Başaran Aksu, Başkan Güner’i suçladı, açıklamalar peş peşe geldi: Çankaya Belediyesi madencilere neden yer sağlamadı?

Ankara’daki madenci direnişi üzerinden başlayan tartışma, Çankaya Belediyesi ve Mülkiyeliler Birliği arasında karşılıklı açıklamalarla büyüdü.

Kısa Dalga - Doruk Madencilik işçileri; tazminat, maaş ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle Ankara Kurtuluş Parkı'nda açlık grevi yapmış, İçişleri Bakanlığı’nda yapılan görüşmenin ardından grev sonlandırılmıştı.

Ankara’daki madenci direnişi üzerinden başlayan tartışma, Çankaya Belediyesi ve Mülkiyeliler Birliği'nin açıklamalarıyla büyüdü. Tartışmanın merkezinde madencilerin konaklama talepleri, tuvalet erişimi ve Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in tutumu yer alıyor.

Tartışmayı başlatan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’i hedef alarak şu suçlamayı yöneltti:

“Madencilere kalacak yer vermediniz, en son güne kadar tuvaleti bile açmadınız. Mülkiyeliler Birliği’nin madencinin kalması için açacağı yere bile doğrudan arayarak müdahale ettiniz. Neden Hüseyin Bey tüm bunlar?”

Belediye: “Madencilerin mücadelesine saygı duyuyoruz”

Aksu’nun bu paylaşımı sosyal medyada geniş yankı yaratırken, belediye cephesinden kısa süre sonra “Çankaya İletişim Merkezi” hesabı üzerinden kapsamlı bir açıklama geldi. Belediye açıklamasında, madencilerin hak arama mücadelesine “sonsuz saygı” duyulduğu belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı:

“Sadece son eylemde veya sadece eylem amacıyla değil, Ankara’ya gelen tüm yurttaşlarımızın Ankara’nın kalbi Çankaya’da yanlarında olmaya daima çalıştık. Bundan sonra da aynı anlayışla imkanlarımız ölçüsünde her yurttaşımıza kapımız açık olmaya devam edecektir.”

Belediye, tartışmanın merkezindeki Vedat Dalokay Nikah Salonu’nun ise aktif hizmet verdiğini ve konaklama alanına dönüştürülmesinin mümkün olmadığını belirtti. Açıklamada, salonun hem oda nikahı hem de düğün organizasyonları için kullanıldığı ifade edilerek şu savunma yapıldı:

“Dolayısıyla konaklama alanı olmadığı gibi, geçici olarak konaklama alanına dönüştürülmesi mümkün olan bir alan da değildir. Bu durumda aylar öncesinden mutlu günleri için bu alanı tercih eden ve tüm programını buna göre gerçekleştiren yurttaşlarımızın nikah ve davet programlarının gerçekleşmesine olanak kalmayacaktır.”

Açıklamada ayrıca, eylem alanının salonun girişinde olması nedeniyle gelin ve damatların arka kapıdan salona alınmak zorunda kaldığı da belirtildi.

“Misafirhane yoktu, alternatif yer önerildi”

Çankaya Belediyesi, kendi bünyesinde herhangi bir misafirhane veya toplu konaklama alanı bulunmadığını da vurguladı. Belediyeye göre, buna rağmen madencilere ücret alınmaksızın alternatif konaklama tesisleri önerildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Bu nedenle talepte bulunulduğunda, eylem alanına çok yakın alternatif konaklama tesisleri öneri olarak sunulmuşsa da, kendilerinden herhangi bir ücret talep edilmeksizin tahsis edilen bu konaklama tesislerinde yalnızca bir gece konaklama gerçekleşmiş, ertesi akşam saatlerinde toplu halde konaklamayı tercih ettikleri ifade edilerek spor salonunda konaklamak istedikleri bilgisi bize iletilmiş ve bu tesislerden ayrılmışlar, geceleri Mamak Belediyesi’ne ait salonda kalmışlardır.”

Tuvalet tartışması

Tartışmanın en dikkat çekici başlıklarından biri de tuvalet erişimi oldu. Belediye açıklamasında Kurtuluş Parkı’ndaki tuvaletlerin herkese açık olduğu savunuldu.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bu süreçte parktaki WC madencilerimize ve gelen her yurttaşımıza açık olup, o WC'de sorun olduğunda tesisin diğer WC'leri de herkesçe kullanılmıştır. Zaten kamuya açık olan bir binada kimin WC'ye girdiği kontrol de edilmemekte, her yurttaşımız faydalanabilmektedir.”

