Kısa Dalga - Üsküdar Belediyesi artık fiilen AKP tarafından yönetilecek.
Mahkeme kararı üzerine 8 Eylül'de tekrarlanan belediye başkanvekilliği seçiminin dördüncü ve son turunda Cumhur İttifakı'nın adayı Dündar Ziya Gültekin 23, CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 19 oy aldı.
Gültekin, Üsküdar Belediye Başkanvekili seçildi.
Sonuç, yalnızca 42 belediye meclis üyesinin katıldığı gizli oylamanın sonucu olarak okunduğunda Üsküdar'da son 34 günde yaşananları açıklamaya yetmiyor.
Çünkü aynı meclis 5 Ağustos'taki seçimin ilk iki turunda CHP adayına 26, AKP-MHP adayına 16 oy vermişti. Dördüncü turda da Sibel Tan Çetinkaya 22-18'lik sonuçla başkanvekili seçilmişti.
8 Eylül'e gelindiğinde ise aynı koltuk için yapılan seçim 23-19 AKP lehine sonuçlandı.
Başka bir ifadeyle:
34 günde 26-16'lık siyasi denge, 23-19'luk ters bir dengeye dönüştü.
Peki arada ne oldu?
Üsküdarlı 23 bin 791 oy farkıyla AKP'yi göndermişti
Sürecin başlangıç noktasını hatırlamak gerekiyor.
31 Mart 2024 seçimlerinde CHP'nin adayı Sinem Dedetaş 157 bin 605 oyla yüzde 49,90'a ulaştı. Dönemin AKP'li Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ise 133 bin 814 oy ve yüzde 42,37'de kaldı.
Aradaki fark 23 bin 791 oydu.
Belediye meclisi seçimlerinde de CHP yüzde 47,43, AKP ise yüzde 40,30 oy aldı.
Dolayısıyla AKP'nin 8 Eylül 2026'da devraldığı belediye, seçmenlerin iki buçuk yıl önce doğrudan sandıkta AKP'den alıp CHP'ye verdiği bir belediyeydi.
Üsküdar'da yaşananların demokratik meşruiyet tartışmasının merkezinde de bu bulunuyor.
1- Önce seçilmiş başkan tutuklandı
İlk kırılma Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasıyla yaşandı.
Dedetaş, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından belediyedeki yapı ve iskân işlemlerine ilişkin yürütülen; “rüşvet”, “irtikap” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” iddialarını içeren soruşturma kapsamında 31 Temmuz'da tutuklandı.
İçişleri Bakanlığı ardından Dedetaş'ı görevden uzaklaştırdı.
Burada hukuki açıdan önemli olan şu:
Dedetaş hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor.
Belediye başkanlığı görevi, hakkındaki ceza davasının sonuçlanması üzerine değil, soruşturma sırasında verilen tutuklama kararı ve ardından İçişleri Bakanlığı'nın uyguladığı geçici görevden uzaklaştırma tedbiri nedeniyle sona erdi.
Bu işlem mevzuatta öngörülen bir yetkiye dayanıyor. Tartışma ise bu yetkinin seçilmiş yerel yöneticiler hakkında kullanılmasının siyasi ve demokratik sonuçları üzerinde yoğunlaşıyor.
2- Belediye meclisi toplandı: CHP 26, AKP-MHP 16
Dedetaş'ın görevden uzaklaştırılması üzerine Belediye Kanunu gereğince belediye meclisi 5 Ağustos'ta başkanvekili seçmek için toplandı.
Sonuç ilk iki turda oldukça açıktı:
Sibel Tan Çetinkaya: 26
Dündar Ziya Gültekin: 16
Nitelikli çoğunluk sağlanamadığı için seçim devam etti.
Üçüncü turda Çetinkaya 21, Gültekin 18 oy aldı; beş pusula geçersiz kabul edildi.
Dördüncü turda ise:
Çetinkaya 22
Gültekin 18
oy aldı.
Sibel Tan Çetinkaya böylece Üsküdar Belediye Başkanvekili seçildi.
