Kısa Dalga- Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı bir televizyon programında gündemdeki soruşturmalara yönelik bilgiler verdi. Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturmaya değinen Gürlek, "Haluk Levent kaçma girişimindeydi ve panikle yurt dışına çıkmak için harekete geçti. İzmir'den tekneyle Yunan adalarına kaçacaktı. Telefonunu kapatınca savcılarımız harekete geçti" dedi. Gülistan Doku soruşturmasında da değinen Gürlek, "Umut Altaş'ın çok önemli itirafları var. Ama tabii Umut Altaş'ın biz ısrarla Türkiye'ye getirilmesini istiyoruz. Burada ABD makamlarıyla da görüştük, orada bir iade yargılaması yapılıyor. Şu an olumlu gidiyor süreç" dedi. Umut Altaş'ın soruşturma açısından kritik bir tanık olduğunu dile getiren Gürlek, "Umut Altaş bence olayın en önemli görgü tanığı. Özellikle çocuğun, yani şüpheli şahsın yakın arkadaşı. Aynı zamanda Gülistan Doku'nun da yakın arkadaşı" diye konuştu.
Ahbap soruşturmasında neler oluyor?
Gürlek, Ahbap soruşturmasına yönelik detaylı bilgiler verdi. Soruşturmanın Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in Şile Belediyesi operasyonu kapsamında gözaltına alınmasının ardından başlatıldığını belirterek, dosyanın yeni bulgular doğrultusunda genişleyebileceğini anlattı. Gürlek, Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) hazırladığı raporun soruşturmayı derinleştirdiğini söyledi. Soruşturmanın, Şile Belediyesi operasyonu kapsamında gözaltına alınan Berkant Acil ve Yeliz Kaya'nın mali hareketlerinin incelenmesi sırasında farklı bulgulara ulaşıldığını öne süren Gürlek, MASAK raporları ve banka kayıtları doğrultusunda soruşturmanın derinleştirildiğini söyledi.
Gürlek, Şile Belediyesi'ne yönelik soruşturmanın ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve yolsuzluk iddiaları kapsamında yürütüldüğünü belirterek, operasyon sırasında gözaltına alınan Berkant Acil'in Haluk Levent'in üvey kardeşi olduğunu ifade etti. Acil'in belediyelere konser ve reklam organizasyonları düzenleyen bir şirketinin bulunduğunu söyleyen Gürlek, aynı soruşturma kapsamında Yeliz Kaya'nın da gözaltına alındığını kaydetti.
"Para hareketleri dikkat çekti"
Soruşturma kapsamında Berkant Acil ile Yeliz Kaya'nın hesaplarının MASAK raporları ve banka kayıtları üzerinden incelendiğini belirten Gürlek, bu süreçte Haluk Levent ile bağlantılı para transferlerinin tespit edildiğini öne sürdü.
"Tabi burada savcı arkadaşlar bütün hesap hareketlerini inceliyorlar hem Berkant Acil'in hem de Yeliz Kaya'nın. Yani MASAK raporları alınıyor, banka hareketleri bulunuyor. Yani burada tabi Berkant Acil'in hesap hareketleri incelenirken çok ilginç bir şekilde Haluk Levent'le bir para trafiği var."
"Yeliz Kaya'nın ifadesi önemli"
Yeliz Kaya'nın Ahbap Derneği'nde resmi bir görevinin bulunmadığını savunan Gürlek, buna rağmen dernekten hesabına yüksek tutarlı para transferleri yapıldığını ve bu paraların daha sonra Haluk Levent'e aktarıldığının iddia edildiğini söyledi.
"Olabilir yani sonuçta kardeşler arasında para trafiği var. Ama tabi burada dikkat çekici konu Yeliz Kaya. Yani Yeliz Kaya'nın bir AHBAP'la bir sıfatı yok. Bir yönetim kadrosunda sıfatı yok, dernek gibi de bir vasfı yok. Yeliz Kaya'ya AHBAP Derneğinden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar. Daha sonra bunlar Haluk Levent'e transfer ediliyor. Bu tabii savcı arkadaşların dikkatini çekiyor."
Gürlek, Yeliz Kaya'nın ifadesinde söz konusu hesapların kendisine ait olmadığını öne sürdüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Yani soruyor. Yani Yeliz Kaya'yı ifade alıyorlar. Ya bu hesap hareketleri var. AHBAP'la senin ne ilgin var? Sen normalde belediye soruşturmasında gözaltına alındın. Orada tabii Yeliz Kaya diyor ki bu hesap bana ait değil. Bu hesap Haluk Levent'in hesabı diyor."
