DEM Parti Olağan Büyük Kongresi... Hatimoğulları: Bu bir hazırlık, bir eşik kongresi

DEM Parti'nin 5'inci Olağan Büyük Kongresi'nde Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, geçerli 535 oyun tamamını alarak yeniden Eş Genel Başkan seçildi.

Kısa Dalga - DEM Parti'nin 5'inci Olağan Büyük Kongresi, saat 10.00'da Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde yapıldı. En son Ekim 2023'te olağan kongresini toplayan DEM Parti, bu kongreyi yasal zorunluluklar nedeniyle gerçekleştirdi.

Delegelerin katılımıyla başlayan kongrede, parti organlarının seçimi ve tüzük değerlendirmeleri yapılacak. Kongrede ayrıca önümüzdeki siyasi döneme ilişkin bir bildirgenin kamuoyuna duyurulması bekleniyor.

Diğer siyasi partiler kongreye davet edilmedi

Katılımının sınırlı olduğu kongreye DEM Parti milletvekillerinin yanı sıra il ve ilçe örgütlerinden üyeler katıldı. Katılımcılar arasında TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti İmralı Heyetinde yer alan Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar, Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan da yer aldı. Öte yandan kongrenin çerçevesi doğrultusunda diğer siyasi partiler kongreye davet edilmedi.

Kongrenin gerçekleştiği salonda üzerinde "5. Büyük Kongre, 5. Kongreye Mezin" ve "Jin, Jiyan Azadi" yazılı dövizler asıldı. DEM Parti Eş Genel Başkanları salona alkışlarla giriş yaptı. Kongrenin başlamasıyla birlikte Kongre Divanı'na Neslihan Şedal, Ali Kenanoğlu, Şevval Dicle Akay, Burcugül Çubuk, Mehmet Onur Yılmaz seçildi.

Değişim ve yeniden yapılanma kongresi 2027'de

Kongrede, isim, tüzük ya da parti programında değişiklik olmadı. Merkez Yürütme Kurulu ve Parti Meclisi'nde ise sınırlı sayıda değişiklik olması öngörülüyor.

DEM Parti, 5'inci Olağan Kongresi'nin ardından çözüm sürecine paralel olarak kapsamlı bir değişim ve yeniden yapılanma kongresi yapmayı planlıyor. Bu kongrenin Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un uygulanması ile eşgüdümlü halde 2027'nin bahar aylarında gerçekleştirilmesi bekleniyor.

"Kanun sadece bir kapı açabilir"

Kongrede konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, "Bizler kökümüzün tarihsel birikim ve deneyimlerini unutmadan çağını anlayan ve buna göre kendini yeniden inşa eden bir yola giriyoruz. Tarihin içinden geleceğe yürüyoruz. Ve son 3 yılda bu ülkenin önüne uzun zamandır görülmemiş muazzam bir olanak, muazzam bir fırsat ortaya çıktı. Türkiye yeniden Kürt meselesini konuşmaya başladı. Silahlar sustu. Bu gelişme sadece Kürt hareketi için değil, sisteme muhalif bütün kesimlerin demokratik zeminde mücadele olanaklarını ardına kadar açmış durumda. Bu süreci büyütmek, kalıcı barışı tesis etmek hepimizin insani, vicdani, siyasi ve toplumsal görevidir. Barışı kazanmak hepimizin ortak geleceğini kazanmaktır. Biz bunu 86 milyon yurttaşımız için 100 yıllık gelecek adına yerine getirmeye hazırız. Kendimize güveniyoruz. Sizlere güveniyoruz. Halklarımıza güveniyoruz ve bunun için başaracağız. Mutlaka ama mutlaka başaracağız" dedi.

