Kısa Dalga - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan dönüşü gazetecilere yaptığı açıklamada, Türk Devletleri Teşkilatı zirvesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın katılımının önemine dikkati çekerek, KKTC’nin Türk dünyasının ayrılmaz parçası olduğunu vurguladı.
Erdoğan, önümüzdeki sonbaharda Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılacak 13. Zirve ve dönem başkanlığı sürecinde teşkilatı “daha ileri seviyelere” taşıyacaklarını söyledi.
Erdoğan, CHP’den AKP’ye geçen 17 belediye başkanına ilişkin soruya verdiği yanıtta, CHP yönetimi tarafından “tehdit ve baskıya maruz kalan” bazı isimlerin huzuru AKP’de bulduğunu söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu:
"CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savunma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları 'Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik' yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir."
"Savaşın ana nedenlerinden biri İsrail’in bitmek bilmeyen kışkırtmaları"
ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla tırmanan süreci değerlendiren Erdoğan, bölgedeki savaşın ana nedenlerinden birinin İsrail’in “bitmek bilmeyen kışkırtmaları” olduğunu söyledi. Erdoğan şu ifadeleri kullandı:
"Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail’in kışkırtmalarının etkisiz kılınması sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz, elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır."
"İnternet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek"
Sosyal medyanın “dipsiz bir okyanus” olduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz... Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin iş birliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak."
Yeni anayasa çağrısı
Erdoğan, Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu belirterek, hazırlıklarını tamamladıklarını ve milletin ihtiyaç duyduğu başlıkları belirlediklerini söyledi. Yeni anayasanın "lüks" değil, "ihtiyaç, hatta zorunluluk" olduğunu belirten Erdoğan, siyasi partilere "Gelin, toplumun her kesiminin ‘işte benim anayasam’ diyeceği metni birlikte inşa edelim" çağrısında bulundu.