Bakan Gürlek soruşturmalardaki gelinen süreci anlattı
Bakan Gürlek katıldığı TRT Programında özellikle özetle şöyle konuştu:
"Ahbap soruşturmasında arkadaşlar hemen bir MASAK raporu alıyorlar. Daha önce AHBAP’la ilgili de çeşitli şikayetler, ihbarlar olunca dosya İstanbul Başsavcılığı tarafından el alınıyor. Burada öncelikli olarak MASAK raporları alınıyor. Yani soruşturmanın başlangıcı bu. Normalde Yeliz Kaya'nın AHBAP Derneği'nde bir resmi sıfatı olmamasına rağmen AHBAP Derneği'nin resmi hesabından Yeliz Kaya'nın hesabına inanılmaz miktarda yani 1 milyar, 5 milyar anlık olarak, günlük olarak paralar transfer ediliyor. Daha sonra bu paralar bir şekilde Haluk Levent tarafından alınıyor. Bunun üzerine soruşturmaya başlandı.
Tabi bu MASAK raporlarının gelmesi planlanıyordu. Yani bu biliyorsunuz normalde çarşamba günü, hafta içi bir soruşturmaların bir operasyon aşaması var. Burada şöyle oluyor. Genelde mali şube çalışıyor, savcı arkadaşlar çalışıyor bir şey var. Tabi Haluk Levent'in o süreci arkadaşlar da takip ediyor. Yani ne yapıyor, ne ediyor diye. Haluk Levent yurt dışından Türkiye'ye giriş yapmıştı o süreçte. Bir de İstanbul Başsavcılığının yürüttüğü bir uyuşturucu soruşturması var. Bu kapsamda ismini tam hatırlamıyorum Portekizli bayan bir manken itirafçı olmuştu. Belki sizler de ekranlardan takip ettiniz. Bu bayan manken uyuşturucu kapsamında itirafçı beyanında bulundu. Haluk Levent'in uyuşturucu kullandığını, 3 kez birlikte uyuşturucu içtiklerini vs. söyledi.
Tabii birden gündem Haluk Levent'e kilitlendi. Haluk Levent de birden ürktü. Yani panik içerisinde bulundu. Daha sonra pazar günü sanıyorum yurt dışına çıkmak için havalimanına giderken 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Tabii orada telefonu kapattı. Yani telefon sinyal kesildi. Bizim arkadaşlar yani savcılarımız aynı zamanda biliyorsunuz takip ediyorlar. Sinyal kapanınca birden kaçma girişiminde olduğunu düşündüler ki doğru. Normalde İzmir'e gitmeyi düşünüp İzmir'den de tekneyle Yunan adalarına kaçmayı düşünüyordu. Yanında bir şahıs var. Muzaffer isimli şahısla birlikte o halen firari yakalanamadı. Burada savcılarımız bir takdir aldılar. Sonuçta soruşturmanız gizlilikle yürütülmesi gerekiyor. Aynı zamanda da şüphelinin ele geçirilmesi gerekiyor. Asıl amaç bu. Pazar günü bir gözaltı kararı verdiler ve Haluk Levent'i aldılar. Soruşturma bu şekilde başlıyor.
"Çocuklar harçlıklarını deprem bölgesine gönderdi"
Burada tabii ilgilendiren konu ben öncelikli olarak 6 Şubat depremlerinde biliyorsunuz çok büyük bir deprem. 11 ilde hissedilen deprem. Burada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tekrardan Allah rahmet eylesin diliyorum. Burada Haluk Levent'in şahsi eylemleri dışında bizi ilgilendiren kısmı AHBAP isimli bir dernek var biliyorsunuz. Bu özellikle 2017 yılında kuruluyor. Ama tabii aktif olarak, yoğun olarak bu dernek AHBAP Derneği depremden sonra yaşanan bir hadiseden sonra özellikle sosyal medyada, kamuoyunda birçok kişinin, birçok sanatçının sosyal medya ünlülerinin yönlendirmesiyle bir yardım topluyor. Yani burada bizim insanlarımız, vatandaşlarımız hayırsever. Türk milleti, ben o zaman Hatay'daydım, Bakan Yardımcısıydım deprem zamanı. Koordinasyonda görev aldım. Yani vatandaşlarımız gerçekten kenetlendi. Yurt içinden, yurt dışından. Burada tabii herkes bir şekilde cebinden, çocuklar,öğrencilerimiz haçlıklarını biriktirdiler, gönderdiler deprem bölgesine.
