Kısa Dalga- Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Furkan Vakfı’na yönelik yürüttüğü “Alparslan Kuytul suç örgütü” soruşturması kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen aralarında Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da bulunduğu 35 şüpheli tutuklandı. Soruşturma dosyasına giren ifadelerle birlikte, Furkan Vakfı bünyesinde kurulduğu öne sürülen “Furkan İstihbarat Teşkilatı”na (FİT) ilişkin dikkat çekici iddialar da ortaya çıktı.
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre dosyada, dini vakıf görünümü altında faaliyet gösterdiği öne sürülen yapılanma içerisinde vakıf yönetimine muhalif olan, örgütü sorgulayan veya ayrılmak isteyen kişileri takip etmek amacıyla gizli bir istihbarat ve yaptırım mekanizması oluşturulduğu iddiaları yer aldı. Eski vakıf mensubu M.G.’nin ifadesinde, Mevlüt Kaynarpunar’ın liderliğindeki FİT’in bazı üyeleri izlediği ve bu kişiler hakkında elde edilen bilgilerin Alparslan Kuytul’a aktarıldığı öne sürüldü.
Özel hayatlarına ilişkin bilgiler toplandığı öne sürüldü
Soruşturma dosyasındaki anlatımlara göre, yapılanma tarafından takip edilen kişilerin yalnızca vakıf içerisindeki faaliyetleri değil, özel hayatlarına ilişkin bilgilerinin de araştırıldığı iddia edildi. Toplanan bilgilerin Alparslan Kuytul’a raporlandığı öne sürülürken bu kişilerin daha sonra vakıf içerisinde sorguya çekildiği belirtildi.
Dosyadaki ifadelerde, vakıf binalarında bazı üyelerin topluluk önünde sorgulandığı ve bu toplantıların “iç mahkeme” niteliğinde gerçekleştirildiği ileri sürüldü. Bu sorgulamalara ilişkin görüntülerin ise diğer vakıf mensuplarını caydırmak ve gözdağı vermek amacıyla şifreli YouTube bağlantıları aracılığıyla örgüt mensuplarına izletildiği iddia edildi.
“Eleştirdi, diz çöktürülerek şiddet uygulandı” iddiası
Soruşturma dosyasındaki bir başka iddia ise N.A. isimli kişinin yaşadıklarına ilişkin. N.A.’nın, Alparslan Kuytul’u eleştirmesinin ardından Semra Kuytul’un başkanlığındaki bir heyet tarafından sorgulandığı ve bu süreçte zorla diz çöktürüldüğü ve şiddete maruz bırakıldığı öne sürüldü.
Yapılanma içerisindeki disiplin uygulamalarına ilişkin ifadelerde ise kurallara uymadığı değerlendirilen bazı kişilerin falaka ve darp yoluyla cezalandırıldığı iddia edildi. Böylece vakıf içerisinde itiraz eden veya belirlenen kurallara uymayan kişilere yönelik farklı yaptırım yöntemlerinin kullanıldığı öne sürüldü.
“Kalemin kırıldı” tehdidi ve “İnfaz Timi” iddiası
Dosyada yer alan en dikkat çekici iddialardan biri de “İnfaz Timi” adı verilen yapılanmaya ilişkin. Yapılanmanın ikinci adamı olduğu öne sürülen Erol Ardıç’a bağlı olduğu iddia edilen grubun muhalif olarak görülen kişilere yönelik tehdit ve şiddet eylemlerinde bulunduğu ileri sürüldü.
Soruşturma dosyasına göre, hedef alınan bazı kişilere önce “kalemin kırıldı” şeklinde mesaj gönderildiği, ardından bu kişiler üzerinde fiziksel şiddet uygulandığı iddia edildi. Bu yapı üzerinden verilen mesajların, vakıf içerisindeki diğer üyeler açısından da bir gözdağı niteliği taşıdığı öne sürüldü.
Kuytul çifti suçlamaları reddetti
Soruşturmanın odağındaki Alparslan Kuytul ve Semra Kuytul ise ifadelerinde kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Kuytul çifti, iddiaları dile getiren kişilerin kendilerine ve cemaate karşı kişisel husumet taşıdığını savunarak suçlamaları reddetti.
Soruşturma kapsamında müşteki olarak yer alan Fırat Avcı da operasyonun siyasi bir nitelik taşımadığını savundu. Avcı, yapılanma tarafından insanların “Paranızı çalıştıracağız, sizi zengin edeceğiz” vaadiyle kandırıldığını öne sürdü.