Bu bir TRT yapımıdır... Ve karşınızda reklam yıldızı 2. Abdülhamid

"Abdülhamid reklam yıldızı mıydı?" diye sorsam "Kişinin hatırasına hakaret" sayılır mı? Abdülhamid'in reklam yıldızına dönüştürülerek hatırasına saygısızlık edildiği gerekçesi ile TRT ve yapım şirketi hakkında suç duyurusunda bulunulsa gereğini yapabilecek savcı bulunur mu?

George Orwell'in 1984 romanı denilince akla ilk gelen herkesi gören/gözetleyen Büyük Birader'dir. Ama kitapta en az onun kadar önemli iki unsur daha vardır. Yenikonuş /Çiftdüşün  ve savaşan tarafların değişmesiyle birlikte tarihin yeniden yazılmasıdır.

Partinin en önemli sloganı şöyledir:

“Savaş barıştır,  özgürlük köleliktir, bilgisizlik kuvvettir." 

1984’te Dünya, Okyanusya, Avrasya ve Doğu Asya adlarında üç süper gücün kontrolü altındadır. Bu üç süper güç birbirleriyle sürekli savaş halindedir ve bu süreçte müttefikler sürekli değişmektedir.

Romanda Okyanusya anlatılmaktadır. Ülke, Büyük Birader olarak anılan bir lider ve Ingsos Partisi tarafından yönetilmektedir.

Medya, Büyük Birader ve partisinin direktifleri ile yönlendirilmektedir. Medyanın bir görevi de tarihi değiştirmektir, çünkü Okyanusya’nın düşmanları sürekli değişmektedir, buna bağlı olarak düşman değiştiği için geçmişe dair tüm dergi ve gazete sayıları da değiştirilir. Kahramanlar, hain, hainler kahraman, düşmanlar dost, dostlar düşman olur.

Böylece, geçmişin değiştirilmesi ile Parti’nin asla yanlış yapmadığı, tam tersine her zaman Parti’nin söylediklerinin doğru olduğu mesajı verilir insanlara. 

Tarih yazımı da istisnalar hariç genel olarak böyledir. Yazıldığı dönemin koşulları, yazanın öznel durumları da tarih yazımına karışır. 

Osmanlı İmparatorlu'ğunun 34. padişahı olan 2. Abdülhamid kimine göre baskıcı bir diktatör, kimine göre bir dehadır.

Konumuz, Abdülhamid'in diktatör mü, deha mı olduğu değil elbette.

"Abdülhamid ve yıldız" denildiğinde genelde akla hemen Abdülhamid dönemindeki yasaklı kelimeler gelir.

"Reklam yıldızı Abdülhamid" desem meslektaşım Oktay Candemir gibi gözaltına alınır mıyım?

Oktay Candemir 3 Eylül 2020 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı “Diriliş Ertuğrul ve Kuruluş Osman'dan sonra şimdi de TRT'de Uyanış Selçuklu başlıyor. Sırada; Bayılış Yavuz, Ayılış Fatih, Yatış Kanuni, Kalkış 4.Murat, Sızlayış Abdülhamit, Yalvarış Vahdettin var” paylaşım nedeniyle 7 Eylül tarihinde gözaltına alındı.

Candemir'in gözaltına alınmasına gerekçe gösterilen TCK'nın 130'uncu maddesinin birinci fıkrası şöyle:

Kişinin hatırasına hakaret

(1) Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin alenen işlenmesi halinde, altıda biri oranında artırılır.

 Oktay Candemir ile ilgili soruşturma sonucunda Van Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ karar verdi.

 TCK 130'uncu madde kapsamında yer alan "Kişinin hatırasına hakaret"le suçlanan Candemir’in takipsizlik kararında suçtan zarar görenlere “Osmanlı padişahları” yazıldı.

Absürt komedi senaryosu olsa fazla absürt bulacağımız  bu olaylar yaşandı maalesef. 

TRT Abdülhamid'i reklam yıldızı yaptı! 

Mesele "Kişinin hatırasına hakaret" ise TRT'ye ne demeli?

TRT'nin Payitaht Abdülhamid dizisi hem maliyeti, hem senaryosu ile hem de oyuncuları ile sık sık gündeme geliyor.

Dizi bu, elbette tarih kitabı gibi değil.

Ama ister nesnel olsun ister öznel olsun Abdülhamid hakkında yazılanların hepsine rahmet okutacak bir senaryo yazılmış TRT dizisi için.

Tıpkı bir dönemler Samanyolu TV'deki diziler gibi güncel olaylara ilişkin mesajlar Abdülhamid aracılığı ile veriliyor.

Hadi diyelim ki iktidarın işine geldi bu mesajlar.

Peki, Abdülhamid'in reklam yıldızı yapılması kimin fikri?

Şaşırdınız mı? Evet, TRT'deki Abdülhamid resmen bir reklam yıldızı  gibi ürün tanıtımı yapıyor.

