Ve karar... Doğa, insandan hakkını alacak
DEMET BİLGE ERKASAP | Avrupa'daki hava krizinden kıtaları sarsan depremlere, ağaçları ve nehirleri hukuki varlık ilan eden ülkelerden İngiltere ve Küba'daki siyasi krizlere kadar geniş bir gündemimiz var.
◾Avrupa kavruldu
Dünyanın gündemi, artık gerçek anlamıyla dünyanın kendisi oluyor. Aşırı sıcaklar, aşırı yağışlar, aşırı soğuklar ve sarsıntılar… Doğa her geçen gün daha sert mesajlar veriyor. Küresel meteoroloji örgütlerin ve iklim uzmanları kısa bir süre önce peş peşe uyarılarda bulunmuştu.Uzmanlar, El Nino’nun da etkisiyle bu yaz kavurucu sıcakların ve ekstrem hava olaylarının kapıda olduğunu, bu darbeden en çok da Avrupa’nın etkileneceğini söylemişti.
Tahminler tam olarak doğru çıktı. Avrupa geçen hafta kavruldu. Birçok ülkede termometreler 40 derece barajını çok rahat aştı.
Fransa’da sıcaklar yüzünden okullar tatil edildi, toplu ulaşım hatları kilitlendi, hatta Paris gibi büyük şehirlerde açık alanlarda alkol tüketimi bile geçici olarak yasaklandı.
İngiltere’de hayat durma noktasına geldi ve tarihinin en sıcak günlerinden birini yaşayarak 40 dereceyi gördü.
İtalya’da ise Sağlık Bakanlığı peş peşe kırmızı alarmlar yayınladı.Sıcak dalgasına bağlı 300'den fazla can kaybı bildirildi.
Meteoroloji uzmanları bu sıcak hava kütlesinin şimdi de Orta Avrupa’ya doğru ilerlediğini söylüyor.
◾ Venezuela ve Japonya sarsıldı
Sıcaklık dalgasıyla boğuşan dünya depremlerle de sarsıldı.
Venezuela'nın kuzey kıyılarında sadece 39 saniye arayla 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki ikiz depremle meydana geldi. Ülkede olağanüstü hâl ilan edildi. Neredeyse aynı dakikalarda Japonya’nın kuzeydoğu kıyılarında da 6.9 büyüklüğünde büyük bir deprem kaydedildi.
◾ Hukuki haklara sahip ağaçlar, nehirler…
"Dünyaya ne oluyor?" sorusunun yanıtını aslında iyi kötü herkes biliyor. İşte bu yüzden iklim krizini, kontrolsüz şehirleşmeyi, yok edilen ormanları, maden şirketlerinin doğayı kuşatmasını ve kirletilen su kaynaklarını her geçen gün daha yüksek sesle konuşuyoruz.
Şimdi, çevre mücadelesiyle bağlantılı önemli bir kararı aktaralım:
Kanada’nın Montreal kenti yakınlarında bulunan Terrasse-Vaudreuil kasabasında belediye meclisi, ağaçları “haklara sahip canlı varlıklar” olarak tanıdı.
Kararla birlikte ağaçların yaşam, büyüme ve bütünlük haklarının korunması gerektiği resmen kabul edildi. Bu doğrultuda; kesilen her ağacın yerine yenisinin dikilmesi, koruma alanlarının genişletilmesi ve ekosistem bütünlüğünün sağlanması için tüm yerel yönetmelikler gözden geçirilecek.
Dünya çapında nehirlerin, ormanların veya göllerin "canlı bir varlık" ya da "hukuki kişi" olarak tanınması aslında yeni değil.
2017’de Yeni Zelanda Meclisi, Whanganui Nehri’ni "canlı varlık" kabul ederek hukuki statü verdi.
Aynı yıl Hindistan’da Ganj ve Yamuna nehirleri sistemine de yasal varlık statüsü tanınsa da bu karar daha sonra Hindistan Yüksek Mahkemesi tarafından iptal edildi.
2021 yılında ise Kanada’da Magpie (Megpay) Nehri, yerli halk ve çevre örgütlerinin mücadelesiyle ülkede yasal kişilik kazanan ilk nehir olmuştu.
Peki nehirler veya ağaçlar yasal varlık kabul edilince mahkemede hakları nasıl savunuluyor?
Ülkelerin hukuk sistemleri bu doğal varlıklara birer "vasi" ya da "koruyucu" atıyor. Genellikle vasilerden biri yerli halktan, diğeri ise devlet tarafından belirleniyor.
Nehre dökülen atıklar veya izinsiz projeler karşısında "insanların zarar görmesi" şartı aranmıyor. Doğrudan "nehir zarar gördü" denilerek nehir adına tazminat veya yürütmeyi durdurma davası açılabiliyor.
Davadan bir tazminat kazanılması durumunda ise bu para şahıslara değil; o nehrin ekolojik olarak temizlenmesi, korunması ve restorasyonu için kurulan özel fonlara aktarılıyor.

