Alican Uludağ tutuklandı: Siyasetçilerden hukukçulara tepkiler peş peşe geldi

Gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanmasının ardından siyasi parti temsilcileri ve meslek örgütleri art arda açıklamalar yaptı. Tutuklama kararının hukuka aykırı olduğu ve gazeteciliğin suç olmadığı vurgulanırken, "Alican Uludağ serbest bırakılmalı" çağrıları yapıldı.

Kısa Dalga - Gazeteci Alican Uludağ’ın “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamalarıyla tutuklanması, siyaset ve hukuk çevrelerinde tartışma yarattı. Muhalefet partileri ile meslek örgütleri karara tepki göstererek bunun basın ve ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu savundu ve Uludağ’ın serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Sosyal medyada yapılan bazı açıklamalar şöyle:

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir: “Gazeteci Alican Uludağ’ı çocuklarının gözü önünde gözaltına almak ve İstanbul’a götürerek tutuklamak tam bir zorbalıktır. Çağlayan’ın hukuksuz kolunu Ankara’ya uzatmak kabul edilemez. Bu tutuklamanın amacı yargı sopasıyla korku yaymaktır.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu: “Daha iki gün önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde siyaset kurumu neredeyse ortak bir irade ortaya koymuşken, bugün yargının bu tutumu fiilen Meclis’e ‘Siz istediğiniz kadar ortaklaşın, biz bildiğimizi yaparız’ mesajı vermektedir. Hepinizin tanıdığı bir adliye muhabiri olan Alican Uludağ’ın tutuklanmasına ilişkin bir sözünüz var mı?”

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit: “Dün akşam evine yapılan baskınla, çocuklarının gözü önünde gözaltına alınıp tutuklanması açıkça basın özgürlüğüne müdahaledir. Yargıtay kararına dayanan bir haberin ve siyasal eleştirilerin ‘hakaret’ ya da ‘dezenformasyon’ kapsamına sokulması kabul edilemez. Tutuklama bir gözdağıdır. Gazetecilik suç değildir, Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalıdır.”

DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş: "Ankara muhabiri Alican Uludağ’ın 'Cumhurbaşkanı’na alenen hakaret' iddiasıyla tutuklanması, yalnızca bir gazetecinin özgürlüğü meselesi değildir; doğrudan doğruya haber yapma hakkının, ifade özgürlüğünün ve kamunun bilgiye erişim hakkının engellenmesi ile doğrudan ilgilidir. Alican Uludağ’ın tutuklanması da hukuki değil siyasidir. Unutulmamalıdır: Basın özgürlüğü gazeteciler için bir imtiyaz değil, toplum için bir teminattır. Haber yapma hakkı savunulmadan, demokratik hukuk devleti savunulmuş olmaz."

TİP Genel Başkanı Erkan Baş: "Gazeteci Alican Uludağ, sadece halka karşı sorumluluğunu yerine getirdiği için iktidarın zulmüne uğrayarak tutuklandı. Konunun suçla ilgisi yok, Akın Gürlek ve onu ilgilendiren konularda haber yaparsan üzerine çöküyorlar! Özgür basın faaliyetine tahammülü olmayan, adaletin terazisini ikballeri uğruna kıran kim varsa hesap gününün er ya da geç geleceğini aklından çıkarmamalı. Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalıdır."

İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu: “Sanki azılı bir suçluymuş gibi evine giden polisler, çocuklarının gözü önünde yaşadığı muamele kabul edilemez. AKP iktidarı, yalnızca gazetecilik yaptığı için hapsedilen, baskılanan ve zulme maruz kalan basın emekçilerinin tarihi hâline gelmiştir. Üstelik meslek hayatını Ankara’da sürdürürken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın devreye girmesi ve tutuklama kararı, adalet mekanizmasının gittiği yeri göstermektedir. Hukukun üstünlüğünün ve basın özgürlüğünün yanındayız.”

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan: “Gazeteci Alican Uludağ yaptığı haberden dolayı tutuklandı. Basın ve ifade özgürlüğü demokratik hakların vazgeçilmez unsurudur. Gazetecilik suç değildir. Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalı, gazeteciler hakkında açılan davalar düşürülmelidir.”

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Başkanı Recai Aksu: "Yargı gücünün orantısız biçimde kullanılarak gazetecilerin suçlu gibi gösterilmesi demokratik toplum ilkeleriyle bağdaşmaz. Türkiye’de medyanın giderek artan baskı altında olduğu ve bağımsız gazetecilerin susturulmaya çalışıldığı bir ortamda sessiz kalmayacağız. Gazetecilik suç değildir, Uludağ derhal serbest bırakılmalıdır."

İstanbul Barosu: “Gazeteci Alican Uludağ’ın sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanması ifade ve basın özgürlüğü açısından ciddi bir hak ihlalidir. Tutuklama bir cezalandırma aracı değil, istisnai bir tedbirdir. Gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesi kabul edilemez. Gazetecilik suç değildir.”

Yargıçlar Sendikası: "Yargı; hukuk eliyle, toplumun adalet ihtiyacını karşılamak üzere tesis edilmiş bir mekanizmadır. Ölçüsüzce verilen tutuklama kararları yoluyla basın özgürlüğünün ihlali ve yurttaşın haber alma hakkının engellenmesi, halinde, toplumun adalet ihtiyacı değil, siyasal iktidarların hukuk dışı istekleri karşılanmış olur. Unutulmamalıdır ki toplum, demokratik kanalların tıkanmasına, anayasal hak ve özgürlüklerin pervasızca ihlaline yine adalet talebiyle karşı koyar."

Türk Tabipleri Birliği: "Gazetecilerin, sosyal medya paylaşımları ve haber faaliyetleri gerekçe gösterilerek gözaltına alınmasını ve tutuklanmasını kınıyor, kaygıyla takip ediyoruz. Gazetecileri gözaltı ve yargı tehdidiyle susturmaya yönelik bu uygulamalar, basın ve ifade özgürlüğü ile birlikte halkın doğru bilgi alma hakkına yönelmiş açık bir müdahaledir. Bilginin karartılması ve gazetecilerin susturulması, yalnızca demokratik yaşamı değil, halk sağlığını da tehdit etmektedir."

Gündem Haberleri