54. Hükümetin Başbakanı Necmettin Erbakan, vefatının 11. yıl dönümünde, Saadet Partisi’nin “Adil Devlet ve İnsanca Yaşam” temasıyla Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlediği törenle anıldı. Törene; Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları Ümit Dikbayır, Berna Sukas, DEVA Partisi Genel Sekreteri Medeni Yılmaz ve Hür Dava Partisi (HÜDAPAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu da katıldı.
KARAMOLLAOĞLU: “KUTUPLAŞAN DEĞİL, KUCAKLAŞAN BİR TÜRKİYE’Yİ BİRLİKTE İNŞA ETMELİYİZ”
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu: "Unutmayalım savaşın ilk kaybedeni çocuklardır. Bir kez daha soruyorum; böyle bir dünyada barıştan, adaletten, güvenden huzurdan bahsetmek mümkün mü? Maalesef, üzülerek söylüyorum; hiçbirimiz 'evet, mümkündür' diyemiyoruz ve diyemeyiz! Peki, Türkiye'de durum farklı mı? Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı bir ülkede insanca yaşamdan bahsedilebilir mi? 16 milyon insanın açlık, 50 milyon insanın yoksulluk sınırının altında yaşadığı bir ülkede insanca yaşamdan bahsetmek mümkün mü? Her üç gencimizden birinin işsiz olduğu bir ülkede 100 binlerce ataması yapılmayan öğretmenlerin olduğu bir ülkede, işçi ve memur maaşlarının yoksulluk sınırının altında kaldığı bir ülkede, EYT ve KHK mağduriyetlerinin yıllardır giderilemediği bir ülkede, çocuklarına bez ve mama dahi alamayan milyonlarca ailenin bulunduğu bir ülkede adaletten, adil bir devletten, adil paylaşımdan ve insanca yaşamdan bahsetmek mümkün mü? Ne yazık ki bunun cevabı, hayır.
Bugün ülkemiz de bölgemiz de kritik ve hassas bir süreçten geçmektedir. Bu süreçte dışarıya karşı güçlü olmanın ilk şartı; içeride güçlü olmak, birlik ve beraberliği tesis etmektir. Bugün Türkiye’nin bir diğer önemli problemi de ne yazık ki kutuplaşmadır. Bir araya gelip konuşamamaktır. Kutuplaşan değil, kucaklaşan bir Türkiye’yi birlikte inşa etmeliyiz."
KILIÇDAROĞLU: "“BÜTÜN VATANDAŞLARIMIZIN HAKKINI VE HUKUKUNU KORUYAN BİR İKTİDARI KURACAĞIZ”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Merhum Erbakan için 5 yıl önce düzenlenen anma toplantısında yaptığım konuşmada, ‘Bu toplantı kutuplaşmanın ve çatışmanın arttığı bir dönemde diyalog ve toplumsal uzlaşma adına taze bir nefestir’ demiştim. Beş yılın ardından mutlulukla ifade etmek isterim ki, bugün düzenlenen toplantı kutuplaşmayı ve çatışmayı hızla azaltmayı başardığımız bir sürecin nişanesi olarak tarihteki yerini alacaktır. Beş yıl önce başlattığımız diyaloğun ve uzlaşma çabamızın ulaştığı noktadan hepimiz gurur duymalıyız. Diyalogun başlangıcında bana ve Sayın Karamollaoğlu’na tepki gösterenlerin bugün ortaya çıkan tablodan mutluluk duyduklarını görüyorum ve biliyorum. Yunus Emre’nin ifade ettiği gibi hep birlikte ‘tanış olduk ve işi kolay kıldık.’
