İngiltere’de suç algısı ile gerçekler arasında büyük fark: Katillerin çoğunun etnik azınlıklardan olduğu sanılıyor

King’s College London’ın araştırmasına göre İngiltere ve Galler’de kamuoyu, cinayet ve cinsel suçlarda etnik azınlıkların ve yabancıların payını gerçekte olduğundan çok daha yüksek tahmin ediyor. Gerçeklerden en fazla uzaklaşan grubun aşırı sağcı Reform UK seçmenleri olması dikkat çekti. Araştırmacılara göre suç algısını verilerden çok kaygılar, siyasi söylemler ve sosyal medyada karşılaşılan içerikler şekillendiriyor.

Kısa Dalga - İngiltere ve Galler’de yapılan yeni bir araştırma, kamuoyunun suç ile etnik köken ve göçmenlik arasındaki ilişkiye dair algısıyla resmi veriler arasında büyük bir uçurum bulunduğunu ortaya koydu.

The Guardian’da yer alan habere göre, King’s College London tarafından yürütülen ve YouGov’un İngiltere ile Galler’de 1800 kişiyle gerçekleştirdiği araştırmada katılımcılardan cinayet, cinsel suçlar, yabancı mahkûmlar ve suç mağduriyetine ilişkin oranları tahmin etmeleri istendi.

Sonuçlara göre katılımcılar, cinayetten hüküm giyenlerin yüzde 55’inin etnik azınlıklardan geldiğini düşünüyor.

Gerçek oran ise yüzde 35.

Benzer bir fark beyaz hükümlülere ilişkin tahminlerde de görüldü. Katılımcılar cinayetlerin yalnızca yüzde 45’inin beyazlar tarafından işlendiğini tahmin ederken gerçek oran yüzde 64.

Gerçeklerden en uzak tahmin Reform UK seçmenlerinden

Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri siyasi tercihler arasındaki fark oldu.

Aşırı sağcı, göçmen karşıtı Reform UK partisinin seçmenleri, cinayetten hüküm giyenlerin yüzde 70’inin etnik azınlıklardan olduğunu tahmin etti. Bu oran gerçek verinin iki katına karşılık geliyor.

Aynı zamanda diğer siyasi partilerin seçmenlerinin tahminlerinden de en az 10 puan daha yüksek.

Araştırmacılar bu farkı, insanların suç konusundaki değerlendirmelerinin yalnızca verilere değil, göç ve çeşitlilik hakkındaki mevcut kaygılarına da bağlı olmasıyla açıklıyor.

Cezaevlerindeki yabancıların oranı da iki kat fazla sanılıyor

Benzer bir algı farkı yabancı uyruklu suçlular konusunda da ortaya çıktı.

Katılımcılar İngiltere ve Galler’deki cezaevi nüfusunun yüzde 25'inin yabancı uyruklulardan oluştuğunu tahmin etti.

Gerçek oran ise yüzde 12.

Cinsel suçlarda da benzer bir tablo var.

Kamuoyu cinsel suçların yüzde 30'unun yabancı uyruklular tarafından işlendiğini düşünüyor. Araştırmada kullanılan gerçek oran ise bunun yarısı: Yüzde 15.

Reform UK seçmenlerinin tahmini ise çok daha yüksek. Reform seçmenleri cinsel suçların yüzde 50’sinin yabancı uyruklular tarafından işlendiğini düşünüyor.

Bu oran Muhafazakâr Parti seçmenlerinin tahmininden de 20 puan daha yüksek.

“Nasıl düşündüğümüz ve bize ne anlatıldığı”

King’s College London’dan Prof. Bobby Duffy, yanlış algıların iki temel kaynağı olduğunu söylüyor: “Nasıl düşündüğümüz ve bize ne anlatıldığı.”

Duffy’ye göre insanlar endişe duydukları bir sorunun büyüklüğünü olduğundan fazla görmeye eğilimli.

Reform UK destekçilerinin göç ve toplumsal çeşitlilik konusunda daha fazla kaygı duymasının da göçmenler veya etnik azınlıklar tarafından işlenen suçlara daha fazla dikkat etmelerine yol açabileceğini belirten Duffy, medya, sosyal medya ve siyasi iletişimin de bu örnekleri öne çıkarabileceğine dikkat çekti.

Başka bir ifadeyle araştırmacılara göre insanlar önce bir konuda kaygılanıyor, ardından bu kaygıyla uyumlu olayları daha fazla fark ederek mevcut düşüncelerini pekiştiriyor.

“İki kademeli adalet” algısı da yaygınlaşıyor

Araştırmada katılımcılara etnik ve dini azınlıkların yargı sistemi tarafından farklı muamele görüp görmediği de soruldu.

Katılımcıların yüzde 52’si azınlıkların suç işlediklerinde farklı biçimde cezalandırıldığına inanıyor.

Bunların yüzde 29’u azınlıkların daha hafif, yüzde 23’ü ise daha ağır cezalara çarptırıldığını düşünüyor.

Araştırmacılar özellikle etnik azınlıkların daha hafif cezalandırıldığı yönündeki “iki kademeli adalet” söyleminin eldeki kanıtlarla uyuşmadığını belirtiyor.

Duffy, bu algının adalet sistemine duyulan güven açısından önemli olduğunu belirterek, gerçeğe dayanmayan bir soruna karşı gereksiz veya etkisiz politikaların uygulanabileceği uyarısında bulundu.

Yaş farkı etnik kökenden daha belirleyici

Araştırmanın bir başka dikkat çekici bulgusu ise algılardaki farklılığın insanların kendi etnik kökenlerinden çok yaşlarıyla ilişkili olması.

Z kuşağı, cinayet mahkûmiyetlerinde beyazların oranını yüzde 58 olarak tahmin ederken baby boomer kuşağının tahmini yalnızca yüzde 35 oldu.

Buna karşılık araştırmaya katılan beyazlarla beyaz olmayanların verdikleri yanıtlar neredeyse aynı çıktı.

Suça maruz kalma ihtimali de üç kata yakın abartılıyor

İngiltere ve Galler’de yaşayanlar yalnızca suçluların kimliği konusunda değil, suça maruz kalma ihtimali konusunda da gerçeklerden daha karamsar bir tablo çiziyor.

Katılımcıların ortanca tahminine göre nüfusun yüzde 27’si bir suçun mağduru oluyor.

2024-2025 döneminde kişisel olarak suç mağduru olduğunu bildirenlerin gerçek oranı ise yüzde 9,7.

Prof. Duffy’ye göre bütün bu sonuçlar, insanların suç hakkındaki düşüncelerinin verilerin dikkatli biçimde değerlendirilmesinden çok genel bir duygusal tepkiyi yansıttığını gösteriyor:

“Aslında neyin bizi endişelendirdiğine dair mesaj veriyoruz.”

Dünya Haberleri