Kısa Dalga - Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NTV'de Borsa İstanbul'da yaşanan gelişmeler ve alınan tedbirlere ilişkin soruları yanıtladı.
Finansal İstikrar Komitesi’nin dün kendi başkanlığında toplandığını aktaran Şimşek, BDDK, SPK, Merkez Bankası, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Hazine ve TMSF temsilcilerinin katılımıyla piyasada sistemik risk oluşmasını engellemeye yönelik değerlendirmelerin yapıldığını söyledi.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) düzenleme ve denetlemede yetkili olduğunu hatırlatan Şimşek, Türkiye'de toplam 2 bin 38 fon bulunduğunu ve alınan kararların bunlardan sadece 131'ini kapsadığını kaydetti.
Serbest fonların 2006 yılında mevzuata girdiğini, 2019'da TEFAS'ta işlem görmeye başlamasıyla büyüdüğünü belirten Şimşek, "Biz 2025'in sonlarında burada, Finansal İstikrar Komitesinde 'Burada bir sorun olabilir' kaygısı üzerine bu konunun çalışılmasını, gereken düzenlemelerin ve tedbirlerin alınmasını söylemişiz. Çok net. Bunlar da bugün bu süreci açıkladılar. Sistemik bir risk yok. Çok sınırlı sayıda bir fonda maalesef piyasa bozucu eylemler var. Buna ilişkin gereken yapılmıştır. 7 portföy yönetim şirketinin bir şekilde işlettiği 131 fon Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tasfiye sürecine konulmuştu" dedi.
"Fon piyasasının yüzde 90'ı sağlıklı işliyor"
Müdahale edilen fonların fon birikimi olarak toplam piyasadaki payının yaklaşık yüzde 10-11 civarında olduğunu kaydeden Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
"Fon piyasasının, yüzde 90'ı sağlıklı işlemeye devam etmiş. Buradaki sorun hani sistemik değil derken, bu fonların tamamına bakarsanız, yani fon birikimi olarak bakarsanız yaklaşık olarak konuşuyorum, yüzde 10-11 civarı bir rakam en son yapılan müdahalelerle. Bu da şu demek değildir: Fonların hiçbir varlığı yoktur demek değildir. Dolayısıyla bu tasfiye sürecini SPK'nin yaptığı görevlendirme ve ilkeler çerçevesinde yapılacak. Tasfiye süreci borsayı ondan sonraki süreçte baskı altına alacak bir çerçevede olmayacak. Nitelikli yatırımcı olsalar dahi, profesyonel yatırımcı olsalar dahi aslında bu atılan adımlar onların haklarını korumaya yöneliktir. Sınırlı sayıda fonda bir risk ortaya çıkmış, bu riskin yayılmaması için piyasanın tamamına dün çok güçlü tedbirler devreye alındı ve süreç sağlıklı bir şekilde işleyecek. Dolayısıyla alınan tedbirler şu aşamada yeterli."
Bankacılık dışı finans sektörüne ilişkin ilave tedbir çalışmalarının yapılacağını açıklayan Şimşek, tasarruf finansman şirketlerinin ev ve araba alımı için birikimlerin yönetildiği, bankalara benzer daha katı kurallara ihtiyaç duyulan bir alan olduğunu dile getirdi.
Gereken adımların atıldığını ve sorunlu alanın "karantinaya alındığını" belirten Şimşek, süreçte Emlak Katılım'ın Katılımev ve Birevim'in satın alınmasına yönelik bir adım başlattığını söyledi. Şimşek, bu sürecin tamamlanması için Rekabet Kurumu, BDDK ve SPK gibi yetkili kurulların onay süreçlerinin takip edileceğini aktardı.
"SPK zaten gereken hızda sınırlı sayıdaki fonu karantinaya aldı"
Banka dışı finans sektöründe şu an itibarıyla bir sorun bulunmadığını, BDDK sunumlarında da herhangi bir sıkıntı tespit edilmediğini kaydeden Bakan Şimşek, hızlı büyüyen alanların daha yakın izlenmesi gerektiğini dile getirdi. Emlak Katılım’ın Katılımevim ve Birevim’e ilişkin açıklamalarına değinen Şimşek, bu alandaki vatandaşların nitelikli yatırımcı olmadığını vurgulayarak, "Onlara bizim muamelemiz farklı olacak. Orta, uzun vadede aslında onu bankalar gibi düşünmek lazım. Dolayısıyla orada da Tasarruf Mevduatı Sigortası Fonuvari bir yapı, yani fon havuzu artı bir teminat havuzu gibi bir yapı hedefleniyor" dedi. Temmuz ayı sonunda kaynakların kullanımına ilişkin düzenleme yapıldığını ve ilave çalışmaların sürdüğünü belirten Şimşek, ihtiyaç halinde BDDK'nın gerekli adımları atacağını söyledi.
Finansal İstikrar Komitesi'nin erken saatlerde toplanarak olası senaryolara karşı B ve C planlarını hazır tuttuğunu aktaran Şimşek, "Aslında dün düşündüğümüz tedbirlerin çoğuna ihtiyaç kalmadı" ifadesini kullandı. Şimşek, şunları ekledi:
"Merkez Bankamız dedi ki: 'Rahat olun, ben gereken likiditeyi sağlayacağım'. İkinci olarak BDDK, bankaların kendi hisselerini alması halinde çekirdek sermayeden onun düşülmeyeceğine dair bir adım attı. SPK zaten gereken hızda o sorunlu alanı, sınırlı sayıdaki fonu karantinaya aldı. Piyasanın yüzde 90'ında bir sorun zaten yoktu. Piyasa bozucu eylemlere giren alanın tamamı, yüzde 10'dan bahsediyoruz, onu ayırdık. Piyasanın geneline bakarsanız hem fon piyasası, yani para piyasası fonları, normal geleneksel fonlar, diğer serbest fonlar, tamamı normal bir işleyiş içerisinde ve güvende sorun yok."