Fakat bu seçim yalnızca 20 gün yürürlükte kalabildi.
3- AKP seçimi mahkemeye götürdü
Seçimi kaybeden AKP'nin adayı Dündar Ziya Gültekin yargıya başvurdu.
AKP, bazı oyların haksız biçimde geçersiz sayıldığını ve seçim güvenliğinin ihlal edildiğini savundu.
İstanbul 2. İdare Mahkemesi 25 Ağustos'ta Çetinkaya'nın seçilmesine ilişkin belediye meclisi kararının yürütmesini durdurdu.
Burada kullanılan kavram önemli:
Mahkemenin verdiği karar, esas davada verilmiş nihai bir “iptal kararı” değildi.
Yürütmenin durdurulması tedbiriydi.
Ancak fiili sonucu, seçilmiş başkanvekili Çetinkaya'nın görevden çıkması ve seçimin yeniden yapılması oldu.
Üsküdar Belediyesi'nin karara itirazı Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilince yeni seçim yolu açıldı.
4- Valilik seçimi yasal sürenin son gününe koydu
Bundan sonraki tartışmalı işlem İstanbul Valiliği'nin seçim tarihini belirlemesiydi.
Belediye Kanunu'nun 45. maddesine göre Valilik, belediye meclisinin on gün içinde toplanmasını sağlamak zorundaydı.
Valilik başlangıç olarak 26 Ağustos'u kabul etti ve seçimi 5 Eylül'e, yani kanuni sürenin son gününe koydu.
Muhalefet, neden daha erken bir tarih belirlenmediğini sorguladı ve aradaki sürenin meclis aritmetiğini değiştirmek için kullanılacağını öne sürdü.
Valilik ise bu iddiayı reddetti; 5 Eylül'ün kanunun izin verdiği sürenin içinde olduğunu belirterek siyasi avantaj sağlandığı suçlamalarının “süreci manipüle etme amacından öte bir anlam taşımadığını” açıkladı.
Hukuken gerçekten de 5 Eylül kanunda öngörülen on günlük sürenin içindeydi.
Dolayısıyla tartışmanın konusu Valiliğin yetkisi değil, takdirini neden sürenin son gününden yana kullandığıydı.
Çünkü bu süre içerisinde seçim aritmetiğini değiştiren gelişmeler peş peşe yaşandı.
5- Dört CHP'li AKP'ye geçti
Seçimden hemen önce CHP'den seçilmiş dört belediye meclisi üyesi partilerinden ayrılarak AKP'ye geçti:
Ahmet Başbaydar
Ayhan Aydın
Hüseyin Kazan
Tahsin Usta
Böylece belediye meclisinin siyasi dengesi bir anda değişti.
Parti değiştirmek hukuken yasak değil.
Fakat dört üyenin aynı anda ve belediye yönetimini belirleyecek seçimin hemen öncesinde AKP'ye geçmesi, siyasi tartışmayı büyüttü.
Dört isim baskı veya tehdit altında parti değiştirdikleri iddialarını reddetti.
Muhalefet ise çok daha ağır iddialar ortaya attı.
6- “Oğlunu getiririz”, para ve tahliye iddiaları
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Ahmet Başbaydar'a yurtdışındaki oğluyla ilgili bir teklif götürüldüğünü öne sürdü.
Emir'in iddiasına göre Başbaydar'a, KCK üyeliğinden hüküm giyen ve İngiltere'de bulunan oğlunun Türkiye'ye getirilmesinin sağlanabileceği mesajı verilerek belediye meclisindeki oy tercihi etkilenmeye çalışıldı.
Emir ayrıca bazı meclis üyelerine para teklif edildiğini öne sürdü.
Hüseyin Kazan'ın oğlunun seçimden yaklaşık bir hafta önce şartlı tahliye edilmesinin de meclis üyesinin tercihini etkilemek amacı taşıdığı yönünde şüpheleri bulunduğunu söyledi.
