Kısa Dalga- Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın TBMM’nin yeni yasama döneminin başladığı 1 Ekim’de parti kurmaylarıyla yaptığı toplantının ana gündeminin fon krizi olduğu iddia edildi. Nefes yazarı Nuray Babacan’ın yazısında, fon krizinde yaklaşık 455 bin kişinin işlem yaptığı, ancak olaydan etkilenen kitlenin 4-5 milyon kişiye ulaştığı yönündeki değerlendirmelere yer verildi.
Toplantıda ayrıca, mağdurlardan yaklaşık 150 bin kişinin 100 bin lira, 300 bin kişinin ise yaklaşık 1 milyon lira yatırdığı bilgisinin paylaşıldığı aktarıldı. Yazıda, “çok para kazanan ve kaybedenlerin” sayısının ise yaklaşık 5 bin kişi olduğu iddia edildi.
İktidar partisi kurmaylarının toplantıda, fon krizine hızlı müdahale edilmemesi halinde parti açısından ağır siyasi sonuçlar doğabileceği yönünde değerlendirmeler yaptığı da iddia edildi.
Babacan'ın yazısında şu ifadeler yer aldı:
"Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın TBMM’nin açıldığı gün parti kurmaylarıyla yaptığı toplantının ana konusunu bu oluşturdu. Mağdurlara çözüm konuşulurken, VİP listesinde olan 26 isim ile yüksek miktarda para yatıran 5 bin kişilik listeden söz ediliyor.
Seri toplantılar, açıklamalar birbirini kovalarken, AKP’li siyasilerin Cumhurbaşkanıyla bu konuya derinlemesine konuşma fırsatı, 1 Ekim’de oldu.
TBMM’nin yeni yasama dönemine başladığı gün, parti kurmaylarıyla yapılan toplantıda, Meclisin gündeminden çok, fon krizi konuşuldu. Toplantıya katılan siyasetçiler, bu olaya hızlı müdahale edilmemesi durumunda, partinin büyük zarar göreceğini dile getirdiler.
Toplantıda, “Vatandaşlarda çok büyük tepki ve öfke var” diyenler oldu. Genel bilgilendirme yapılırken, işlemci sayısının 455 bin civarında olmasına karşın, etkilediği kitlenin 4-5 milyon civarında olduğu saptaması yapıldı Fon vurgununda mağdur olanlardan, 150 bin kişinin 100 bin lira civarında, 300 bin kişinin ise 1 milyon lira civarında para yatırdığı bilgisi paylaşıldı.
"26 kişilik VİP listesinden söz ediliyor"
Çok para kazanan ve kaybedenler, 5 bin civarında…
AKP’li siyasiler, bu olayın daha öncekilere benzemediğini savunuyor. Vatandaşın, İBB’de yolsuzluk iddiaları, bakanlıklarda ihale yolsuzluğu iddiaları gibi konulara bakışı ile fon vurgununa bakışının farklı olduğunu anlatıyorlar. Bundan sonra yapılacakların genel hatları bilinse de AKP kurmaylarına göre iki önemli adım izlenmeli;
“1- Tüm hareketler, Merkezi Kayıt Kuruluşu’nda kuruşu kuruşuna kayıtlı. Listeler belli, -haksız kazanç sağlayanlar, gönüllü olarak kazancının iki katını yatırırsa cezai işlem görmeyecekler. Eğer gönüllü olarak gelmezlerse, mallarına tedbir konulmasından, yasal işlem yapılmasına kadar tüm araçlar kullanılmalı.
2-İşin bu noktaya gelmesinde ihmali olan tüm yöneticilerden ve bürokratlardan hesap sorulması gerekir. Kesinlikle görev değişikliği ve görevi ihmalinin gündeme gelmesi lazım. Eğer bir temizlik yapılmazsa, bu kez ‘göz yumanları koruyorsunuz’ algısı oluşacak.”
Parti içinde neler oluyor, yurttaşa ne diyorlar?
Ancak, bu çerçevenin de yeterli olmayacağını iddia edenler var. Mağdurların paralarının ödemek için oluşturulacak ‘haksız kazanç fonuna’ beklendiği gibi para yatırılmayacağı savunuluyor.
Bütçeden para aktarılmayacağı dile getirilse de vatandaşın algısının ‘bize vermediniz, onlara veriyorsunuz’ olacak endişesi yaşanıyor. Ayrıca, tüm bu sürecin baş sorumlusu olan SPK ile ilgili incelemede bir dönem SPK başkanı olan ismin görevlendirilmesine de tepkiler var.
Bu arada, iktidar partisi mensupları başka bir mağduriyetle de uğraşmak zorunda kalacaklar. Geçtiğimiz hafta sonu, ilk tepkiler gelmeye başlamış. İllerdeki toplantılara giden siyasilerin önüne kesen bazı vatandaşlar, “Fon vurgunu yüzünden biz borsada parası olanların da ciddi ayıbı oldu. Onları da karşılamanız gerekir” demiş."