Kısa Dalga - Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, yüksek mahkemenin ve kamuoyunun gündemindeki önemli davalarla ilgili konuştu. Gölbaşı'nda bulunan Vilayetler Evi'nde basın mensuplarıyla iftarda bir araya gelen Özkaya'nın açıklamaları özetle şöyle:
HDP DAVASI: Çok kapsamlı bir dava. İddianamede ileri sürülen hususların incelenmesi ve araştırılması çok zaman alacak bir boyuttaydı. Baştan itibaren dosyada 4 raportör görevlendirdik. Bugüne kadar Anayasa Mahkemesine çok sayıda kapatma davası açılmış olmasına rağmen HDP kapatma davasının niteliğinde bir başka dava yok. 520 kişinin eylemi kapatma davasına gerekçe olarak gösteriliyor. Bunların 451’i hakkında yasaklılık kararı isteniyor. 520 kişi hakkında 4 bin eylemden bahsediyoruz. Bu eylemlerin tamamı soruşturma ve kovuşturma konusu olmuş. Bu da yaklaşık 3 bin davaya tekabül ediyor. 840 sayfa iddianame, ekinde 60 klasör ve bu klasörlerin içinde yaklaşık 200 GB dijital materyal bulunan bir davadan söz ediyoruz.
Ayrıca parti tüzel kişiliğinden ayrı olarak yasaklılık istenen 520 kişiye bireysel savunma imkânı tanındı. Bunların hepsine tebligat yapıldı. Kimisi yurt içinde kimisi yurt dışında. Bu ceza davaları her ne kadar bağlayıcı olmasa ve delil değerlendirme yetkisi Anayasa Mahkemesi'nde olsa da soruşturma ve kovuşturma aşamaları Anayasa Mahkemesi tarafından takip edildi ve süreç bugünkü aşamaya geldi. Teknik anlamda dosyada sona gelindiğini söyleyebiliriz, yani tamamlanma sürecine yaklaşılmış durumda. Bir başka ifadeyle Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemesine başlanmasına gelme durumunda. Çok uzun zaman almadan değerlendirme yapılabilecektir."
YARGITAY'IN SUÇ DUYUSURU: Anayasa Mahkemesi tarafından herhangi bir sözlü ya da fiili eylemde bulunulmadı. Süreç de zaten devam etmedi. Yani sadece o kararın alınmasıyla kaldı, sonrasında başka bir gelişme olmadı. Anayasa Mahkemesi de bu konuda bir tutum içerisine girmedi" yanıtını verdi.
CAN ATALAY DAVASI: (Can Atalay sizce şu an milletvekili midir, değil midir sorusu üzerine) Anayasa Mahkemesi'nin Can Atalay ile ilgili vermiş olduğu 3 kararı bulunmaktadır. Atalay'ın milletvekili olarak yargılanmasının özel usule tabi olduğunun ve Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa'nın 14 ve 83. maddeleri yorumu çerçevesinde milletvekili sıfatı devam ettiği sürece yargılamanın durması gerektiğinin ifade edildiği iki kararın altında imzam var. Oradaki yargısal görüşüm bu. Üçüncü karar ise karar verilmesine yer olmadığına şeklindeydi. Ben orada teknik sebeplerle Anayasa'nın 84 ve 85. maddelerindeki hükümleri gözeterek Anayasa Mahkemesi'nin işin esasını inceleyemeyeceğini, karar verilmesine yer olmadığına şeklindeki kararın da aslında işin esasına ilişkin bir karar olduğunu değerlendirdiğim için karşı oy kullandım. Ama Mahkememiz çoğunluğu önceki verilen iki ihlal kararını da gözeterek farklı yorumladı. Esasa girerek karar verilmesine yer olmadığı yönünde bir karar tesis etti."
SELAHATTİN DEMİRTAŞ DAVASI - AİHM KARARI: Anayasa Mahkemesi olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin vermiş olduğu ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilmemesi üzerine yapılan başvurularda işin esasını inceliyoruz ve ihlal kararının niteliğine de bakarak eğer gerçekten ihlal kararının gereğinin yerine getirilmediğini tespit ediyorsak ihlal kararı veriyoruz. Bizim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ihlal kararlarının yerine getirilmesini temin etmeye yönelik yetkimiz yok. Dolayısıyla bu konudaki değerlendirmelerimiz de farklı yorumlanabiliyor. O nedenle bu tür konularda kararlarımızla değerlendirme yapmanın daha doğru olacağını düşünüyorum.
5 BİN 268 İHLAL KARARI: 2025 yılında Mahkememize 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldı. Buna karşılık 71 bin 175 başvuru sonuçlandırıldı. Yani yapılan başvuruları karşılama oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti. 2025 yılında karara bağlanan başvurulardan 5 bin 268'inde ihlal kararı verildi. Bunların içinde makul süre ihlali yok.
23 Eylül 2012 tarihinden 31 Aralık 2025'e kadar verilen ihlal kararı sayısı ise 84 bin 519'dur. Bunların da 56 bin 443'ü makul sürede yargılanma hakkına ilişkindir.
Hak bazlı verilen ihlal kararı sayısı ise 28 bin 76'dır. 28 bin 76 ihlal kararı içerisinde adil yargılanma hakkı ve mülkiyet hakkı ihlalleri ilk iki sırada yer almaktadır.
31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla icra süreci henüz tamamlanmamış olanların sayısı 83'tür. Bunların önemli bir kısmının icra süreci halen devam etmektedir.
31 Aralık 2025 itibarıyla Mahkememiz tarafından verilen ihlal kararlarının yüzde 99,7'sinin gereği yerine getirilmiştir."