Küresel araştırmacı gazetecilik raporu: VFS'nin vize imparatorluğunda kâr, baskı ve usulsüzlük ağı

Lighthouse Reports öncülüğünde, Kısa Dalga’nın da aralarında bulunduğu 12 ülkeden 14 medya kuruluşunun ortak çalışmasıyla yürütülen araştırma, dünya genelinde vize hizmetlerinde neredeyse tekel konumuna gelen VFS Global’in başvuru sahiplerini pahalı “isteğe bağlı ek hizmetlere” yönlendirdiğini, randevu ve özel ayrıcalıklı hizmetlerin fiilen zorunluymuş gibi sunulduğunu, kişisel verilerin korunmasında ciddi açıklar bulunduğunu ve rüşvet iddialarının birçok ülkeye yayıldığını ortaya çıkardı.

Kısa Dalga - Dünyanın birçok ülkesinde vize almak isteyen milyonlarca kişi artık doğrudan konsoloslukların kapısını çalmıyor. Başvurular, devletlerin yetkilendirdiği dış hizmet sağlayıcılar aracılığıyla yürütülüyor. Bu sistemin merkezinde ise dünya çapında vize hizmetlerinde neredeyse tekel gücüne ulaşan VFS Global yer alıyor.

Lighthouse Reports öncülüğünde, 12 ülkeden 14 medya kuruluşunun iş birliğiyle yürütülen küresel araştırma, bu dev vize aracılık sisteminin yalnızca bürokratik bir kolaylık mekanizması olmadığını gösteriyor. Dosyaya göre VFS, başvuru sahiplerinin çoğu zaman ihtiyaç duymadığı ek hizmetlerden yüksek gelir elde ediyor; bazı ülkelerde bu hizmetler isteğe bağlı olmaktan çıkarılıp başvurunun fiilî bir parçasıymış gibi sunuluyor; randevu sistemleri, özel ayrıcalıklı salonlar, kısa mesaj bildirimleri, kurye, belge tarama ve çıktı alma hizmetleri başvuru sahipleri için görünmez bir ek faturaya dönüşüyor.

Araştırma, Lighthouse Reports tarafından yönetildi ve Indian Express, Radio France International, Actualité, Der Spiegel, Twala, Maison des Reporters, Initium Media, Le Monde, Kısa Dalga, News24, The Nation Nigeria, The Nation Kenya, Carri Bloom ve Politico’nun aralarında bulunduğu 14 medya ortağıyla hazırlandı.

Araştırmada Lighthouse Reports’tan Margot Gibbs, May Bulman, Maud Jullien, Tomas Statius, Charles Boutaud, Sarasvati Nagesh Thupadolla, Ruben Nyanguila ve Klaas van Dijken yer aldı. Dosyaya ayrıca Ruben Nyanguila, Sidy Yansané, Azil Momar Lo, Jean-Baptiste Léni, Lyas Hallas, Jéremie Baruch, Gong Jue, Ngina Kirori, Andrew Thompson, Sandeep K Singh, Nirbhay Thakur, Ritu Sarin, Steffen Ludke, Almut Cieschinger, Serafin Reiber, Innocent Duru, Kemal Göktaş, Canan Coşkun ve Şebnem Arsu katkı verdi. Araştırmanın Türkiye ayağını ise Kısa Dalga muhabiri Canan Coşkun hazırladı.

Araştırmanın özeti

Uluslararası araştırmacı gazetecilik çalışmasında ulaşılan sonuçlar özetle şöyle:

  • Vize başvuru sahipleri ihtiyaç duymadıkları ek hizmetleri satın almaya yönlendiriliyor.
  • Kısa mesaj, kurye, çıktı, tarama ve premium (özel) salon hizmetleri bazı ülkelerde fiilen zorunluymuş gibi sunuluyor.
  • Bazı çalışanlar, başvuru sahiplerine “daha fazla öderseniz vize alırsınız” algısı yaratmakla suçlanıyor.
  • VFS personeline ek hizmet satışı için hedef ve komisyon sisteminin uygulandığı belirtiliyor.
  • Eski çalışanlar, Trump’a yakın ABD’li bir iş insanının kontrolündeki Blackstone’un şirkete yatırım yapmasının ardından satış baskısının arttığını anlattı.
  • Gişelerde toplam ücretin içine ek hizmetler dahil edilerek başvuru sahiplerinin fark etmeden ödeme yaptığı aktarılıyor.
  • Premium ya da özel salon hizmetleri bazı yerlerde “daha hızlı randevu veya işlem imkânı” gibi sunuluyor.
  • Bazı ülkelerde vize randevularının usulsüz biçimde satıldığı ve aracıların devreye girdiği iddia ediliyor.
  • VFS’nin bazı rüşvet vakalarını sözleşme yaptığı devletlere bildirmediği ileri sürülüyor.
  • Kişisel verilerin güvenli saklanması, zamanında silinmesi ve şifrelenmesi konusunda ihlaller tespit edildi. Slovakya veri ihlali nedeniyle VFS’ye 5 bin euro ceza verdi.
  • Pasaport ve belgelerin kaybedilmesi, yanlış ücret alınması ve yetersiz personel eğitimi raporlara yansıdı.
  • Botlar ve dış acenteler aracılığıyla randevuların bloke edildiği ve sonradan satıldığı belirtiliyor.
  • Avrupa Birliği raporları, VFS’nin hizmet kalitesi sorunlarını kalıcı biçimde gidermekte başarısız olduğunu gösteriyor.
  • Devletler VFS ile yaptıkları sözleşmelerin ihlali sayılabilecek uygulamalara rağmen çoğu zaman VFS’ye yaptırım uygulamaktan kaçınıyor.

