KISA DALGA- Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısının ardından yaptığı açıklamalarda ağırlıklı olarak Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ni değerlendirdi. Zirve organizasyonu ve törende mehter takımı ile yeniçeri kostümlerinin kullanılmasına yönelik eleştirilere tepki gösteren Erdoğan, "Özellikle mehter marşından, yeniçeriden, merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde yapılmasından rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum. İster kabul edin ister etmeyin ama artık reddi miras yapan bir Türkiye yok. Tam tersine medeniyet ve kültür birikimini kucaklayan bir Türkiye var" dedi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye ziyaretine de değinen Erdoğan, "Sayın Trump'ın Amerika'dan Türkiye'ye 17 yıl sonra yaptığı resmi ziyaret fevkalade anlamlıydı. Kendisinin ülkemiz ve zirveyle ilgili övgü dolu mesajlarını memnuniyetle karşıladık. Sayın Trump'la birlikte çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
"Zirve boyunca hassas denge kurduk"
NATO Zirvesi kapsamında alınan önlemler nedeniyle günlük yaşamı etkilenen Ankaralılara teşekkür eden Erdoğan, "Etimesgut askeri havalimanını yeniden ihya ederek hizmete açtık. Başkentimize modern bir havalimanı daha kazandırmış olduk" dedi. Erdoğan, "Zirve süresince güvenlik, ulaşım, ticaret, kamu düzeni ve şehir hayatının idame edilmesi arasında hassas bir denge kurmaya ihtimam gösterdik. Ama buna rağmen zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenen tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Ekim ayında Ankara'nın bir kez daha önemli bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapacağını belirterek, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nin başkentte düzenleneceğini söyledi. "Bu sene Cumhuriyetimizin 103'üncü yıl dönümünü Türk dünyasından kardeşlerimizle coşkuyla kutlayacağız. İnşallah aynı başarıyı 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesinde de sergileyeceğiz" dedi.
Zirve'de mehteran takımı ve yeniçeri kostümlü görevlilerin yer almasını eleştirenlere yönelik Erdoğan şöyle konuştu:
"Mehter Marşı'ndan tören kıtasında ilk kez yer alan yeniçerilerimize, Türk Yıldızlarının muhteşem gösterisinden atlı birliklerimize, verilen hediyelerin özgünlüğünden organizasyonun kusursuzluğuna birbirini tamamlayan pek çok unsur insanların ilgisini çekmeye, tartışılmaya devam ediyor.
Artık patolojik bir hal alan şu hususu da dikkatlerinize getirmek istiyorum. Türkiye'de kendi devletleri ve hükümetleri hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var. Devlet başkanları, bakanlar, gazeteciler dahil istisnasız tüm katılımcıların ülkemizden sitayişle bahsetmesini bunlar bir türlü içlerine sindiremiyorlar. Öyle ki zirveye ve Türkiye'nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar. Siyasetin değil tababetin konusu olan bu güruhu ve saçmalıkları gördükçe onlar adına sadece üzülüyoruz. Hele hele 5 dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran zavallıların sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirelere sadece gülüp geçiyoruz. Yabancılaşma kötüdür ama kişinin kendi ülkesine, milletine yabancılaşması, düşmanlaşması çok daha kötüdür."
"Yabancılaşma kötüdür ama kişinin milletine yabancılaşması, düşmanlaşması çok daha kötüdür"
Zirve'de mehteran takımı ve yeniçeri kostümlü görevlilerin yer almasını eleştirenleri hedefine koyan Erdoğan, şunları söyledi:
"Mehter Marşı'ndan tören kıtasında ilk kez yer alan yeniçerilerimize, Türk Yıldızlarının muhteşem gösterisinden atlı birliklerimize, verilen hediyelerin özgünlüğünden organizasyonun kusursuzluğuna birbirini tamamlayan pek çok unsur insanların ilgisini çekmeye, tartışılmaya devam ediyor.
Artık patolojik bir hal alan şu hususu da dikkatlerinize getirmek istiyorum. Türkiye'de kendi devletleri ve hükümetleri hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var. Devlet başkanları, bakanlar, gazeteciler dahil istisnasız tüm katılımcıların ülkemizden sitayişle bahsetmesini bunlar bir türlü içlerine sindiremiyorlar. Öyle ki zirveye ve Türkiye'nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar. Siyasetin değil tababetin konusu olan bu güruhu ve saçmalıkları gördükçe onlar adına sadece üzülüyoruz. Hele hele 5 dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran zavallıların sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirelere sadece gülüp geçiyoruz. Yabancılaşma kötüdür ama kişinin kendi ülkesine, milletine yabancılaşması, düşmanlaşması çok daha kötüdür."
"Reddi miras yapan bir Türkiye yok"
Erdoğan şöyle konuştu:
"Hangi partiden, kökenden, görüşten olursak olalım hepimiz bu devletin vatandaşıyız, bu aziz milletin ferdiyiz. Türkiye içn iyi olan hepimiz için iyidir, faydalıdır, hayırlıdır. Milli meselelerin ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını doğru bulmuyoruz. Özellikle mehter marşından, yeniçeriden, merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde yapılmasından rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum.
