Celal Başlangıç aramızdan ayrılalı iki yıl oldu: Onurlu gazeteciliğin adıydı

Artı TV ve Artı Gerçek’in kurucu yayın yönetmeni, gazeteci Celal Başlangıç’ın ölümünün üzerinden iki yıl geçti. 90’larda Güneydoğu’daki hak ihlallerini, 2016 sonrası OHAL karanlığında basına yönelik baskıları yazmaktan vazgeçmeyen Başlangıç, mesleğinin bedelini sürgünde ödedi.

Kısa Dalga – Gazeteci Celal Başlangıç, aramızdan ayrılışının ikinci yılında meslektaşları, dostları ve okurları tarafından özlemle anılıyor.

Artı TV ve Artı Gerçek’in kurucu yayın yönetmeni olan Başlangıç, 3 Mayıs 2024’te, bir süredir tedavi gördüğü Almanya’nın Köln kentindeki hastanede hayatını kaybetmişti.

Türkiye basın tarihinin en onurlu isimlerinden biri olarak anılan Başlangıç, özellikle 1990’lı yıllarda Güneydoğu’daki hak ihlallerine ilişkin haberleriyle hafızalara kazındı. Şırnak’ın Cizre ilçesine bağlı Yeşilyurt köyünde köylülere askerler tarafından dışkı yedirildiğini ortaya çıkaran haberi, yalnızca gazetecilik tarihine değil, Türkiye’nin yakın dönem hafızasına da geçti.

Başlangıç, o haberin ardından yıllarca “vatan haini” suçlamalarıyla hedef gösterildi. Ancak haberi, hem ulusal hem de uluslararası hukukta doğrulandı; sorumluların cezalandırılmasının yolunu açtı.

Gazeteciliğe adanmış bir hayat

1956 yılında İstanbul’da doğan Celal Başlangıç, Ege Üniversitesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’ndan 1978’de mezun oldu. Gazeteciliğe 1975’te Ege Ekspres gazetesinde başladı. Demokrat İzmir, Politika ve Cumhuriyet gazetelerinde çalıştı.

Cumhuriyet’te Adana Bölge Temsilciliği, İç Politika Servis Şefliği ve Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. Evrensel gazetesinin kurucu genel yayın müdürü oldu, Radikal’in kurucuları arasında yer aldı. T24, Gazete Duvar, bianet ve Haberdar gibi yayınlarda yazdı.

Başlangıç’ın Kanlı Bilmece, Hayatın Rengi Gökkuşağı, Hayata Söylenmiş Şarkılar, Korku Tapınağı ve Trilye’den Yusufeli’ne Adatepe’den Derik’e Hayat Ağacıyla Yaşayanlar adlı kitapları bulunuyor.

Sürgünde gazetecilik

Başlangıç, 1990’larda hayatını riske atarak yaptığı gazeteciliği, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL döneminde de sürdürdü. Basına yönelik baskılar artarken mesleğinden geri adım atmadı.

KHK ile kapatılan Özgür Gündem gazetesiyle dayanışmak için başlatılan “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katıldığı için yargılandı. 2019’da “propaganda” suçlamasıyla 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

2017’de Almanya’ya gitmek zorunda kalan Başlangıç, Türkiye’de hazırlıklarına başladığı Artı TV ve Artı Gerçek’i Köln’de kurdu. Artı TV’nin açılışında, “Televizyon ve internet gazetesi çalışmalarını uzun bir süre önce Türkiye’de başlatmıştık. Ancak siyasi gelişmeler, basına yönelik saldırılar nedeniyle bir anda kendimizi Köln’de bulduk” demişti.

Hakkında Artı TV’deki haberler ve yazılar nedeniyle çok sayıda soruşturma açıldı. Pasaportu iptal edildi. “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasıyla açılan soruşturmada, adresi bilinmesine rağmen hakkında yakalama ve tutuklama müzekkeresi düzenlendi.

“Duruşu hep aynıydı”

Başlangıç’ın ikinci ölüm yıldönümünde meslektaşları da sosyal medyadan anma mesajları paylaştı.

Gazeteci Rıdvan Akar, Başlangıç’la tanışıklıklarının yaklaşık 40 yıl öncesine dayandığını belirterek, “Adana ile başlayan cesur ve nitelikli gazeteciliğini takdir ve gıpta ile izlediğim bir meslektaşımdı. Birlikte meslek hareketlerinde çalıştık. Duruşu hep aynıydı. Baskı gören, mağdur ve haksızlığa uğrayanların yanındaydı” dedi.

Onur Öncü ise Başlangıç’ı “mesleğin Celal abisi” sözleriyle andı: “Gazeteciliğin bedelini sürgünde ödedi. Onsuz nasıl 2 yıl geçti anlamak mümkün değil. Yokluğu o kadar çok hissediliyor ki…”

Cahit Mervan da Kürtçe mesajında Başlangıç’ı “değerli dostumuz ve gazeteci” sözleriyle andı; onu sevgi ve minnetle hatırladıklarını yazdı.

Celal Başlangıç, gazeteciliği yalnızca haber yazmak değil, hakikatin peşinde ısrar etmek olarak gören bir kuşağın simge isimlerinden biriydi. Aramızdan ayrılışının ikinci yılında, ardında cesaret, vicdan ve iyi gazetecilik mirası bıraktı.

Haberleri