Ankara-Atina hattında gerilim neden tırmanıyor?

Türkiye ile Yunanistan arasında son aylarda artan gerilim, iki ülkenin sürdürmeye çalıştığı pozitif gündemi zorluyor. Gözler şimdi Erdoğan ile Mitsotakis'in BM Genel Kurulu marjında bir araya gelip gelmeyeceğinde.

GÜLSEN SOLAKER

Türkiye-Yunanistan ilişkileri son aylarda yaşanan gelişmelerle gerginliklere sahne olurken, Eylül ayındaki Birleşmiş Milletler toplantıları sırasında liderlerin bir araya gelip gelmeyeceği belirsizliğini koruyor.

Küresel siyasetin kalbi Eylül'de ABD'de New York kentindeki BM Genel Kurulu toplantılarında atarken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 20-23 Eylül arasında ABD'de olması bekleniyor.

Temmuz ayında NATO zirvesinde İttifak üyesi liderlerini Ankara'da ağırlayan Erdoğan'ın bu kez New York'ta bazı görüşmeler yapması planlanıyor. İkili görüşme yapacağı liderler arasında Yunanistan Başbakanı Kiryakos Mitsotakis'in olup olmayacağı ise şu an için belirsiz.

Yunanistan'da yayımlanan Kathimerini gazetesi Ağustos ortasındaki bir makalesinde Erdoğan ile Mitsotakis arasında görüşme gerçekleşirse bunun iki lider arasında iletişim kanalının hâlâ açık olduğunu göstereceğini; gerçekleşmez ise bunun iki ülke arasındaki ilişkilerin geldiği noktaya dair önemli bir işaret olacağını yazmıştı.

Pozitif gündem hâlâ ayakta mı?

Türkiye ile Yunanistan arasında 2026 yılının Şubat ayında Ankara'da toplanan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) iki başkent için "pozitif gündemin hâlâ ayakta" olduğunu göstermek açısından önemli görülüyordu.

İki ülke arasında uzun yıllara dayanan temel ve çözümlenemeyen sorunlar bulunurken, YDİK toplantıları ile bu sorunların kökten çözümü değil daha çok güven artırıcı önlemlerle yönetilebilir olması amaçlandı.

Ancak yaz sonuna gelindiğinde pozitif gündemin uygulamaya konduğu 2023'ten beri işleyen bu politika yani zor meselelerin rafa kaldırılıp ticaret, turizm ve afet iş birliğine odaklanmak iki ülke yetkilileri için giderek daha zor hale gelmeye başladı.

Türkiye, Ege'de karasularının genişliği, kıta sahanlığının sınırlandırılması, hava sahası ve FIR uygulamaları, egemenliği anlaşmalarla Yunanistan'a devredilmemiş ada, adacık ve kayalıkların statüsü ile Doğu Ege adalarının silahsızlandırılmış statüsünün ihlal edilmesi gibi bir dizi sorunun bulunduğunu savunuyor.

Yunanistan ise Ege'de Türkiye ile arasındaki tek anlaşmazlığın kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgenin (MEB) sınırlandırılması olduğu görüşünde.

Gerginliği hangi gelişmeler artırdı?

Peki iki ülke arasında gerginliği zaman zaman artıran gelişmeler neler oldu?

Mitsotakis Selanik'te birkaç gün önce yaptığı açıklamada uluslararası alandaki gelişmelere dair konuşarak "Gökyüzünde bulutlar toplanıyor ve uluslararası ilişkilerin suları daha çalkantılı hale geliyor. Bir dönüm noktasına yaklaşıyoruz” diye konuşmuştu.

Savunma harcamalarını artırmakta olan Yunanistan en son 31 Ağustos'ta İsrail ile Aşil Kalkanı projesine Tel Aviv'de imza attı. İsrail proje ile Yunanistan'a 3 milyar euroluk çok katmanlı hava savunma sistemi kuracak. İsrail, anlaşmanın iki ülke arasındaki savunma iş birliğinde "dönüm noktası" teşkil ettiğini duyurdu.

İsrail ile Yunanistan arasındaki bu anlaşma, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin İstanbul'daki ilk toplantısı ile aynı gün imzalandı.