"Bu topraklarda Kürt meselesi farklı dönemlerde farklı isimlerle konuşuldu. Bazen inkar edildi, reddedildi. Böyle bir sorun yok dendi. Bazen güvenlik başlığına sıkıştırıldı. Bazen konuşmanın kendisi dahi suç sayıldı. Bazen çözüm ihmali belirlendi. Ardından kapılar hemen kapandı" diyen Hatimoğulları, şöyle devam etti:

"Acılar yarıştırılmaz. Her acının kendi adı, kendi ismi ve kendi hikayesi var. Barış bu ortak acıların bitmesini amaçlar. Hepimiz için kritik soru hiçbir halkın onurunu çiğnetmeden barışı büyütebilecek miyiz? Bu süreci başarıyla sonuçlandırabilecek miyiz? DEM Parti açısından bu soruların yanıtı nettir. Bizler barışacağız, bizler başaracağız ve bunun için halkımıza sözümüz olsun ki çok daha fazla çalışacak, çok daha fazla emek verecek ve mutlaka barışı bu topraklara hep birlikte armağan edeceğiz. Barışı silahların susmasından çok daha büyük bir şekilde düşünmeli ve değerlendirmeliyiz. Çünkü barış silahların susmasından çok daha büyüktür.

Meclis, 10 Ağustos 2026'da Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlenmesine Dair Kanun'u kabul etti. Biz bu kanunu çok önemsiyoruz. Her fırsatta ne kadar önemsediğimizi vurguladık. Ama aynı zamanda bu kanunun eksikliklerini de belirttik. Hiçbir kanun kendi başına toplumsal bir barış yapamaz, kanun sadece bir kapı açabilir."

"Önümüzde kolay bir dönem olmadığının hepimiz farkındayız"

Barış sürecinin yıllar boyunca büyük bir toplumsal mücadele, emek ve bedellerle bugünlere geldiğini belirten Hatimoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu ihtimali yıllar boyunca ayakta tutan büyük bir toplumsal mücadele, emek ve bedeller var. Bunlarla barış süreci bugün bu seviyeye geldi. Eğer bugün İmralı'da bir masa kurulduysa bu verilen emek, mücadele, ödenen bedeller ve ülkenin geldiği koşulların dayatmasıyla olmuştur. O halde barışı kim kuracak? Galatasaray Meydanı'nda kayıplarının fotoğrafını yıllarca ellerinden bırakmayan Cumartesi Annelerinin hafızası, hafıza ısrarı kuracak. Barış Anneleri kuracak. Evladını askerken kaybetmiş ailelerin acısı ve dirayeti kuracak. Kadın hareketinin birikimi ve tecrübesi kuracak. İnsan hakları savunucularının dosyaları, gazetecilerin kayıtları, hukukçuların itirazları, akademisyenlerin çalışmaları, sanatçıların filmleri, romanları, şarkıları kuracak barışı. Kürk halkıyla tarihsel ve stratejik ittifak içinde olan sosyalistler, devrimciler, yurtseverler kuracak barışı."

Hatimoğulları, demokrasiyi savunan farklı kesimlerin de barışın kurulmasında rol üstleneceğini belirterek, "Demokrasiyi savunan mütedeyyinler, sekülerler, sosyal demokratlar, Aleviler ve bütün halklar ve inanç toplulukları beraber kuracak barışı. 'Yaşasın halkların kardeşliğinin' sadece bir söylem olarak kalması değil, hukukla güvence altında alınması barışı kuracaktır ve buradan şunu hepimiz bilmeliyiz ki mücadele alanlarımızda tek vücut olmazsa bu süreci ilerletmede güçlük çekeriz. Barışı gelin hep birlikte bu ülkenin bütün siyasal ve toplumsal dinamikleriyle beraber inşa edelim. Barışı çocuklarımıza ve Türkiye'nin geleceğine hep beraber armağan edelim" diye konuştu.

"Kürt meselesi yeni bir evreye girerken siyaseti eski araçlarla sürdüremeyiz"

Hatimoğulları, kongrenin yeni döneme hazırlık niteliğinde olduğunu belirterek, "Bu kongremizin anlamı da tam da burada yatıyor. Bu bir hazırlık kongresidir. Bu bir eşik kongresidir. Güçlenmeye, güç katmaya davet kongresidir. Geride bıraktığımız dönemin deneyimlerini yanımıza alıp önümüzdeki büyük dönüşüme hazırlanıyoruz. Kendimizi tekrar etmek için değil, kendimizi yenilemek için buradayız. Kendimizi yeniledikçe demokratik bir yönetimin inşasına talip oluruz, olmalıyız. Biz buna adayız. Değişerek yönetmeye, adaletli, eşit, özgür, demokratik bir inşaya hazırız. Toplum değişirken aynı kalan bir parti olmaz. Barışın dili değişirken eski dille yola devam etmek olmaz. Kürt meselesi yeni bir evreye girerken siyaseti eski araçlarla sürdüremeyiz” diye konuştu.

