Demirtaş'tan "süreç" mesajı: Her türlü çabayı gösteriyoruz, destek olmaya devam edeceğiz

Selahattin Demirtaş'ı ziyaret eden Tülay Hatimoğulları, Demirtaş'ın sürece ilişkin "Burada, bu tutsaklık koşullarında elimizden gelen her türlü çabanın içerisindeyiz. Destek olmaya da devam edeceğiz" dediğini söyledi.

Kısa Dalga - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, aralarında HDP’nin eski eş genel başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da bulunduğu siyasetçilerin tutuklanmasının 10’uncu yılı dolayısıyla Edirne Cezaevi’nde Demirtaş’ı ziyaret etti.

Ziyaretin ardından Hatimoğulları, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Hatimoğulları, halk toplantılarında kendilerine Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın ne zaman serbest bırakılacağının sorulduğunu belirterek, “Toplum vicdanı nettir. Toplumun vicdanının yargısı nettir. Suçsuz yere yatırılmış olan arkadaşlarımız, hapishanede rehin olarak tutulmuş, siyasi rehineler olarak içeride bulunan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır” dedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarına işaret eden Hatimoğulları, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf bir ülke olarak bu kararları uygulamakla yükümlü olduğunu vurguladı.

Hatimoğulları, şöyle konuştu:

“Bu görev ve sorumluluk hukuki bir sorumluluktur. Şu anda adeta kendi yasalarını, kendi anayasasını çiğneyen, taraf olduğu sözleşmeyi yok sayan, imza attığı sözleşmede o imzayı inkar edercesine arkadaşlarımız halen daha hapishanede. Biz bunu asla kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımızın yattığı her gün bu iktidarın işlediği suç demektir. Yasa dışılıktır. Yasa dışı bir şekilde arkadaşlarımız içeride tutulmaktadır ve derhal serbest bırakılmalıdır.”

"Muhalif olan her kesimi susturmak için kayyım rejimi devreye girdi"

Hatimoğulları, 10 yıl önce 4 Kasım’da yaşananların ardından kayyım uygulamalarının yaygınlaştığını kaydederek, “Van’da ve birçok Kürt ilindeki kayyum atamaları daha sonra İstanbul’da, Esenyurt’ta zuhur buldu. Üniversitelerde, iş yerlerinde, şirketlerde artık kayyum rejimi varlık göstermeye devam etti. Yani sadece Kürt illeriyle sınırlı kalmadı. Muhalif olan her kesimi susturmak için kayyım rejimi devreye girdi” dedi.

Seçilmişlerin gözaltına alınması ve tutuklanmasının da sürdüğünü söyleyen Hatimoğulları, HDP geleneği üzerinde başlatılan yöntemin daha sonra bütün muhalefete uygulandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanlarına işaret eden Hatimoğulları, bunun “4 Kasım’da başlayan siyasi darbenin bütün Türkiye sathına nasıl yayıldığını” gösterdiğini söyledi.

Hatimoğulları, “Kayyum rejimini kabul etmiyoruz. 4 Kasım siyasi darbesini kabul etmiyoruz. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ derhal serbest bırakılmalıdır. Sincan’da ve diğer cezaevlerinde tutulan MYK üyelerimiz, bütün Kobani mahpusları derhal serbest bırakılmalıdır” diye konuştu.

Demirtaş'tan mesaj

Demirtaş’ı ziyaret edeceklerini duyurmalarının ardından yüzlerce mesaj ve telefon aldıklarını anlatan Hatimoğulları, kendilerine iletilen selamları Demirtaş’a aktardıklarını söyledi. Hatimoğulları, “Sevgili Selahattin Demirtaş, inanın zihniyle, duruşuyla capcanlı, dipdiri duruyor” dedi.

Demirtaş’ın bütün Türkiye halklarına selam ve sevgilerini gönderdiğini söyleyen Hatimoğulları, Demirtaş'ın iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı sürece ilişkin mesajının "Burada, bu tutsaklık koşullarında elimizden gelen her türlü çabanın içerisindeyiz. Destek olmaya da devam edeceğiz" olduğunu söyledi.

Hatimoğulları, görüşmede süreci birlikte değerlendirdiklerini, Demirtaş’ın görüş ve önerilerini kendileriyle paylaştığını dile getirerek, “Selahattin Başkan her zamanki gibi oldukça canlı ve oldukça yaratıcı fikirleriyle bugün heyetimizle birlikte kendisini ziyaret ettiğimizde fikirlerini bizimle paylaştı. Süreci de birlikte değerlendirdik. Görüş ve önerilerini bizlerle paylaştı ve son derece verimli bir görüşme oldu” ifadelerini kullandı.

Hatimoğulları, görüşmenin sonunda Demirtaş ile aralarında geçen diyaloğu da şöyle anlattı:

“Ayrılırken ‘Sizi yemeğe davet etmek istiyorum’ dedi. ‘Ama muhtemelen şimdi sizin cezanız yok. Onlar sizi içeri almaz. Size de yemek vermezler vallahi’ dedi. Biz böylece kendisiyle vedalaştık ve ayrıldık. Bizler de selam ve sevgilerimizi bir kez daha iletiyoruz.”

Bütün siyasi tutukluların özgür olana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Hatimoğulları, “Bütün Türkiye halklarının özlemini duyduğu bir demokratik Türkiye’yi inşa edene dek mücadelemiz devam edecek. Hapishanenin önünden bütün mahpuslara sözümüz olsun ki bir tek siyasi mahpus kalmayana dek mücadelemiz devam edecek” dedi.

Gündem Haberleri