VFS’nin vize imparatorluğu

VFS Global, devletler adına vize başvurularını kabul eden, başvuru merkezlerini işleten ve milyonlarca kişinin konsolosluklara erişiminde ara kapı haline gelen en büyük hizmet sağlayıcı konumunda. Araştırma, bu sistemin birçok ülkede başvuru sahipleri açısından daha hızlı ve kolay bir kamu hizmeti olmaktan çok, ek ücretler, satış baskısı ve denetim eksiklikleriyle işleyen bir ticari modele dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Dosyanın ana bulgularına göre VFS Global, seyahat edebilmek için vize başvurusunda bulunanların maliyetini artırarak, başvuru sahiplerinin kişisel verilerini tehlikeye atarak ve onları yolsuzluk ve rüşvet riskine maruz bırakarak büyük kâr elde ediyor.

Araştırmaya göre şirket, özellikle başvuru sahiplerini ihtiyaç duymadıkları pahalı ek hizmetleri satın almaya yönlendiriyor ve bu hizmetleri satın almalarının vizelerini garanti altına alacağı izlenimini yaratıyor.

Blackstone sonrası kâr arttı, satış baskısı iddiası büyüdü

VFS’nin Lüksemburg’da sunduğu hesaplara göre şirketin gelirleri ve kârları son yıllarda, vize başvurularındaki artışla açıklanamayacak ölçüde yükseldi. Dosyadaki verilere göre 2017 ile 2024 arasında VFS’nin faaliyet kârları 39 milyon euro seviyelerinden 172 milyon euroya çıkarak 4 kattan fazla arttı.Şirketin gelirleri 2’ye katlanırken, ana işi olan vize işleme faaliyeti yalnızca yüzde 15 arttı.

Finansal tablolara göre başvuru başına gelir son 7 yılda yüzde 83 oranında yükseldi. VFS ise finansal tablolarında bu büyümeyi sürekli olarak “yüksek marjlı” diye nitelediği katma değerli, yani “isteğe bağlı ek hizmetlerin” satışına bağlıyor.

2022'de, Trump'ın finansörü Stephen Schwarzman'ın çoğunluk hissesine sahip olduğu özel sermaye şirketi Blackstone, şirketin yüzde 75 hissesini 1,87 milyar dolara satın aldı.

2020 ve 2021’in pandemi yılları dışarıda bırakıldığında, Blackstone’un şirkete girişinden sonra VFS’nin başvuru başına geliri yüzde 41 arttı. Şirketin ana operasyonel kârlılığı da pandemi öncesi seviyelere kıyasla yüzde 25 oranında arttı.

Kenya’daki iki eski çalışan, Blackstone’un girişinden sonra ek hizmet satma baskısının arttığını söyledi. Bu değişiklikler arasında ek hizmet satışlarının haftalık olarak raporlanması ve merkez ofisten satış hedeflerinin daha sıkı takip edilmesi de vardı. Eski çalışanlardan biri, ekiplerin satış hedeflerinde “geride kalırsa” bunun yıl sonundaki değerlendirmelerini etkileyeceğini söyledi.

Artan kârlılık yatırımcılara da büyük getiri sağladı. Blackstone, 2024’te yüzde 19 hisseyi 950 milyon dolar karşılığında Temasek’e satarak 475 milyon dolar kâr elde etti. 2025’te Blackstone fonları VFS’nin yüzde 2’sini Dubai şirketi VFS Vertex Free Zone’a sattı. Bu satıştan kısa süre sonra Dubai Başbakanı Şeyh Mohammed al Makhtoum’un şirketi Dubai Holding, VFS’nin sahibi olarak kaydedildi.

