Aziz İhsan Aktaş davası: İhale sürecini başlatan bürokratlar neden burada değil?

Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış, “Ortada bir sorun varsa bu ihale sürecini başlatan bürokratlar neden burada değil? Ortada bir sorun yoksa biz neden buradayız?" diye sordu.

Kısa Dalga - CHP'li bazı belediye başkanların tutuklanmasına neden olan ve kamuoyunda "Aziz İhsan Aktaş Davası" olarak bilinen, 200 sanıklı davanın ilk duruşması 27 Ocak'ta başlamıştı.

Aktaş'ın, duruşmaya korumalarıyla gelmesi diğer sanık avukatlarının tepkisine neden olmuştu. Aktaş’ın avukatı eleştirilere, "Biz koruma ordusuyla içeri girmedik. Suikast tehditlerine karşı devletin verdiği resmi korumalar onlar" yanıtını vermişti.

Duruşmanın ikinci gününde tutuklu sanıklar Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın savunması alındı.

Duruşmanın üçüncü gününde Beşiktaş Belediyesi Beltaş İşletmecilik Başkanı Önder Gedik, Avcılar Belediyesi ihale birim yetkilisi İbrahim Koçyiğit, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka, Esenyurt Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar ve Esenyurt Belediyesi’nde makine mühendisi olarak çalışan Ali Fırat Baycan savunma yaptı.

“Tutuklanmama neden olan bilirkişi raporunu S.B. hazırladı”

Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısında yer alan 1 no’lu salonda görülen duruşmaya tutuklu sanıklar saat 10.05’te getirildi. İzleyiciler belediye başkanlarını isimlerini söyleyip el sallayarak sessizce selamladı. Duruşmanın dördüncü günü saat 10.15’te başladı.

Duruşmada bugün ilk olarak 17 Ocak 2025’te tutuklanan ve “özel belgede sahtecilik” ile “ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla yargılanan Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış’ın savunması alındı.

İbrahim Halil Çalış, şunları söyledi:

“İddianamede bahse konu ihale sözleşmesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan onay aldı, o zaman onların da yargılanması lazım. Ortada bir sorun varsa bu ihale sürecini başlatan bürokratlar neden burada değil? Ortada bir sorun yoksa biz neden buradayız? Ben, Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı olduğum için tutuklandım.”

Görev süresi boyunca sık sık sahada olduğunu ifade eden Çalış, “1 milyon nüfuslu Esenyurt’ta herhangi biriyle aynı baz istasyonunda sinyal vermiş olmam çok normal” dedi. Çalış, imzaladığı sözleşmedeki imza tarihinin düzeltilmesi durumunda tüm iddiaların çökeceğini ve iddianamenin tek dayanak noktasının bu olduğunu savundu. Çalış, ardından şu ifadeleri kullandı:

“Ben tek bir belge dahi imzalamadım. Üstelik bu elektronik bir belge. Bırakın özel belgeyi, belgenin resmini dahi görmedim. Elektronik ortamda önüme tensip geldi, elektronik imza attım ve gönderdim. Resmi belgeyi bile görmemişken, ben özel belgede nasıl sahtecilik yapabilirim? İhale süreçleri ile ilgili de altını çizmek isterim ki isterim ki; Destek Hizmetleri Müdürlüğü bana bağlı bir birim değildir. Dolayısıyla, bu birim üzerinde olumlu ya da olumsuz herhangi bir etkimin olması söz konusu değildir.

İddianamede bana yöneltilen suçlamalardan biri ‘ihaleye fesat karıştırma’dır. İddiaya konu ihalelerden biri, çöp toplama hizmetine ilişkindir. Bu hizmetin sözleşmesi 30 Eylül tarihinde sona ermektedir. İlçe belediyelerinde ertelenmesi mümkün olmayan iki temel hizmet vardır: biri sokak hayvanlarının beslenmesi ve korunması, diğeri ise çevre temizliği ve çöp toplama hizmetidir. Bu hizmetlerin aksaması, hem kamu sağlığı hem de kamu düzeni açısından ciddi sonuçlar doğuracaktır. Bu nedenle temizlik hizmetlerine ilişkin ihalenin zamanında yapılması hem hukuki hem de idari bir zorunluluktur. Görevimi ihmal etsem halk sağlığını tehlikeye atmaktan karşınızda olacaktım. Hakimlik bana, ‘ihale süreci başlattığı ve sorumluluğu olduğu nedeniyle tutuklanmasına karar verildi’ dedi. Ben o gün sorumluluğum olduğunu söylesem tutuklanacağım ‘sorumluluğum yok desem’ desem tutuklanacağım.

