Bi Dünya Haber - Bir incir ağacının işkence tanıklığı
Merhaba, haftanın öne çıkan gelişmeleriyle hazırladığımız dünya bültenine hoş geldiniz.Bu hafta da savaşlardan bilime, siyasetten insan hikâyelerine uzanan yoğun ve çarpıcı bir gündem var. Hazırsanız, bu haftanın dünya turuna başlayalım.
Sayılarla dünya savaşları...
Savaşlar ve krizler… Dünya gündeminde neredeyse başka hiçbir konuşa yer bırakmayan bu iki, yine haftanın en çok konuşulan konularıydı. Ancak şimdi size her gün ve hatta her saat değişen anlık durum yeni raporlardan çarpıcı veriler aktaracağız. Bakalım sayılar bize nasıl bir dünya tablosu çıkarıyor...

2. Dünya Savaşı'dan beri en yüksek çatışma
İsveç’teki Uppsala Üniversitesinden akademisyenler 1898-2025 aralığındaki küresel şiddet eğilimlerini inceledi.
2025'te devletler arasında 8 çatışma çıkmış. Bunlar arasında Ukrayna ve Rusya, İsrail ve İran ile Hindistan ve Pakistan arasındaki çatışmalar yer aldı. Bu sayı, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en yüksek sayı olarak kayıtlara geçti.
2025'te kaydedilen 65 aktif çatışmanın çoğu ülke içi olurken, bunların 13’ü "savaş" seviyesine ulaştı.
Geçen yıl çatışmalarda 244 bin 600 kişi öldü. Bu sayı 1994 Ruanda Soykırımı'ndan bu yana kayıtlara geçen en yüksek sayı.
Nükleer silahlanma...
Savaş silahsız olur mu? Hayır… Devletlerin silahlanmasıyla ilgili de yeni ve önemli raporlar açıklandı. Veriler hayli endişe verici. Hemen özetliyorum:
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) verilerine göre, nükleer silaha sahip dokuz ülkenin tamamı 2025 yılında cephaneliklerini modernize etti ve genişletti.
Araştırmaya göre, 2025 yılında dünya genelinde yaklaşık 12 bin 200 nükleer silah bulunuyordu. Bu sayı bir önceki yıla göre hafif düşmüş olsa da araştırmacılar bunun bir silahsızlanma göstergesi olmadığı görüşünde.
Dünyada nükleer silaha 9 ülke şöyle: ABD ve Rusya'nın yanı sıra İngiltere, Fransa, Çin, Hindistan, Pakistan, Kuzey Kore ve nükleer silah sahibi olduğunu resmen doğrulamayan İsrail.
Kullanıma hazır nükleer savaş başlıklarının yaklaşık yüzde 83'ü Rusya ve ABD'nin elinde bulunuyor.
Kuzey Kore yaklaşık 60 savaş başlığı üretmiş durumda ve en az 30 savaş başlığı daha üretmeye yetecek kadar malzemeye sahip.
Çin'in yaklaşık 620 nükleer savaş başlığı bulunuyor. Bu sayı bir yıl önce 600 seviyesindeydi.
Batı Avrupa'da yalnızca İngiltere ve Fransa'nın nükleer silahları bulunuyor. Fransa'nın envanterinde 290 nükleer savaş başlığı yer alıyor.
Nükleer harcama günde 2 milyon insanı doyurur
Nükleer Silahların Yasaklanması Takibi ve Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Girişimi’nin raporuyla da nükleer silaha ne kadar para aktarıldığına bakalım.
Rapora, göre 2025’te bu 9 ülke, nükleer cephanelikleri için 118,8 milyar dolar ya da saniyede 3 bin 768 dolar harcadı. Bu, şimdiye kadar kaydedilen en yüksek miktar.
Son 5 yılda nükleer cephanelikler için harcanan 471 milyar dolar.
Bir dakikalık nükleer silah harcamasıyla 3 bin 478 kişiye temiz su sağlanabiliyor. Bu harcamanın bir günlük tutarı 2 milyon insanı gıda güvensizliğinden kurtarabiliyor.
Ve artık kural yok!
Almanya'da açıklanan 2026 Barış Raporu… İşte bu rapor yukarıdaki bilgilerin bir özeti gibi. Rapora göre kurala dayalı dünya düzeninin çöküyor. Raporda Putin, Trump ve Netanyahu uluslararası hukuku hiçe sayan yeni "savaş baronları" olarak nitelendiriliyor.
???? Avrupa’nın uyuşturucu gerçeği: Öngörülemez...