VFS ise “Blackstone’un yatırımından sonra isteğe bağlı ek hizmet satışlarına daha fazla vurgu yapıldığını ileri sürmek temelsizdir” yanıtını verdi.

71 ülkenin vize işlerini yürütüyor: VFS Global şirketinin yapısı

VFS Global, internet sitesinde şirketin yapısı ve faaliyetleri şöyle anlatılıyor:

"Teknoloji geliştirme, benimseme ve entegrasyonuna sorumlu bir yaklaşımla yaklaşan şirket, 71 hükümete güvenilir bir ortak olarak hizmet verirken etik uygulamalara ve sürdürülebilirliğe öncelik vermektedir.

168 ülkede 4105 Uygulama Merkezi işleten VFS Global, 2001 yılından bu yana 542,42 milyondan fazla işlemi ve 2007 yılından bu yana 231,62 milyondan fazla biyometrik kaydı verimli bir şekilde işlemiştir.

Merkezi Zürih ve Dubai'de bulunan VFS Global'in çoğunluk hissesi, dünyanın en büyük alternatif varlık yöneticisi Blackstone'a aittir; azınlık hissedarları arasında İsviçre merkezli Kuoni ve Hugentobler Vakfı, Singapur merkezli Temasek ve BAE merkezli Dubai Holdings bulunmaktadır."

Gişede başlayan yöntem: “Kısa mesaj ve teslimat dahil toplam tutar”

VFS’nin eski ve yeni çalışanları, Lighthouse Reports’a bu ürünleri satmaları için üzerlerindeki baskının arttığını, bunun Amerikan fonunun sermayeye girişinden sonra daha da arttığını ve fonun daha talepkâr hedefler belirlediğini anlattı.

Bir VFS görevlisinin anlattığına göre kullanılan taktikler son derece basit: Gişede başvuru sahibine “kısa mesaj ve teslimat ücretleri dahil toplam tutarı” söylemek. Görevliye göre müşterilerin çoğu farkına varmadan bu ekstra hizmetler için ödeme yapıyor.

“İsteğe bağlı” hizmetler nasıl zorunluluğa dönüşüyor?

Araştırmaya göre VFS personeli, sistematik olarak vize başvuru sahiplerini ihtiyaç duymadıkları “isteğe bağlı hizmetleri” satın almaya itiyor ve bazı durumlarda onları yanıltıyor.

İsteğe bağlı ücretli ek hizmet satışı ve komisyon ödemeleri VFS’nin kurumsal politikaları tarafından teşvik ediliyor.

Hindistan’da eski çalışanlar, personelin ek satış konusunda eğitildiğini, ekstra hizmet satışları için teşvik aldığını ve kaç hizmet satacaklarına dair aylık hedefler bulunduğunu anlattı. 2020’de ayrılan eski bir çalışan, bazı başvuru sahiplerinin özel ayrıcalıklı salon hizmetlerini satın almaya “mecbur bırakıldığını ve kandırıldığını” söyledi. Bir başka eski çalışan ise başvuru sahiplerinin bu hizmetleri satın almaları için “baskı gördüğünü” belirtti.

Kenya’da iki eski çalışan, masa görevlilerine satışlara göre komisyon ödendiğini ve bunun birçok kişi için müşterilerden kısa mesaj ve kurye gibi ekstra hizmetler karşılığında doğrudan ücret almak anlamına geldiğini söyledi. Kenya’daki iki kaynak ayrıca ek hizmet satma baskısının 2022’de daha da güçlendiğini belirtti. Her iki kaynak da dürüst olmayan satış taktiklerini anlattı.

Senegal’de eski bir çalışan, kısa mesaj güncelleme hizmetinin neredeyse zorunluymuş gibi sunulduğunu söyledi. Aynı çalışan, personel eksikliğine rağmen başvuruları daha hızlı işlemek için bir “baskı” olduğunu, bunun yanında “premium (özel ayrıcalıklı) oda” gibi ek hizmetleri satmak için de baskı yapıldığını anlattı.

Nijerya’da, Abuja’daki Birleşik Krallık Vize Başvuru Merkezi’nde çalışan mevcut bir VFS çalışanı, ek hizmet satışı için aylık hedefleri olduğunu ve bunların komisyonla ödüllendirildiğini doğruladı. Çalışan, satış için baskı olduğunu ve personelin başvuru sahiplerinin ek hizmet satın almalarını sağlamak için “ısrarcı” olmaları gerektiğini söyledi. Aynı çalışana göre personelin çoğunluğu yüklenici statüsünde ve ayda 200 bin Nijerya nairası, yani 125,11 euro kazanıyor. Teşvikler bazen yüklenicilerin taban maaşlarının neredeyse iki katına çıkıyor. Başvuru sahipleri ise bazen ek hizmetlerin isteğe bağlı olduğunu fark etmeden satın alıyor.

