açıklanmıştı. Bu aşamaya kadar soruşturmayı, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyordu.

Ardından soruşturmanın İstanbul Cumuhriyet Başsavcılığı’nca “terör suçları bürosu savcıları” tarafından yürütüleceği bilgisi paylaşıldı. Dosyanın İstanbul Başsavcılığı’na devredileceği bilgisinin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açıklamalarından sonraya denk düşmesi dikkat çekmişti.

TERÖR BAĞLANTISI NEYE DAYANIYORDU

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yaptığı “terör bağlantısının bulunamadığı” yönündeki ve “Evde patlamaların ardı ardına 3 defa söyleniyor olmasının sebebi de, oksijen türü kullanıyor aynı zamanda normal bir tüp var hem oksijen tüpü hem normal tüp patlıyor” dediği açıklamalarından sonra, “Peki bu bağlantı şüphesi önce nasıl oluşmuştu?” sorusu gündeme geldi.

Halk TV’nin haberine göre patlamanın ardından, dairede yaşayan kişi hakkında yapılan incelemede, 1980’li yıllarda TKP-ML üyeliğinden yargılanan M.K.’nın olduğu anlaşıldı.

M.K.’nın 2013 yılında bir dizi cinayet soruşturmasında tutuklandığı da iddia edilen haberde, savcılığın bu ihtimal üzerinden terörle mücadeleye devrettiği kaydedildi. Haberde, Emniyet kaynaklarının “terör ihtimali düşük” dediği, M.K.’nın elektrik, elektronik işleriyle uğraştığı, terör bağlantısı kurulamadığı savunuldu.