Halkevleri’nden mutlak butlana destek veren Orhan Sarıbal açıklaması: Üyeliğiyle ilgili süreç işletilecek

Halkevleri, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın “mutlak butlan” kararını destekleyen grupla birlikte hareket ettiğini belirterek, Sarıbal’ın Halkevleri üyeliğiyle ilgili gerekli süreçlerin işletileceğini açıkladı. Açıklamada, “Saray iktidarının saldırılarının doğrudan ya da dolaylı parçası olmak tartışmasız işbirlikçiliktir” denildi.

Kısa Dalga - Halkevleri, CHP’de “mutlak butlan” kararı ve CHP Genel Merkezi önünde yaşanan gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal hakkında dikkat çekici bir tutum aldı.

Açıklamada, Sarıbal’ın daha önce “köylülerin ve tarım emekçilerinin mücadelelerinde, doğa ve yaşam savunmasında omuz omuza verildiği” için Halkevleri Genel Yönetim Kurulu listesinde yer aldığı hatırlatıldı. Ancak Halkevleri, Sarıbal’ın son olaylar sırasında “mutlak butlan” kararını destekleyen grupla birlikte hareket ettiğini belirterek bunun kabul edilemez olduğunu duyurdu.

Halkevleri açıklamasında, “Saray iktidarının saldırılarının doğrudan ya da dolaylı parçası olmak tartışmasız işbirlikçiliktir; izahı, mazereti, kabul edilebilirliği yoktur” ifadelerine yer verildi.

“Mücadele ilkelerimizle çelişen tutum Halkevleri’nde sürdürülemez”

Halkevleri, demokratik kitle örgütü olarak üyelik ve kurul işleyişinin mücadele ilkeleriyle belirlendiğini vurguladı. Açıklamada, “Mücadele ilkelerimizle çelişen hiçbir tutum, bu tutumları sergileyen hiçbir kişi Halkevleri’nde varlığını sürdüremez” denildi.

Bu kapsamda örgütün, Orhan Sarıbal’ın üyeliği ve örgütteki konumuyla ilgili “gerekli süreçleri işleteceği ve somut adımlar atacağı” bildirildi.

“Mesele CHP içi rekabet değil, halk ile Saray arasındaki kavga”

Açıklamada CHP’ye yönelik yargı kararları, kayyım uygulamaları, seçim iptalleri ve “mutlak butlan” kararı, “Saray iktidarının muhalefeti sınırlandırma ve kontrol altına alma programının parçaları” olarak değerlendirildi.

Halkevleri, CHP Genel Merkezi önünde yaşananları “parti içi bir anlaşmazlığın uzantısı” olarak değil, “halkı örgütsüz, savunmasız ve siyasetsiz bırakmaya yönelik bütünsel saldırı planının parçası” olarak nitelendirdi.

Açıklamada, iktidarın yalnızca CHP’yi değil, sendikaları, meslek örgütlerini, üniversiteleri ve toplumsal muhalefetin farklı odaklarını da hedef aldığı savunuldu.

“Kontrollü muhalefet yaratılmak isteniyor”

Halkevleri’ne göre iktidarın hedefi, kendi sınırlarını çizdiği, kontrol edilebilir ve düzen içi bir muhalefet yaratmak. Açıklamada, “Sınırlarını egemenlerin çizdiği, iktidarla değil kendi kendisiyle uğraşan, kontrollü bir muhalefet yaratmak, bir isyan bastırma rejimi olarak faşizmin işleyiş mantığının doğrudan sonucudur” denildi.

CHP’ye yönelik müdahalelere karşı çıkmanın da yalnızca parti içi dengeler üzerinden değil, “faşizme karşı mücadele” bağlamında ele alınması gerektiği ifade edildi.

“Tek seçenek halkın direnişi”

Halkevleri, açıklamasında muhalefetin yalnızca sandık hedeflerine sıkışmasının yeterli olmadığını savundu. “Tek seçenek, tek yol halkın direniş ve isyanıdır” denilen açıklamada, iktidarın ancak halkın bağımsız örgütlülüğü ve doğrudan eylemiyle durdurulabileceği belirtildi.

Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin iptali sonrası gelişen tepki de örnek gösterilerek, “hak kazandırıcı tek geçerli çizginin direniş çizgisi olduğu” savunuldu.

“Halk, Saray’dan büyüktür”

Halkevleri açıklamasını, Saray iktidarına karşı direniş kararlılığını büyütme çağrısıyla bitirdi. Açıklamada, “Halkın bağımsız bir siyasal özne ve hareket olarak kendini ortaya koymasını sağlamak” gerektiği belirtilerek, “Bu halk, kendi kaderini eline alacak ve kurtuluşun yolunu açacaktır. Çünkü Halk, Saray’dan büyüktür” ifadeleri kullanıldı.

Gündem Haberleri