Burada da tabii AHBAP Derneği de özellikle deprem zamanı toplanan yardımlarda gündeme geldi. Yani burada önemli olan buradaki derneğin kamu derneği olması ya da özel vakıf olması neden değil. Burada bir sorumluluk üstlenmesi. AHBAP’ta burada inanılmaz bir sorumluluk üstlendi. Tabii burada arkadaşlar MASAK raporlarını da alıyorlar AHBAP Derneği'nin. Deprem zamanı 245 milyon dolar bir para toplanmış. O zamanki dolar, o zamanki Türk Lirası hesabına göre 4.3 milyar TL. Şu an o zaman ki kurdan çevirdiğimiz zaman 245 milyon dolar para toplanmış. Ama burada bizi ilgilendiren kısmı AHBAP Derneği'nde toplanan paraların Haluk Levent'in şahsına alınması. Yani bizde suç olup olmadığı bu. Yani burada ilgilendiren, önemli olan konu bu. Biz bunu gördük. MASAK raporlarında Haluk Levent de zaten ikrar etti. Yani maalesef kumar ve bahis sebebiyle bir bataklığa düştüğünü, burada bir sarmala düştüğünü, bu sebeple dernekten borç aldığını kendisi kabul etti.
"Haluk Levent zaten kendisi de itiraf etti"
Bakın Haluk Levent bizim yasal bahis dediğimiz legal şirketlerde 990 milyon TL bahis oynamış. Bunların hepsi tespit edildi. Yani bir kamu derneğinden bir vatandaşımızın cebinden deprem zamanı tasarruf ederek tamamen hayırseverlik ve gönüllük uyarınca yardım gönderdiği paraları Haluk Levent şahsi hesabına almış. Yani bu suç. Yani nerede olursa olsun suç. Bizi ilgilendiren kısmı da bu. Yani kumar oynaması elbette yanlış. Haluk Levent zaten kendisi de itiraf etti. Bir kumar illetine düştüğünü, bu sebeple borçlandığını.
Daha sonra tabii soruşturma genişliyor. Yani bakalım şu ana kadar sizin dediğiniz gibi 28 tutuklu var, 21 adli kontrol var. Ama özellikle ben şunu vurgulamak istiyorum. Burada bizi ilgilendiren Adalet Bakanlığı ya da Başsavcılığın görevi burada özellikle vatandaşlarımızın tamamen hayırseverlik ve iyi niyet kuralları çerçevesince deprem için göndermiş oldukları paraların Haluk Levent tarafından şahsi kullanım için çekilmesi ve bundan sonra işte kumar, bahis vs. kullanılması. Suç olan kısım bu.
"Yeni gözaltılar da olabilir"
Haluk Levent sosyal medyada özellikle belirli işte sosyal medyada ünlü kişilerin çağrısıyla çok ünlendi, çok popüler bir kişi oldu. Ya şu anda tabii savcı arkadaşlar bilgi sahibi olarak onların ifadelerini alıyor, almak zorunda. Çünkü burada atmış olduğu tweet'ler, yapmış olduğu yönlendirmeler var.
Burada soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında elbette yeni dalgalar, yeni gözaltılar da olabilir. Çünkü sonuçta çok büyük bir organizasyon var burada. Bir kripto şirketi var. Haluk Levent bir kripto şirketi kuruyor. İlk başta bu kripto şirketine paraları aktarıyor. Daha sonra biliyorsunuz Yeliz Kaya, taşınmazlar var. Yeliz Kaya'ya taşınmazlar aktarılıyor. Bir iki gün sonra da bu taşınmazlar Esin Çağlayan isimli başka birine aktarılıyor.
Şimdi şu ana kadar 70 civarında bildiğim kadarıyla bir müşteki var. Yani vatandaşlarımız yeni yeni Haluk Levent tutuklandıktan sonra şikayetçi oluyor. İnanılmaz bir senet var, taşınmaz devri yapılmış.
