Kısa Dalga - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dün akşam saatlerinde (19 Şubat) yapılan açıklamada gazeteci Alican Uludağ'ın “Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret” ve “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” iddialarıyla gözaltına alındığı belirtildi Açıklamada; Ankara'da gözaltına alınan Uludağ'ın 20 Şubat'ta (bugün) adliyede hazır edileceği belirtildi.
'Yakalandı' ifadesi
Başsavcılık tarafından yapılan açıklama şöyle: “Alican Uludağ isimli şahsın “@alicanuludağ”rumuzlu X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir takım paylaşımlar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca “Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret” ve “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçlarından re’sen soruşturma başlatılmış olup şüpheli şahıs Ankara ilinde yakalanarak gözaltına alınmıştır. Şahsın 20.02.2026 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımızda mevcutlu olarak hazır edilmesi yönünde talimat verilmiştir. Soruşturma titizlikle sürdürülmektedir."
Özel: Çocuklarının gözü önünde alındı
Gazeteci Uludağ'ın gözaltına alınmasına başta meslektaşları olmak üzerine birçok tepki geldi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Uludağ’ın eşi Kıymet Uludağ ile telefon görüşmesi yaptı ve sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Özel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada da şöyle dedi: "Gazeteci Alican Uludağ’ın gazetecilik faaliyeti sınırlarındaki sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınması hukuksuzluk zincirinin yeni bir halkasıdır. Alican Uludağ’ı evinden, küçük çocuklarının gözü önünde, kıyafetlerini bile değiştirmesine müsaade etmeden alıp götürmek, zorbalıktır! Alican Uludağ serbest bırakılmalıdır. Biz, medya özgürlüğünü ve en temel insan haklarını savunmaya, bağımsız gazetecilerin yanında durmaya devam edeceğiz." ifadesini kullandı.
Taşçı: Evlatlarından özür dileyin
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı: "Yakalamak" için kaçılıyor, saklanılıyor olması gerekir; bu bir... Çocukların korku ve gözyaşları üzerine inşa edilebilecek bir "güç" yahut "otorite" yoktur; suçu "gazetecilik" olan bir babaya çocuklarının gözü önünde azılı suçlu muamelesi kof bir ego ve zulümdür; keza Gazetecilik suç değildir; bu iki.. Alican Uludağ’ı bırakmanız yetmez; gözlerinde "devlet'i güvenilmez kıldığınız, “öcü”leştirdiğiniz evlatlarından da özür dileyin! Tıpkı Tayfun Kahraman’ın... Tıpkı Ali Sukas’ın… Tıpkı aylardır hak ve hürriyetlerini ihlal ettiğiniz nice anne ve babanın evladından dilemeniz gerektiği gibi..."
Çağdaş Gazeteciler Derneği: Üyemiz, gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alındı. Gazetecileri gözaltıyla susturmaya çalışmak, doğrudan ifade özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelmiş bir müdahaledir. Gazetecilik suç değildir. Meslektaşımız derhal serbest bırakılmalıdır. Sürecin takipçisi olacak, meslektaşımızın yanında durmaya devam edeceğiz. Basın ve ifade özgürlüğünü savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Türkiye Gazeteciler Sendikası: Uludağ gazetecidir ve Gazetecilik suç değildir! Meslektaşımız Alican Uludağ, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "Yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" iddialarıyla gözaltına alındı. Ankara'da gözaltına alınan Uludağ, İstanbul'a götürülüyor. Meslektaşımızın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz.
Sınır Tanımayan Gazeteciler: Yargının ağırlığıyla siyasete teslim olduğu bir süreçte gazeteci Alican Uludağ'ın gözaltına alınması, medya özgürlüğünün Türkiye’de daha zorlu geleceğe itildiğini gösteriyor. Uludağ, eleştiri ve araştırmaları rahatsız ettiği için gözaltına alındı. O kadar." denildi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci: Gazeteci Alican Uludağ Ankara’da ikamet eden, Ankara’da gazetecilik faaliyeti yürüten bir basın emekçisidir. Buna rağmen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan bir soruşturma kapsamında gözaltına alınması ve İstanbul’a götürülmesi hukuki değil siyasi bir tercihin sonucudur. Soruşturmanın İstanbul’dan başlatılması ve Ankara’da fiilen uygulanması, yargının nasıl merkezileştirildiğini ve baskı aracına dönüştürüldüğünü bir kez daha göstermektedir. Gazetecilik suç değildir. Alican Uludağ’ın yanındayız.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır: Bir yandan gazeteciliği kriminalize ediyorlar, bir yandan İstanbul’dan Ankara’ya uzanan yeni bir yargı pratiği inşa ediyorlar. Basına yönelik keyfi suçlamalar arttıkça adaletsizlik ve hukuksuzluk da güçleniyor, büyüyor. Gerçek ise belli; Gazetecilik suç değildir.