VFS’de 15 yıl çalışan ve 2020’de işten çıkarılan eski bir çalışan da aylık ek hizmet satış hedefleri olduğunu ve bazı personelin müşteriye söylemeden ek hizmet eklediğini anlattı. Ona göre bunun önemli nedenlerinden biri VFS’nin personele iyi ödeme yapmamasıydı. Kendisine ayda 100 sterlin ödendiğini, bazı çalışanların ise bunun yarısını aldığını söyledi. Bu durumu “son derece sömürücü, bunu herkes biliyor” sözleriyle anlattı.

İki Avrupa Birliği belgesi de VFS personel ücretlerinin düşük olduğunu kaydediyor. Dubai’deki VFS üst düzey yöneticileri ise personele “performans ve gelire katkı” temelinde ek maaş biçiminde teşvik verildiğini doğruladılar.

Avrupa Birliği raporları: Premium hizmetler vize garantisi gibi sunuluyor

Avrupa Birliği üyesi devletlerden ve Avrupa Birliği Komisyonu’ndan gelen teftiş raporları da VFS’nin ek (katma değerli) hizmet satışıyla ilgili sorunları tespit ediyor.

Çek Cumhuriyeti’nin 2024’te Avrupa Birliği Komisyonu’na gönderdiği bir rapor, VFS’nin “ek hizmetlerini tanıtmak için aşırı baskı” uyguladığını, bunun da sıklıkla başvuru sahiplerinin bu hizmetlerininanmalarına yol açtığını belirtiyor. “kendilerine vize verilmesini garanti edeceğine”

2023 tarihli bir başka Çek Cumhuriyeti raporu ise dış hizmet sağlayıcılarının “son derece iş odaklı yaklaşımı” nedeniyle başvuru sahiplerine sürekli ve bazen ısrarlı biçimde birçok ek hizmet sunma eğiliminin gözlemlenebildiğini kaydediyor.

İsveç, birbirini izleyen yıllarda VFS’nin ek hizmetlerin isteğe bağlı olduğunu açıkça belirtmediğini bildirdi. Norveç Büyükelçiliği’nin 2023 tarihli teftiş raporunda ise “kamusal alana ve gişelerin yakınına ek hizmetlerin isteğe bağlı olduğuna dair tabelaların yerleştirildiği” tespit edildi. Ancak aynı raporda, “başvuru için kısa bekleme süresine ve tüm hizmetlerin tek bir ‘yerde’ sunulmasına dayanarak özel ayrıcalıklı salonun daha fazla teşvik edildiğinin hissedildiği” belirtildi.

Hindistan’da 2023’te birkaç üye devlet, başvuru sahiplerinden premium hizmetleri satın almaya zorlandıklarına dair sık şikâyet aldıklarını bildirdi.

Vize başvuru sahipleri de VFS’nin müşterilerini ekstra hizmetler satın almaya yönlendirdiğini veya zorladığını iddia etti. Sosyal medya forumları VFS ile ilgili sorun bildiren vize başvuru sahiplerinin paylaşımlarıyla dolu. Bu şikâyetlerin en yaygınlarından biri, şirketin başvuru sahiplerini özel ayrıcalıklı hizmet, belge yazdırma, kısa mesaj ve teslimat gibi ekstra hizmetleri satın almaları için yanılttığı veya zorladığı yönünde.

Dışişleri Bakanlığı’ndan bir görevli de dış hizmet sağlayıcılarındaki çalışanların bazen başvuru sahiplerini “daha fazla öderseniz, vize alırsınız” inancına yönlendirdiğini ve bazı durumlarda ödeme yapanların “hiçbir şey almadığını” söyledi.

Fransız yüksek mahkemesi Senato tarafından hazırlanan 2025 tarihli bir raporda ise şu değerlendirme yer aldı: “Premium” hizmet bazen başvurunun işlenmesini hızlandırmak için tasarlanmış daha yüksek ücretli bir hizmeti zarifçe gizlemek için kullanılıyor. Birçok ülkede, daha hızlı randevu almak için kullanılan son derece düzensiz, hatta hileli prosedürler de bulunuyor. Raporda, bu durumların vaka bazında ele alınması gerektiği belirtildi.

Gelirin önemli bölümü ek hizmetlerden

Araştırma kapsamında İsveç vizelerine başvuran kişilerin iki haftalık makbuz örneği analiz edildi. 16 ülkeden gelen bu makbuzlara göre isteğe bağlı ek hizmetler, VFS gelirlerinin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor.