Barış sürecinin kolay ve düz bir yol olmadığını belirten Hatimoğulları, şunları ekledi:

"Önümüzde kolay bir dönem olmadığının hepimiz farkındayız. Barış süreçleri düz bir yol değildir. Engebelidir, incedir, uzundur, zordur, emek ister. İtirazlar olabilir bu süreçlerde. Provokasyonlar da olabilir. Güvensizlikler de çıkabilir. Eski korkular yeniden hatırlanabilir. Bu bütün taraflar için öyle. Bazen devlet ağır davranabilir. Bazen siyaset cesaretini kaybedebilir. Bazen toplum yorulabilir. Ama bizim görevimiz tam da burada. Barışı günlük havaya göre biz savunmadık, savunmayacağız. Çünkü barış bizim için konjonktürel bir tercih değil, bu topraklarda birlikte yaşamanın en ciddi siyasal programıdır barış. 100 yıllık meseleler bir günde çözülmez. Ama 100 yıllık meselelerin kaderi bazen birkaç yıl içinde değişebilir. Bir adım atılarak değişebilir. Şimdi böyle bir zamanın içindeyiz ve bu zamanı en doğru şekilde değerlendirmeliyiz. Bu zaman bizden öfke kadar akıl, hafıza kadar yenilenme, cesaret kadar sabır ve kararlılık istiyor. Ve belki en çok da birbirimizi duymayı ve dinlemeyi istiyor. 3 yılın muhasebesinden çıkaracağımız en büyük dersler bunlardır.

Biz geçmişimizi asla inkar etmeyeceğiz. Bu topraklarda çekilen acıları asla unutmayacağız. Ödenen bedeller asla unutulmayacak. Ama şu bir gerçek ki biz yaşanan bütün acılarla yüzleşeceğiz. Hepsi ile yüzleşeceğiz. Ama bunu yaparken çocuklarımızı o acıların içinde yaşamaya da mahkum etmeyeceğiz."

"Türkiye'yle Kürtlerin çıkarlarını ortak bir paydada buluşturuyoruz"

Tuncer Bakırhan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı'nın bu sürece "Türkiye Yüzyılı" dediğini belirterek, "Emin olun, bu süreci layıkıyla başarıya ulaştırabilirsek gerçekten yüz yıl Türkiye'nin olacak. Yüz yıl Kürtlerin, Alevilerin, ezilenlerin ve emekçilerin yüz yılı olacaktır. Gerçek bir yüz yıl barışla, hukukla, demokrasiyle olur. Buyurun, gelin rejimin parametrelerini demokrasi, hukuk, adalet ve eşitlik ilkeleri etrafında yeniden örelim. Demokratik Türkiye yüz yılına hep birlikte adım atalım. İşte bunu başarmak siyaset kurumunun emek vermesine ve sürece cesaretle sahip çıkmasına bağlıdır. Bu inanç, bu cesaret sadece bir partide var. O da DEM Parti'dir. Emin olun önümüzdeki yüz yılı kurtarmaya kararlıyız. Bir daha geçmiş yüzyılda Kürtlerin, Türklerin, Alevilerin, bu ülkede yaşayan emekçilerin, yoksulların aynı zulüm, baskı ve ekonomik yoksulluk içerisinde yaşamaması için kararlı bir şekilde bu yola revan olduğumuzu belirtmek istiyorum. Herkes önyargılarını kırar, korkularını bitirir, çıkarını halkın çıkarının arkasına koyarsa sadece yüz yılı değil, emin olun bölgede bin yılı kurtarırız" dedi.

"Bugün bir başka baharın eşiğindeyiz" diyen Bakırhan, şunları kaydetti:

"50 yıllık çatışmanın ve şiddetin sonuna doğru yürüyoruz. Memlekete barış imkanı sunan, diyalog ve müzakerenin yolunu açan, başta Sayın Öcalan olmak üzere bütün siyasi aktörlere binlerce kez bir daha teşekkür etmek istiyorum. Yüz yıldır isyan ve inkar denklemine sıkıştık. Şimdi Türkiye bu kısır döngünden çıkmak istiyor. Kürtlerin ikbaliyle Türkiye'nin istikbalinin aynı parametrelerde buluştuğu bir dönemde yaşıyoruz. Kürtlerin ikbalini ve ülkenin istikbalini aynı noktada buluşturanın sırtı emin olun yere gelmez. Türkiye son 50 yılda Kürt meselesinin çözümsüzlüğünden kaynaklı çok büyük maliyetler ödedi. Orta Doğu'da oyun kurucu vasfını kazanabileceği her denklemde Kürt dengesiyle karşı karşıya kaldı.

