Kısa Dalga - İran ile ABD ve İsrail arasında 28 Şubat’ta başlayan çatışmalar 31. gününe girdi. Bir yandan karşılıklı açıklamalar sürerken diğer yandan sahadaki askeri gerilimin giderek artıyor.
Son 24 saatte taraflar karşılıklı saldırılarını sürdürürken gece saatlerinde İran’ın başkenti Tahran başta olmak üzere birçok kentte art arda patlama sesleri duyuldu. İran kaynaklarına göre, ABD ve İsrail tarafından düzenlenen saldırılarda Tahran’daki Mehrabad Havalimanı ile Tebriz’deki stratejik bir petrokimya tesisi hedef alındı.
İran’ın misilleme saldırılarının ardından İsrail’in güneyinde sirenler çaldı. İsrail ordusu, İran’dan atılan füzelerin tespit edildiğini ve hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini açıkladı. İsrail basınından Yedioth Ahronot’un haberine göre, özellikle Dimona ve Necef Çölü çevresinde alarm verildi. İlk belirlemelere göre füzelerin büyük kısmının engellendiği, can kaybı ya da yaralanma bildirilmediği ifade edildi.
Trump’tan “rejim değişti” iddiası
ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada İran’daki saldırılara ilişkin dikkat çekici ifadeler kullandı. Trump, “Uzun süredir hedeflenen birçok nokta dünyanın en güçlü ordusu tarafından imha edildi” diyerek operasyonların kapsamına vurgu yaptı.
Air Force One’da gazetecilere konuşan Trump, İran’da “fiilen bir rejim değişikliği yaşandığını” öne sürerek "Daha önce kimsenin muhatap olmadığı farklı insanlarla muhatap oluyoruz. Tamamen farklı bir grup. Bu nedenle bunu rejim değişikliği olarak değerlendiririm” dedi.
İran’daki üst düzey yönetimin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini savunan Trump, artık “farklı bir grupla muhatap olunduğunu” ifade etti.
Trump ayrıca, İran’a sunulan 15 maddelik taleplerin büyük bölümünün kabul edildiğini iddia ederek “Bize maddelerin çoğunu verdiler, birkaç şey daha isteyeceğiz” dedi. Ancak taraflar arasında resmi bir müzakere sürecinin başlayıp başlamadığına dair netlik bulunmuyor.
İran’dan sert tehdit: “Sahaya gelirlerse yakarız”
İran cephesinden gelen açıklamalar ise gerilimin daha da yükselebileceğine işaret ediyor. The Daily Telegraph’ın aktardığına göre, İran Devrim Muhafızları’na bağlı bir sözcü, ABD’nin olası kara harekâtına karşı sert bir uyarıda bulundu.
Sözcü İbrahim Cebbari, “Eğer sahaya gelirlerse onları ateşe verir ve işgalci güçler olarak cezalandırırız” ifadelerini kullandı. İran’ın füze kapasitesinin hazır olduğunu ve karşılık verme planlarının bulunduğunu vurgulayan Cebbari, düşmanın zayıf noktalarının bilindiğini söyledi.
Avrupa ve küresel diplomasi hattında hareketlilik
Savaş devam ederken uluslararası diplomasi trafiği de hız kazanmış durumda. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile görüşmek üzere Pekin’e gitti. Görüşmenin, Londra’nın Pekin ile ekonomik ilişkilerini derinleştirme arayışının bir parçası olduğu değerlendiriliyor.
Avrupa Birliği cephesinde ise İran Devrim Muhafızları’nın “terör listesine” alınması gündemde. AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, “Terörist gibi davranırsanız, terörist gibi muamele görmelisiniz” diyerek sert bir mesaj verdi. Öte yandan Vladimir Putin, Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Moskova’da bir araya geldi. Görüşmede Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığının geleceği ele alındı.
Savaşın ilk ayında öne çıkan kırılma noktaları
Savaşın ilk günü, İran lideri Ali Khamenei’nin Tahran’daki konutunun hedef alınmasıyla başladı. Saldırıda Hamaney’in yanı sıra ailesinden bazı isimler ve üst düzey askeri yetkililer hayatını kaybetti. Aynı gün Savunma Bakanı ve Devrim Muhafızları’nın üst düzey komutanlarının ölümü, İran’ın yönetim yapısında ciddi bir sarsıntıya yol açtı.
Eş zamanlı olarak ABD’nin Hürmüzgan eyaletindeki Minab kentinde bir ilkokulu hedef aldığı saldırı, savaşın en tartışmalı olaylarından biri oldu. Çok sayıda öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiği saldırı, uluslararası kamuoyunda sert tepkilere neden oldu. ABD yönetimi olayın sorumluluğu konusunda çelişkili açıklamalar yaparken, Amerikan basını saldırının ABD tarafından gerçekleştirildiğini yazdı.
İran ise savaşın ilk gününden itibaren bölgedeki ABD üslerini hedef aldı. Körfez ülkeleri ve Irak’ın kuzeyindeki askeri noktalar vurulurken, çatışmanın hızla bölgesel bir boyuta taşındığı görüldü.
Lübnan’daki Hizbullah’ın savaşa dahil olmasıyla İsrail’in kuzey sınırı da aktif cephe haline geldi ve geniş çaplı tahliyeler başladı.
İlerleyen günlerde ABD Başkanı Trump, İran’ı baskı altına almak amacıyla Basra Körfezi’ndeki kritik enerji altyapılarını hedef alabileceklerini açıkladı. Buna rağmen ABD ve İsrail’in, su kaynakları, sanayi tesisleri ve üniversiteler dahil olmak üzere sivil altyapıya yönelik saldırıları, uluslararası hukuk tartışmalarını da beraberinde getirdi.