İmamoğlu'nun diploma davası ertelendi: İddianameyi yazan savcı terfi ettirilerek bir ilçenin başsavcı vekili yapıldı

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla açılan dava 6 Temmuz'a ertelendi.

Kısa Dalga - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik soruşturmada tutuklanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla açılan davanın dördüncü duruşması yapıldı. İdare Mahkemesi’ndeki dosyanın kesinleşip kesinleşmediğinin kamu adına sorulması talep edildi ve duruşma 6 Temmuz'a ertelendi.

İmamoğlu ek savunma yaptı

Duruşmada İmamoğlu, savunmasına ek yapmak istediğini söyledi ve özetle şöyle konuştu:

SAVCI TERFİ ETTİRİLDİ: Yaklaşık 16 aydır, iktidarın talimatlarıyla İstanbul’a konumlandırılmış bir avuç muktedir tarafından yürütülen operasyonlar ve oluşan davalar zinciri, tarihte görülmemiş bir yargı skandalı dönemini ülkemize yaşatmıştır. Bunun milletimize maddi ve manevi maliyeti çok ağır olmuştur. Koltuk hırsıyla yürütülen 19 Mart darbesinin maliyeti 250 milyar doları aşmıştır. Milletimiz fakirleşmiş, işsizlik artmış, itibar kaybı yaşanmıştır. Bu utanç verici iddianameyi yazan savcı ise terfi ettirilerek İstanbul’da bir ilçenin başsavcı vekili yapılmıştır.

BUNLARIN SEBEBİ KORKU: Bilinmelidir ki bu konu ne diploma ne de yolsuzluk meselesidir. Davaların komikliği, korkunun yarattığı yargı sefaletini açıkça göstermektedir. Ahmak, çirkin, casusluk, diploma iptali, evrakta sahtecilik, savcıya hakaret… Rezalet, rezalet, rezalet. Bütün bunların ana sebebi korkudur. Sadece dört seçimi milletimizin oylarıyla kazandığım ve Cumhurbaşkanı adayı olarak önümüzdeki seçimi kazanacağımı gördükleri için, rakiplerinden korkan bir anlayış her yolu mübah görmektedir. Milletimizin gönlündeki temiz yerimi gördükleri için buradayım. Benim milletimle bağım samimidir, sahte değildir. Toplumun büyük çoğunluğu bu yapılanların hukuki değil, siyasi olduğunu bilmektedir. Yurttaşlarımın verdiği güçle alnım ak, başım dik, özgüvenle buradayım. Hiçbir kuldan korkmuyorum.

ADALETE OLAN İNANÇ YERLE BİR: Ama olan millete oluyor, geleceğimize oluyor. Adalete olan inanç yerle bir edilmiştir. İnsanlarımızın büyük bir kısmı artık adalete inanmamaktadır. Buna utanmak yerine hâlâ rahatça konuşanlarla karşı karşıyayız. Bu zihniyet sadece şahsıma saldırmıyor; milletimizin demokratik yolla iktidarı değiştirme hakkını da gasp ediyor. Millete gözdağı veriliyor. "İstediğimde malına, mülküne el koyarım" mesajı veriliyor. Milletin nefesi, neşesi ve umudu çalınıyor.

HEDEF BELLİ: Bu sahte sürecin içindeki tüm uygulamalar tamamen siyasidir ve hedef bellidir. Cumhuriyet Halk Partisi muhtemel adayıyız. Ekrem İmamoğlu ile birlikte hedefteyiz. Hem partimiz hedeftir, hem Cumhuriyet Halk Partisi hedeftir; elbette başkaları da hedeftir. Bütün işlemler adım adım, vahşice ve hukuksuzca yürütülmüş, 19 Mart operasyonu devreye sokulmuştur. Kısacası, 19 Mart siyasi darbe girişimi öncesi ve sonrasıyla ifade ettiğim gibi bu süreç çökmüştür. Hukuksuzdur ve geçersizdir. Burada yargılananlar ve yargılanacak olanlar masumdur.

SANDIK GELECEK, GONG ÇALACAK: Bu süreçte makam ve menfaat elde eden o bir avuç muhterise sesleniyorum: Bu makamlar liyakatle ve alın teriyle elde edilmiş makamlar değildir. Buradan söylüyorum; siz kaçacaksınız ama Türk milletinin iradesi, feraseti, adalet duygusu ve inancı sizi peşinizi bırakmadan kovalayacaktır. Sandık gelecek, gong çalacak, bu fetret devri sona erecek. 86 milyon yurttaşımız kazanacak. İnanın, zaman tahmin ettiğiniz kadar uzun değil; çok kısadır, yakındır, kapının eşiğindedir. Her türlü haksız kazanımınızın, yanlış iş ve işlemlerinizin hesabını adil mahkemelerde vereceksiniz. Kulaklarınıza küpe olsun. Yaşadıklarınız, makamlarınız ve yaşattıklarınız sahtedir, sahteciliktir.