◾ Küba’nın reformları: Sosyalizmden vazgeçmedik
Siyasi gündeme bakalım ve ilk olarak yıllardır uygulanan ambargolarla ve ekonomik krizlerle boğuşan Küba’ya uzanalım. Küba'da şu sıralar çok radikal adımlar atılıyor.
Ağır ekonomik kriz, enerji kesintileri ve ulaşım sorunlarıyla mücadele eden Küba’da parlamento, ülkeyi dış sermayeye ve özel girişimlere açan 176 maddelik köklü bir reform paketini kabul etti.
Ekonomik dönüşüm kapsamında; emlak, bankacılık, turizm, tarım ve gastronomi gibi kritik sektörlerde yabancı yatırımcılara büyük kolaylıklar sağlanacak.
Bu adımla birlikte McDonald’s gibi uluslararası fast-food zincirlerinin de ülkede şube açabilmesinin önü teknik olarak açılıyor.
Küba Başbakanı Manuel Marrero Cruz, bu adımların sosyalizm mücadelesinden vazgeçmek anlamına gelmediğini, aksine rejimin varlığını sürdürebilmesi için gerekli olduğunu vurguluyor.
ABD'nin rolü: Trump yönetiminin baskıyı artırdığı Küba, son aylarda yoğun şekilde enerji krizi, elektrik kesintileri, gıda ve ilaç sıkıntısı yaşıyor. Washington, Küba'nın en önemli petrol tedarikçisi olan Venezuela'nın bu ülkeye sevkiyat yapmasını engellemiş, bu durum ülkedeki krizi daha da derinleştirmişti.

◾ Latin Amerika’da sağ dalga
Küba’da bunlar yaşanırken Latin Amerika ülkelerinde "sağ dalga" ve "Trumpizm rüzgârı" esiyor. Bunun son ve en çarpıcı örneği Kolombiya’da görüldü.
Kolombiya’daki kritik başkanlık seçimlerini, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkça desteklediği aşırı sağcı lider Abelardo de la Espriella kazandı.
Trump, resmi sonuçların açıklanmasını beklemeden Espriella’nın zaferini ilan etti ve “akıllı, güçlü ve sert bir lider” olarak tanımladı.
Honduras, Arjantin, Ekvador, Şili, Bolivya ve Kosta Rika gibi ülkelerde de Trump yönetiminin çizgisine yakın aşırı sağcı isimler kazandı.

◾ İngiltere’de Starmer’ın vedası ve "Kuzeyin Kralı” dönemi
Rotamızı tekrar Avrupa’ya çevirelim. İngiltere’de iki yıl önce büyük bir zaferle iktidara gelen Başbakan Keir Starmer; Epstein tartışmaları ve yerel seçim yenilgilerinin ardından İşçi Partisi liderliğinden istifa etti.
Starmer’ın düşüşünü hızlandıran en önemli gelişme ise, Greater Manchester Belediye Başkanı olarak geniş kitlelerin sevgisini kazanan ve "Kuzeyin Kralı" olarak anılan Andy Burnham’ın ara seçimi kazanarak parlamentoya geri dönmesi oldu.
Burnham, su, enerji ve ulaşım gibi temel hizmetleri "kâr alanı" olmaktan çıkarıp "kamusal hak" olarak yeniden tanımlamayı amaçlıyor.
İngiltere’de Avam Kamarası’nda çoğunluğu elinde tutan partinin lideri başbakan olduğu için, İşçi Partisi yeni liderini seçtiğinde o kişi genel seçim yapılmadan doğrudan başbakanlık koltuğuna oturabilecek..
◾ Macaristan’da konu kilit
Macaristan’da, 16 yıllık Viktor Orbán dönemine son vererek Başbakanlık koltuğuna oturan Péter Magyar liderliğindeki yeni reform süreci sancılı geçiyor.
Krizin merkezinde ise Orbán tarafından 2024’te cumhurbaşkanlığına getirilen Tamás Sulyok var.
Başbakan Magyar, devletin ve yargının içindeki eski Orbán kadrolarını tamamen tasfiye etmek ve yüksek yargı yapısını değiştirmek istiyor. Ancak Cumhurbaşkanı Sulyok, yasaları veto etme ve Anayasa Mahkemesi’ne taşıma yetkisini kullanarak bu reformları engelliyor.
Sulyok, Magyar’ın istifa çağrılarını sert bir dille reddediyor. Magyar’ın parlamentoda anayasayı değiştirebilecek gücü var ; ancak yüksek yargı eski dönemin yargıçlarından oluştuğu için tam bir "kurumsal kilitlenme" riski yaşanıyor. (BBC Türkçe)
◾ Avrupa’nın 'oda' tartışması