Bunların muhalefetin iddiaları olduğunun altını çizmek gerekiyor.
Kamuya açık bilgiler itibarıyla bunların doğrulandığını ortaya koyan bir adli karar veya bağımsız kanıt bulunmuyor.
AKP'ye geçen üyeler baskı ve pazarlık iddialarını reddetti.
Ancak meclis üyelerinin aynı anda parti değiştirmeleriyle bu iddiaların aynı günlerde gündeme gelmesi, Üsküdar seçiminin en ciddi siyasi tartışmalarından birini oluşturdu.
7- Sonra oy kullanacak meclis üyelerine operasyonlar geldi
Meclis aritmetiğini bir kez daha değiştiren gelişme adli işlemler oldu.
Bölge İdare Mahkemesi'nin seçimin yeniden yapılmasının önünü açtığı 2 Eylül günü, belediye meclisinde oy hakkı bulunan Üsküdar Belediye Başkan Yardımcıları Amine Cansu Çelik ve Mithat Özdemir gözaltına alındı.
Ertesi gün belediye meclisi üyesi Ekrem Baki de gözaltına alındı.
Mithat Özdemir daha sonra serbest bırakıldı.
Ancak Amine Cansu Çelik tutuklandı.
Ekrem Baki de başka bir İBB soruşturması kapsamında tutuklandı.
İkisinin de Üsküdar'daki seçimde oy kullanma hakkı vardı.
Bu tutuklamaların belediye başkanvekilliği seçimini etkilemek amacıyla yapıldığını kanıtlayan bir yargı kararı bulunmuyor.
Fakat işlemlerin seçim aritmetiğine yaptığı etki matematiksel bir gerçek.
Dört üyenin AKP'ye geçmesi ve iki muhalefet üyesinin tutuklanmasından sonra oy kullanabilecek üyelerin sayısı:
AKP-MHP: 21
CHP-Yeni Parti: 21
oldu.
CHP'nin yaklaşık bir ay önce açık üstünlüğe sahip olduğu meclis böylece eşitlendi.
İlk seçim girişimi muhalefetin boykotuyla yapılamadı
Valiliğin belirlediği 5 Eylül günü CHP ve Yeni Parti seçime katılmadı.
Gerekçeleri, gözaltında bulunan meclis üyelerinin oy kullanma haklarının ellerinden alınmasıydı.
Toplantıya Cumhur İttifakı'nın 21 üyesi ile bir CHP'li üye geldi.
22 kişiyle toplantı yeter sayısı oluşmayınca seçim gerçekleştirilemedi ve 8 Eylül'e ertelendi.
Aradaki üç günlük süre içerisinde Ekrem Baki de tutuklandı.
Böylece 8 Eylül seçimine muhalefetin iki üyesi cezaevinde girdi.
Son seçim polis önlemleri altında, gazeteciler dışarıda yapıldı
8 Eylül sabahı Üsküdar Belediyesi çevresinde yoğun polis önlemi vardı.
Belediye binasına yalnızca meclis üyelerinin alınacağı açıklandı.
Gazeteciler de başkanvekilliği seçiminin yapıldığı toplantıya alınmadı.
Bu durum ayrıca hukuki tartışmaya açık.
Çünkü Belediye Kanunu'na göre belediye meclisi toplantıları kural olarak açık.
Başkanvekilliği seçiminde oyun gizli olması, belediye meclisi toplantısının da kendiliğinden kapalı hale gelmesi anlamına gelmiyor.
Dolayısıyla gazetecilerin toplantıya alınmamasının hangi hukuki karara dayandığı ayrıca açıklanmayı gerektiriyor.
İlk tur: 21-19
Seçim başladığında iki blokun kağıt üzerindeki gücü eşitti:
21-21.
İlk turda 42 oy kullanıldı.
İlk sayımda Gültekin'e 22, Çetinkaya'ya 20 oy çıktı.
Ancak her iki aday adına kullanılan birer pusula geçersiz kabul edildi.
