Tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı 78 yaşında İstanbul'da hayatını kaybetti. Profesör Doktor Ortaylı'nın tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiği bildirildi.
Ortaylı bir süredir Koç Üniversitesi Hastanesi'nde yoğun bakımda tedavi görüyordu. Diyabet ve böbrek rahatsızlığı bulunduğu bilinen Ortaylı'nın geçtiğimiz günlerde entübe edildiği açıklanmıştı.
Ortaylı, akademik çalışmaları, derin tarih bilgisi ve televizyon programlarındaki yorumlarıyla Türkiye'de geniş kesimlerin tanıdığı bir isimdi.
Ailesi Stalin'den kaçmıştı
İlber Ortaylı'nın annesi Kırım Türklerinden Şefika Hanım ve babası Kemal Bey, eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) lideri Joseph Stalin'den kaçıp Avusturya'ya bir mülteci kampına sığınmıştı. İlber Ortaylı da bu mülteci kampında 21 Mayıs 1947'de dünyaya geldi. Ortaylı ailesi iki yıl sonra Türkiye'ye göç etti.
Ortaylı'nın yazar annesi Ankara'da Dil Tarih Kurumu'nda, babası ise askeri bir uçak fabrikasında çalışmaya başladı.
İlber Ortaylı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul Avusturya Lisesi'nde, liseyi Ankara Atatürk Lisesi'nde tamamladı. 1970'te Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümünü bitirdi.
Ortaylı, üniversitenin ardından uzun süre Türkiye dışında yaşadı. Yüksek lisansını Chicago Üniversitesi'nde 2016'da hayatını kaybeden ünlü tarihçi Halil İnalcık ile birlikte yaptı.
Türkiye'ye dönene kadar Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Münih, Strasbourg, Sofya, Cambridge, Oxford ve Tunus üniversitelerinde misafir öğretim üyeliği yaptı, seminer ve konferanslar verdi.
Öğretim üyeliğinden müze müdürlüğüne
1989'da Türkiye'ye döndükten sonra profesör oldu. 2002'ye kadar da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin İdare Tarihi Anabilim Dalı başkanlığını yaptı. Sonrasında Galatasaray Üniversitesi ve Bilkent'te öğretim üyeliği görevlerinde bulundu.
İlber Ortaylı, 2005'te Topkapı Sarayı Müzesi müdürü oldu. Yaş haddinden emekli olana kadar yedi yıl bu görevde kaldı. Bu yıllarda yaptığı televizyon programları ile tanınırlığı iyice arttı.
Fotoğraf: Bernd von Jutrczenka/dpa/picture alliance
Ortaylı vefatından önce Galatasaray Üniversitesi'nde konuk öğretim üyesi olarak ders vermeye devam ediyor, Hürriyet gazetesindeki köşesinde yazılar yazıyor ve sosyal medyada sık sık çeşitli kanal ve kuruluşların yayınlarına katılıyordu.
Alametifarikası sivri diliydi
Kendi hazırladığı ve konuk olduğu televizyon programlarında kimseyi kırmaz ancak nükteli bir dil kullanırdı. Karşısındaki "Hiç böyle saçma bir soru duymadım" diyecek kadar sözünü sakınmayan ancak sonrasında da soruya sakin sakin cevap veren biriydi. Kimseden lafını esirgemezdi. Engin yaşam bilgisi ve bilgece kullandığı kelimeler onun bu sivri dilli söylemlerini de sempatik hale getiriyordu. Ortaylı'nın alametifarikası da bundan geliyordu.
Ortaylı, çıktığı televizyon programlarının yanı sıra sayısız makale ve köşe yazısı, 50'den fazla kitap yazdı. Ancak bilgisayarla arası iyi değildi. Yazdıklarının çoğu aslında Ortaylı'nın ses kaydı alınarak editörler tarafından hazırlanıyordu.
Yazdığı kitaplar çok sattı
Kitaplarının büyük kısmı Osmanlı ve Cumhuriyet tarihiyle ilgiliydi. Ortaylı'nın seyahat kitapları da büyük ilgi gördü. "Bir Ömür Nasıl Yaşanır?" en çok satan kitaplarından biri oldu. Yaşamdan tavsiyelerin yer aldığı kitap, uzun süre çok satanlar listesinde ilk sırada yer aldı.