Ancak direnişe destek veren isimler bu açıklamaya sert tepki gösterdi.

Madenciler adına açıklama yapan isimlerden Özay Göztepe, belediyenin anlatımının gerçeği yansıtmadığını savunarak şu paylaşımı yaptı:

"1-) Fernas Direnişinde aynı noktayı kullandık.

2-) Konaklama dediğimiz mat ve battaniye ile kalınmasıdır.

3-) Sadece 2 nikah yapıldı. Nikahlar 17.00’de sona eriyor. Akşam 20 ile sabah 7 arasını istedik zaten.

Tuvalet son gün açıldı. Belediye Başkanı tek saniye uğramadı bile.”

Başaran Aksu da daha sonra yaptığı başka bir paylaşımda direniş alanındaki koşulları anlatarak şunları söyledi:

“23 Nisan’da ziyaret gelen kadınlar ve çocuklara yemek ikram edemedik, tuvalet ihtiyacı için parkın diğer ucunda WC’ye sağanak altında yürümek zorunda kaldılar. Tartışmak için yazmadım başkaları bir daha böylesi nezaketsizliği yaşamasın diye yazdım.”

Belediye Meclis Üyesi Canikli: “56 nikah yapıldı”

Tartışmaya daha sonra Aykut Canikli de katıldı. Canikli, Vedat Dalokay Nikah Salonu’nun yoğun biçimde kullanıldığını savunarak, şu açıklamayı yaptı:

“Başaran Bey nikah salonumuzda eylemin olduğu tarihler aralığında toplam 56 nikah gerçekleşmiştir.”

Bu açıklama üzerine Özay Göztepe yeniden söz aldı ve belediyenin verdiği rakamların gerçeği yansıtmadığını savundu:

“Aykut bey, genel başkan önce üç CHP vekili görevlendirdi onlar ayrı ayrı görüştü, sonra genel başkan bizzat aradı, başkaları da aradı Hüseyin beyi yanımda. Madencinin kaldığı süre boyunca sadece 2 nikah töreni oldu. alana gelen binler şahit.. tuvalet kısmının zaten izahı yok.”

Mülkiyeliler Birliği: “Hüseyin Can Güner’in herhangi bir araması olmadı”

Tartışmalarda adı geçen Mülkiyeliler Birliği de bir açıklama yaptı. Birlik, Başaran Aksu’nun “Mülkiyeliler Birliği’ne müdahale edildiği” yönündeki iddiaları sonrası yaptığı açıklamada, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in kendilerini aradığı veya doğrudan müdahalede bulunduğu yönünde herhangi bir durum yaşanmadığını belirtti.

Mülkiyeliler Birliği açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Çankaya Belediye Başkanı Sayın Hüseyin Can Güner’in Birliğimizi arayarak herhangi bir telkinde bulunduğu, müdahale ettiği ya da yönlendirme yaptığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.”

Birlik açıklamasında ayrıca madencilerle dayanışma amacıyla hareket edildiği, bu süreçte farklı kesimlerin destek vermeye çalıştığı vurgulandı. Açıklamada, dayanışmanın tartışma konusu yapılmasının üzücü olduğu belirtilirken şu değerlendirme yapıldı:

“Hak arama mücadelesi veren madencilerle dayanışma konusunda farklı kurum ve kişilerin çeşitli girişimleri olmuştur. Bu dayanışma çabalarının polemik konusu haline getirilmesini doğru bulmuyoruz.”

Mülkiyeliler Birliği, açıklamasında ayrıca emek mücadelesine destek veren kurumlar arasında gerilim yaratılmasının kimseye fayda sağlamayacağını savundu.

Sosyal medya üzerinden başlayan tartışma böylece yalnızca bir “konaklama” ve “tuvalet” polemiğinin ötesine taşınmış oldu. Tartışma, CHP’li belediyelerin işçi direnişlerine yaklaşımı, kamusal alanların kullanımı, dayanışma ağlarının sınırları ve yerel yönetimlerin emek eylemleri karşısındaki tutumu üzerine daha geniş bir siyasi tartışmaya dönüştü.

Gündem Haberleri