Trump'tan “Savaş 2-3 haftada biter” mesajı, İran’dan tehdit, İsrail'de asker açığı

Trump savaş için “2-3 hafta” diyerek geri sayımı başlatırken İsrail ordusu ciddi asker açığıyla karşı karşıya olduğunu açıkladı. İran ise suikastların sürmesi halinde ABD şirketlerini hedef alacağını duyurarak gerilimi daha da yükseltti. Öte yandan ABD bölgeye üçüncü uçak gemisi gönderdi. Vatikan’dan diplomasi çağrısı yapıldı.

Kısa Dalga: 28 Şubat’ta başlayan ABD–İran savaşı, bölgesel dengeleri etkilerken devam ederken, cepheden gelen açıklamalar ve sahadaki gelişmeler çatışmanın hem askeri hem de diplomatik boyutta giderek derinleştiğini gösteriyor.

ABD Başkanı Donald Trump savaşın süresine ilişkin yaptığı son açıklamayla dikkat çekti. Beyaz Saray’da düzenlenen imza töreninin ardından konuşan Trump, “Sanırım iki ya da üç hafta içinde, sonra oradan çekileceğiz” diyerek operasyonların kısa vadede sonlandırılabileceği mesajını verdi. Aynı açıklamada İran’da “rejim değişikliği” sağlandığını öne süren Trump, “İran’da rejim değişikliğini çoktan gerçekleştirdik. Bir rejimi devirdik, sonra ikinci rejimi de devirdik. Şimdi çok farklı bir grup insan var. Bence çok daha makuller, çok daha az radikaller” ifadelerini kullandı.

Trump New York Post gazetesine verdiği röportajda ise askeri operasyonların şiddetini vurgulayarak, “Benim yaklaşımım şu; ben o ülkeyi yerle bir ettim, artık güçleri kalmadı” dedi. Hürmüz Boğazı üzerinden uluslararası topluma da seslenen Trump, destek vermeyen ülkelere yönelik sert ifadeler kullanarak “Kendi kendiniz için savaşmayı öğrenmek zorunda kalacaksınız” çıkışında bulundu.

ABD uçak gemisi yola çıktı

Sahada askeri hareketlilik sürerken, The Wall Street Journal’ın haberine göre ABD donanmasına ait USS George H.W. Bush uçak gemisi Ortadoğu’ya doğru yola çıktı. Böylece ABD’nin bölgedeki uçak gemisi sayısı üçe yükseldi.

İran cephesinden ise hem sert uyarılar hem de diplomatik mesajlar geliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi Al Jazeera’ya yaptığı açıklamada, “Her türlü kara harekâtına karşı koymaya hazırız. Umarız düşman bu hesap hatasını yapmaz” dedi. ABD’den gelen mesajları doğrulayan Arakçi bunun müzakere anlamına gelmediğini vurguladı ve “ABD’nin 15 teklifine herhangi bir yanıt göndermedik” ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise Avrupa Birliği ile temaslarında daha temkinli bir ton benimsedi. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ile yaptığı görüşmede “Saldırıların tekrarlanmaması güvencesiyle bu savaşı bitirmek için gerekli irademiz var.” diyerek şartlı bir ateşkes kapısını araladı. Costa da savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek gerilimin düşürülmesi çağrısı yaptı.

İsrail'de asker sorunu

Bölgedeki gerilim yalnızca İran ve ABD ile sınırlı değil. İsrail ordusu artan operasyonlar nedeniyle ciddi personel sıkıntısı yaşadığını açıkladı. Kanal 12’nin haberine göre Ordu Sözcüsü Effie Defrin, “Asker sayısında eksiklik var ve bu durum bizim için artık sürdürülemez” diyerek 12 ila 15 bin asker açığı bulunduğunu duyurdu.

Öte yandan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara Londra’daki Chatham House’ta yaptığı konuşmada farklı bir yaklaşım sergiledi. Şara, “Diplomasi tükenmedikçe savaşa girilmemesi gerektiğini” vurgulayarak İran konusunda müzakere yolunun tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Tedarik zinciri etkileniyor

Savaşın ekonomik etkileri de giderek daha görünür hale geliyor. Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) analizine göre Ortadoğu’daki çatışma küresel ölçekte “asimetrik bir şok” yaratıyor. DW’nin aktardığı raporda, “En savunmasız olanların en ağır yükü üstleneceğine” dikkat çekilirken enerji tedarik zincirindeki aksaklıkların Asya ve Avrupa başta olmak üzere birçok bölgeyi etkilediği belirtildi.

Sahadaki yıkım ise her geçen gün artıyor. Washington Post’un haberine göre savaşın ilk haftalarında onlarca füze üssü ve üretim tesisi vuruldu. Saldırılar yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmadı; sivil yerleşimler ve tarihi yapılar da zarar gördü. Binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve on binlercesinin yaralandığı belirtiliyor.

İran'dan "şirketleri vururuz" mesajı

İran Devrim Muhafızları ise gerilimi daha da tırmandırabilecek bir açıklama yaptı. AFP’nin aktardığına göre İranlı yetkililere yönelik suikastların sürmesi halinde bölgede faaliyet gösteren Amerikan şirketlerinin hedef alınabileceği uyarısında bulunuldu. Açıklamada, “Terör planlarına aktif şekilde katılan şirketler hedef alınan her suikast için karşılık görecektir” denildi.

Körfez ülkelerinin tutumu da dikkat çekiyor. İsmi açıklanmayan yetkililere göre Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Bahreyn gibi ülkeler İran’ın “yeterince zayıflatılmadığını” savunarak operasyonların sürmesini istiyor. Bu ülkelerin özellikle askeri baskının artırılması yönünde Washington’a çağrı yaptığı öne sürülüyor.

"Hukuk ihlal ediliyor"

Savaşın insani boyutu da uluslararası raporlara yansıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İran’da çocukların askeri faaliyetlere dahil edilmesinin arttığını belirterek bunun uluslararası hukukun ihlali olduğunu vurguladı.

Muhalefet cephesinden gelen açıklamalar da dikkat çekici. Euronews’e konuşan sürgündeki Kürt lider Abdulla Mohtadi İran yönetimini sert sözlerle eleştirerek, “Onlar İran halkının cellatları, suçlu, bir grup suçlu” dedi.

Vatikan'dan barış çağrısı

Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Vatikan’dan da barış çağrısı geldi. Papa 14. Leo, dünya liderlerine seslenerek “Umarım şiddeti azaltmanın bir yolunu arıyordur. Tüm dünya liderlerine sesleniyorum, diyalog için masaya geri dönün” ifadelerini kullandı.

Gündem Haberleri