Kısa Dalga - GÜNDEMAR Araştırma, 23–26 Mart 2026 tarihleri arasında Türkiye'nin 60 ilinde 2 bin 200 kişiyle yüz yüze ve çevrimiçi görüşmeler yaparak kurumsal güven tablosunu ortaya koydu. Sonuçlar, güvenlik kurumlarına duyulan güvenin yüksek seyrettiğini, buna karşın demokratik temsil ve hukuki denetim işlevi üstlenen kurumların büyük bir güven erozyonuyla karşı karşıya olduğunu açıkça gösteriyor.
“Yargıya güvenmiyorum diyen seçmen oranı yüzde 50'ye ulaştı. Kurumlar arasında güvensizliğin bu denli büyük çoğunluk tarafından dile getirildiği tek alan yargı oldu.”
Yargıya güven: Yüzde 36
■ Güveniyorum (%36) | ■ Kararsız (%11) | ■ Güvenmiyorum (%50) | ■ Fikrim yok (%3) | |||
Araştırmada katılımcılara "Yargıya ne kadar güveniyorsunuz?" sorusu yöneltildiğinde "Güveniyorum" diyenlerin oranı yüzde 36 olarak ölçüldü. "Güvenmiyorum" diyenler ise tam yüzde 50 ile tarihi yüksek bir düzeye ulaştı. "Ne güveniyorum ne güvenmiyorum" yanıtını verenler yüzde 11, "Fikrim yok" diyenler ise yüzde 3 oranında kaldı. Yargı, kurumlar arasında güvensizliğin tek başına çoğunluğu aştığı alan olarak öne çıkıyor; bu durum kuruma duyulan toplumsal kuşkunun yalnızca siyasi kutuplaşmayla açıklanamayacak kadar derinleştiğine işaret ediyor.
Medyaya güven: Yüzde 24
■ Güveniyorum (%24) | ■ Kararsız (%20) | ■ Güvenmiyorum (%53) | ■ Fikrim yok (%3) | |||
Medya, güven sıralamasının en dibinde yer aldı. "Medyaya ne kadar güveniyorsunuz?" sorusuna katılımcıların yalnızca yüzde 24'ü "Güveniyorum" yanıtını verdi. "Güvenmiyorum" diyenler ise yüzde 53 ile tüm kurumlar arasında en yüksek güvensizlik oranını oluşturdu.
"Ne güveniyorum ne güvenmiyorum" yanıtı yüzde 20, "Fikrim yok" yanıtı da yüzde 3 ile ölçüldü. Medyaya duyulan güvensizliğin yüzde 53'e ulaşması, bilgi ortamına yönelik derin bir hayal kırıklığına işaret ediyor.
Belediyelere güven: Yüzde 38
■ Güveniyorum (%38) | ■ Kararsız (%21) | ■ Güvenmiyorum (%38) | ■ Fikrim yok (%3) | |||
Belediyelere ne kadar güveniyorsunuz?" sorusuna katılımcıların yüzde 38'i "Güveniyorum" yanıtını verdi. Güvenmeyenlerin oranı da aynı düzeyde, yüzde 38 ile ölçülerek keskin bir ikiye bölünmüşlüğü gözler önüne serdi. "Kararsızım" diyenler yüzde 21, "Fikrim yok" diyenler ise yüzde 3 olarak belirlendi. Bu eşit güven-güvensizlik dengesi, belediyelere yönelik kamusal algının hem siyasi yelpazeyi hem de hizmet performansını yakından izleyen bir örüntü taşıdığına işaret ediyor.
TBMM'ye güven: Yüzde 41
■ Güveniyorum (%41) | ■ Kararsız (%14) | ■ Güvenmiyorum (%42) | ■ Fikrim yok (%3) | |||
"TBMM'ye ne kadar güveniyorsunuz?" sorusuna katılımcıların yüzde 41'i "Güveniyorum", yüzde 42'si "Güvenmiyorum" yanıtını verdi. "Ne güveniyorum ne güvenmiyorum" diyenler yüzde 14, "Fikrim yok" diyenler ise yüzde 3 oldu.
Meclise güven ile güvensizlik arasındaki bu bir puanlık fark, yasama organına yönelik kamuoyu yargısının neredeyse tamamen bölünmüş olduğunu ortaya koyuyor.
Cumhurbaşkanlığına güven: Yüzde 42
■ Güveniyorum (%42) | ■ Kararsız (%10) | ■ Güvenmiyorum (%44) | ■ Fikrim yok (%4) | |||
"Cumhurbaşkanlığına ne kadar güveniyorsunuz?" sorusuna katılımcıların yüzde 42'si "Güveniyorum" yanıtını verirken yüzde 44'ü "Güvenmiyorum" dedi. "Ne güveniyorum ne güvenmiyorum" yanıtı yüzde 10, "Fikrim yok" ise yüzde 4 oranında ölçüldü.
