Mahkeme tescilledi: Tutuklu gazeteci Alican Uludağ'ı yetkisiz savcı soruşturmuş

Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanan gazeteci Alican Uludağ hakkındaki iddianame kabul edildi. Mahkeme, Uludağ’ın adresinin Ankara olduğunu belirterek yetkinin Ankara Asliye Ceza Mahkemesi olduğuna karar verdi. Evinde gözaltına alınan Uludağ’ın “yakalandığını” öne süren mahkeme, tutukluluk hâlinin devamına hükmetti.

CANAN COŞKUN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın gazeteci Alican Uludağ hakkında iddianame hazırlandığını dün duyurmasından sonra iddianamenin ayrıntıları ortaya çıktı. İddianamede Uludağ’ın 22 sosyal medya paylaşımı suçlama konusu edildi.

İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kabul ettiği iddianamede, Uludağ’ın “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlarını zincirleme bir şekilde işlediği iddia edilerek hapisle cezalandırılması istendi. Bu suçlamalar için yasada öngörülen toplam hapis süresi 19,5 yıla kadar çıkabiliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “müşteki” sıfatıyla yer aldığı iddianamede, Uludağ’ın sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçları kapsamında 19 Şubat’ta re’sen soruşturma başlatıldığı belirtildi. “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçundan da soruşturma izni istendiği, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 11 Haziran 2025 tarihli olur yazısıyla soruşturma izni verildiği kaydedildi.

Uludağ’ın avukatı Abbas Yalçın’ın verdiği bilgiye göre ise, iddianamedeki bu tarih ve bilgiler hatalı. Avukat Yalçın, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamasıyla soruşturma izninin 19 Şubat 2026’da, “Cumhurbaşkanına hakaret” izninin de 13 Mart 2026’da verildiğini söyledi.

6 sayfa paylaşım

Alican Uludağ hakkında hazırlanan 9 sayfalık iddianamenin 6 sayfasını suçlama konusu edilen sosyal medya paylaşımları doldurdu. Savcılık, bu paylaşımları Uludağ’ın cezalandırılmasını istediği suç maddelerine göre kategorize etti.

Savcılık “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasının yöneltildiği paylaşımlarla ilgili Uludağ’ın Erdoğan’ı hedef aldığını savundu. Bu suçlamaya 28 Ocak 2025-11 Kasım 2025 tarihleri arasındaki 13 paylaşım delil yapıldı. Uludağ’ın seçilen paylaşımları CHP’ye yönelik mutlak butlan ve İBB davası, hasta tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın durumu, Kartalkaya yangını ile ilgili.

Savcılık “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamasının altını da Uludağ’ın 5 Haziran 2025 - 19 Şubat 2026 tarihleri arasındaki 9 paylaşımıyla doldurdu. Uludağ’ın seçilen paylaşımları o dönem tutuklu olan meslektaşları Furkan Karabay ve Fatih Altaylı, sahte diploma skandalı, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Kırklareli’nde Sisli Vadi adlı tesiste yaşanan sel felaketi davası ve İstanbul’da Casperlar suç örgütüne bilgi sızdıran 9 polisin gözaltına alınmasıyla ilgili.

Savcılık, Uludağ’ın toplam 22 sosyal medya paylaşımını sıraladıktan sonra iddialarda bulundu. Buna göre, Uludağ’ın sıralanan paylaşımlar nedeniyle zincirleme şekilde cumhurbaşkanının onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut bir fiil isnadında bulunduğu öne sürüldü.

Uludağ’ın paylaşımlarının “belirlenemeyen sayıda kişiye” ulaştığını aktaran savcılık suçun alenen işlendiğini savundu. Bu nedenle Uludağ hakkında dava açılabilecek nitelikte yeterli delil bulunduğunu iddia eden savcılık, paylaşımların eleştiri hakkını, ifade özgürlüğü ve haber verme hakkını aştığını öne sürdü.

"Dezenformasyon" suçlaması

Savcılık tarafından Uludağ’ın “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçunu işlediği öne sürülen paylaşımlarının aynı zamanda “dezerformasyon içerdiği” iddia edildi. İddianamede, paylaşımlarının birçok kişi tarafından sosyal medya üzerinden okunabilmesi nedeniyle Uludağ’ın “gerçek olmayan bilgileri yaydığı” iddia edildi. Uludağ’ın paylaşımlarının “toplumun doğru haber veya bilgiyi alma ve erişme hakkını yanıltıcı bilgiler vasıtasıyla engellediği” öne sürüldü. Uludağ’ın toplumun genelini ilgilendiren olaylarla ilgili paylaşımları “sırf halk arasında endişe ve panik yaratmak saikiyle” yaptığını savunan savcılık, bunların “kamu barışını bozmaya elverişli olduğu”nu iddia etti. Uludağ’ın “toplumu manipüle etmek amacıyla gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgiler verdiği”ni öne süren savcılık, Uludağ’ın “beyanları ile toplumun barış esasına dayalı hukuki güvenlik zemininde yaşadıklarına dair güven duygusunu zedelediğini” iddia etti.

Mahkemeden yetkisizlik kararı

İddianameye göre, Uludağ’a yöneltilen suçların işlendiği yer İstanbul. Avukatları, dün iddianamenin hazırlandığının duyurulmasından sonra dilekçeyle başvurarak mahkemenin yetkisiz olması sebebiyle iddianamenin iadesini istemişti. Mahkeme de bu taleple ilgili bugün savcılığa yazı yazarak “yetkisizlik kararı” hususunda görüş istedi. Savcılık, görüş yazısında Uludağ’ın tutukluluk hâlinin devamına karar verilmesini istedi. Uludağ’ın ikamet adresinin Ankara olması, paylaşımları oradan yapması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesini talep etti. Mahkeme de bu görüş doğrultusunda kendilerinin yetkisiz olduğunu, dosyanın Ankara’ya gönderilmesine karar verdi.

Uludağ’ın “kolluk marifetiyle yakalandığını” öne süren mahkeme, kaçma ve saklanma şüphesi olduğunu iddia etti. Uludağ hakkında tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delil ve olguların bulunduğunu kaydeden mahkeme, tutukluluğunun devamına karar verdi.

Ne olmuştu?

Gazeteci Uludağ, X platformundaki paylaşımları gerekçe gösterilerek “cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla 20 Şubat’ta tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazetecilere önceki gün (30 Mart) yaptığı duyuruda Uludağ hakkında “cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türkiye cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlarından iddianame düzenlendiği ve İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldığı aktarmıştı.

Uludağ’ın avukatları da aynı mahkemeye dilekçeyle başvurarak iddianamenin mahkemenin yetkisiz olması sebebiyle iade edilmesini ve Uludağ’ın tahliye edilmesini istemişti.

Gündem Haberleri