Güney Afrika’da VFS gelirlerinin yüzde 47’sini isteğe bağlı ek hizmetlerden elde ediyor. Hindistan, Güney Afrika, Kenya ve Vietnam’da bu hizmetler VFS’nin toplam gelirinin üçte birinden fazlasını oluşturuyor.

Tüm coğrafyalarda en sık satın alınan hizmetlerden biri kısa mesaj bildirimleri. İsveç’e başvuran Hindistanlı başvuru sahipleri için kısa mesaj hizmeti 3,50 euro olarak ücretlendiriliyor. Kısa mesaj ücretleri, 16 ülkeden oluşan örneklemde VFS’nin toplam gelirlerinin yüzde 5’ini oluşturuyor.

Uganda, Etiyopya ve Kenya’da başvuru sahiplerinin yüzde 90’ından fazlası kısa mesaj hizmeti satın alıyor. Bu ücretler, VFS gelirinin yaklaşık yüzde 10’una denk geliyor.

Hindistan'da kuruldu, dünya tekeli oldu

VFS Global’in hikâyesi, kurucusu Hindistanlı iş insanı Zubin Karkaria’nın büyükelçiliklerdeki vize bekleme sürelerini idari işlemleri dışarıdan yürüterek aşma fikriyle başladı. İlk vize işlem merkezini Mumbai’de açan şirket, 2003’te Hindistan’dan yapılan Birleşik Krallık vize başvurularını yürütmek üzere önemli bir kamu sözleşmesi aldı; 2007’de ise Birleşik Krallık Vizeler ve Göç İdaresi’nden 33 ülkeyi kapsayan ilk küresel hesabını elde etti. Ancak şirketin hızlı büyümesine, daha ilk yıllarda Birleşik Krallık vizesine başvuranların hassas bilgilerinin açığa çıktığı veri ihlali gölge düşürdü. Buna rağmen VFS Global, başvuru sahiplerinden doğrudan alınan hizmet ücretlerine dayalı gelir modeliyle büyümeyi sürdürdü; 2017’de İngiltere merkezli TT Services’ı satın aldı, 2019’a gelindiğinde 60 hükümetle ortaklık kurdu.

Şişirilmiş fiyatlar: Kısa mesaj, çıktı, fotokopi

Araştırmaya göre VFS’nin sattığı ek hizmetlerin maliyetleri, çoğu zaman satıldıkları ülkedeki piyasa fiyatlarının oldukça üzerinde.

Senegal’de Ukrayna vizesine başvuran müşteriler için kısa mesaj güncelleme hizmeti 780 Batı Afrika frangı, yani 1,19 euro tutarında. Buna karşılık yerel sağlayıcı Orange tarafından sunulan 25’lik kısa mesaj paketi 25 Batı Afrika frangı, yani 0,04 euro.

Kenya’da İsveç vizesi için kısa mesaj güncelleme hizmeti 380 Kenya şilini, yani 1,80 euro. Yerel sağlayıcı Airtel’in sunduğu 1.200 kısa mesajlık paket ise 10 Kenya şilini, yani 0,07 euro.

Nijerya’da VFS’nin Almanya vizeleri için yazdırma hizmeti sayfa başına 2 bin Nijerya nairası, yani 1,25 euro. Buna karşılık siyah beyaz çıktı için yerel maliyet sayfa başına 20 Nijerya nairası, yani 0,13 euro; bir başka yerel maliyet ise 100 Nijerya nairası, yani 0,06 euro olarak aktarılıyor.

Eski VFS çalışanları da isteğe bağlı ek hizmetlerin şişirilmiş fiyatlarla satıldığını belirtti. Eski bir Kenyalı çalışan ücretlerin “çok yüksek” olduğunu söyledi. Eski bir Nijeryalı çalışan ise VFS’nin sunduğu fotokopi hizmetinin yerel maliyetin 10 katı olacak şekilde “çok pahalı” olduğunu anlattı.

71 yaşındaki kadının hikâyesi

Bazı durumlarda VFS’nin, Avrupa Birliği Vize Kodu’nu ihlal ederek ayrıcalıklı randevular sattığı iddia ediliyor. Schengen birimi ve Avrupa Birliği hükümetleri tarafından hazırlanan izleme raporları, Avrupa Vize Kodu’nu ihlal edecek biçimde ayrıcalıklı randevular için “premium” veya özel ayrıcalıklı seçeneklerin sunulduğuna dair örnekler kaydetti.

