Örgütünden uzaklaştırıldı, sahaya döndü: Konsolosluk saldırısı “kopuş değil süreklilik” ve güvenlik zafiyetini ortaya koydu

İstanbul’daki saldırı, yalnızca radikalleşmenin sürekliliğini değil; aynı zamanda militan profilindeki çözülmeyi de gösterdi. Yunus Emre Sardan’ın örgüt içi disiplinin temel unsuru olan “ketumluk” ilkesini yitirdiği için radikal çevreden uzaklaştırıldığı öğrenildi.

HALE GÖNÜLTAŞ

Bir dönem IŞİD bağlantısı nedeniyle mal varlığı dondurulan, ardından hakkında alınan tedbir kaldırılan Yunus Emre Sardan, yıllar sonra İstanbul’un göbeğinde silahlı bir saldırının parçası olarak karşımıza çıktı. Üstelik bu kez klasik örgüt kapasitesinden uzak, av tüfeğiyle gerçekleştirilen ve “acemi” olarak tanımlanan bir eylemde. Daha da dikkat çekici olan ise, bu ismin örgüt yapıları içinde en kritik güvenlik ilkelerinden biri olan “ketumluk” niteliğini yitirdiği için çevresinden uzaklaştırılmış olması.

İstanbul Beşiktaş’taki İsrail Başkonsolosluğu önünde gerçekleşen silahlı saldırı, yüzeyde “düşük kapasiteli” bir eylem gibi görünse de, militan profilinde disiplin ve gizlilik zayıflasa da radikalleşmenin kesintiye uğramadığını gösteriyor.

Örgüt uzaklaştırdı ama kopuş olmadı

Sarban, 2018’de IŞİD bağlantılı kişilerle araç ve silah temini üzerinden kurduğu temaslarla güvenlik birimlerinin radarına girdi. 2019’da tutuklandı, kısa sürede tahliye edildi. 2021’de ise bu kez “IŞİD’e finansman sağlama” şüphesiyle mal varlığı donduruldu. Ancak 2024’te mahkeme, “makul sebepler ortadan kalktı” diyerek bu tedbiri kaldırdı. Bu karar, Sarban’ın artık radikal ağın parçası olmadığı yönünde bir idari değerlendirmeye işaret ediyordu. Fakat son saldırı, bunun sahadaki karşılığının olmadığını gösterdi.

Küresel çağrı

Saldırının zamanlaması da dikkat çekici. IŞİD’in 3 Nisan’da yayımladığı ve 1–8 Nisan tarihlerini işaret eden çağrısı, Yahudi hedefleri açıkça hedef gösterdi. El Kaide bağlantılı kanallarda da benzer içeriklerin dolaşıma girmesiyle birlikte, küresel propaganda sahada karşılık buldu. Ancak bu karşılık, klasik örgüt operasyonlarından farklıydı.

“Acemi, dağınık, ama ideolojik olarak bağlı”

Güvenlik kaynaklarının ilk tespiti, saldırganların acemi olduğu yönünde. Kullandıkları silahlar (av tüfeği tipi), sınırlı lojistik imkânlara işaret ediyor. Bu durum, merkezi planlama ve profesyonel destekten uzak bir eylem modelini gösteriyor. Emniyet kaynaklarının şu ana kadar göz altına alınanların ifadelerinden de edindiği bilgiye göre öldürülen militan özellikle son iki yılda “örgüt yapılarının olmazsa olmazı olan ketumluk” niteliğini yitirdi. Yunus Emre Sarban’ın kamuya açık yerlerde örgütsel faaliyetler hakkında konuştuğunun tespit edilmesi üzerine, yakın olduğu Ahlak ve Sünnet Dergisi çevresinden uzaklaştırıldı. Bilindiği gibi radikal örgütlerin en temel güvenlik ilkelerinden biri ketumluk, yani operasyonel gizliliktir. Hücreler arası temas sınırlı tutulur, iletişim minimumda tutulur, çoğu zaman kritik kişiler birbirini tanımaz, isimler bilinmez.

Emniyet kaynaklarının değerlendirmesine göre, bir militan bulunduğu yapıdan uzaklaştıkça yalnızca örgütsel bağlarını değil, aynı zamanda disiplin ve eğitimini de kaybeder. Fakat kopuş, ideolojik düzeyde gerçekleşmiyor. Son tahlilde disiplin zayıflasa da ideolojik motivasyon devam ediyor. Bu durum da tam da dünkü saldırı gibi küçük ölçekli, düşük maliyetli ama ani ve öngörülmesi zor saldırı riskini artırıyor.

Operasyon sürüyor

Dünkü operasyona ilişkin çalışmayı şu anda Emniyet ve MİT istihbarat birimleri sürdürüyor. Levent’te operasyon devam ederken polisin gözaltına aldığı A.İ. isimli kişinin vereceği bilgilerin saldırıyı aydınlatması açısından kritik olduğu belirtiliyor. Polis, bu sabah saatlerinde Kocaeli’nde radikal İslamcı yapılara yönelik operasyon düzenledi. Gözaltına alınan kişiler emniyette sorgulanıyor. Saldırıya ilişkin sis perdesinin en geç 48 saat içinde aydınlatılacağı ifade ediliyor.

Hale Gönültaş, 1992 yılında Cumhuriyet Gazetesi Ankara Bürosu’nda stajyer olarak gazeteciliğe başladı. Evrensel, Sabah, Akşam ve Vatan gazetelerinde savunma, diplomasi ve Cumhurbaşkanlığı alanlarında çalıştı. Serbest gazeteci olarak ulusal ve uluslararası haber kuruluşları için Türkiye, Irak, Suriye’den göç/sınır ekonomisi/ güvenliği, radikal cihatçı örgütlenmelere dair dosyalar hazırladı. Haber ve söyleşileri New York Times, Le Monde, France 24, Al Monitor’de yayımlandı. Basın Enstitüsü tarafından haberleri dünyada etki yaratan 20 kadın gazeteci arasında gösterildi. Üç kez Avrupa Birliği Araştırmacı Gazetecilik Ödülü, çeşitli kereler Çağdaş Gazeteciler Derneği’nce yılın haber ödülü, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü ve Metin Göktepe Ödülü aldı. RSF International 2025’te Paris’te basın özgürlüğüne ilişkin düzenlediği programda dünyanın en cesur 20 kadın gazetecisi arasına gösterildi. 2023 yılı Erbil Tuşalp onur ödülü sahibi.

Özel Haber Haberleri