Kürt dengesini lehe çözecek bir süreç içerisindeyiz. Artık maliyet ödeme değil, hasat alma dönemidir. Artık sefalet değil, bereket dönemidir. Bu ülkenin her bir vatandaşının ve akrabalarının kazanımını kendi kazanımını gören bir anlayışa ihtiyaç var. Nasıl ki Azerbaycan'ın, KKTC'nin kazanımı Türkiye'nin ve Türkiye'de Kürt'ün kazancı olarak görülüyorsa, Irak'taki, İran'daki ve Suriye'deki Kürtlerin kazanımı da Türkiye'nin kazancı olarak görülmelidir. Tehdit olarak görülmemelidir. Kürt'ün kazanımı Türkiye'nin kazanımıdır. Türkiye'nin kazanımı Kürt'ün kazanımıdır. Kürt kazanınca Türk, Türk kazanınca Kürt kazanacaktır. Bugün barış süreciyle birlikte Türkiye'yle Kürtlerin çıkarlarını ortak bir paydada buluşturuyoruz. Güçlü ve büyük Türkiye'ye inanıyoruz. Fakat bunun nasıl olacağı konusunda yıllarca ayrıştık. Bize göre güçlü ve büyük Türkiye, demokratik olan bütün kimlikleri ve inançları eşit mesafede duran bir düzlemde mümkündür. Kürtler kurucu bir aktör olursa Türkiye güçlenir, Orta Doğu istikrar kazanır. Orta Doğu'yu barışın ve yaşamın coğrafyası haline getirebiliriz. Artık yüzyıllık Sykes-Picot parantezini kapatmamızın zamanı geldi. Yeni bir dönemin başladığının bilincindeyiz. DEM Parti olarak bu sürece hazır olduğumuzu dile getirmek istiyorum."

Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, yeniden Eş Genel Başkan seçildi

Kongrede, yapılan oylamada Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, geçerli 535 oyun tamamını alarak yeniden Eş Genel Başkan seçildi.

Kongrede, 80 kişiden oluşan PM'ye yeni 33 üye seçildi. PM'ye yeni giren isimler arasında Asiye Kolçak, Ayfer Fatma Çelik, Aylin Hacaloğlu, Berdan Gündüz, Berivan Elter, Berna Çelik, Besriye Tekgür, Cemile Turhallı, Çiğdem Köse, Doğan Erbaş, Ekaterini Nikolaо, Ekrem Baran, Elif Çoban, Emin Orhan, Eylem Saruca, Fikret Melih Çolakoğulları, Hakkı Saruhan Oluç, Hasip Şan, İbrahim Ateş, Mehmet Resul Baykara, Metin Kılavuz, Muhsin Dalfidan, Nayif Bulğa, Ömer Kulpu, Sabuha Akdağ, Sadet Fırat, Sedat Şenoğlu, Sevda Çelik Özbingöl, Seyfettin Aydemir, Sezgin Kartal, Turkut Çatar, Vaysi Unat ve Zeyyat Ceylan yer aldı.

Merkez Disiplin Kurulu'nda ise Bedia Boran Bulut, Cumhur Ege, Emine Akyazılı, Eylem Arzu Kayaoğlu, Hüseyin Gözen, Metayin Demir ve Zeynep Nilgün Salmaner asil üye olarak seçildi. Pirozhan Karali Güler ile Sedat Bilgin ise MDK yedek üyeleri oldu.

Uzlaşma Kurulu'nun asil üyeliklerine Ayşe Erdem, Fatma Ayparçası, Gonca Yangöz, Mehmet Salih Yıldız ve Nevzat Anuk seçilirken, Deniz Yalçın ile Naif Eroğuz yedek üye olarak belirlendi.

Gündem Haberleri