Bu örneklerden biri Hindistan’da yaşandı. 71 yaşındaki Hindistanlı bir kadın, geçen yıl oğlunu ve yeni torununu ziyaret etmek üzere Belçika vizesine başvurmak için Pune’daki VFS merkezine 15 dakika geç kaldı. Kadına ya eve gidip başka bir randevu alması ya da özel ayrıcalıklı salon için 3 bin 902 Hindistan rupisi, yani 35 euro ödemesi gerektiği söylendi.

Kadının oğlu Belçika Büyükelçiliği’ne şikâyette bulundu. Büyükelçilik konuyu VFS’ye iletti; ancak şirket herhangi bir yanlış uygulama olmadığını belirttiği için geri adım attı.

Kötü web sitesi ek hizmete yönlendiriyor

Başvuru sahipleri ve avukatlar, VFS’nin kötü çalışan web sitesinin insanları ek hizmetleri satın almaya ittiğinden şikâyet ediyor.

Cape Town’da yaşayan yazılım mühendisi Thabo, Birleşik Krallık vizesine başvururken belgelerini VFS’nin web sitesine yükleyemedi. Belgeleri yüklemeyi başaramayınca nasıl yapacağını bulmak için forumlara gitmek zorunda kaldı. VFS merkezine gittiğinde ise 900 Güney Afrika randı ödemek zorunda kalan bir gençle karşılaştı.

Birleşik Krallık merkezli avukat Inam Raziq, müşterilerine VFS’nin tarama hizmetini satın almalarını tavsiye etmekten başka seçeneği olmadığını söylüyor. Çünkü ona göre web sitesindeki bir teknik aksaklık nedeniyle her sayfanın ayrı ayrı yüklenmesi gerekiyor; bu da “bütün günü” alabilecek bir işlem.

Temel hizmet zorlaşırken premium kanal kâr ediyor

VFS yalnızca başvuru merkezlerini işletmiyor. Şirket aynı zamanda OneVASCO adlı bir “vize danışmanlık şirketi” zinciri de işletiyor. Bu ofisler çoğu zaman VFS başvuru merkezlerinin yanında yer alıyor ve web sitesine göre başvuru sahiplerine “kolay, seyahat dostu bir başvuru süreci” sunuyor.

VFS’nin Hindistan’daki yan kuruluşu VASCO Worldwide India, son beş yılda ortalama yüzde 52 vergi öncesi kâr marjı elde etti. Blackstone’un VFS’yi satın almasından sonra bu oran yüzde 61 vergi öncesi kâr marjına ulaştı.

Bir Alman avukat da VFS’nin formları doğru doldurulmamış başvuru sahiplerini yan kuruluşu OneVASCO’ya gönderdiğini söyledi.

University College London Kamu Politikası Okulu’nda Kamu Yönetimi Profesörü Marc Esteve’ye göre bu durum, VFS’nin iş modelindeki yapısal çıkar çatışmasını gösteriyor. Esteve, “Bir hizmetin kalitesinden sorumlu olan şirket, bu hizmet için premium alternatifler satarak kâr elde ediyorsa, temel hizmete yeterince yatırım yapmadığı ortaya çıkar” değerlendirmesini yaptı.

Esteve’ye göre bir firmanın resmi kanalı işletirken, ilişkili bir kuruluş üzerinden daha az karmaşık bir deneyim vaat eden premium bir kanal da sunması, resmi kanalı premium kanalın çekici kalmasına yetecek kadar karmaşık tuttuğunu gösterir.

Rüşvet iddiaları: Randevu ve “vize garantisi” pazarı

Araştırma, VFS personelinin randevular ve vize garantisi iddiası için aracılardan ve başvuru sahiplerinden rüşvet aldığı örnekleri de tespit etti. En az bir ülkede eski personel VFS’nin bu tür olayları ülke misyonlarından gizlediğini söyledi.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde yapılan bir gizli kamera çekimi, bir VFS çalışanının yan tarafta bir acenteyle çalıştığını ve normal ücret olan 238 dolar yerine 400 dolar karşılığında vize garantisi verdiğini ortaya koydu. Aynı kişi, bunu kolaylaştırmak için Çin Büyükelçiliği içinde bağlantıları olduğunu öne sürdü. Beş başka dış acente de vize alınmasını garanti eden VFS içi bağlantıları olduğunu iddia etti.

Delhi’de üç eski VFS çalışanı, seyahat acenteleri ve VFS çalışanlarını içeren yaygın rüşvet olduğunu ileri sürdü. İki kaynak, dış acentelerin belirli bir müşterinin başvurusunu hızlandırmak için sık sık üst düzey yöneticilerle çalıştığını ve bu başvuruların “özel vakalar” olarak anıldığını belirtti.