İhalelere ilişkin olarak dosyada iki ayrı bilirkişi rapor bulunmaktadır:
– 3 Ocak 2025 tarihli bilirkişi raporu
– 10 Ocak 2025 tarihli bilirkişi raporu

İlk raporda sorumluluğum olmamasına rağmen 10 gün sonra hazırlanan ikinci raporda tamamen farklı bir değerlendirme yapılmıştır. Bu bilirkişi raporunu ise içinde S.B.'nin (Ekrem İmamoğlu'nun Turpun Büyüğü adlı basın toplantısında açıkladığı ve soruşturma gerekçesi olan bilirkişi) da bulunduğu 3 kişi hazırlamış. Ben 13 Ocak 2025 akşamı gözaltına alındığım sırada, dosyada yalnızca ilk bilirkişi raporu bulunmaktadır. İkinci rapor, benim gözaltına alınmamdan sonra dosyaya girmiştir. Nitekim 17 Ocak 2024 tarihli 6. Sulh Ceza Hakimliği tarafından bu ikinci bilirkişi raporu gerekçe gösterilerek tutuklandım.

Bu yargılamanın, bir insanın bedeni ve ruhu üzerinde nasıl ağır bir yük oluşturduğunu anlatmak istiyorum. Bugün burada ayakta durabilmek için alma gerekenden 2-3 kat ilaç aldım. Bir soruşturma sonucunda tutuklanıp hayatı riske edilen biri var karşınızda. Bu kadar kolay olmamalı. Dosyanın tamamı değerlendirildiğinde en doğru ve en adil kararın verileceğine olan inancımı koruyorum. Takdir yüce mahkemenindir."

"Tarih 7 kere yanlış yazılmış"

17 Ocak 2025 tarihinde tutuklanan ve “özel belgede sahtecilik” ile “ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla yargılanan Esenyurt Belediyesi’ndeki Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek, savunmasında şunları söyledi:

“Ortada bir suç yok. Bizim neden burada olduğumuzu anlayabilmiş değiliz. Ben bir suç işlemedim. İddianameye konu raporda tarihi bir hata yapılıyor. İhalenin sözleşme tarihi olan 24.10.2024, 24.09 olarak yazılıyor. Bunun üstüne birlikteliği uydurulmuş gerekçe ile ihale hazırladığımızı söylüyor. Bu ihalenin şart olduğu belirlendikten sonra uydurulmadığını, tam tersine bilirkişi heyetinin bir suç uydurulduğunu göreceksiniz. Bilirkişi ederinin bu hatası mahkemenizi yanıltmaya yönelik bir çabadır.

Sayın Başkan, sözleşme tarihi çok defa yanlış yazılmıştır. Bu bir maddi hata olsaydı öyle derdim. 25.06.2024 tarihinde pazarlık ihalesi yapılmış deniyor; böyle bir tarih yok ama bir kere yazılmış. Buna maddi hata denir. 'Raporda tarih hatası var. Sanki bir ay arayla iki ihale yapılmış ve biz bunun üzerinden menfaat sağlamışız gibi bir suç uyduruldu' Ancak diğer tarih 7 kere yanlış yazılmış. Sanki bir ay arayla iki ihale yapılmış ve biz bunun üzerinden menfaat sağlamışız gibi bir suç uyduruldu. İddianamede kamu zararı yok deniyor, ama ihaleye fesat suçu nasıl oluşuyor o zaman?

İhalelerde herhangi bir suç işlemedim. İhaleye fesat karıştığım iddiası dayanaktan yoksundur. Hakkımda iddialarda bulunan tanıkların kamu yararı olmadığını cezaevinde öğrendik. Tanık, bir veya birkaç şirketin noter onaylı çalışanıdır. Tüm bu iddiaların kamu yararı değil, kâr hırsıyla yapıldığını herkes görecektir. Eğer kamu yararı ile yapılmış olsaydı bana bunu bildirirlerdi, ama o tanıklar bunu gizleyip sakladı. Kendisini tanımam etmem, ama burada kendilerinin bir husumeti varmış gibi geliyor. Önce tahliyemi, sonra beraatımı talep ediyorum."

Gündem Haberleri