Kısa Dalga - CHP, DEM, TİP, EMEP, EHP, TÖP, ESP, DBP, Devrimci Parti, SODAP, SYKP, Sosyalist Meclisler Federasyonu ve Yeşil Sol Parti'den oluşan bir heyet, Edirne F Tipi Cezaevi'nde eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı'yı ziyaret etti.
Ziyaret sonrasında Demirtaş ve Mızraklı'nın ortak mesajı okundu. Mesajda, "Cezaevine girişimiz ne kadar politikse çıkışımız da öyle olacaktır. En büyük önceliğimiz ve hassasiyetimiz çatışmalardan kaynaklı can kayıplarını durdurabilmekti. Şimdilik bunu sağlamış olmaktan dolayı mutluyuz. Çıkarılacak yasalarla bu ortamın kalıcı hale getirilmesini umuyoruz. Ancak esas demokrasi mücadelesi bundan sonra gelişecek ve büyüyecektir. Bizler de demokratik siyasetin güçlenmesi için nerede olursak olalım elimizden gelen çabayı göstereceğiz" ifadeleri kullanıldı.
"Bir an önce siyasetçiler, seçilmişler tutuksuz yargılanmalı"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanması gerektiğini belirtti. Bakırhan, toplumun her kesiminin adalet arayışında olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'nin birçok meselesi var ama sokakta kimi görürseniz ve sorarsanız en başta adalet meselesi gelir. Seçilmişi adalet arıyor, öğrencisi adalet arıyor, kadını adalet arıyor. Gezi'de doğasını, çevreyi savunduğu için mücadele edip tutuklananlar adalet arıyor. Toplumun neredeyse 7’den 70’e herkesi adalet arıyor" dedi.
Meclis komisyonlarının da AİHM ve AYM kararlarına uyulması gerektiğini raporladığını hatırlatan Bakırhan, "Peki bu yasaları kim çıkaracak? Niye çıkarmıyor?" diye sordu. Bakırhan, "Bir an önce siyasetçiler, seçilmişler tutuksuz yargılanmalı" çağrısında bulundu.
"İnsanları sadece siyasi görüşleri nedeniyle haksız, hukuksuz biçimde cezaevine atılıyorlar"
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Türkiye'de "halkın büyük çoğunluğunun iradesinin gasp edildiğini" ifade etti. Baş, "Herhangi bir seçilmiş arkadaşımızın, halkın görev verdiği bir arkadaşımızın cezaevine atılması, sadece onun cezaevine atılması değil, halkın iradesinin hapsedilmesi, halkın iradesinin gasp edilmesidir ve bugün Türkiye'de halkın büyük çoğunluğunun iradesi gasp edilmiş durumdadır" şeklinde konuştu. Baş ayrıca, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının bağlayıcı olmasına rağmen uygulanmadığını belirterek, "İnsanları sadece siyasi görüşleri nedeniyle bu iktidara karşı mücadele ettikleri için haksız, hukuksuz biçimde cezaevine atılıyorlar" dedi.
"Düzenlemeler hayata geçirilmeli"
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Selahattin Demirtaş'ın 4 Kasım 2016'dan, Selçuk Mızraklı'nın ise 27 Ekim'den bu yana siyasi rehine olarak cezaevinde tutulduğunu söyledi. Aslan, "Sadece Edirne değil, Silivri, Sincan, Kandıra… Türkiye'nin birçok cezaevinde siyasi rehineler var" ifadelerini kullandı. Aslan, siyasi operasyonların durdurulması, kayyum uygulamalarına son verilmesi ve demokratik hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması taleplerini dile getirdi. "Bugün cezaevinde tutsak olan arkadaşlarımız, savcıların hazırladıkları düzmece iddialarla, geçmişte beraber yol yürüdükleri FETÖ'cülerin düzmece iddialarıyla cezaevlerinde tutuluyorlar" diyen Aslan, iktidarın Anayasa ve AİHM kararlarını kayıtsız şartsız uygulaması gerektiğini vurguladı. Aslan, Türkiye'nin demokratikleşmesi ve eşit koşullarda bir arada yaşanması için düzenlemelerin hayata geçirilmesini istedi ve bir siyasal genel af çağrısında bulundu.
"İktidarın yarattığı siyasal iklim hukuk devletinin temel ilkelerini çiğneyen bir tabloyu ortaya koyuyor"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi Binici, iktidarın yargı yoluyla muhalefeti susturmaya çalıştığını belirtti. Binici, "Mahkeme salonları bu dönemde adaletin tesis edildiği yerler olmaktan çıkarılmış, siyasal rekabetin bastırıldığı, seçim başarısının cezalandırıldığı, topluma gözdağı verildiği, seçilmişleri ve muhalif siyasetçileri susturulmak istendiği bir merkeze dönüştürülmüştür" dedi. Binici, "Bugün iktidarın yarattığı siyasal iklim hukuk devletinin temel ilkelerini çiğneyen bir tabloyu ortaya koymaktadır" değerlendirmesini yaptı.
Ekrem İmamoğlu'na, belediye başkanlarına, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'a yönelik haksız tutukluluklar ile Gezi tutukluları Osman Kavala, Tayfun Kahraman ve Çiğdem Mater'e yönelik hak ihlallerinin, iktidarın sandıkta yenemediği muhalefeti yargı diliyle susturma arayışının göstergesi olduğunu ifade etti.