Senegal’de bir VFS çalışanı Ağustos 2025’te randevu sattığı için işten çıkarıldı ve hapse atıldı. Polis soruşturması, bu kişinin tüm bir ağ tarafından desteklendiğini ortaya koydu.

Delhi’deki bazı VFS çalışanları da şirketteki üst düzey personelin randevu ayarlamaları karşılığında rüşvet kabul ettiğini anlattı.

VFS Global ise rüşvet veya etik dışı davranış iddialarının son üç yılda 17 binden fazla küresel çalışanının yaklaşık yüzde 0,6’sını, yani yaklaşık 102 kişiyi kapsadığını belirtti. Şirket, “tüm vakaların kapsamlı biçimde soruşturulduğunu ve kararlı eylem yoluyla ele alındığını” bildirdi.

Devletler rüşvet vakalarından haberdar

Araştırmaya göre VFS Global ile çalışan devletler de rüşvet iddialarından haberdar.

Avrupa Birliği üyesi devletler tarafından hazırlanan en az 3 teftiş raporu, VFS personeli ve güvenlik görevlileriyle ilgili yolsuzluk sorunlarını ve rezervasyon sistemi dışında yapılan randevuları anlatıyor. İsveç tarafından Afrika merkezleri hakkında hazırlanan teftiş raporları, 2022’de güvenlik görevlilerinin veya VFS personelinin başvuru sahiplerinden gayriresmî ödeme istediğine dair 3 olay tespit etti.

Başvurusu sırasında kendisinden rüşvet istenen Ugandalı bir başvuru sahibi, İsveç’e resmî olay bildirimi yaptı. Başvuru sahibi en az 5 başka başvuru sahibinin de aynı deneyimi yaşadığını söyledi. VFS Global’in olayla ilgili yürüttüğü soruşturmada hazırlanan rapor “gelecekteki ihlalleri önlemek ve kişisel bilgi işleme protokollerini güçlendirmek için önlemler alınmıştır” ifadesi dışında sansürlendi.

Eski bir VFS çalışanı, VFS’nin bildirim yükümlülüğünü ihlal ederek rüşvet vakalarını sözleşme yaptığı hükümetlere bildirmediğini anlattı.

Veri ihlalleri, şifrelenmeyen başvurular, saklanan kişisel bilgiler

Araştırma, VFS’nin kişisel verileri Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’ne uygun biçimde işlemekte düzenli olarak başarısız olduğunu da ortaya koydu.

Dahili raporlar, VFS’nin kişisel verileri Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’ne göre işlemekte veya personeli kişisel veri işleme konusunda eğitmekte başarısız olduğuna dair onlarca örnek tespit ediyor. Bunlar arasında kişisel verilerin yasal süreler içinde güvenli bir şekilde saklanamaması ve silinememesi ile başvuruların uygun şekilde şifrelenmemesi de yer alıyor.

Bir olayda Slovakya veri ihlalleri nedeniyle VFS’ye 5000 euro para cezası verdi. Hindistan’ın Kochi kentindeki eski bir çalışana göre yöneticiler başvuru sahiplerinin verilerini yaklaşık 1 yıl boyunca saklıyordu.

Sözleşme ihlallerine yaptırım sınırlı

Araştırmaya göre VFS’nin birçok uygulaması, birlikte çalıştığı ülkelerle arasındaki sözleşmelerin ihlali oluşturabilecek nitelikte. Bazı durumlarda bu ihlaller sözleşmenin feshedilmesini gerektirse de devletler bu yola nadiren başvuruyor.

Hindistan’da VFS’nin kötü performansına ilişkin sorunların tartışıldığı bir toplantıda Portekiz, sözleşmelerin baskı aracı olarak kullanılmamasını, bu yola diğer önlemlerin sonuç vermemesi halinde gidilmesi gerektiğini savundu.

Danimarka da izleme raporlarında “birçok misyonun Vize Başvuru Merkezleri ile diyalog kurmayı tercih ettiğini” kaydetti.

Botlar, bloke randevular ve dış acenteler

VFS, vize kodu tarafından belirlenen süre sınırları içinde düzenli olarak randevu sağlayamıyor. Araştırmaya göre bunun nedenlerinden biri, botların ve dış acentelerin randevuları blok halinde alması ve daha sonra satması. Uzmanlar VFS’nin bu botları önlemek için yeterli adım atmadığını söylüyor.

Avrupa Birliği hükümetleri, botların randevuları bloklamasına ilişkin sorunları yıllar içinde tekrar tekrar raporladı. 2023’te bu sorunun Macar hükümetinin VFS ile sözleşmesini feshetmesine yol açtığı belirtiliyor.

