Kısa Dalga - Kamuoyunda “fon vurgunu” olarak bilinen soruşturmada eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı. Kaya’nın eşi İlyas Kaya ile eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise imza verme yükümlülüğü ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakıldı. CGTN Türk
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunun yürüttüğü soruşturmada, üç isim 5 Kasım’da ikinci kez şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne geldi.
Savcılık, ifade işlemlerinin ardından Fatma Betül Sayan Kaya’yı “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet” suçlamalarıyla tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk etti. Hâkimlik, Kaya’nın tutuklanmasına karar verdi.
Savcılık kamuya açıklanmamış bilgilere işaret etti
Savcılığın tutuklamaya sevk yazısında, Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret AŞ’nin borsada OZATD koduyla işlem gören hisselerine ilişkin SPK incelemesine yer verildi.
Yazıda, SPK’nin işlem verileri ve bulgular üzerinden Kaya’nın hisse fiyatını, değerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek kamuya açıklanmamış bilgilere sahip olduğu yönünde rapor hazırladığı ve suç duyurusunda bulunduğu aktarıldı.
Savcılık, hisse işlemleriyle Kamuyu Aydınlatma Platformu’ndaki sermaye ve ortaklık yapısının incelendiğini, Tera grubunun şirketleri ve fonları aracılığıyla OZATD hisselerinde yoğun miktarda alım gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini belirtti.
Tera yöneticileriyle görüşmeleri sevk yazısında
Sevk yazısına göre Kaya, ifadesinde Tera grubu yöneticilerinden Erdin Özel ile geçmişten tanışıklığı bulunduğunu ve hisse yatırımı sürecinde görüşmelerinin yoğun biçimde sürdüğünü anlattı. Kaya’nın Tera Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile de görüştüğünü söylediği aktarıldı.
Savcılık, Kaya’nın Tera bünyesinde yatırım hesabı açtığının da işlem kayıtları ve beyanlarla doğrulandığını kaydetti.
Tasfiye kararından bir gün önce virman
Savcılığın üzerinde durduğu işlemlerden biri, 16 Eylül 2026’da gerçekleştirilen hisse devri oldu.
Sevk yazısında, Kaya’nın Nisan 2026’da aldığı OZATD hisselerini, fonlarla ilgili tasfiye kararının alındığı 17 Eylül’den bir gün önce Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’ye devrettiği belirtildi.
Savcılık, işlemin hisselerin piyasada satılması yoluyla değil, virman yoluyla gerçekleştirildiğini ve hisse bedelinin aynı gün Kaya’nın hesabına yatırıldığını aktardı.
Yazıda, söz konusu hissedeki işlemlerde normal takas süresinin iki iş günü anlamına gelen T+2 olduğu hatırlatıldı. Kaya’nın işleminde ise hisse devri ve ödemenin aynı gün yapıldığı, böylece T+0 uygulandığı belirtildi.
“Tasfiye kararını önceden biliyordu” iddiası
Savcılık, Kaya’nın Tera yöneticileriyle iletişimini, ilk kez borsa yatırımı yapmasına rağmen yatırdığı tutarın yüksekliğini ve hisselerin tasfiye kararından bir gün önce devredilmesini birlikte değerlendirdi.
Bu olguların Kaya’nın hisse fiyat hareketlerini ve tasfiye kararını önceden bildiğini gösterdiğini ileri sürdü.
Sevk yazısında, kaçma ve delilleri karartma şüphesi bulunduğu, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı savunuldu. Tutuklama talebi, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 106/1. maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun 220/2. maddesine dayandırıldı.
Kaya çifti önceki ifadelerinde suçlamaları reddetmişti
Fatma Betül Sayan Kaya ve İlyas Kaya, soruşturma kapsamında 7 Ekim’de de ifade vermişti.
Kaya’nın önceki ifadesinde, Nisan 2026’da yaklaşık 250 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, bunları ağustos ve eylül aylarında sattığını anlattığı bildirilmişti. Satıştan elde ettiği kazancı kısa süre fonda değerlendirdikten sonra TMSF hesabına gönderdiğini söyleyen Kaya, kendisine özel bilgi aktarılmadığını savunarak suçlamaları reddetmişti.
İlyas Kaya ise yaklaşık 150 bin lot hisse aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta, kalanını eylülde sattığını belirtmişti. Satıştan elde ettiği paranın bir bölümünü Halk Yatırım ve Tera Yatırım aracılığıyla kısa süreli olarak fonlarda değerlendirdiğini anlatmıştı.
İşlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ve manipülatif bir eylemde bulunmadığını savunan İlyas Kaya, herhangi bir kişinin yönlendirmesiyle hareket etmediğini öne sürmüştü. Kaya, soruşturmanın kamuoyuna yansımasının ardından “vicdani rahatsızlık” duyarak elde ettiği kazancı TMSF’nin bildirdiği hesaba aktardığını beyan etmişti.
İbrahim Ömer Gönül denetimleri yaptıklarını savunmuştu
Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün soruşturma kapsamında ilk ifadesi 30 Eylül’de alınmıştı.
Gönül, fon piyasalarındaki işlemlere ilişkin açıklamasında, kendi görev döneminde gerekli denetimlerin yapıldığını, adı geçen fonlardan bazılarına para cezası uygulandığını savunmuştu. Başlattıkları bazı soruşturmaların sonraki yönetim tarafından tamamlandığını belirtmişti.
SPK’nin gözetim birimlerinin hisselerdeki hareketleri günlük olarak izlediğini söyleyen Gönül, yapay artış ve manipülasyon şüphesinin yoğunlaşması durumunda ileri incelemeye geçildiğini, alıcılarla satıcılar arasındaki ilişkilerin araştırıldığını anlatmıştı.
Başsavcılık, Gönül hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla soruşturma izni istemiş, Hazine ve Maliye Bakanlığı da bu izni vermişti.
Yaklaşık 163 milyon liralık yatırım iddiası gündeme gelmişti
Kaya çiftinin Özata Denizcilik hisselerindeki işlemleri, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin 26 Eylül’deki açıklamasıyla kamuoyunda tartışılmıştı.
Emre, çiftin söz konusu hisselere yaklaşık 163 milyon lira yatırdığını, satıştan ise yaklaşık 2 milyar 170 milyon lira gelir elde ettiğini öne sürmüştü.
İddiaların ardından Fatma Betül Sayan Kaya, AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da 29 Eylül’de çiftin mal varlıklarının dondurulmasına yönelik girişimde bulunmuştu.
Kaya çiftinin 7 Ekim’deki ilk ifadelerinin ardından SPK’nin hazırladığı denetim raporu soruşturma dosyasına girdi. Üç ismin yeniden ifadeye çağrıldığı 5 Kasım’daki süreç, Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanması, İlyas Kaya ile İbrahim Ömer Gönül’ün ise adli kontrolle serbest bırakılmasıyla sonuçlandı.