Kısa Dalga - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 24 kişiden 23’ü, emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Bir kişi ise emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.
Soruşturma; “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak”, Vergi Usul Kanunu’na ve Dernekler Kanunu’na muhalefet suçlamaları kapsamında yürütülüyor.
Soruşturmanın ikinci dalgasında İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla’da 14 kişinin daha gözaltına alındığı, dört şirkete ise el konulduğu açıklanmıştı.
Savcılıktan bağışların şahsi hesaplara aktarıldığı iddiası
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ahbap Derneği’ne yapılan bağışların bir bölümünün Haluk Levent’in asistanı Yeliz Kaya’nın kişisel hesabına aktarıldığını ve bu hesapların Levent tarafından kullanıldığını öne sürdü.
Başsavcılığın açıklamasında, dernekten Kaya’nın hesaplarına yaklaşık 120 milyon lira para aktarıldığı; bu paraların bir bölümünün üçüncü kişilerin ve şirketlerin hesaplarına yönlendirildiği iddia edildi.
Savcılık ayrıca dernek kurucularından Alper Çelik’e ait hesaplar üzerinden 2020-2026 yılları arasında 990 milyon liralık yasal bahis oynandığını ve yaklaşık 390 milyon lira kaybedildiğini ileri sürdü.
Dernek hesaplarının kambiyo senetleri ve kişisel hesaplar aracılığıyla boşaltıldığına, derneğe ait bazı gayrimenkullerin şüpheliler adına tescil edildiğine ilişkin “ciddi emareler” bulunduğu da savcılığın iddiaları arasında yer aldı.
Soruşturmanın Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil’e de uzandığı belirtildi. Dosyada, Acil’in Şile Belediyesi tarafından düzenlenen bir festival organizasyonunu doğrudan temin yöntemiyle aldığı ve organizasyon giderlerinin sahte faturalarla yüksek gösterildiği öne sürüldü.
“Başkalarının hesaplarını kullandım”
Haluk Levent, emniyetteki ifadesinde kendi adına banka hesabı bulunmadığını ve Yeliz Kaya ile Zafer Yayın adlı kişinin hesaplarını kullandığını söyledi.
Levent, “Sicilim bozuk olduğu için başka isimlerin banka hesaplarını kullanmak zorunda kaldım” dedi. Zafer Yayın’a ait hesapları borsa işlemleri, Yeliz Kaya’nın hesaplarını ise “özel işlemleri” için kullandığını belirtti.
Ahbap Derneği’ne ait çek ve senetleri bazı işlemlerde teminat olarak kullandığını da kabul eden Levent, yüksek miktarda borçlandığını söyledi.
Levent, bu işlemlere ilişkin şu ifadeyi kullandı:
“Haluk Levent olarak ben ne kendimi ne etrafımı ne işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim. Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz. Ben bu yılın sonuna kadar usulsüzlük görünen her şeyi zaten Ahbap defterlerine kaydederek düzeltme yolundaydım ama buna izin verilmedi. Bu saatten sonra söyleyeceğiniz ya da soracağınız hiçbir sorunun aşağıda belirteceğim açıklamalar dışında bir anlamı kalmayacaktır.
Peki neden bu çek ve senetler yazılmaya başlandı. Sorgu tutanağında nedeni olmadan sonuç açıklanamaz. Her şey art arda büyüdü. Deprem döneminde yaşadığımız olaylar beni içinden çıkılmaz bir duruma sürükledi. Zaten borsada işlem yapmak gibi pis bir zaafım var. Depremin ilk iki yılının bana getirdiği ekonomik maliyetler benim daha çok borsa da işlem yapmama ve daha çok risk almama sebep oldu. Bu paraları hep borçlandım. Hiçbir zaman Ahbap derneğinden para alıp oynamadım.”
“Borsada işlem yapmak gibi pis bir zaafım var”
Levent, deprem döneminde yaşananların kendisini ekonomik açıdan zorladığını ve daha fazla risk almasına neden olduğunu savundu.
“Borsada işlem yapmak gibi pis bir zaafım var” diyen Levent, kullandığı paraları borçlandığını belirterek Ahbap Derneği’nden para alarak borsada işlem yaptığı iddiasını reddetti.
Ahbap’ın 2023, 2024 ve 2025 yıllarındaki faaliyetlerinin İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından denetlendiğini söyleyen Levent, denetimlerde herhangi bir olumsuzluk tespit edilmediğini savundu.
Levent ayrıca, Ahbap Derneği’ne toplam değeri 80 milyon lira olan 20 taşınmazı devretmek istediğini ancak tapu işlemlerindeki aksaklıklar nedeniyle devir sürecinin tamamlanamadığını öne sürdü.
Süleyman Soylu’ya ilişkin sözleri tutanağa geçirilmedi
Haluk Levent, ifade sırasında bazı siyasetçiler ve devlet kurumları hakkında açıklama yapmak istediğini ancak sözlerinin soruşturmayla bağlantılı olmadığı gerekçesiyle tutanağa geçirilmediğini açıkladı.
Levent’in avukatlarının hazırladığı tutanağa göre, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ilişkin beyanlar da resmi ifade tutanağına alınmadı.
Levent, itirazlarının kabul edilmemesi üzerine bundan sonraki sorulara susma hakkını kullanacağını bildirdi.
Avukatları ise Levent’in soruşturmanın konusu hakkında ayrıntılı savunma yapmak istediğini ancak beyanlarının kayda geçirilmemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını belirtti.
Levent ve diğer şüphelilerin savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakılmaları veya tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilmeleri konusunda karar verilecek.
İfadenin ardından Haluk Levent'in sosyal medya hesabından tutanak paylaşılarak "Konuşmak istiyorum, izin vermediler. Çünkü söyleyeceklerimin resmi kayıtlara geçmesini istemiyorlar" denildi.