DEM Parti: Hem barıştan söz edip hem demokratik alanı daraltmak inandırıcı değil

DEM Parti, son günlerdeki operasyonlara ve gözaltılara tepki göstererek, "Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin bir yandan barıştan söz edip diğer yandan demokratik alanı daraltarak yürütülmesi toplum nezdinde inandırıcı ve güven verici olmaz" ifadesini kullanıldı.

Kısa Dalga - Kaos GL Derneği’nin yönetici ve üyelerine yönelik İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda operasyon düzenlendi. Yönetim ve denetim kurullarının asıl ve yedek üyelerinin evlerine gece baskını yapıldı. Operasyona izin veren mahkeme kararında İstanbul'da gece kulüpleri, masaj salonları ve eğlence mekanlarına yapılan baskınlar da yer aldı.

“Ailem Güvende” adıyla duyurulan operasyon kapsamında İzmir Kent Konseyi ve Karabağlar Kent Konseyi başkanlığı görevlerinde bulunan, uzun yıllardır kadın hakları, eşitlik ve sivil toplum alanlarında çalışmalar yürüten Seniye Nazik Işık da gözaltına alınmıştı.

Bugün de Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Melih Mertcan Titiz ile bazı ESP üyeleri gözaltına alındı.

"Barışın dili ile baskının pratiği yan yana duramaz"

DEM Parti'den yapılan açıklamada, "Türkiye'nin barışı ve demokratik çözümü tartıştığı böylesi tarihsel bir dönemde, her gün toplumun başka bir kesiminin hedef gösterilmesi; siyasetçilerin, hak savunucularının, gazetecilerin, yazarların ve akademisyenlerin sesinin kısılmaya çalışılması kabul edilemez" denildi.

Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Dün hak savunucularının, gazetecilerin, yazarların ve Barış Akademisyenlerinin sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerinin ardından bugün de bileşenimiz SYKP’nin Eş Genel Başkanı Melih Mertcan Titiz, yine bileşenimiz ESP’nin üyeleri ve çok sayıda kişinin gözaltına alınması bu açıdan tabloyu ağırlaştırmaktadır.

İktidara bir kez daha hatırlatıyoruz, Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin bir yandan barıştan söz edip diğer yandan demokratik alanı daraltarak yürütülmesi toplum nezdinde inandırıcı ve güven verici olmaz. Barışın dili ile baskının pratiği yan yana duramaz.

86 milyon yurttaşımızın barış ve güven içinde yaşadığı bir Türkiye’ye giden yol daha fazla hukuktan, daha fazla demokrasiden ve daha fazla özgürlükten geçmektedir."

"Bu uygulamalar Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne zarar veriyor"

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da sosyal medya hesabından yazdığı mesajda, son günlerde giderek artan gözaltı ve tutuklamaların "kabul edilemez" olduğuna dikkat çekti. Bakırhan, şunları kaydetti:

"Siyasetçilerin, hak savunucularının gözaltına alınması, insanların farklı yaşam biçimleri ve cinsiyet kimliği nedeniyle hedef haline getirilmesi; basın ve muhalif sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesi ifade, düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü yok saymaktadır. Bu uygulamalar toplumsal gerilimi artırmaktan başka bir sonuç doğurmuyor.

Bu sabah da bileşen partimiz SYKP'nin Eş Başkanı Mertcan Titiz başta olmak üzere, bileşen partili arkadaşlarımızın da içinde olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Türkiye, her sabah muhalif bir kesime yönelik yeni gözaltı ve tutuklama haberleriyle uyanıyor.

Bu uygulamalar, iki yıldır büyük bir emek ve özveriyle yürüttüğümüz Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne de zarar veriyor. Sürecin toplumsallaşmasını güçlendirmek yerine, sürecin karşısında duranların elini güçlendiriyor."

"Barışın zemini korku değil güvendir"

"Barışın zemini korku değil güvendir. Bir taraftan toplumsal çözümden söz edip diğer taraftan siyaset, basın, örgütlenme ve ifade alanını daraltamazsınız. İnsanların susturulduğu bir ortamda barışı nasıl toplumsallaştıracağız?" diyen Bakırhan, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin ikinci yüzyılını farklı kimlikleri, görüşleri ve siyaset alanlarını daraltarak, yok sayarak inşa edemeyiz. Buradan iktidara ve yetkililere açıkça çağrı yapıyoruz: Sürece zarar veren, toplumsal güveni zedeleyen ve süreç karşıtlarının elini güçlendiren bu uygulamalardan vazgeçilmelidir. Siyasetin, ifade özgürlüğünün ve demokratik örgütlenmenin önü açılmalıdır.

Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla baskı değil; daha fazla demokrasi, diyalog ve toplumsal güvendir. Yüz yıldır bu ülke insanları çok yoruldu. Artık Türkiye'nin huzura, barışa ve demokrasiye kavuşma zamanıdır."

"Barışın dili ile baskının pratiği yan yana duramaz"

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, partisinin açıklamasını alıntılayarak, "Barışın dili ile baskının pratiği yan yana duramaz. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalı" dedi.

Gündem Haberleri