Çin’in sessiz robot devrimi: Fabrikalarda 2 milyon robot, 120 milyon işçinin geleceği belirsiz

Çin, yapay zekâ ve robotik alanındaki 20 milyar dolarlık planıyla fabrikalarını hızla otomatikleştiriyor. Ülkede 2 milyondan fazla endüstriyel robot çalışırken üretimde istihdam edilen yaklaşık 120 milyon kişinin geleceği tartışılıyor. Pekin, yaşlanan nüfus nedeniyle robotlara ihtiyaç duyulduğunu savunuyor; hızlı dönüşümün kitlesel iş kayıplarına yol açabileceği uyarısı yapılıyor.

Kısa Dalga - İnsansı robotların boks yaptığı, koştuğu ve sahnede dans ettiği gösteriler Çin’in teknoloji alanındaki iddiasının görünen yüzünü oluşturuyor. Asıl büyük dönüşüm ise fabrikalarda sessizce gerçekleşiyor.

Çin genelinde 2 milyondan fazla robot üretim hatlarında kaynak yapıyor, boyuyor, kaldırıyor, montaj gerçekleştiriyor ve mola vermeden çalışıyor. Bazı fabrikalarda robotları üretecek yeni robotlar geliştiriliyor.

BBC Çin muhabiri Laura Bicker’ın Pekin, Hangzhou ve Chengdu’daki fabrika ve okullardan hazırladığı habere göre, Çin’in fabrikalarında dünyadaki diğer ülkelerden daha fazla robot bulunuyor. Dünyada üretilen endüstriyel robotların yarısından fazlası da artık Çin’den geliyor.

Şi Cinping’in 20 milyar dolarlık planı

Robotik dönüşüm, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ülkeyi teknoloji ve inovasyonda dünya lideri yapmayı hedefleyen 20 milyar dolarlık programının önemli ayaklarından birini oluşturuyor.

Pekin yönetimi bu dönüşümü, Çin’in “yeni üretici güçleri” olarak tanımlıyor. Amaç yalnızca robot üretmek değil; yapay zekâyı milyonlarca makineye yerleştirerek ABD karşısında teknolojik üstünlük sağlamak.

Robotik eğitmeni 28 yaşındaki Chen Tianyu, teknolojideki değişimin hızını “Uyuyorum, uyandığımda dünya değişmiş oluyor” sözleriyle anlatıyor. Chen, derslerinde hangi konulara öncelik vermesi gerektiğini anlayabilmek için boş zamanlarında otomasyona geçen fabrikaları ziyaret ediyor.

Robotlarla çalışacak öğrenciler yetiştiriliyor

Chen’in görev yaptığı Hangzhou Teknik Enstitüsü, Çin’in yeni teknolojik iş gücünü yetiştirmek amacıyla kurduğu büyük meslek okullarından biri.

Öğrenciler, endüstriyel robotların programlanmasından robotik tıbbi cihazlara kadar farklı alanlarda eğitim görüyor. Enstitüde eğitime 15 yaşından itibaren başlanabiliyor. Motor ve havacılık teknolojileri için ayrı binalar bulunurken nadir toprak elementlerinin işlenmesine yönelik özel eğitimler de veriliyor.

Çin’de genç işsizlik oranı yaklaşık yüzde 20 seviyesindeyken okul yönetimi robotik eğitimi alan öğrencilerin iş bulmakta zorlanmadığını savunuyor. Chen’e göre bazı öğrenciler daha mezun olmadan şirketler tarafından işe alınmak üzere seçiliyor.

Robot üreten robot geliştiriliyor

Chengdu kentindeki CRP Technology fabrikasında eski ve yeni üretim modelleri aynı salonda yan yana bulunuyor.

Yaklaşık 30 işçi, şirketin farklı endüstriyel görevlerde kullanılan robot kollarını vidalıyor, deliyor ve parlatıyor. Aynı salondaki genç mühendisler ise gelecekte başka robotları üretebilecek bir robot üzerinde çalışıyor.

Yaklaşık 300 kişinin çalıştığı şirket, dokuz yıldır otomobil, elektronik cihaz ve rüzgâr türbini üretiminde kullanılabilen robot kolları imal ediyor. Şirketin verdiği bilgiye göre tek bir robot kolu, tekrarlanan fabrika işlerinin yüzde 90’ından fazlasını yerine getirecek şekilde programlanabiliyor.