Resmi sonuç:
Dündar Ziya Gültekin: 21
Sibel Tan Çetinkaya: 19
oldu.
İlk turdan itibaren muhalefet blokundaki en az bir oyun Cumhur İttifakı adayına yöneldiği anlaşıldı.
İkinci tur: AKP 22'ye çıktı
İkinci turda bütün oylar geçerliydi.
Sonuç:
Gültekin: 22
Çetinkaya: 20
oldu.
Cumhur İttifakı'nın mecliste oy kullanabilecek 21 üyesi bulunduğu dikkate alındığında, bu sonuç muhalefet grubundan en az bir kişinin AKP adayına oy verdiğini gösteriyordu.
Üçüncü turda ikinci oy da geçti: 23-19
Üçüncü turda tablo bu kez daha da değişti.
Gültekin 23
Çetinkaya 19
oy aldı.
42 oyun tamamı geçerliydi.
Böylece AKP-MHP'nin 21 kişilik grubuna muhalefet tarafından en az iki oy eklenmiş oldu.
Ancak üçüncü turda seçilebilmek için gereken çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle dördüncü tura geçildi.
Son tur: Üsküdar AKP'ye geçti
Dördüncü turda sonuç değişmedi:
Dündar Ziya Gültekin: 23
Sibel Tan Çetinkaya: 19
Gültekin başkanvekili seçildi.
Böylece Sinem Dedetaş'ın 31 Mart 2024'te doğrudan halk oylamasıyla CHP'ye kazandırdığı Üsküdar Belediyesi'nin yönetimi, seçilmiş başkanın tutuklu ve görevden uzaklaştırılmış olduğu dönemde AKP'ye geçti.
Bir ay önce 26-16, bugün 19-23
Sürecin bütününü en çıplak biçimde rakamlar anlatıyor.
5 Ağustos 2026, ilk tur:
CHP: 26
AKP-MHP: 16
5 Ağustos 2026, son tur:
CHP: 22
AKP-MHP: 18
8 Eylül 2026, son tur:
CHP-Yeni Parti: 19
AKP-MHP: 23
Yani bir aydan biraz uzun sürede AKP adayının oyu 16'dan 23'e yükseldi, CHP adayının oyu ise 26'dan 19'a indi.
Bu değişimin arasında şunlar yaşandı:
- CHP'nin kazandığı ilk seçim yargı kararıyla durduruldu.
- Valilik yeni seçimi kanuni sürenin son gününe koydu.
- Dört CHP'li meclis üyesi AKP'ye geçti.
- Muhalefet, meclis üyelerine para, yakınlarının tahliyesi ve hukuki işlemler üzerinden baskı yapıldığını iddia etti.
- Oy kullanma hakkı bulunan muhalefet üyeleri gözaltına alındı. Bunlardan ikisi seçime gidemeden tutuklandı. Meclis aritmetiği 21-21'e getirildi.
21 oyu bulunan Cumhur İttifakı'nın adayı gizli oylamada 23 oy alarak belediye başkanvekili oldu.
"Transfer edilen meclis üyesi Ayhan Aydın, telefonda hüngür hüngür ağladı"
Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün Türkiye demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçecek bir gün yaşandı. Üsküdar'da seçimi AK Parti kazanmadı. Seçimi Kartal Adliyesi'ndeki savcılar ve İstanbul Valisi Davut Gül kazandı. Sinem Dedetaş tutuklandı 5 Ağustos'ta burada bir seçim gerçekleşti. Sibel Tan Çetinkaya belediye başkan seçildi. Sonrasında yargı eliyle hukuksuz bir biçimde seçimi iptal ettiler.
Transfer edilen meclis üyesi Ayhan Aydın, telefonda hüngür hüngür ağlayarak ‘Beni savcı tutuklamayla tehdit etti benim oğlum ve eşim engelli bunlara kim bakacak? Onlara bakacak kimse olmadığı için bunlara teslim oldum’ dedi. Ağlayarak telefonu kapattı."