Başvuru sahipleri de çevrimiçi randevu alamadıklarını ve randevu almak için aracılara ödeme yapmak zorunda kaldıklarını anlatıyor.

Kayıp pasaportlar, yanlış ücretler, eğitim eksikliği

Avrupa Birliği ve VFS ile çalışan devletlere ait belgeler, VFS’nin başka birçok usulsüzlüğünü ayrıntılandırıyor. Bunlar arasında pasaport ve belgelerin kaybedilmesi, personeli eğitmede ve elde tutmada başarısızlık, yanlış ücretlerin alınması ve randevuların ana rezervasyon sistemi dışında yapılması yer alıyor.

Avrupa Birliği üyesi devletler tarafından hazırlanan 8 teftiş raporu, kötü eğitim ve personel eksiklikleri nedeniyle VFS’nin işlemlerinde yaşanan sorunlara dikkat çekti.

Hindistan’daki Avrupa Birliği Delegasyonu’ndan sızan bir rapora göre, 2023’te Avrupa Birliği üyesi ülkeler VFS’nin Hindistan’daki “hizmet kalitesindeki eksikliklerle” mücadele etmek için bir çalışma grubu kurdu. Grubun 17 Ekim 2023’teki toplantısında üye devletler, VFS’nin “talimatları takip etmedeki gevşekliği, belgelerin uygun bir sıraya göre düzenlenmemesi, taramayla ilgili sorunlar, bilgi teknolojileri altyapısı ve bant genişliği sorunları” konularında endişelerini paylaştı.

Bazı devletler “VFS orta yönetiminin kapasiteden yoksun olduğunu” belirtti.

Çalışma grubu VFS kullanan üye devletlere bir anket gönderdi. Yanıtlar, kalıcı veri girişi hatalarından ve VFS ile başvuru merkezleri arasındaki “içler acısı” iletişimden şikâyet ediyordu. Bu yanıtlar, VFS’nin üye devletler tarafından dile getirilen eksiklikleri gidermekte başarısız olduğunu gösterdi. Bir üye devlet, sorunların şirkete “tekrar tekrar” iletildiğini, bunun yalnızca “geçici bir etkisi” olduğunu ve “sonunda, VFS’nin uygulamalarının yeniden kötüleştiğini” belirtti.

Vize hizmetlerinin devredilmesi sorgulanıyor

Araştırmanın bulguları, vize hizmetlerinin özel şirketlere devredilmesi modelini de tartışmaya açıyor.

Belçika’nın Konsolosluk İşleri Genel Müdürü Joris Salden, Kongo’da vize sürecinin dış kaynak kullanımına verilmesinin vize başvuru sahipleri için maliyeti artıracağını ve sorunları çözmeyeceğini söyledi. Salden, bu nedenle Belçika’nın Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde süreci kurum içinde tutmaya karar verdiğini belirtti.

Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndaki sendika temsilcisi Catherine Jacq ise vize hizmetlerinin şirketlere devredilmesinin başvuru sahipleri için vizeleri daha pahalı hale getirdiğini söyledi ve bunu “parayla yapılan seçim” olarak nitelendirerek kınadı.

Dev araştırma nasıl yapıldı?

Lighthouse Report’un araştırması kapsamında 2025 yılı boyunca Avrupa Birliği Komisyonu’na, Birleşik Krallık’a ve tek tek AB üyesi ülkelere 40’tan fazla bilgi edinme başvurusu yapıldı. Bu başvurular sonucunda, 2020-2024 yılları arasında 22 üye devletin vize hizmet sağlayıcılarına ilişkin izleme raporları elde edildi.

Araştırma ekibi ayrıca AB Komisyonu Schengen Birimi’nin teftiş belgelerine, üye devletlerin hizmet sağlayıcılarına ilişkin yıllık denetim ve izleme raporlarına ulaştı. Ek olarak, devletlerin vize işlemlerinin VFS gibi şirketlere devrini değerlendiren çok sayıda AB belgesi incelendi.

Araştırma kapsamında İsveç’in Nairobi, Bangkok ve Delhi büyükelçiliklerine yapılan bilgi edinme başvurularıyla iki haftalık müşteri makbuzu örnekleri de elde edildi. Toplamda 16 ülkeden yapılan 2170 vize başvurusuna ait makbuzlar incelendi.

10 ülkeden vize başvuru sahipleriyle ve çoğu isminin gizli kalmasını isteyen eski VFS çalışanlarıyla görüşüldü. Cevap hakkı kapsamında VFS'nin Dubai’deki genel merkezinde şirketin üst düzey yöneticileriyle mülakat yapıldı.

Araştırma Haberleri