Erbakan şöyle diyordu: ‘Çoğunluk bende, istediğimi yaparım diyemezsin. Azınlıkta bulunanların da hakları var. Onların da hakkını ve hukukunu koruyacaksın. Çokluk hak sebebi olamaz’ diyordu. Dolayısıyla bu cümleden yola çıkarak ve adaleti özne yaparak, şu cümleyi kurabiliriz. Bu güzel ülkede sadece bizi oylarıyla iktidara getiren vatandaşlarımızın değil bütün vatandaşlarımızın hakkını ve hukukunu koruyan iktidarı, Allah’ın izniyle kuracağız.
DAVUTOĞLU: 28 ŞUBAT DEMOKRASİYE DARBE VURULAN TARİH
Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu: "İşte Ukrayna’daki savaşın ortaya koyduğu gibi yeni girilen soğuk savaş döneminde biz birbirimize düşersek asla bu ülke refah bulamaz. Tam da bir araya gelmek vaktidir. İktidardakilere de sesleniyorum, bir araya gelelim. Kim ne düşüncede olursa olsun heybesinde ne varsa sofraya koysun. Yarınki parlamenter sistem buluşmasının 28 Şubat’a denk gelmesi üzerine yapılan spekülasyonlara da şunu söylemek isterim. Pazartesi günü olmasını istiyorduk, en uygun tarih oydu. Ama bir gerekçe daha ekleyecekseniz; 28 Şubat tarihi parlamenter demokrasiye darbe vurulan en vahim tarihtir, işte parlamenter demokrasiye darbe vurulan o tarihin gününde biz, tekrar TBMM’yi siyasetin merkezi yapmaya geleceğiz. Ayrıştıranlar, ötekileştirenlere karşı Erbakan Hoca’mızın sabrıyla yaklaşıp ‘Bütün bu yaşananlar tarihte basit bir olaydır. Hepimizin ufku gelecek ufkudur’ demeye devam etmeliyiz.
HDP'Lİ ERDOĞMUŞ: SAADET'İ NİCEL DEĞERLENDİRENLER HESAPLARI GÖZDEN GEÇİRSİN
HDP Şanlıurfa Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş: Adalet ve insanlık onuru, yani ‘adil devlet ve insanca yaşam’ başlığının bir diğer izahı da adalet ve insanlık onuru, evrensel değerlerin en temel, en taşıyıcı kolonlarıdırlar. Demokrasinin de en temel değerlerindendirler. Bu temel değerler hem yerel, bölgesel hem küresel anlamda büyük krizlere dönüşmüş, adeta taşınamaz, kaldırılamaz yük gibi ortada duran toplumsal sorunlar için çözüm noktası ve başlangıcıdır. Yeter ki o çözüm gücünü ortaya koyabilelim. O potansiyel var, önemli olan o çözüm gücünün harekete geçmesidir.
Bu en temel ve ağır sorunların bizce başında Kürt meselesi gelmektedir. İşte bu meselenin çözümü için de şu anda bir arada bulunmamızın, bir araya gelmemizin vesilesi olan Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde yeniden bu meseleyi de dikkatlerinize arz etmeyi bir sorumluluk olarak atfediyorum. Mevlana, kendi Mesnevi’sini ‘birlik dükkanı’ olarak tanımlar ve der ki ‘Benim Mesnevi’m birlik dükkanımdır, onun dışında her şey puttur’ der. Birlik, bütünlük asla ve asla tekçilik değildir ve olamaz. İzninizle son sözlerimi Saadet Partisi ile ilgili bir değerlendirmemle tamamlamak istiyorum.
Saadet Partisi’ni kamuoyu yoklamalarına istinaden nicel olarak değerlendirenler hesaplarını gözden geçirsin. Tıpkı şuna benzer. Çok turlu bir maraton koşusunda koşucular henüz birinci turu koşarken, birinci turu tamamlamış ikinci tur için koşarken koşanların arkasında görünen koşucu gibi görmelisiniz. O şekilde onun keyfiyetini, yani nitel ağırlığını dikkate almak zorundasınız. Şahsi düşüncem ve partimin de düşüncesi bu yöntem ve bu istikamette.”
(ANKA/DHA)