Fotoğraf: Arşiv
Kısa Dalga - Fatma Nur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler'in 2 Mart'ta Zeytinburnu sahilinde ölü bulunması gündemdeki yerini koruyor. Olayla ilgili açıklamaları nedeniyle hem Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği yöneticileri hem de sanatçı Gülben Ergen hakkında soruşturma açıldı. Bu arada baba A.Ş.'nin istismar iddiasıyla yargılandığı davanın karar duruşması 5 Mayıs'ta görüleceği belirtildi.
Ne olmuştu?
Çelik, kendisinin Kurana Hizmet Vakfı yöneticisi olduğu öne sürülen A.Ş. tarafından çocukken istismara uğradığını, bu kişiyle evlendirildiğini ve kızının da yine bu kişi tarafından istismara uğrağını öne sürmüştü. Adalet nöbeti başlatan Çelik, "İntiharım asla söz konusu değildir. Başıma bir şey gelirse bunun intihar gibi gösterilmesine izin verilmemesini istiyorum" demişti.
Çelik ve kızının ölümünün ardından tepkiler gelirken, olayla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya gizlilik kararı ve yayın yasağı getirildi. Anne ve kızın cenaze töreni 4 Mart'ta yapıldı. Çelik'in ailesi ve kadın hakları savunucuları arasında gergin anlar yaşandı. Sivil toplum örgütleri, barolar ve Çelik'in avukatları anne ve kızın ölümüyle sonuçlanan süreçte pek çok ihmalin yaşandığını savundu.
Bakanlığın açıklamasında medya ve STK'lara suçlama
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesi'nin kararıyla Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri uygulandığı, , çocuğun sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığının anlaşılması üzerine, tedavi sürecinin aksamaması için gerekli çalışmalar yürütüldüğü ancak bu süreçte annenin reddedici tutumları sebebiyle yönlendirmelere olumlu yanıt alınamadığı belirtilmişti. Açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:
"Sağlık kurulu raporunda çocuğun yatılı psikiyatrik tedavisinin gerekli olabileceği belirtilmiştir. Buna rağmen annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediği uzmanlarca bildirilmiştir. Çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 2 Mart tarihinde acil koruma kararı çıkartılmış ve konu adli makamlara intikal ettirilmiştir. Aynı gün adrese gidilmiş ancak kimseye ulaşılamamıştır. Akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisi alınmıştır. Süreç boyunca, bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıtarak, Bakanlığımızın anne ve çocuğu korumaya yönelik girişimlerini 'anne ile çocuğu ayırma çabası' şeklinde yansıtması sorumsuz ve gerçek dışıdır. Medya mensuplarını ve STK'ları bu tür konularda yetkililerin yönlendirmesi doğrultusunda hassas ve titiz davranmaya davet ediyoruz."
Aile Bakanlığı suç duyurusunda bulundu soruşturma açıldı
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, olay sonrası tepkileri ve açıklamaları nedeniyle Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği yöneticileri ile sanatçı Gülben Ergen hakkında suç duyurusunda bulundu. Dernek Başkanı Müjde Tozbey geçen hafta Bakırköy Cumhuriyat Başsavcılığı'na giderek ifade verdi. Özbey, “Biz avukatları olarak Fatma Nur'un ve Hifa'nın acısını yaşarken, bu şüpheli ölümün aydınlatılması gerekirken, istismarcı ve tecavüzcü babanın cezaevine atılması gerekirken; bugün bizler yargılanıyoruz" dedi.
Gülben Ergen: İfade vermekten onur duyacağım
İfadeye çağrılan bir başka isim de Gülben Ergen'di. Ergen, sosyal medya hesabından “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın şikayeti üzerine evimize polis geldi. Fatmanur ve minik kızı için ifade vermekten onur duyacağım" dedi. Bu arada Gülben Ergen, cinsel saldırı ve darp ile öldürülen Sıla bebek için paylaştığı mesajlar nedeniyle 2025'te ifade vermişti.
Ergen'in paylaşımına göre soruşturma Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın suç duyurusuyla başlatıldı. Gülben Ergen'le birlikte Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği yetkilileri de şüpheli olarak yer alıyor. Suçlama ise 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' ve 'suçu bildirmeme'.
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya Ergen'e destek verirken “Bir annenin ve evladının trajik ölümü için adalet istemek ne zamandan beri ‘halkı yanıltmak’ oldu?” dedi.
CHP'li Kaya'dan 4 bakanlığa 4 soru
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a, Fatma Nur Çelik ve Hifa İkra Şengüler'in ölümüyle ilgili ihmalleri sordu. Kaya'nın sorularından bazıları şöyle:
Kaya'nın soruları
- Fatma Nur Çelik'in adliye önlerinde yaptığı, ‘Öldürülürsem intihar demeyin’ feryatları suç duyurusu kabul edilerek neden ivedi bir koruma veya tutuklama kararı verilmemiştir?
- Anne ve kızın ölümünden sonra soruşturma dosyasına getirilen yayın yasağı ve gizlilik kararı hangi somut gerekçeye dayanmaktadır?
- Çocuk istismarı davalarında faillerin tutuksuz yargılanmasının önüne geçmek için bir düzenleme yapılacak mıdır?
- 2 Mart 2026 tarihinde çıkarıldığı belirtilen acil koruma kararı kapsamında kolluk birimleri neden etkin müdahalede bulunamamıştır? ‘Adrese ulaşılamadı’ gerekçesiyle işlem yapılmaması hangi mevzuata dayanmaktadır?
- Maktulün ‘başıma bir şey gelirse’ diyerek hedef gösterdiği şahıslar hakkında, olayın gerçekleştiği 2-3 Mart tarihlerinden önce teknik veya fiziki takip yapılmış mıdır?
- Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler'in cansız bedenlerinin bulunduğu Zeytinburnu sahilindeki MOBESE ve çevre kamera kayıtlarında, şüpheli bir araç veya şahıs takibi tespit edilmiş midir?
- Şahıs neden ‘şüpheli’ sıfatıyla gözaltına alınmamıştır? Hala tutuklu olmayan şahsın kaçış riskine veya delil karartma ihtimaline karşı hangi önlemler alınmıştır?
- Hifa İkra Şengüler hangi tarihlerde, hangi sağlık kurumlarına başvuru yapmıştır? Çocuğun hayati risk taşıyan sağlık durumu bulunmasına rağmen hastanelere yatışının sağlanamamasının gerekçesi nedir?
- Çocuğun istismar mağduru olduğu iddiaları dikkate alınarak özel bir sağlık ve psikiyatrik destek süreci oluşturulmuş mudur? Bu süreçte herhangi bir tıbbi ihmal veya gecikme söz konusu mudur? Bu konuda başlatılmış bir idari soruşturma var mıdır?”
- Çocuk yaşta istismara uğradığı bilinen Fatma Nur Çelik için hangi koruma mekanizmaları işletilmiştir?
- Fatma Nur Çelik, kaç kez sığınma veya koruma talebiyle başvurmuştur? Bu başvuruların kaçı reddedilmiş, kaçı sonuçsuz kalmıştır? Sosyal hizmet uzmanları bu aileyle en son ne zaman temas kurmuştur? Bu olayda Bakanlık personelinin ihmali söz konusu mudur? Varsa işlem başlatılmış mıdır?
- Hifa İkra Şengüler'in uzun süredir ağır sağlık ve psikolojik sorunlar yaşadığı bilinmesine rağmen neden etkin bir koruma sağlanamamıştır?