CHP'den 500 bine yakın üye ile 120 belediye başkanı istifa etti

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Yeni Parti'nin kurulmasının ardından yaşanan istifalarla ilgili, "Son iki yılda üye olan 500 bine yakın kişi CHP ile yollarını ayırdı, şu ana kadar ikisi büyükşehir belediyesi olmak üzere 120 belediye başkanı CHP'den ayrıldı. Bize ait 12 büyükşehir belediyesinden 10'u CHP içinde siyaset yapmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.

Kısa Dalga- İstinafın mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, dün parti genel merkezinde Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleriyle bir araya geldi. Toplantının ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, ikisi büyükşehir olmak üzere yaklaşık 120 belediye başkanının CHP'den istifa ettiğini açıkladı.

CHP'den ayrılan belediye başkanlarının sayısına ilişkin değerlendirmede bulunan Sarı, şunları söyledi:

"Resmiyete dönüşmüş olan belediye başkanları üzerinden istifalarını takip ediyoruz. Şu an itibarıyla yaklaşık 120 civarında belediye başkanımız CHP ile yollarını ayırmış görünüyor. Bu belediyelerimizden 2 tanesi büyükşehir belediyesi. Bize ait 12 büyükşehir belediyesinden 10'u CHP içinde siyaset yapmaya devam ediyor."

Parti üyeliklerinden ayrılmalara ilişkin de konuşan Sarı, son iki yılda CHP'ye yaklaşık 500 bin yeni üye katıldığını belirterek, "Süreci anbean kendi sistemimiz üzerinden takip ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'ne son iki yılda yaklaşık 500 bin yeni üye katılmıştı. Biz, bu üyelerin önemli bir bölümünün Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrıldığını görüyoruz. Mesele bundan ibaret" dedi.

"Milletvekili olsam dokunulmazlığımın kaldırılmasını kendim isterdim"

Sarı, CHP'de disipline sevk edilen 9 milletvekiline ilişkin dokunulmazlık dosyalarının TBMM gündemine gelmesi halinde partinin nasıl bir tavır alacağı yönündeki soruya ise şu yanıtı verdi:

"Konu gündeme geldiğinde değerlendiririz. Ancak ilke olarak dokunulmazlıklar konusundaki tavrımız nettir. Biz, dokunulmazlığın kürsü dokunulmazlığıyla sınırlandırılmasını savunuyoruz. Bir konuma ya da sosyal statüye sahip olmak, hiç kimseye suç işleme özgürlüğü vermez. Milletvekili de olsa suç işleme özgürlüğüne sahip olamaz. Dolayısıyla ben şahsen milletvekili olsaydım ve hakkımda birtakım iddialar bulunsaydı, bu iddialar iddianamelere konu olmuş olsaydı, dokunulmazlığımın kaldırılmasını kendim isterdim. Gerçekten suçsuz olduğuma inanıyorsam gider, dilekçemi verirdim, yargılanırdım ve bu işi parlamentoya bırakmazdım."

"Disiplin sürecini işleteceğiz"

Özgür Özel döneminde görev yapan Parti Meclisi üyeleri Selin Sayek Böke ve Gül Çiftçi'nin Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilerek ihraç edileceği yönündeki iddiaların sorulması üzerine Sarı şu ifadeleri kullandı:

"Bu konuyu da gündeme getirdik. Önümüzdeki günlerde CHP'nin içinde olup, onun üyesi olarak varlığını devam ettiren ancak başka bir siyasal parti için çalışan arkadaşlarımıza ilişkin bir disiplin süreci işleteceğiz."

Gürsel Tekin iddiası

CHP İstanbul İl Başkanlığı kayyımı Gürsel Tekin'in görevden alındığı ve yerine eski Kağıthane İlçe Başkanı'nın atandığı yönündeki iddialara ilişkin de konuşan Sarı, konunun MYK toplantısında ele alındığını belirterek, gerekli açıklamanın önümüzdeki günlerde yapılacağını söyledi.

"Yapılan operasyonların inandırıcılığı ciddi şekilde zedelenmektedir"

CHP'li belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalara da değinen Sarı, operasyonların ardından bazı belediye başkanlarının CHP'den ayrılarak özellikle AKP'ye geçtiğini gördüklerini belirtti. ANKA'nın haberine göre bu durumu yalnızca belediye başkanlarının yolsuzluk yaptığı ya da siyasi aidiyetlerinin zayıf olduğu şeklinde değerlendirmediklerini ifade eden Sarı, aday belirleme süreçlerinde görev alan parti yönetiminin de özeleştiri yapması gerektiğini söyledi.

Bugün itibarıyla 42 CHP'li belediyeye operasyon düzenlendiğini, 28 belediye başkanının tutuklu bulunduğunu ve önceki dönem belediye başkanlarının da aralarında olduğu altı belediyenin soruşturmalar kapsamında işlem gördüğünü belirten Sarı, şu değerlendirmede bulundu:

"CHP'li belediyeler yapılan kovuşturmalara ek olarak CHP'den istifa eden ve özellikle de AKP'ye geçildiğini de görüyoruz. Biz bu belediye başkanlarımızın gidişinin sadece belediye başkanlarımızın yolsuzluk yaptığını ve yolsuzluk yaptığı için, kendini kurtarmak için iktidar partisine doğru yöneldiğini ya da bu belediye başkanların partiyle siyasi aidiyetlerinin yeterince güçlü olmadığını söylemiyoruz. Bu her şeyden önce bu belediye başkanları belirleyen iradenin, bu kararları veren arkadaşlarımızın da bir özeleştiri yapması gerektiğini düşünüyoruz. Tek taraflı değil, çok taraflı bir süreç bu ve kimse sorumluluktan kaçamaz.

Belediye başkanlarımızın 28'i tutuklu

Operasyon düzenlenen CHP'li belediyelerin sayısı bugün itibariyle 42. Belediyelerimizin neredeyse 10'da birinden fazlasına operasyon düzenlendi. Belediye başkanlarımızın 28'i tutuklu. Tahliye edilmiş ama operasyonla ilişkilenmiş altı belediyemiz, önceki dönem belediye başkanlarımız var. Bu belediye başkanlarımıza isnat edilen suçlar sadece CHP'li belediyeler ile mi ilgili? AKP, MHP ve başka partilerin belediyelerinde yolsuzluk ve rüşvetle ilgili bir tartışma yok mu? Bu bir tesadüf mü? Yapılan operasyonların inandırıcılığı ciddi şekilde zedelenmektedir. Bu tek taraflı kovuşturma süreçlerinin de sadece CHP belediyelerini merkeze alan bu tür süreçlerin de demokratik temsil ilkesine de aykırı olduğunu değerlendiriyoruz. Hukuki süreçlerin hukuka uygun şekilde yürütülmediğini açık biçimde belirtmek isteriz."

Gündem Haberleri