Siyasi krizler, koltuk savaşları bir yana Avrupa’da devam eden bir konut krizi ve fazla oda tartışması var.
Eurostat’ın son verilerin göre; Avrupa genelinde kiralık ev bulmak imkansız hale gelirken, her üç kişiden biri ihtiyacından büyük, yani "fazla odalı" evlerde yaşıyor.
Bu durum, "Avrupa’da konut gerçekten yetersiz mi, yoksa yanlış mı kullanılıyor?" tartışmasını başlattı.
Ülkeler arasında da uçurum var. Kıbrıs yüzde 69,4 ile Avrupa'da boş odası en çok olan ülkeyken, Romanya'da bu oran sadece yüzde 8,1. Türkiye ise yüzde 10,3’lük oranıyla Avrupa'nın en alt sıralarında; yani Türkiye evler neredeyse dolu.
Uzmanlar "oda" tanımının ülkeden ülkeye değiştiğini, bazı ülkelerin mutfakları da oda saydığını belirtiyor.
Avrupa Evsizlerle Çalışan Ulusal Kuruluşlar Federasyonu "Sorun insanların büyük evlerde yaşaması değil, küçük ve erişilebilir evlerin üretilmemesi" açıklaması yapıyor. Değişen hane yapılarına uygun, küçük ve uygun fiyatlı konut isteniyor. (Euronews)
Kesin; dünya onlara kalacak

Hamam böceklerinin nükleer patlamalara bile dayanan olağanüstü direncinin ardındaki genetik sırlar deşifre edildi.
Avustralya’daki Sidney Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışmaya göre, bu canlılar milyonlarca yıl boyunca birlikte yaşadıkları bir bakteriden 40 binden fazla DNA parçası çalmışlar. Bilimde "yatay gen transferi" denilen bu durum ilk kez bir canlıda böyle devasa bir ölçekte tespit ediliyor.
Hamam böcekleri, evrimsel süreçte bakterilerin hayatta kalma şifrelerini resmen kendi genomlarına kopyalamışlar. (Euronews)
⏳ GÖZDEN KAÇMASIN
◾ Venedik’i gezmek 50 Euro
talya’nın rüya kenti Venedik’in yeni belediye başkanı Simone Venturini, radikal bir zam teklifi hazırladı. Venturini, şehre günübirlik gelen turistlerden alınan giriş ücretini, yoğun sezonlarda 50 euroya çıkarmayı teklif etti.
◾ Et yiyen bakteri' alarmı
Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte denizlerde “et yiyen bakteri” olarak bilinen Vibrio tehdidi gündeme geldi. Artan su sıcaklıklarıyla yayılımı hızlanan bakteri nedeniyle İspanya’da bazı plajlar kapatılırken, uzmanlar Akdeniz genelinde riskin arttığı uyarısında bulunuyor.
◾ Putin-Kabaeva iddiasını dünyaya duyuran gazeteci öldü!
Rusya Devlet Başkanı Putin ile eski Olimpiyat jimnastikçisi Alina Kabaeva arasındaki ilişki iddialarını 2008'de gündeme getiren gazeteci Grigori Nehoroshev mantar zehirlenmesi şüphesiyle hayatını kaybetti. Nehoroshev, siyasi sığınmacı olarak son 11 yıldır Letonya'nın başkenti Riga'da yaşıyordu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
◾ Amerika'nın havuz problemi
ABD’nin başkenti Washington’da, Lincoln Anıtı önündeki ünlü Yansıma Havuzu (Reflecting Pool) için yapılan 14 milyon doları aşkın yenileme çalışması tartışma yarattı. Havuz tabanına sürülen ve “Amerikan bayrağı mavisi” olarak tanımlanan boya kısa sürede dökülmeye başladı. Aynı zamanda havuz yüzeyinin yoğun yosunla kaplandı.
Trump, sorunu vandalizme bağladı ve bazı kişilerin gözaltına alındığını açıkladı. Washington D.C. Başsavcısı, havuza zarar verdiği belirlenen herkes hakkında işlem yapılacağını söyledi.
Kaynak: Haber Merkezi
Abone Ol
İyi gazetecilik posta kutunda!
Güncel haberler, haftalık ekonomi bülteni ve Pazar derginiz Plus’ı email olarak almak için abone olun.