"Cep telefonunu açmayı düşünüyoruz"
Rojin Kabaiş'le ilgili tabi en son, DNA örnekleri alındı. Orada çok sayıda kişiden DNA örnekleri alındı. Cep telefonunun özellikle açılması için önce Çin'e göndermiştik. Çin'de çözümleme yapılamadı. Tekrar özel bir ekip kurduk. Şu an inşallah cep telefonunu açmayı düşünüyoruz.
HTS baz istasyonu çalışması yapıyoruz. Aynı şekilde az önce söylediğim gibi Tunceli'de kurduğumuz özel ekip aynı şekilde benzerini Rojin Kabaiş soruşturması için kurduk. Başsavcılığımız, savcı arkadaşlarımız kararlı bir şekilde çalışıyor.
Soruşturma devam ediyor. İnşallah yakın zamanda da olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum ben. Cep telefonunun açılması anlamında da özellikle baz istasyonu
Burada şunu söylemek istiyorum Rasim Bey. Yani ortada bir cinayet varsa devletin temel görevi bu cinayeti aydınlatmaktır. Yani zaman geçmiş olabilir elbette. Yani zamanında suçlar ortaya çıkarılmamış olabilir ama devlet mutlaka bu cinayetleri ortaya çıkarmak zorundadır.
Rojin Kabaiş, Gülistan Doku az önce söyledim bunlar gencecik, hayatının baharında insanlar. Elbette ailelerinin de ortada bir cinayet varsa bunun sonuçlarının, faillerin ortaya çıkarılma hakkını bilme hakkı vardır.
Bu konuda biz zaten ailesiyle de görüşüyoruz. Ben Ankara'ya da çağırdım burada. Özellikle mağdur ailelerimizle de görüştüm. Bu faili meçhul suçlarla mücadele birimi özellikle önemli şeyler yapıyor. İnşallah yakın zamanda da diğer aydınlatılmamış cinayetlerin çözüldüğünü göreceksiniz."
Gülistan Doku dosyası hangi aşamada?
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku soruşturması kapsamında yeni bir operasyon gerçekleştirildiğini belirtti. Operasyonda dönemin Tunceli Valisi'nin eşinin yanı sıra korucular ile hastane kayıtlarını sildiği öne sürülen bazı personelin gözaltına alındığını ya da tutuklamaya sevk edildiğini ifade eden Gürlek, soruşturmanın sürdüğünü söyledi.
Soruşturmanın kilit isimlerinden birinin Umut Altaş olduğunu belirten Gürlek, hakkında kırmızı bülten çıkarılan Altaş'ın ABD'de tutuklandığını hatırlattı. Altaş'ın cezaevinde görüştüğü bir kişiyle yaptığı konuşmanın ses kaydının dosyaya delil olarak girdiğini belirten Gürlek, şunları söyledi:
"Özellikle Umut Altaş var, bununla ilgili bizim kilit ismimiz bu. Kırmızı bülten çıkartmıştık, biliyorsunuz şu an Amerika'da, ABD'de tutuklandı. Onun cezaevinde görüştüğü bir şahsın ses kaydı dosyaya delil olarak sunuldu."
Altaş'ın Türkiye'ye iadesi için girişimlerin sürdüğünü belirten Gürlek, ABD makamlarıyla görüşmeler yapıldığını ve iade yargılamasının olumlu yönde ilerlediğini ifade etti. Gürlek şöyle dedi:
"Takip ettiniz mi bilmiyorum, burada özellikle Umut Altaş'ın çok önemli itirafları var. Ama tabii Umut Altaş'ın biz ısrarla Türkiye'ye getirilmesini istiyoruz. Burada ABD makamlarıyla da görüştük, orada bir iade yargılaması yapılıyor. Şu an olumlu gidiyor süreç."
Umut Altaş'ın soruşturma açısından kritik bir tanık olduğunu dile getiren Gürlek, "Umut Altaş bence olayın en önemli görgü tanığı. Özellikle çocuğun, yani şüpheli şahsın yakın arkadaşı. Aynı zamanda Gülistan Doku'nun da yakın arkadaşı" dedi.
Ne olmuştu?
Tunceli'de 5 Ocak 2020'de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin yürütülen soruşturmada, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in cep telefonunda yapılan dijital incelemelerde elde edildiği belirtilen deliller doğrultusunda Ankara'da operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan Sefa K. ile Emre E. hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "kasten yaralama", "yağma" ve "bilişim sistemine müdahale" suçlamaları kapsamında işlem başlatıldı.