Erdoğan: Dün "halkın umudu" dediklerine bugün "hain" diyenler de kendileridir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "CHP'nin 38. Kurultayı'nı yapan da şaibe bulaştırıldığını iddia eden de mahkemeye taşıyan da CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi pavyon masalarına düşüren de 'Rüşvet verdim' diyenler de kendileridir. Dün 'halkın umudu' dediklerine bugün 'hain' diyenler de kendileridir" dedi.

Kısa Dalga - Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu.

CHP'yi hedef alan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bir süredir ana muhalefet partisinin kimi aktörleri, üst perdeden konuşarak kendilerince bir gündem oluşturma çabasındaydılar. Otobüslerle o şehirden bu şehre sürükledikleri vatandaşlarımız üzerinden ahkam kesiyor, kendilerini dev aynasında görüyorlardı. Ama sandık sonuçlarının gelmesiyle hepsi birden ortalıktan kayboldular. Daha düne kadar avazı çıktığınca bağıranların üç gündür sesi soluğu çıkmaz oldu. Ne konuşan ne seçimler hakkında konuşan ne de galeyana getirdikleri vatandaşlarımızdan özür dileyen var.

Benzer bir yüzsüzlüğe 14-28 Mayıs seçimleri sonrasında da şahit olduk. O günleri hepimiz dün gibi hatırlıyoruz. Nelerle karşılaşmadık ki? Geride olduklarını çok iyi bildikleri halde 'Öndeyiz' diyerek halkımıza yalan söylediler. Kampanya döneminde sipariş anketlerle seçmenleri manipüle etmeye kalktılar. Seçim sonuçlandıktan sonra kabul etmek yerine milleti suçladılar. Hatayı kendilerinde değil, millette aradılar. Yaşadıkları ağır hezimete rağmen siyasetin, sosyal medyanın yankı odalarından ibaret olmadığını bir türlü anlayamadılar. Bugün de aynısını yapıyorlar; faturayı kendileri dışında her şeye ve herkese kesen bu kibir abidelerine sadece şunu söylemek isterim: Beyler, kusura bakmayın. Siz bu kafayla giderseniz sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz. Siz kendinizi düzeltmez, gerçekçi siyaset yapmazsanız daha çok dut yemiş bülbüle dönersiniz. Siz cuntacıların ve suç örgütlerinin vesayetinden kurtulamazsanız daha çok yenilgi tadar ve hüsrana uğrarsınız."

"Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, pavyon masalarına düşürenler de kendileridir"

"Çeyrek asra yaklaşan rekabetimizde defalarca yenildiler, yanıldılar fakat bir kez olsun zihniyetlerini değiştirmeyi denemediler. Son günlerdeki tavırlarına bakılırsa pek değiştirecek gibi de durmuyorlar" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükunetle çözmek yerine bizi, mahkemeleri, medyayı suçlayarak yine kendilerine toz kondurmuyorlar.

Biz ilk günden itibaren şunu dedik; CHP'nin 38. kurultayına ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da, kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de, bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler de kendileridir. 'Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim' diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün 'halkın umudu' dediklerine bugün 'hain' damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir."

"CHP'nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur"

Erdoğan, "Tüm tarafların CHP'li olduğu bir itilafta yargı gereken değerlendirmeyi yapmış ve hükmünü vermiştir. Mahkeme kararı sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Partimize yönelik edep, adap ve siyasi nezaket dışı onca hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduk; elimizi, dilimizi bulaştırmadık. Siyaset bezirganlarının sataşmalarına kulak asmadık, medyadaki silahşörlerin tuzaklarına düşmedik, aklı ve ağzı arasındaki rabıta kopmuş olan çapsızlara prim vermedik. Hadise ve tartışmaları güvenli bir mesafeden takip etmekle yetindik, aynı tavrımızı da koruyoruz" dedi.

Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Toplumsal barış, kamu düzeni ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP'deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bizden bu yöndedir. Biz kendimize yakışanı yapıyoruz. Samimi temennimiz suç örgütleri güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları nedeniyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, gazi Meclis'imizin mehabetine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.

Siyasette rakibimiz dahi olsa milleti temsil eden bir partinin kavga ile çatışma ile, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesi ile anılmasını biz arzu etmeyiz. TBMM'nin terörize edilmesine, nümayiş arenasına dönüştürülmesine de müsaade etmeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır.

CHP'nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Bugüne kadar şahıslarla mücadelemiz olmadı, olmayacak. Bizim mücadelemiz ellerine fırsat geçse Türkiye'yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm hevesleriyledir, mehter marşından rahatsız olanlarla, okulda Ramazan etkinliklerine tahammül edemeyenlerle, laikliği siper alarak CHP'nin halk ve milli irade düşmanı ideolojisiyledir, millete tepeden bakan jakoben zihniyetlidir."

Gündem Haberleri