İtalya'da aşırı sağın 'kürtaj olmama hakkı' önerisi tepki çekti

İtalya’da gelecek hafta yapılacak seçimlerde başbakan olması muhtemel görünen aşırı sağcı lider Giorgia Meloni, kürtaj yasasıyla ilgili sözleriyle tartışma yarattı. Meloni, İtalya'da kürtaja izin veren yasayı değiştirme niyeti olmadığını ama ''kadınlara kürtaj olmama hakkı'' vermek istediğini söyledi.

İtalya'nın ilk kadın başbakanı olabileceği konuşulan Giorgia Meloni seçim kampanyasının son günlerinde yaptığı açıklamalarda, ‘Kürtajın tek seçenek olduğunu düşünen kadınlara farklı bir seçim yapma hakkını vermek istiyoruz. Bir hakkı ortadan kaldırmıyor, başka bir hak ekliyoruz’’ dedi. BBC Türkçe'nin Roma muhabiri Övgü Pınar'ın haberine göre, Meloni kürtaja izin veren mevcut yasayı ‘’tam olarak uygulayacağını,’’ buna kürtajı tek seçenek gören kadınların bu yola başvurmasının önlenmesinin de dahil olduğunu belirtti.

Bu sözler üzerine İtalya’nın gündemine giren ‘’kürtaj olmama hakkı’’ kavramının ne anlama geldiği, Giorgia Meloni'nin partisi İtalya’nın Kardeşleri’nin (FdI) yönetimindeki bölgelerde gözlemlenebiliyor.

Kökleri neo-faşist partilere dayanan İtalya’nın Kardeşleri yönetimindeki Abruzzo ve Marche bölgelerinde kürtaja erişimin zorlaştırılması yönünde politikalar uygulanması şikayetlere neden oluyor.

SAĞIN LABORATUVARI MARCHE VE ABRUZZO

2020’de yapılan yerel seçimlerde Marche bölgesinde yönetime İtalya’nın Kardeşleri geldi. O tarihten bu yana bölge, kadınların cinsel sağlık ve üreme hakları gibi konularda sağ iktidarın "laboratuvarı" olarak anılıyor.

Marche bölge meclisinin en tartışmalı adımlarından biri, Sağlık Bakanlığı’nın farmakolojik kürtaja erişimi kolaylaştırma kararını uygulamaması oldu.

Pandeminin de etkisiyle Sağlık Bakanlığı 2020’de, kadın örgütlerinin uzun süredir talep ettiği bir yasal değişiklik yapmış ve kürtaj hapının kullanım süresini 7 haftadan 9 haftaya çıkarmıştı. Ayrıca, gebeliklere farmakolojik olarak son verilmesini sağlayan bu ilaçların hastaneye yatırılma gereği olmadan da kullanılabilmesinin önü açılmıştı.

İtalya’nın Kardeşleri yönetimindeki Marche bölgesi ise ulusal çapta geçerli olan bu bakanlık kararını uygulamayı reddetti.

Partinin bölge meclisindeki grup başkanı Carlo Ciccioli kürtaj karşıtı politikaları, "İtalya’nın nüfus kaybını durdurma niyeti"yle açıkladı. Ülkenin dışarıdan göçle bir "etnik ikame" komplosuyla karşı karşıya olduğu iddiasını yineleyen Ciccioli, kürtaja erişim kısıtlanmazsa ebeveynleri yabancı olan çocukların sayısı artarken İtalyanların sayısının azalacağını savundu.

Marche gibi aşırı sağın laboratuvarı olarak görülen bölgelerden biri de Abruzzo. 2019’da İtalya’nın Kardeşleri bölge seçimlerini kazanarak Abruzzo’da yönetime geldi.

Abruzzo bölge yönetimi de Sağlık Bakanlığı’nın farmakolojik kürtajın önündeki engelleri kaldırma kararını uygulamamayı seçti.

İtalya’nın Kardeşleri’nden bölge meclisi üyeleri, kürtajla alınan fetüslerin Katolik mezarlığına gömülmesi ve bunun için kadının rızasının gerekmemesini öngören bir yasal düzenleme önerdi.

'KALP ATIŞI DİNLETİLİYOR' İDDİASI

2019’da sağ partilerin adayının yerel seçimi kazandığı Umbria bölgesinden de, kürtaj yaptırmak isteyen kadınlara fetüsün kalp atışının dinletildiği iddiası geldi.

İtalyan Solu partisinden Elisabetta Piccolotti ve Avrupa Yeşiller Partisi’nden Eleonora Evi, geçen Perşembe günü parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında, Umbria’da kadınlardan ve feminist örgütlerden aldıkları ihbara göre kürtaj olmak isteyen kadınların hastanelerde fetüsün kalp atışını dinlemeye zorlandıklarını söyledi.

Macaristan hükümetinin de bu yönde bir karar aldığını hatırlatan Piccolotti ve Evi, "Bu çok vahim bir olay, acımasız bir psikolojik baskı, suçluluk duygusu doğurmayı amaçlayan bir kriminalizasyon biçimi" dedi.

'ASIL AMAÇ ERİŞİMİ ZORLAŞTIRMAK'

İtalya’nın bir sonraki başbakanı olması beklenen Giorgia Meloni’nin kürtajla ilgili açıklamaları ve "kürtaj olmama hakkı" kavramıyla ilgili görüşünü sorduğumuz feminist yazar Michela Murgia da, "Meloni’nin asıl amacının kürtaja erişim sürecini daha da zorlaştırmak olduğunu" söyledi.

Murgia, "Kürtaj yasasını tam olarak uygulamak istiyoruz dediklerinde esas kastettikleri süreci zorlaştırmak, karmaşıklaştırmak" dedi.

Kürtaja karşı çıkan Katolik Kilisesi’nin büyük nüfuza sahip olduğu İtalya’da kadın örgütleri ve hak savunucularının mücadeleleriyle kürtaj 1978’de yasal hale gelmişti. 194 numaralı yasa, kadınlara ilk 90 gün içinde gebelikleri gönüllü olarak sonlandırma hakkı veriyor.

Ancak yasanın bazı maddeleri kadın örgütleri tarafından kısıtlayıcı bulunuyor. Bunlar arasında, gebeliği sonlandırma kararına yol açan nedeni açıklama ve bu nedene olası çözüm önerilerini değerlendirme, bir hafta düşünme süresi gibi şartlar ve hekimlere vicdani ret hakkı tanınması da bulunuyor.

Ülke genelindeki jinekologların yüzde 69’unun vicdani ret hakkından faydalanarak kürtaj yapmayı reddettiği, bazı bölgelerde bu oranın yüzde 90’ı aştığı hesaplanıyor.

Pratikteki bu kısıtlamalara ek olarak sağ ittifakın genel seçimleri kazanması halinde siyasi iktidarın kürtaj sürecini daha da zorlaştırmak için adımlar atması ihtimali kadın örgütleri ve hak savunucularını endişelendiriyor.

Seçim öncesi yapılan anketler doğru çıkar ve sağ ittifak iktidara gelirse Giorgia Meloni muhtemelen İtalya’nın ilk kadın başbakanı olacak ama bunun kadın hakları açısından iyi bir haber olacağını savunmak zor görünüyor.

Yazar Michela Murgia da, "194 zaten çok kısıtlı bir yasa, biz değişmesini istiyoruz ama ters yönde. Meloni’nin söylediği şey (kürtaj olmama hakkı) pratikte süreci daha da zorlaştırmak için düşünülmüş" diyor.

Dünya Haberleri