Mehter takımımız zirveye güzellik kattı
İster kabul edin ister etmeyin ama artık reddi miras yapan bir Türkiye yok. Tam tersine medeniyet ve kültür birikimini kucaklayan bir Türkiye var. Türkiye Cumhuriyeti mazisi şanla şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır. NATO Liderler Zirvesi işte bu köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebaruz ettiği bir toplantı olmuştur. Milletimizin azamet ve asaleti, devletimizin itibar ve prestiji zirvenin düzenlendiği Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde tecessüm etmiştir. Kahraman ecdadımızın cenk meydanlarındaki kılıç şakırtılarını kösleriyle, davullarıyla, zurnalarıyla coşturan mehter takımımız, Osmanlı'nın en seçkin askeri birimlerinden Yeniçeri Ocağı'nın da yer aldığı Muhafız Alayımız, zirveye ayrı bir anlam ve güzellik katmıştır."
"NATO Zirvesi,'İktidara gelirsek Külliye'yi yıkacağız' diyen vizyon fukaralarına bu eserin ne işe yaradığını net biçimde gösterdi"
"Cumhurbaşkanlığı Külliyemiz tıpkı Gazi Meclisimiz gibi devletimizin ve 86 milyonun temsil makamıdır. Malum çevrelerin hedef aldığı bu makam milletin evidir. Milletimizin dünya sahnesindeki itibarının, Türkiye'nin güç ve ağırlığının mimarı zemindeki buluşma noktasıdır. Eski nizamın yoğun bakımda olduğu, yeni sistemin ise doğum sancıları çektiği bu dönemde küresel diplomasinin kalbi külliyemizde atmaktadır. NATO Zirvesi, "Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne ne gerek var" diyenlere, "iktidara gelirsek Külliye'yi yıkacağız" diyen vizyon fukaralarına bu eserin ne işe yaradığını, Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir.
Ankara Zirvesi ülkemizin merkezi rolünün berraklaşmasına vesile olmuş. Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk aldığı, külfetin daha adil paylaşıldığı, ve kolektif savunmanın öncelendiği yeni dönemin Ankara zirvesinde somutlaşması toplantıyı ittifakın tarihi zirvelerinden biri haline getirmiştir. Türkiye ise sahip olduğu askeri kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayii kapasitesiyle NATO'nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır.
Zirvede savunma sanayii işbirliği önündeki engellerin ve kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini kayda geçirdik. Ayrıca ittifakın öncelikli konularından drone karşıtı çalışmalar dikkate alınarak insansız sistemlere karşı mükemmeliyet merkezinin Konya'da kurulmasına karar verildi. Zirve Türkiye'nin tezlerinin en güçlü şekilde dillendirildiği bir platforma dönmüştür. Gazzeli ve Lübnanlı kardeşlerimizin maruz kaldığı insanlık dışı saldırıları net bir şekilde gündeme getirdik. Rusya- ukrayna savaşının diyalog ile çözülmesi gerektiğini bir kere daha vurguladık.
"Trump'ın 17 yıl sonraki ziyareti anlamlı"
Özellikle Sayın Trump'ın Amerika'dan Türkiye'ye 17 yıl sonra yaptığı resmi ziyaret fevkalade anlamlıydı. Kendisinin ülkemiz ve zirveyle ilgili övgü dolu mesajlarını memnuniyetle karşıladık. Gerek ikili ticaretimizin 100 milyar dolar hedefine ulaşması gerekse bölgemizde barışın ve istikrarın tesisi için Sayın Trump'la birlikte çalışmaya devam edeceğiz.
Üretimin yavaşlamaması, sanayimizin rekabet gücünün korunması ve ihracaıtn artırılması için gerekli adımları atıyoruz. İhracat sektörü için kurumlar vergisi oranını yüzde 12,5'a indirdik. İhracatçılara sunduğumuz reeskont kredilerinin hacmini günlük 5 milyar liraya yükselttik. İstihdam başına aylık 3500 lira destek ödemesi yapıyoruz. Tüm imalat sektörlerimiz için devreye aldığımız 100 milyar liralık kredi paketi sanayicilerimizin finansmana erişimine destek oldu.
Şimdi yeni bir adım atarak yatırım taahhüdlü avans kredi programının bütçesini genişletiyoruz Kriterleri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından ilan edilecek bu yeni program için bütçeyi 750 milyar liraya çıkarıyoruz. 250 milyar liralık uygun koşullu bir kredi paketini daha imalat sanayinin istifadesine sunuyoruz. Program paydaşı bankalardan piyasa koşullarından daha cazip olan 6 ay ana para ödemesiz 36 aya kadar vadeli kredilerden 12 puanlık maliyetini hükümet olarak biz karşılıyoruz. Bu iki program sayesinde imalat sanayi için toplam 1 trilyon liralık uygun koşullu kredinin önünü açmış oluyoruz."