Fotoğraf: Anatolia-Pool/Getty Images
2020'de çıkardığı "Gazi Mustafa Kemal Atatürk" adlı kitabı büyük rağbet gördü. Ortaylı, "Cumhuriyet'in Doğuşu Kurtuluş ve Kuruluş Yılları", "Kuruluş Cumhuriyet'e Giden Yol", "Fatih Sultan Mehmed", "İstanbul'dan Sayfalar", "Avrupa ve Biz: Geçmişten Günümüze" ve "Gel Dünyayı Keşfedelim: Gezgin Bir Tarihçinin Seyahat Defteri" gibi birçok esere imza attı.
Ortaylı'nın kaç dil bildiği bir tartışma konusuydu. Kimine göre dokuz dil biliyordu ancak o buna karşı çıkıyordu. Kendi ifadesiyle, Avrupa dillerinden Almanca, İngilizce, Rusça, Fransızca, İtalyanca biliyordu. Latince'yi az biliyordu. Farsça için "Bilirim", Arapça içinse "Eh" diyordu. İbranice'yle de uğraştığını söylüyor, Osmanlıca'yı da okuyabiliyordu.
Çok sayıda ödülün sahibiydi
Ortaylı, hayatına ulusal ve uluslararası birçok ödül de sığdırdı. 2017'de Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nün sahibi oldu. Ödül töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ortaylı için "Yaşayan bir tarih" ifadesini kullandı.
Ortaylı, 2001'de de Aydın Doğan Ödülü, 2006'da İtalya'da düzenlenen Avrupa ile Akdeniz Arasında Lazio Ödülü'nü kazandı.
2007'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin imzasıyla Rusya tarafından Rus dilini ve kültürel mirasını yayan, ülkelerin ve halkların birbirlerine yaklaşmasını sağlayan kişilere verilen Puşkin Madalyası'na layık görüldü. Ortaylı, ayrı zamanda Türk Tarih Kurumu'nun da şeref üyesiydi.
Ayrıca 2018'de aldığı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Cumhuriyet Ödülü de layık görüldüğü ödüller arasındaydı.
Tüm bu akademik çalışmalara, ödüllere, engin tarih bilgisine rağmen renkli bir kişiliği vardı. Bir gün Midilli'de çıplak ayakla oynadığı Harmandalı oyunuyla sosyal medyada viral oluyor, diğer gün "Mobilyacı gezeceğinize dünyayı gezin" diyerek yeni evlenecek çiftlere sesleniyordu.
Ortaylı'nın Ayşe Özdolay ile 17 yıllık evliliği (1981-1999) ve bu evlilikten Tuna isimli kız çocuğu oldu.
Siyasi konulara tartışmalı şekilde dahil oldu
Ortaylı, tarih konusundaki açıklamaları ve programlarının yanı sıra tartışmalı şekilde siyasi ve güncel konulara da dahil oldu.
Tarih profesörü, 2019 yılında İstanbul'daki yerel seçimlerde CHP'nin adayı Ekrem İmamoğlu'na karşı yarışan Cumhur İttifakı'nın adayı Binali Yıldırım'ın kampanyasında yer aldı. Ortaylı'nın Yıldırım'ın YouTube kanalındaki bir videoda yer alarak, eski Başbakan ile Tarihi Yarımada'da yürüyüp İstanbul hakkında konuşması ve vaatlerini dinlemesi toplumda bazı kesimlerin tepkisine neden oldu.
Kendisi de göçmen bir aileden gelen Ortaylı, sığınmacılara ilişkin söylemleriyle de zaman zaman gündeme geldi. Örneğin Ağustos 2024'te KAFA TV adlı Youtube kanalında "Suriyeli sığınmacıların geri gönderilmesi gerektiğini" söyleyen ünlü tarihçinin, "Kendi memleketini savunamayan bir kitleyi ben neden vatandaş kitlesi yapayım? Yarın o zaman ben bu adamları orduya alacağım. Alabilir miyim? Olur mu öyle şey?" sözleri kamuoyunda tartışma yarattı.
Ortaylı'nın Ağustos 2025'te Hürriyet gazetesinde kaleme aldığı yazısında kuraklıktan dolayı Fırat ve Dicle havzasında boşalan köylerin "Asya'daki kardeş potansiyel nüfusla doldurulması gerektiğini" söylemesi de gündem oldu. "Çin'in nükleer denemeleriyle yıpratılan bereketli Uygur bölgesinin çalışkan çiftçileri kısa zamanda Türkiye'ye getirilmelidir. Hayvancılık konusunda uzman Kırgızların da bu topraklarda faaliyet göstermesi gerekir" ifadelerini kullanan Ortaylı'ya özellikle DEM Parti'den "açıkça ırkçı ve insan onurunu yok sayan bir anlayış" tepkisi geldi.