Cumhurbaşkanlığına güvensizliğin yüzde 44'e yükselmiş olması, kuruma yönelik toplumsal desteğin kritik bir eşiğe yaklaştığının işareti olarak öne çıkıyor.
Muhalefete güven: Yüzde 31
■ Güveniyorum (%31) | ■ Kararsız (%22) | ■ Güvenmiyorum (%43) | ■ Fikrim yok (%4) | |||
"Muhalefete ne kadar güveniyorsunuz?" sorusuna katılımcıların yüzde 31'i "Güveniyorum" yanıtını verirken yüzde 43'ü "Güvenmiyorum" dedi. "Ne güveniyorum ne güvenmiyorum" diyenler yüzde 22, "Fikrim yok" ise yüzde 4 oranında kaldı. Muhalefete duyulan güven, Cumhurbaşkanlığı ve TBMM'nin de gerisinde kalarak kurumlar arasında en düşük üçüncü oran oldu; iktidar-muhalefet ayrımının güven algısını güçlü biçimde şekillendirdiği görülüyor.
Üniversitelere güven: Yüzde 49
■ Güveniyorum (%49) | ■ Kararsız (%20) | ■ Güvenmiyorum (%27) | ■ Fikrim yok (%4) | |||
"Üniversitelere ne kadar güveniyorsunuz?" sorusuna katılımcıların yüzde 49'u "Güveniyorum" yanıtını verirken yüzde 27'si "Güvenmiyorum" dedi. "Ne güveniyorum ne güvenmiyorum" diyenler yüzde 20, "Fikrim yok" diyenler yüzde 4 olarak ölçüldü. Üniversiteler, neredeyse yarı yarıya bir güven desteğiyle kurumlar içinde orta sıralarda yer alıyor. Bununla birlikte güvensizliğin yüzde 27'ye ulaşmış olması, akademik bağımsızlık algısının zayıfladığının da bir göstergesi.
Emniyet teşkilatına güven: Yüzde 69
■ Güveniyorum (%69) | ■ Kararsız (%9) | ■ Güvenmiyorum (%20) | ■ Fikrim yok (%2) | |||
Emniyet teşkilatına duyulan güven, kurumlar arasında en üst sıradaki ikinci değer olarak yüzde 69 ile ölçüldü. "Güvenmiyorum" diyenlerin oranı yüzde 20, "Ne güveniyorum ne güvenmiyorum" diyenlerin oranı yüzde 9, "Fikrim yok" diyenlerin oranı ise yüzde 2 oldu.
Bu güçlü güven, güvensiz bir dönemde güvenlik algısının toplumsal ruh halini şekillendirmede belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor.
Türk Silahlı Kuvvetlerine güven: Yüzde 73
■ Güveniyorum (%73) | ■ Kararsız (%8) | ■ Güvenmiyorum (%16) | ■ Fikrim yok (%3) | |||
"Türk Silahlı Kuvvetlerine ne kadar güveniyorsunuz?" sorusuna katılımcıların yüzde 73'ü "Güveniyorum" yanıtını verdi. "Güvenmiyorum" diyenlerin oranı yüzde 16, "Ne güveniyorum ne güvenmiyorum" yanıtı yüzde 8, "Fikrim yok" yanıtı ise yüzde 3 ile ölçüldü. TSK, araştırmada en yüksek kurumsal güveni elde eden kurum konumunda. Bu sonuç, siyasi tartışmaların derinleştiği bir dönemde bile silahlı kuvvetlere yönelik toplumsal desteğin sağlam kalmaya devam ettiğini gösteriyor.
Türkiye'nin en önemli sorunu değişmiyor
GÜNDEMAR, her ay düzenlediği araştırmada Mart 2026'da da katılımcılara "Sizce Türkiye'nin şu anda karşı karşıya olduğu en önemli sorun nedir?" sorusunu yöneltti. Yanıtlar, ekonomik kaygıların toplumsal gündemdeki ağırlığını koruduğunu, bununla birlikte yargı bağımsızlığına yönelik kaygının ikinci sıraya yerleşmesiyle birlikte kurumsal güven kriziyle örtüştüğünü gözler önüne serdi.
Ekonomi, işsizlik ve enflasyon | %50,33 |
Hukuk, adalet ve yargı bağımsızlığı | %18,26 |
Ahlaki yozlaşma | %8,92 |
Güvenlik sorunları | %2,97 |
Kadın cinayetleri / toplumsal cinsiyet | %2,84 |
Göçmen ve sığınmacılar | %2,76 |
Yolsuzluk, torpil ve liyakatsizlik | %2,69 |