İran'dan Mekke Anlaşması tepkisi: "Artık sadece kendimize güvenmenin vaktidir"

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilk tepki İran'dan geldi. İranlı yetkililer, anlaşmanın Suudi Arabistan'a güvenlik sağlamayacağını savunurken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi "Artık sadece kendimize güvenmenin ve gerçek kardeşliği kucaklamanın vaktidir" mesajını verdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise anlaşmanın hiçbir ülkeyi hedef almadığını, bölgesel barış ve caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.

Kısa Dalga- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Mekke'de imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, uluslararası gündemdeki yerini koruyor. Üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngören anlaşmaya ilk tepki İran'dan gelirken, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da anlaşmanın kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İran'dan ilk tepki

İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada anlaşmayı eleştirdi. Rızai, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Suudiler, Türkiye ve Pakistan ile kağıt üzerinde yapılan bir anlaşmanın, tıpkı onlarca yıldır Amerikalılara olan tek taraflı bağımlılığın başaramadığı gibi, kendilerine güvenlik getirmeyeceğini anlamalıdır. Güvenlik için başkalarına yalvarmak zorunda kalmamak için politikalarınızı değiştirin."

CNN International'ın aktardığına göre, İranlı üst düzey bir yetkili de anlaşmanın "Suudi Arabistan'ın güvenliğini garanti etmeyeceğini" savundu.

Geçen ay Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'a yönelik "deniz ablukası" başlattığını duyurmuş, ardından Suudi Arabistan'a ait bazı petrol tankerlerini hedef almıştı.

Erakçi: "Artık sadece kendimize güvenmenin vaktidir"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de X hesabından yaptığı paylaşımda İran Silahlı Kuvvetleri'nin "dünyanın en pahalı ordusu karşısında" hazırlığını ve kabiliyetini ortaya koyduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Müslümanlar bir arada durduğunda, kötü niyetli dış güçlerin getireceği her türlü zorluğun üstesinden gelebiliriz. Artık sadece kendimize güvenmenin ve gerçek kardeşliği kucaklamanın vaktidir."

Yılmaz: "Birilerine karşı oluşturulmuş bir yapı değil"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise CNN Türk canlı yayınında yaptığı açıklamada Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşmanın küresel güvenlik ortamındaki belirsizlikler nedeniyle önemli olduğunu söyledi.

Dünyada jeopolitik gerilimlerin arttığını belirten Yılmaz, Pakistan'ın nükleer kapasitesi, Suudi Arabistan'ın enerji ve finans gücü ile Türkiye'nin savunma sanayisi ve stratejik konumunun birbirini tamamladığını ifade ederek, üç ülke arasındaki iş birliğinin hem bölgesel hem de küresel istikrara katkı sağlayacağını dile getirdi.

"Mekke Anlaşması NATO'ya alternatif değil"

Anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmadığını vurgulayan Yılmaz şöyle konuştu:

"Bu birilerine karşı oluşturulmuş bir yapı değil. Tam aksine belli konularda gerilimler ortaya çıkmasın diye caydırıcılığı güçlendirmek için oluşturulmuş bir yapı. Dolayısıyla esas itibarıyla caydırıcı bir mekanizma. Bir taraftan da savunma sanayisi başta olmak üzere işbirliğini artırıcı bir mekanizma. Bu bizim NATO'ya veya içinde bulunduğumuz herhangi bir ittifaka alternatif bir yapı değil. Bunun da altını çizmemiz lazım."

Yılmaz, anlaşmanın başka ülkelere de açık olduğunu belirterek İran'a yönelik bir yapılanma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

"Kesinlikle İran'a karşı bir yapılanma olarak bunu görmemek gerekir. Yani bu burada herhangi gibi ülke, bir kesim, bir tarafa dönük bir yapılanma değil. Bu nereden gelirse gelsin oluşabilecek risklere karşı caydırıcı bir mekanizma. Esas itibarıyla bölgesel barışı ve istikrarı güçlendirmek, küresel barışa ve istikrara katkı vermek üzere oluşturulmuş bir mekanizma."

"Yeni katılımlar olabilir"

Mısır'ın neden anlaşmada yer almadığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Yılmaz yapının genişlemeye açık olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Genişlemenin seyrini üç ülkenin ortak tutumu belirleyecek. Neden olmasın? Tabii ki Mısır çok değerli bir ülke, çok önemli bir güç. Askeri olarak da coğrafi olarak da nüfus itibarıyla da. Dolayısıyla önümüzdeki süreçlerde yeni katılımlar da olabilir bu yapıya. Buna açık bir yapı. Ama bunu üç ülke birlikte değerlendirerek kararlaştıracak."

Yılmaz, güvenlik alanındaki iş birliğinin ekonomik iş birliğini de güçlendireceğini ifade ederek, Türkiye'nin savunma sanayisini geliştirirken bölgesel ve küresel düzeyde ittifaklarını da güçlendirmeye devam edeceğini söyledi.

"İslami NATO" tanımına itiraz

Uluslararası basında anlaşmanın "İslami NATO" ya da "Sünni ittifakı" olarak nitelendirilmesine de karşı çıkan Yılmaz şu değerlendirmede bulundu:

"Doğru bulmuyorum açıkçası. İsmi neyse onunla bakmak lazım. Bu Mekke Antlaşması ve bir bölgesel güvenlik anlaşması. Elbette üç ülkede nüfusunun büyük bir bölümü Müslüman olan ülkeler. İslam dünyasının da baktığınız zaman maalesef çatışmaların son dönemde özellikle yaşanan birçok çatışmanın odağında olduğunu ve ciddi bir güvenlik ihtiyacı içinde olduğunu görüyoruz. Bu anlamda bu yapılanma, inşallah tüm İslam dünyası için de insanlık için de daha fazla barışa daha fazla huzura vesile olur."

KAAN ve savunma sanayisi mesajı

Milli muharip uçak KAAN projesine Suudi Arabistan'ın ortaklığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Yılmaz, bunun mümkün olduğunu belirterek, büyük savunma projelerinde dost ve müttefik ülkelerin katkısının teknolojik, ekonomik ve pazarlama açısından önemli olduğunu söyledi.

Yılmaz, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında savunma alanındaki iş birliğinin ordular arasında daha yakın diyalog, tecrübe paylaşımı, ortak standartlar ve birlikte çalışabilirlik kapasitesini artıracağını da ifade etti.

Dünya Haberleri