Araştırma ve geliştirme ekibinden Pang Kai, geliştirdikleri robotun gelecekte kendi başına düşünebilmesini istediklerini söylüyor. Pang, Çin’in yaklaşık 10 yıl sonra yeterli sayıda işçi bulamayabileceğini ve bu nedenle robotlara ihtiyaç duyulacağını düşünüyor.

Nüfus yaşlanıyor, iş gücü azalıyor

Pekin’in robotlaşmayı hızlandırmasının temel nedenlerinden biri Çin nüfusunun hızla yaşlanması.

Resmi tahminlere göre, 2035’te ülke nüfusunun üçte birinden fazlası 60 yaşın üzerinde olacak. Bazı hesaplamalara göre Çin’in nüfusu gelecek 10 yıl içinde yaklaşık 60 milyon azalacak. Bu sayı, Fransa’nın nüfusuna yakın büyüklükte.

Çin yönetimi, otomasyonun iş gücündeki bu açığı ekonomiyi etkilemeye başlamadan önce kapatmasını umuyor. Ancak dönüşümün hızı ciddi bir risk de taşıyor. Çin’de yaklaşık 120 milyon kişi hâlâ imalat sektöründe çalışıyor. Otomasyona çok hızlı geçilmesi, geçimini fabrika ücretlerinden sağlayan milyonlarca kişinin işsiz kalmasına yol açabilir.

Bazı üretim bölümlerinde yüzde 100 otomasyon

Elektrikli otomobil üreticisi Leapmotor’un Hangzhou’daki fabrikasında robotlar üretimin hemen her aşamasında kullanılıyor. Presleme, kaynak ve boyama atölyelerinin neredeyse tamamı otomatik sistemlerle çalışıyor.

Şirketin 25 binden fazla çalışanı bulunuyor. Üretim bandının sonunda otomobillerin son kontrollerini hâlâ yüzlerce işçi yapıyor.

Leapmotor Başkan Yardımcısı Cao Li, bu işlerin de gelecekte robotlar tarafından yapılmasının mümkün olduğunu ve dönüşümün beklenenden hızlı gerçekleşebileceğini söylüyor. Cao, robotların 24 saat çalışabilmesinin önemli avantaj olduğunu ancak makinelerin de bakım, denetim ve onarıma ihtiyaç duyduğunu hatırlatıyor.

Çin robotun bedenini, ABD beynini yapıyor

Çin’in robot yarışındaki en büyük avantajı, dünyanın en geniş üretim altyapılarından birine sahip olması.

Motor, batarya, elektronik parça, dişli ve sensör gibi bir robotun üretimi için gerekli bileşenlerin tamamına Çin’de kısa sürede ulaşılabiliyor. Uluslararası Robotik Federasyonu Genel Sekreteri Susanne Bieller’e göre Shenzhen’da bir robot için gerekli parçalar bir saatten kısa sürede temin edilebilirken Avrupa’da aynı işlem yaklaşık bir hafta sürebiliyor.

Bieller, Çin’in robotun “bedenini” üretmekte öne çıktığını, robotu yönetecek yapay zekâ anlamındaki “beyin” konusunda ise ABD’nin hâlâ lider olduğunu belirtiyor.

Buna karşılık DeepSeek ve Moonshot gibi Çinli şirketlerin geliştirdiği yapay zekâ modelleri, ABD’nin gelişmiş çiplere yönelik ihracat kısıtlamalarına rağmen aradaki farkın beklenenden hızlı kapanabileceğini gösteriyor. Çinli girişimlerin kodlarını birbirleriyle paylaştığı açık kaynak modeli de bu gelişimi hızlandırıyor.

Uzmanlara göre teknoloji yarışının sonraki aşamasını kimin en gelişmiş dil modeline sahip olduğu değil, yapay zekâyı milyonlarca makineye kimin daha hızlı yerleştirebildiği belirleyecek.

Robotlar refah mı, işsizlik mi getirecek?

Robotik dönüşüm, Çin ekonomisinin bütün sorunlarını çözebilecek bir reçete değil. Ülke, uzun süredir devam eden emlak krizi, yerel yönetimlerin yüksek borçları, düşük tüketim ve genç işsizliğiyle karşı karşıya.

Otomasyonun yaşlanan nüfus nedeniyle ortaya çıkacak iş gücü açığını kapatması mümkün. Ancak aynı dönüşümün mevcut çalışanları işsiz bırakma ihtimali de bulunuyor.

Dünya Haberleri