Köşe Yazıları

69 bin euroluk viski, kaldırımda bir hayat: Berlin’in çelişkiler anıtı KaDeWe
Köşe Yazıları

69 bin euroluk viski, kaldırımda bir hayat: Berlin’in çelişkiler anıtı KaDeWe

TEZCAN KARAKUŞ CANDAN | Berlin’in ünlü tüketim mabedi KaDeWe, 1907’den bugüne yalnızca lüksün ve bolluğun değil, Nazi dönemindeki mülkiyet gaspının, savaşın yıkımının, Soğuk Savaş’ın ideolojik çatışmalarının ve birleşmenin de sahnesi oldu. Bugün 69 bin euroluk bir viskiyle kaldırımda uyuyan bir insanı aynı kent manzarasında buluşturan Berlin, kapitalizmin ışıltısı ile yoksulluğun çıplak hakikatini yan yana sergiliyor.

İktidarın tercihi aynı zamanda onun politik kimliğidir
Köşe Yazıları

İktidarın tercihi aynı zamanda onun politik kimliğidir

SEDAT BOZKURT | Cumhurbaşkanlığı sisteminin aradan geçen 8 yıla karşın hala oturmadığını her gün görüyoruz. Mesela Erdoğan’ın kafasındaki gibi cumhurbaşkanı parti üyesi olmaz ise bakanların politik kimlikleri, parti üyelikleri olacak mı? Seçimlerden sonra muhtemelen yeterli sayıyı bulması halinde Bilal Erdoğan AKP Genel Başkanı olduğunda işler basit. Erdoğan genel başkanı olmasa da AKP onun partisi olacak ve AKP’den iktidar partisi diye söz edebileceğiz.

Marta ve bez bebek
Köşe Yazıları

Marta ve bez bebek

ALİN OZİNİAN | Yolda neşeyle yaylanarak, kedilere gülümseyerek ve şapkamı herkes görsün diye başımı sağa sola sallayarak yürüyememiştim o gün. Ne olduğunu anlayamadığım o mutsuzluk bana da yapışmıştı.Susturulduğu için konuşmuyordu demek ki. Şimdiyi kurtarmak için Marta’nın geçmişi ailemiz tarafından görülmüyordu. Bugün dağılmasın diye dün yok sayılıyordu. Adı konmazsa eski eriyecek, kötülük seyrelecek sanıyorlardı. Kökü yok sayılan var olabilir miydi?

Bir şehir başka bir şehri nasıl hatırlar?
Köşe Yazıları

Bir şehir başka bir şehri nasıl hatırlar?

BAHAR AKPINAR | Londra’nın içinde biraz İstanbul varsa, İstanbul’un içinde de biraz Londra var. Belki bu yüzden bir şehirden gerçekten ayrılmak sandığımızdan çok daha zor. Çünkü şehirin kendisi yalnız bulunduğu yerde duran bir coğrafya değil, insanların hafızasında başka şehirlere dağılan, oralarda bekleyen ve bazen yıllar sonra hiç ummadığımız bir anda yeniden görünen bir hafıza mekanı aynı zamanda. Bazen baktığımız yer, bulunduğumuz yer değildir. Yaşadığımız zaman bugün değildir...

Seyyanen zam ayrımcılığı ve devam eden yargı süreci
Köşe Yazıları

Seyyanen zam ayrımcılığı ve devam eden yargı süreci

HASAN AYDIN | Adalete güven duygusunun sarsıldığı bazı toplumların hayati önemdeki büyük hukuksal davalarında siyasi otoritenin tercihlerinin öne çıkması da inkar edilemez. Siyasi irade, halkın talep ve beklentileri yönünde eşitlik ve adaletten yana tutum sergilediği sürece etkin olur. Seyyanen zam gibi geniş toplum kesimlerini ilgilendiren temel sorunlar, mahkemeler yolu dışında TBMM deki genel görüşmelerle ve siyasi irade ile de acilen çözüme ulaşabilir.

Borç içinde yüzen hovarda kulüpler
Köşe Yazıları

Borç içinde yüzen hovarda kulüpler

MEHMET ÇETİNGÜLEÇ | Süper Lig'in en büyük 4 kulübünün toplam borcu 1,5 milyar euroyu aşmış. İyi haber ama… Eski borç rakamları üzerinden hesap yapılmış. Güncel rakamları üzerinden hesaplandığında 4 kulübün toplam borcu 89 milyar lirayı aşıyor. Yani 1 milyar 600 milyon euronun üzerinde. Buna rağmen kulüpler deli gibi transfer yapıp milyonlarca euroyu havaya saçıyor. Eski nesil kızınca “ayıptır günahtır yahu” derdi. Hakikaten ayıp değil mi? Transfer bedellerini hangi parayla ödeyeceksiniz?