Silahtan uyuşturucuya geçelim. Çünkü bu konuda da çok çarpıcı bir rapor çıktı.
Avrupa Birliği Uyuşturucu Ajansı'nın raporuna göre aşırı doz nedeniyle Avrupa genelinde bir yılda en az 7 bin 600 kişi öldü.
Bu rapor için 27 AB üyesi ülkenin yanı sıra Türkiye ve Norveç'ten de veri toplandı. Uyuşturucu pazarlarının "hızla geliştiği ve sokaklarda rastlanan madde çeşitliliğinin giderek öngörülemez hâle geldiği vurgulanıyor.
Çalışma Avrupa genelinde kokain kullanımının da "yüksek" seviyede devam ettiğini gösteriyor. Geçen yıl 15-64 yaş arası yaklaşık 4,3 milyon Avrupalı kokain kullandı.
◾ İsviçre'nin nüfus sınavı...
İsviçre'de 14 Haziran’da aşırı sağcı İsviçre Halk Partisi'nin girişimiyle referanduma gidiyor. Halk, ülke nüfusun 10 milyon kişiyle sınırlandırılıp sınırlandırılmamasını oylayacak. Ülkenin halihazırda nüfusu 9.1 milyon kişi.
Ülkeyi ikiye bölen konu ile ilgili anketlerde, tasarıya karşı çıkanların az farkla önde olduğu bildiriliyor.
Girişimin destekçileri, İsviçre'nin "kitlesel göç" yükü altında çöktüğünü iddia ediyor ve "10 milyonluk İsviçre istemiyoruz" sloganını kullanıyor.
Resmi istatistikler, İsviçre nüfusunun 2055 yılında yaklaşık 10,5 milyon kişi olacağını öngörüyor.
Parti, serbest dolaşım anlaşmasının feshini istiyor.
İsviçre Yeşiller partisi ise bu girişimi "yabancı düşmanlığı" olarak nitelendiriyor.

◾ Milletvekili maaşlarının yüzde 40'ını kesti!
Macaristan’da 16 yıllık Viktor Orban dönemini sona erdiren Yeni Başbakan Peter Magyar’ın icraatları merakla takip ediliyor.
Magyar’ın son icraatı milletvekili maaşlarını yüzde 40 düşürmek oldu.
1981 doğumlu hukukçu Peter Magyar, göreve geldikten sonra önce kendi maaşını yarıya indirdi.
Magyar "Siyasetçiler kendilerini ayrıcalıklı bir sınıf değil, devletin hizmetkârı olarak görmeli" diyor.
Macaristan, yolsuzluk iddiaları ve hukuk devleti tartışmaları nedeniyle dondurulan AB fonlarının serbest bırakılması için güven tazelemeye çalışıyor.
Ancak uzmanlar, sembolik maaş kesintilerinin tek başına yeterli olmayacağını, kapsamlı reformlar gerektirdiğini belirtiyor.
Tiran neden ayakta?

Arnavutluk'un başkenti Tiran’da binlerce kişinin katıldığı büyük protestolar oldu. Protestların nedeni Ivanka Trump ve eşi Jared Kushner 1,4 milyar euro'luk lüks tatil köyü projesi.
Şirket bu projeyi flamingo, fok ve deniz kaplumbağalarına ev sahipliği yapan koruma altındaki sulak alanlara yakın bir bölgede yapmak istiyor. Çevre örgütleri, inşaatın hassas ekosistemleri yok edeceği uyarısında bulunuyor. Arnavutluk halkı buna karşı sokağa döküldü.
Protestocular, projenin iptalini ve Başbakan Edi Rama'nın istifasını istedi. Polis zaman zaman müdahale etti ve biber gazı kullandı. Bu protestoları büyüttü. Arnavutluk'un yolsuzlukla mücadele kurumu da proje hakkında soruşturma başlattı.