Kırgızistan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Türkiye'nin sağduyulu yaklaşımının bir acizlik olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, şöyle konuşmuştu:

"Türkiye'nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, vahim bir hata yapıyor. Yunanistan, girdiği yanlış yoldan dönmeli, gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir. Tarih, ibret alanlar için çok çok iyi bir yol göstericidir. Biz bölgemizde barış, güvenlik ve istikrar için çalışmaya devam edeceğiz."

Bu arada Mitsotakis'in önümüzdeki hafta Mısır'a giderek Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ile görüşmesi bekleniyor. Görüşmenin ardından Yunanistan, Mısır ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında üçlü toplantı yapılması da planlanıyor.

Mekke İttifakı'na Mısır'ın da katılabileceği yönünde Ankara'dan çeşitli açıklamalar yapılmıştı. Ancak şu ana kadar Kahire'nin İttifak'a katılımı ile ilgili somut bir gelişme bulunmuyor.

Yunan Başbakanının önümüzdeki dönemde Suudi Arabistan'a da gitmesi bekleniyor.

İki ülke arasında son temaslar neler oldu?

Türkiye ile Yunanistan arasındaki son üst düzey resmi temas MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın geçen hafta Atina'da Yunan istihbarat şefi Themistoklis Demiris ile bir araya gelmesi oldu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis ise en son 10 Haziran'da Sofya'da görüşmüştü.

Bu görüşmede TBMM'de hazırlıkları sürdüğü açıklanan "Deniz Yetki Alanları Kanunu" çalışmaları ele alınmıştı.

İlkbahardan beri Atina'yı tedirgin eden başlıklardan biri olan ve Türkiye kamuoyunda "Mavi Vatan yasası" olarak bilinen yasa çalışmalarında hangi aşamaya gelindiği, yeni yasama döneminde gündeme gelip gelmeyeceği bilinmiyor.

Millî Savunma Bakanlığı kaynakları yasa taslağını, Karadeniz, Akdeniz ve Ege'deki yetki alanlarına ilişkin iç hukuk boşluğunu dolduracak bir çerçeve olarak tanımlamıştı.

Bu arada karasuları konusu da yeniden gündemde. Mitsotakis 6 Eylül'deki açıklamasında, Yunanistan'ın karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkını saklı tuttuğunu söyledi. Yunan basını Atina'nın Girit'in güneyinde karasularını 12 mile çıkarma hakkına ilk kez açık biçimde atıfta bulunduğunu yazdı.

Türkiye ise TBMM'nin 1995 tarihli kararı ile Yunanistan'ın Ege'deki karasularını 6 milin üzerine çıkarmasını "casus belli" yani savaş nedeni olarak görüyor.

Deniz parkları tartışmaları sürüyor

Öte yandan iki ülke arasındaki tansiyon ilan edilen deniz parklarıyla ilgili olarak da artıyor.

Yunanistan, 21 Temmuz 2025 tarihinde Ege Denizi ve İyon Denizi'nde iki ayrı deniz parkı planladığını ilan etti.

Bu adıma tepki gösteren Türk Dışişleri Bakanlığı bu gelişmeyi statükoyu bozucu yeni bir teşebbüs olarak değerlendirerek, Ege ve Akdeniz gibi kapalı ya da yarı kapalı denizlerde tek taraflı hareketlerden kaçınılması gerektiğini belirtti.

Atina'nın deniz parkı ilanından bir yıl sonra ise Türkiye 16 Ağustos 2026'da yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Ege ve Akdeniz'de iki milli deniz parkı ilan etti. Bunlardan biri Muğla'nın Fethiye ile Antalya'nın Kaş ilçeleri açıklarında Meis Adası yakınlarındaki deniz sahasını, diğeri ise Çanakkale ve Gökçeada açıklarını kapsayan Kuzey Ege'deki deniz sahasını içeriyor. Yunanistan bu deniz parklarının kendi kıta sahanlığını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini savunuyor.

Konuyu AB'de gündeme getireceğini açıklayan Yunanistan 2027 yılının ikinci yarısında AB Dönem Başkanlığı'nı üstlenecek.

Gündem Haberleri