Batsın Bu Dünya’dan Ha Leylim’e: Şarkıların bitmeyen sansür tarihi
Köşe Yazıları

Batsın Bu Dünya’dan Ha Leylim’e: Şarkıların bitmeyen sansür tarihi

YAĞMUR KARAGÖZ | Mabel Matiz’in “Ha Leylim” şarkısına “müstehcenlik” soruşturması açılması, Türkiye’nin şarkılarla bitmeyen imtihanının son örneği oldu. Orhan Gencebay’dan Barış Manço’ya, Sıla’dan Grup Yorum’a; kimi “karamsar”, kimi “erotik”, kimi “sakıncalı” bulundu. İktidarlar, gerekçeler ve sansürün araçları değişti; şarkılara neyi söyleyip söyleyemeyeceklerini anlatma isteği değişmedi.

Düş gerçekti, gerçek haksız
Köşe Yazıları

Düş gerçekti, gerçek haksız

ALİN OZİNİAN | Farklı renklerde çaresizlikler saçarak kırılır hayal. Değiştiremedikleri için değil, neyin gerçek, neyin kendi eseri olduğunu artık ayıramadığı için donar düş sahibi. Hayal kırıldığında sadece hayalinden değil, üzerinde durduğu dünyadan da düşer insan. Düş çökerken şahsi gerçek de çöker; yarattığı zemine güvenen insancık da çöker. Hayat, bir dilim zamanda varlığına ara verir ve geleceğin ne hızla biçimleneceği, yeniden düş kurabilme gücüne bağlanır.

Ermenistan-Azerbaycan “barışı”nın ilk yılı: Güney Kafkasya’da yeni düzen
Köşe Yazıları

Ermenistan-Azerbaycan “barışı”nın ilk yılı: Güney Kafkasya’da yeni düzen

ALİN OZİNİAN | Ermenistan ile Azerbaycan arasında hazırlanan barış anlaşmasının 8 Ağustos 2025’te Washington’da paraflanmasının birinci yıldönümü yaklaşırken, süreci yalnızca iki eski düşmanın uzlaşması olarak okumak artık yetersiz kalıyor. Barış artık mümkün görünüyor. Belirsiz olan, bunun iki egemen devlet arasında kalıcı bir ilişkiye mi dönüşeceği, yoksa Bakü’nün elindeki anayasa kozu nedeniyle uzun süre geçici ve koşullu bir barış olarak mı kalacağıdır.

CHP’nin bitmeyen çilesi…
Köşe Yazıları

CHP’nin bitmeyen çilesi…

SEDAT BOZKURT | CHP henüz başını kaldırabilmiş değil ittifak arayışları için. Yeni Parti’nin tezi CHP yönetimindeyken tasarladıkları gibi devam ediyor. İlk turda çok aday çıkar, 2’nci tura CHP’nin adayı kalır ve toptan muhalefetin oylarını alarak seçimi kazanır. CHP ile Yeni Parti arasında bölünen her bir oy Cumhur İttifakı'na milletvekilliği seçiminde milletvekilliği, yerel seçimlerde belediye başkanlığı kazandıracaktır. AKP’de bunun da hesabı yapılıyor.

YENİ Parti solcu mu?
Köşe Yazıları

YENİ Parti solcu mu?

MEHMET ÇETİNGÜLEÇ | YENİ Parti ideolojik bir konumlanma yapmadı. Öyle bir derdi yok. Merkezde yer alan “yeni” anlayışla siyaset yapacağı söylenen bir parti oluşturmak istiyor Özgür Özel ve ekibi. Gençleri kucaklamayı hedefliyor. Emek-sermaye çelişkisinden beslenen, ideolojik duruşu olan bir sol parti değil YENİ Parti. Güncel sorunlara çözüm getirmeyi vaat eden bir parti. Ekonomik sıkıntının ağırlığını en çok hisseden emekliler, asgari ücretliler ve işsiz gençleri hedefliyor.