KENDİNE GÜVENENLER BEKLER: Güç, kendinden emin olana değil; korkana serttir. Koltuğunu kaybetmekten korkanların yolu her zaman sahtecilik olmuştur. Koltuk düşkünü olanların yöntemi tarih boyunca ahlak dışı olmuştur. Dosya üretenler, manşet atanlar, TRT, Anadolu Ajansı, itibarsız ve kişiliksiz sözcüler, medya kuruluşları içindeki tetikçiler… Bir ıslık çalındığında sıçan gibi kaçtıklarını yakın tarihte gördük. Yine sıçan gibi kaçacaklar. Kendine güvenenler ise bekler. Sakince bekler. Kendinden emin olduğu yüzünden okunur. Gerçeğin konuşmasına izin verir. Ve gerçek asla şaşmaz. İşte ben o taraftayım. O taraftaki konumumu da asla değiştirmeyeceğim. Çünkü ben hakikatin tarafındayım. Didik didik ettiler. Ne oldu? Didik didik ettiler. Yeryüzünde bu şekilde didik didik edilen başka bir insan yoktur. Hücrelerine kadar incelediler."

Diploma ne zaman iptal edildi?

Diploma davalarındaki süreç şöyle işledi: İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025'te Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 28 kişinin lisans diplomasının iptaline karar verdi.

Üniversite bu kararı 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına usulsüz yatay geçiş yapıldığı iddiasına dayandırdı. Diploma üniversitenin veri tabanından silindi.

İmamoğlu 19 Mart 2025'te gözaltına alındı, 23 Mart 2025'te tutuklandı.

İddianamedeki iddialar neler?

İmamoğlu'nun diplomasının sahte olduğuna ilişkin 18 Eylül 2024'te CİMER'e başvuruda bulunulduğu ve 1 Ekim 2024'te savcılığa şikayet dilekçesi sunulduğu belirtiliyor. İddianameye göre bu şikayetin ardından soruşturma başlatıldı.

İmamoğlu'nun 1990'da Girne Amerikan Üniversitesi'nden (GAÜ) İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçiş yaptığı ve 1994'te işletme fakültesinden mezun olduğu belirtiliyor.

İddianamede, Girne Amerikan Üniversitesi'nden 1990 yılında YÖK tarafından tanınan bir üniversite olmadığı, yıllarda sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi'nin tanındığı ifade ediliyor. İmamoğlu'nun yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde, öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiği" öne sürülüyor.

Bazı öğrencilerin listeden silinerek listeye yeni öğrencilerin eklendiği, 3 kişilik kontenjanı bulunan bölüme usulsüz olarak 54 kişinin alındığı iddia edilen iddianamede İmamoğlu'nun "resmi belgede sahtecilik" suçunu "zincirleme şekilde" işlediği, "hileli bir şekilde aldığı evrakı" yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesi'ne, askerlik hizmeti için Milli Savunma Bakanlığı'na ve Yüksek Seçim Kurulu'na sunduğu iddia ediliyor.

İmamoğlu'nun 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İmamoğlu ve avukatları iddialara ne yanıt verdi?

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, YÖK'ün 1990'da Girne Amerikan Üniversitesini (GAÜ) tanımamasının, yatay geçişe engel olmadığını ve bir denklik sorunu da oluşturmadığını savunuyor. BBC Türkçe'ye konuşan İmamoğlu'nun sonradan tutuklanan avukatı Mehmet Pehlivan, GAÜ'den 1991 ve 1992 yılında mezun olan kişilere de denklik verildiğine ilişkin belgeleri kamuoyu ile paylaştıklarını belirtmişti. Pehlivan, "Madem ki tanınmayan üniversiten geçiş yapılamaz, o halde bu kişilere neden denklik düzenlendi? Buradan anlaşılıyor ki tanınma, yatay geçiş için de denklik için de şart değil" demişti.

İmamoğlu ise 12 Eylül'de Silivri'de yapılan ilk duruşmada "Anacığımın ak sütü kadar helal olan diplomamı iptal ettiler" dedi.

İmamoğlu'nun açtığı iptal davası nasıl sonuçlandı?

İstanbul 5. İdare Mahkemesi, 23 Ocak İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı açtığı davanın reddine hükmetmişti. Kararda, aradan geçen 35 yıla rağmen üniversite idaresinin "açık hata" gerekçesiyle işlemi geri alabileceğine hükmedilmişti. İmamoğlu mahkemede, "Bu dava Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığının engellenme davasıdır. Yaşananlar beni şaşırtmıyor çünkü bugüne kadar her şeyi yaptılar ama bu absürt günleri aşacağız. Bu sürecin içinde olanlar ise kendi evlatlarının bile gözüne bakamayacak" demişti.

Gündem Haberleri