Bir incir ağacının tanıklığı...
Sırada Şili’den bir haber var, bir incir ağacının tanıklığı ve bir işkence evinin hikâyesi…
Santiago’nun sakin bir mahallesinde, dışarıdan bakıldığında sıradan bir ev… Çiçeklerle kaplı balkon, sarmaşıkların sardığı duvarlar, eski bir ferforje kapı. Avluda palmiyeler ve yaşlı, kıvrımlı bir incir ağacı. Her şey huzuru çağrıştırıyor. Ama bu ev, Şili’nin en karanlık dönemlerinden birinin sessiz tanığı.
1973 Şili Darbesi sonrası, bu ev gizli bir gözaltı ve işkence merkezine dönüştürüldü.
Oradaki mahkumlardan biri de Alejandra Holzapfel’di. Küçük bir pencereden bakarken gördüğü incir ağacını hatırlıyordu
1980’lerde insan hakları avukatları işkence merkezlerini araştırırken, bir evin tarif edilen detaylarla örtüştüğünü fark etti. Holzapfel ve diğer hayatta kalanlar çağrıldı. Mağdurlar o incir ağacını tanıdı ve evin aslında bir işkence merkezi olduğu kesinleşti.
Bu, uzun bir mücadelenin başlangıcıydı. 2023’te ev kamulaştırıldı ve mağdurlara teslim edildi. Bugün o ev artık bir işkence merkezi değil. Bir hafıza mekânı.
Ve o incir ağacı hâlâ orada. Artık sadece bir ağaç değil; acının, direnişin ve adalet arayışının simgesi. (BBC Türkçe)

Yapay zekâ 400 yıllık “Borg Şifresi”ni çözdü
Vatikan Kütüphanesi’nde yüzyıllardır çözülemeyen “Borg Şifresi”, yapay zekâ sayesinde gün yüzüne çıktı.
408 sayfa olan el yazması; 34 farklı sembol, Roma harfleri ve Arapça notlardan oluşan karmaşık bir sistemle şifrelenmişti. Metnin, dönemin baskı ortamı nedeniyle gizlenmiş tıbbi bilgiler içerdiği düşünülüyordu.
Stockholm Üniversitesi’nden hesaplamalı dilbilimciler ve yapay zekâ birlikte çalıştı. Şirfe çözüldü.
Ortaya çıkan içerik dikkat çekici: Dizanteri için kırmızı şarap önerisi ya da fermente hindistan cevizi gibi sıra dışı tedavi tarifleri metinde yer alıyor.
Araştırmacılara dünya arşivlerindeki belgelerin yaklaşık yüzde 1’i hâlâ şifreli...
GÖZDEN KAÇMASIN
Belfast'ta ırkçı şiddet
Kuzey İrlanda, son yılların en büyük toplumsal şiddet olaylarından birine sahne oldu. Belfast’ın kuzeyinde Sudanlı bir saldırganın bir kişiyi ağır yaraladığı bıçaklı saldırının ardından başlayan protestolar, kısa sürede göçmen karşıtı ırkçı ayaklanmalara ve sokak çatışmalarına dönüştü. Evler ve araçlar ateşe verildi, insanlar sokak ortasında mahsur kaldı.
AB'de yeni sistem sıkıntısı: Bekleme süresi 4 saati buluyor
Avrupa Birliği'nin (AB) yeni "Giriş-Çıkış Sistemi (EES)" nedeniyle Brüksel Havalimanı'nda pasaport kontrolünde bekleme sürelerinin 4 saate kadar çıktığı belirtildi. Yeni sistem AB vatandaşı olmayan yolcuların dijital kayıt işlemlerini zorunlu kılıyor. Yetkililer, biyometrik veri toplamanın her yolcu için ek süre gerektirdiğini, bunun da bekleme sürelerini artırdığını söylüyor.
Kanada'da sahte pilota gözaltı
Kanada'da Air Canada hava yolu şirketinde yaklaşık 17 yıl 900'den fazla uçuş gerçekleştiren pilotun lisansının olmadığı ortaya çıktı. Gözaltına alınan pilotun, 2,9 milyondan fazla Kanada doları maaş aldığı belirtildi.
UCM Başsavcısı'na 'cinsel suistimal' soruşturması
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) başsavcısı Karim Khan, cinsel taciz iddiaları nedeniyle hakkında disiplin süreci başlatılmasını istemesinin ardından pazartesi geç saatlerde görevinden uzaklaştırıldı. Khan, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun "savaş suçu" şüphesiyle tutuklanmasını talep etmişti.
Ermenistan seçimi: Paşinyan kazandı
Ermenistan'da parlamento seçimlerinde oy sayım işlemi tamamlanırken, Başbakan Nikol Paşinyan'ın Sivil Sözleşme Partisi, 105 sandalyeden 61'ini elde ederek parlamentoda tek başına çoğunluğu sağladı.
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.