Anayasa Mahkemesi'nden Covid-19 cezasını iade yolu açan karar: Sokağa çıkma yasağı cezası hak ihlalidir

Anayasa Mahkemesi, Covid-19 tedbirleri kapsamında verilen sokağa çıkma yasağına bağlı idari para cezasını hak ihlali olarak kabul etti. Yüksek Mahkeme, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na göre sokağa çıkma yasağı uygulanamayacağına, bu yasağı uymadığı için de bir kişiye idari para cezası verilemeyeceğine işaret etti. Mahkeme bu kararıyla, 3 Kasım 2022’de çıkarılan “Af Kanunu”ndan önce tahsil edilmiş olan Covid-19 cezalarının geri alınmasının da yolunu açtı.

ERSAN ATAR

Anayasa Mahkemesi, Covid-19 kapsamında uygulanan sokağa çıkma yasaklarının yasal dayanağı bulunmadığını, bu nedenle o dönemde sokağa çıkanlara verilen idari para cezasının, kanunilik ilkesine uymadığından, hak ihlali olduğuna karar verdi. Yüksek Mahkeme, 3 Kasım 2022’de çıkarılan “Af Kanunu”ndan önce tahsil edilmiş olan Covid-19 cezalarının geri alınmasının da yolunu açtı.

Anayasa Mahkemesi’nin pandemi döneminde uygulanan sokağa çıkma yasağı nedeniyle ceza verilen ve cezalarını 3 Kasım 2022’den önce ödeyen binlerce kişiyi ilgilendiren ve Resmi Gazete’de yayımlanan kararını verme süreci şöyle işledi:

Mustafa Karakuş isimli bir yurttaş, sokağa çıkma yasakları döneminde 10 Mayıs 2020’da İstanbul Çamlıca gişelerinde polis tarafından durduruldu. Karakuş sokağa çıkma yasağından muaf olduğuna dair bir belge sunamayınca kendisine Umumi Hıfzısıhha Kanunu’na aykırı davrandığı gerekçesiyle 3 bin 180 TL idari para cezası kesildi.

Karakuş bu cezasını ödedikten sonra cezanın iptali için İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurdu. Hakimlik başvuruyu reddetti. Karakuş, bu karara karşı yaptığı itiraz da İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliği’nce reddedilince Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Karakuş başvurusunda, kanunda kabahat olarak yer almayan bir fiilden dolayı kendisine idari para cezası uygulandığını savundu.

“İdarenin sokağa çıkma yasağı verme yetkisi yok”

Anayasa Mahkemesi, konunun önemi nedeniyle başvurunun “Bölüm”ler yerine Genel Kurul’da incelenmesini uygun buldu.

Zühdü Arslan Başkanlığında toplanan Genel Kurul, başvurucunun uymadığı için idari para cezasına çarptırıldığı sokağa çıkma yasağının İstanbul İl Hıfzısıhha Meclisi tarafından, Umumi Hıfzısıhha Kanuna dayanılarak alındığını hatırlattı.

Yüksek Mahkeme kararında öncelikle, Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun idareye hangi yetkileri verdiğini tartıştı. Mahkeme, kanunun “çiçek aşısı olma mecburiyetinden, seyyar satıcıların sattıkları malların denetlenmesine” kadar birçok düzenlemeye yer verdiğini ancak bu yetkiler arasında “sokağa çıkma yasağı uygulaması”nın bulunmadığını belirttikten sonra kararında özetle şu tespitlerde bulundu:

“Genel nitelikteki bir düzenleme ile temel hak ve hürriyetlere sınırlama getirilemez. Kanunda yazılı olmayan yasak ve zorunluluklara aykırı davranışın cezalandırılması kanunun açık ifadesi karşısında mümkün değildir. İl ve ilçe umumu hıfzısahha meclislerinin kanunun ilgili hükmünde sınırlı sayıda sayılan tedbirler arasında yer almayan sokağa çıkma yasağı tedbiri alma yetkisine sahip olduğunun kabulü mümkün görünmemektedir… İdarenin, kanuni bir dayanak olmadan, ilk elden temel hak ve hürriyetleri sınırlandırması düşünemez.”

“Yeni bir kabahat ihdas edildi”

Kamu otoritelerince ihdas edilen zorunluluklara uymama şeklindeki eylemlerin Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 282. maddesi kapsamında değerlendirilerek faillerin cezalandırılmasının mümkün olmadığını belirten Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, “Aksinin kabulü, kapsamı kanun koyucu tarafından bilinçli olarak daraltılan ceza hükmünün kamu otoritelerinin düzenleyici işlemleriyle sınırları öngörülemeyecek ve keyfi cezalandırmaya imkan tanıyacak şekilde genişletilmesine neden olacaktır” ifadelerini kullandı.

Yüksek Mahkeme kararında, sokağa çıkma yasağına bağlı verilen idari para cezası ile idarenin yeni bir kural oluşturduğunu ve buna yetkisi olmadığını şöyle anlattı:

“Somut olayda uygulanan kuralın işaret ettiği 1593 sayılı kanunda (Umumi Hıfzısıhha Kanunu) yazılı yasak ve sorumluluklara temas etmemesine rağmen başvuruya konu eylem, öngörülmesi mümkün olmayan bir yorum ile kural kapsamına dahil edilerek bir kabahat ihdas edilmiştir. Bu şekilde bir cezalandırmada bireylerin hukuki yardım almak suretiyle dahi eylem ve kusurların kendilerine atfedilebileceğini, suçlu duruma düşebileceklerini bilmeleri mümkün değildir. Kamu makamlarının söz konusu yorumunun anılan hükmün amacını aşan ve öngörülemez bir yorum olduğu sonucuna ulaşılmıştır.”

Mahkeme kararında, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin hukuk devletinin kurucu unsurlarından olduğunun altını çizdi.

Karar, İçişleri Bakanlığı Bakan Yardımcısı iken, tartışmalı bir şekilde Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilen Muhterem İnce’nin karşı oyuyla 14’e 1 oy çokluğuyla alındı.

Önceden yapılan ödemelere iade yolu

Anayasa Mahkemesi, hak ihlalinin ancak yeniden yargılama yapılmak suretiyle giderilebileceğine hükmetti. Mahkeme bu nedenle dosyayı, “Suçta ve cezada kanunilik ilkesi ihlali”nin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyayı İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hakimliği’ne ve Adalet Bakanlığı’na gönderdi.

İstanbul Anadoulu 8. Sulh Ceza Hakimliği’nin, Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeleri doğrultusunda Mustafa Karakuş’a verilen idari para cezası kararını kaldırması gerekiyor. Bu durumda Karakuş ödediği 3 bin 180 TL’yi idareden faiziyle geri alacak.

Covid – 19 tedbirleri kapsamında verilen para cezalarının tahsilinden, 3 Kasım 2022’de çıkarılan ve “Sicil Affı Kanunu” olarak bilinen Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik yapılmasına Dair Kanun’daki geçici bir madde ile vazgeçilmişti. Bu geçici maddede kesilmiş olan cezaların “tebliğ edilmeyeceği”, tebliğ edilenlerin de “tahsil edilmeyeceği” hükmü yer almıştı. Kanun, 3 Kasım 2022’ye kadar ödenen cezaların iade edilmesine ilişkin bir hüküm içermiyordu.

Anayasa Mahkemesi’nin bu kararından sonra, pandemi döneminde kesilen cezaları ödeyenler için de iade talep etme hakkı doğdu.

Özel Haber Haberleri