İnanmıyorsanız buyurun birlikte bakalım; 

1-  Payitaht  Abdülhamid dizisinin 48. bölümünde NAMET reklamı. 

Odatv'den Barış Terkoğlu 1 Mayıs 2018 tarihli yazısında dizide reklamının  nasıl yapıldığını ayrıntıları ile yazdı:

"II. Abdulhamit tebdil-i kıyafet halkın arasına karışır, et fiyatlarının ne kadar yükseldiğini görür.

Sorumlusu "Kasap Loncası Başkanı"dır. Et fiyatlarının yüksek olmasının nedeni bu sektöre "bakan" kişidir.

Öte yandan...

Eti olduğundan çok daha ucuza satan "Cömert Çiftlik Sahibi Faruk"un namını da duyar II.Abdülhamit!

Huzuruna hem kasap sorumlusunu hem de çiftlik sahibini çağırır.

Et satışına "bakan" lonca başkanına "et fiyatlarının yüksek olmasından" dolayı rahatsızlığını aktaran II. Abdulhamit, "başka türlü olmuyor hayvan varlığını artırmamız gerekiyor" yanıtını alır. 

Aldığı yanıtla birlikte görev süresi henüz dolmadığı halde "kasap loncası bakanı"nın istifasını isteyen II. Abdulhamit; çiftlik sahibine ise yanındakilerin kim olduğunu sorar.

Et çiftlik sahibi, adının "Faruk", oğlunun "Burak", veteriner kızının "Fatma" olduğunu söyler..

"Cömert Çiftlik Sahibi" diye tanıtılan Faruk, Kasap Loncası Bakanı ile aynı fikirde değildir. Et daha ucuza satılabilir. Zira çiftlik sahipleri eti ucuza tedarik etmektedir.

  1. Abdulhamit; sahnenin sonunda kasap loncası başkanını görevden alırken, çiftlik sahibini onun koltuğuna oturtmaya karar verir: 

"Loncanın başına siz geçeceksiniz lakin evvela 'nam'ınızı duyurmanız gerek"

NAM ve ET sözcükleri size bir şey çağrıştırdı mı?

Dizide cömert çiftlik sahibini Namet'in patronu Faruk Kayar oynarken dizideki oğlu Burak ve kızı Fatma rollerini de gerçek hayattaki kızı ve oğlu oynadı. 

2-Payitaht  Abdülhamid dizisinin 58. bölümünde Salcano bisiklet reklamı



Dizinin 37. dakikasında  Mahmut Paşa Abdülhamid'e velespiti yani bisikleti tanıtır, Paşa bisiklete biner ve bir tur atar.

Abdülhamid ile Mahmut Paşa arasında şu diyalog geçer;

Mahmut Paşa.

- Buyrun Hünkarım.

- Sancaklı Salko usta bundan daha iyisini yapar söyleyin üzerinde biraz çalışsın.

- Emredersiniz hünkarım. 

Sancaklı Salko usta kim?

Salcano bisikletlerinin sahibi Salih Akgül.

1963 yılında Bosna Sancak'tan  İstanbul’a göç eden Salih Akgül, 1985'te bisiklet üretmeye başlıyor.

Yani 31 Ağustos 1876'da tahta çıkıp,  31 Mart Vakası'ndan kısa bir süre sonra, 27 Nisan 1909'da tahtan indirilen Abdülhamid ile ilgisi alakası yok Salko ustanın. 

3- Payitaht  Abdülhamid dizisinin 127. bölümünde Çorum leblebisi reklamı 

Dizide Çorum leblebisi anlatılıyor.

Sadrazam Ferid Paşa "Çorumlu kardeşlerimiz hediye göndermiş, leblebiler şahane! Eeee Çorumlular bu işi iyi biliyor" diyerek odadaki paşalara leblebi ikram ediyor ve Çorum ve leblebi üzerine muhabbet devam ediyor.

Anka Ajansı'nın haberine göre Çorum Belediyesi, Payitaht Abdülhamid dizisinde Çorum leblebisinin yer aldığı sahne için 40 bin TL reklam ücreti ödedi.

Salcano ve Namet ne kadar ödedi bilmiyoruz.

TRT'ye sorulsa "ticari sır" der ve yanıt vermez.

"Ecdada saygı" denilerek yapılan dizide 2. Abdülhamid bir reklam yıldızına dönüştürülüyor. 

Abdülhamid reklam yıldızı mıydı? diye sorsam "Kişinin hatırasına hakaret" sayılır mı?

Abdülhamid'in reklam yıldızına dönüştürülerek hatırasına saygısızlık edildiği gerekçesi ile TRT ve yapım şirketi hakkında suç duyurusunda bulunulsa, gereğini yapabilecek savcı bulunur mu?

Köşe Yazıları Haberleri