2026 YKS sonuçları 2: YÖK' ün kontenjan politikaları ve üniversite planlaması
Köşe Yazıları

2026 YKS sonuçları 2: YÖK' ün kontenjan politikaları ve üniversite planlaması

HASAN AYDIN |Bir üniversitenin gerçek değeri; yürüttüğü araştırma projeleri, aldığı patentler, uluslararası bilimsel yayınları, bu yayınlara yapılan atıflar, doktora programlarının niteliği ve dünya üniversiteleriyle geliştirdiği iş birliktelikleriyle ölçülmektedir. Dolayısıyla yükseköğretimde temel amaç, yalnızca kontenjanları artırmak değil, bilimsel kaliteyi yükseltmek olmalıdır.

2026 YKS sonuçları 1: Eğitimde fırsat eşitsizliğinin göstergesi
Köşe Yazıları

2026 YKS sonuçları 1: Eğitimde fırsat eşitsizliğinin göstergesi

HASAN AYDIN | Diplomalı işsizlerin sayısı artmakta, gençler yıllarca eğitim almalarına rağmen, asıl mesleklerini yapamamakta ve ya alanları dışında düşük ücretli işlerde zor koşullarda çalışmak zorunda kalmaktadır. YKS sonuçlarının ardından başlayan tercih süreci, üniversite bölümlerini seçmenin, dışında Türkiye deki eğitim politikalarının, yükseköğretim planlamasının ve istihdam stratejilerinin yeniden sorgulanmasına işaret etmektedir.

Akıl tutulmasına karşı mekânın hafızası: Atatürk Orman Çiftliği’nde yeni betonlaşma ​​​​​​​
Köşe Yazıları

Akıl tutulmasına karşı mekânın hafızası: Atatürk Orman Çiftliği’nde yeni betonlaşma ​​​​​​​

TEZCAN KARAKUŞ CANDAN | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Atatürk Orman Çiftliği sınırları içerisindeki yaklaşık 21 hektarlık alanı “Kamu Hizmet Alanı” ve “Resmî Kurum Alanı”na dönüştüren imar planlarını askıya çıkardı. Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tahsis edilen arazide yaklaşık 200 bin metrekarelik yapılaşmanın önünün açılabileceği belirtilirken, Ankara Büyükşehir Belediyesi planlara AOÇ Kanunu’na aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz etti.

Espadril
Köşe Yazıları

Espadril

ALİN OZİNİAN | Gözlerimi kapatıp Bozcaada’nın eski hâlini yeniden hissetmeye çalışıyorum bazen. Birkaç dakikanın içine tulumbanın sesi, babama tuttuğum küçük aynadaki yüzüm, krem rengi espadriller, kaybolmuş bir dünya ve artık geri dönemeyeceğim bir yaş yeniden sığıyor. Bize nefes sayısı önceden belirlenmiş bir ömür veriliyor ama bir anın içine ne kadar hayat ne kadar anı ne kadar anlam ve ne kadar sevgi koyabileceğimizi bize bırakıyorlar.

Kılıçdaroğlu neye güveniyor?
Köşe Yazıları

Kılıçdaroğlu neye güveniyor?

MEHMET ÇETİNGÜLEÇ | Kılıçdaroğlu “Genel Başkan” görünümlü bir kayyumdur. Seçilmiş genel başkanı koltuğundan edip o makama yargı yoluyla oturmayı içine sindirebildiği için CHP tabanında büyük bir nefret dalgasının muhatabıdır. O yüzden halkın arasında dolaşmak yerine televizyonlarda konuşmayı tercih ediyor. Oradan bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor. Ama CHP kitlesinin eğitim ve siyasal bilinç seviyesi yüksek. Herkes ne yapılmak istendiğini biliyor!

İki ileri bir geri: Ankara’da gerçekleşen NATO Zirvesi’nin dramaturjik bir analizi
Köşe Yazıları

İki ileri bir geri: Ankara’da gerçekleşen NATO Zirvesi’nin dramaturjik bir analizi

BAHAR AKPINAR | Devletler, tarihleri boyunca yalnızca kurumlar ve sınırlar inşa etmez, bir semboller dünyası da oluşturur. Bayraklar, marşlar, askeri gelenekler, tarihi figürler, mimari, müzik… Bunların hiçbiri yalnızca geçmişe ait değildir. Devletler bu semboller üzerinden hafızalarını kurarlar. Düzenledikleri törenler ise bu hafızanın hangi parçalarının sahneye çıkarılacağına karar verilen performanslardır. Geçmişi aynen yeniden üretmezler.