DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan: Pozitif barış aşamasına geçiyoruz, Ekim’de Öcalan gazetecilerle görüşebilir

DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, çerçeve yasanın yürürlüğe girmesini sağlayacak MGK kararının gecikmeden çıkarılmasını beklediklerini söyledi. Kayyımlara son verilmesi, AİHM kararlarının uygulanmasının sürecin “itici gücü” olacağını belirten Buldan, Abdullah Öcalan’ın ekim ayıyla birlikte gazeteciler, yazarlar ve STK temsilcileriyle görüşebilmesi gerektiğini söyledi. Buldan, “Önümüzdeki günlerde bu konuda somut bir gelişmeye tanıklık edebiliriz” dedi.

Kısa Dalga- DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, Abdullah Öcalan’ın hem silahsızlanma sürecinde hem de siyasal ve demokratik inşa sürecinde koordinatörlük görevini üstleneceğini dile getirdi. Buldan, “Önümüzdeki günlerde bu konuda somut bir gelişmeye tanıklık edebiliriz” dedi.

Çerçeve yasanın Meclis’ten geçmesi sonrası gözler atılacak asımlara ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararına çevrilirken, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan sürecin geleceğine ilişkin Mezopotamya Ajansı'ndan (MA) Adnan Bilen’in sorularını yanıtladı.

‘Pozitif barış aşamasına geçiyoruz’

Son görüşmede Abdullah Öcalan’ın sürece dair öngörülerini aktaran Pervin Buldan, silahlı aşamadan siyasal müzakere aşamasına geçildiğini ifade etti. Pervin Buldan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Sayın Öcalan son görüşmemizde sürecin kritik bir aşamasında olduğumuzu vurguladı. Sürecin ilerlemesi için herkesin inisiyatif alması ve siyasi feraset göstermesi gerektiğinin üzerinde durdu. Süreçte geldiğimiz aşamanın geçilmesi, pozitif barış aşamasına geçmemizi sağlayacaktır. Yani yüz yıllık meselenin silahlı kısmıyla değil, siyasal kısmıyla ilgili müzakerelerin olacağı ve adımların atılacağı aşamaya geçeceğiz.”

"Türkiye’nin kendi içinde barışı büyütmesi örnek olacak"

Ortadoğu’daki gelişmelere değinen Pervin Buldan, Öcalan’ın ifadelerine değinerek şöyle dedi:

“Dünya Savaşı’nın içinden geçiyoruz ve bu savaşın merkezi coğrafyası Ortadoğu’dur. Türkiye ve bölgede yaşayan tüm Kürtler için de ciddi riskler ve tehlikeler var. Sayın Öcalan, bu risk ve tehditlere karşı halkları korumanın en temel yolunun barış ve demokrasi olduğunu ifade ediyor. Barışı; silahların susması, çatışmaların durması ve siyasete alan açılması; demokrasiyi ise bir arada yaşam mutabakatı olarak formülize ediyor. Ortadoğu’da çatışmalar derinleşirken Türkiye’nin kendi içinde barışı büyütmesi, bütün bölge için de umut verici bir örnek olacaktır.”

"Taraflara güven, karşılıklı adımlar..."

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un silah bırakma şartına ilişkin söylemlerine değinen Buldan şöyle devam etti:

“Çerçeve Yasa’nın Meclis’ten 467 oyla çıkması sadece bir sayım meselesi değil, aynı zamanda güçlü bir siyasi mesaj içeriyordu. Silah bırakma meselesinin sürecin temel başlıklarından biri olduğunu biliyoruz ve bu konudaki hassasiyeti anlıyoruz. Ama bu durumun karşılıklı adımlarla çözülebileceğine inanıyoruz. Sayın Öcalan taraflara merdiven yöntemini öneriyor. Taraflara güven ve karşılıklılık üreten bazen küçük ama birbirini tamamlayan adımlarla yukarı doğru ilerlemeleri konusunda önerilerde bulundu.”

"Kurul hem silahsızlanma süreçlerini yönetecek"

Silahsızlanma ve Siyasallaşma Kurulu’nun yapısı ve işleyişi hakkında detay veren Pervin Buldan şöyle dedi:

“Sayın Öcalan hem silahsızlanma sürecinde hem de siyasal ve demokratik inşa sürecinde koordinatörlük görevini üstlenecek. Bunun için kurulan kurulun koordinesini sağlaması, toplumun farklı kesimleriyle görüşmesi, özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Kurul, sürecin ilerlemesinin deyim yerindeyse atar damarı olacak. Kurul hem silahsızlanma süreçlerini yönetecek hem de siyasallaşma sürecinde aktif rol alacak. Silahsızlanmada atılan her adım siyasal alanı genişletecek; siyasal alanda sağlanan her güvence de silahsızlanma sürecine güven katacaktır.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci, gelecek yüz yılın projesidir. Birçok açıdan dünya çatışma çözüm modellerinde bulunmayan, yeni bir modeli deniyoruz. Bu öngörüye rağmen engeller ve meydan okumalar gerçekleşecektir. Bu gerçeklik de ‘gri alan yoktur’ demeyi zorlaştırıyor. Gri alanların varlığı diyaloğun ve ortak aklın neden bu kadar kıymetli olduğunu gösteriyor. Müzakere, siyaset ve demokrasiyi güçlendirme de bir mücadele alanıdır."

"Ekim ayı ile birlikte somut gelişmeler yaşanabilir’

Pratik takvim, MGK kararı, kayyım uygulamaları ve İmralı ziyaretlerine dair son duruma dair konuşan Buldan sözlerine şöyle devam etti:

“Yasanın yürürlüğe girmesini sağlayacak MGK kararının gecikmeden çıkmasını bekliyoruz. Meclis’in açılmasıyla birlikte hem çerçeve yasa kapsamındaki adımların hem de kayyımlara son verilmesi ve AİHM kararlarının uygulanması gibi adımların atılması sürecin itici gücü olacak. Sayın Öcalan’ın toplumun tüm kesimleriyle görüşmeler gerçekleştirmesi artık kaçınılmazdır. Ekim ayıyla birlikte gazeteciler, yazarlar ve STK temsilcileriyle bu görüşmelerin başlaması ve hukuki güvencelerle sürekliliğinin sağlanması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde bu konuda somut bir gelişmeye tanıklık edebiliriz.”

Gündem Haberleri