Kısa Dalga - DEM Parti’nin TBMM’deki grup toplantısına bu hafta Barış Anneleri de katıldı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, konuşmasının başında beyaz tülbentleriyle toplantıya katılan Barış Anneleri’ni selamladı.
Eski HDP’nin eski eş genel başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçinin 4 Kasım 2016'da gözaltına alınıp tutuklandığını hatırlatan Hatimoğulları, “Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf bir ülke. AİHM’in aldığı kararları uygulamak gibi bir yasal mecburiyeti var. Ama bu kararlara rağmen hâlâ arkadaşlarımız içeride” diye konuştu.
Kayyum uygulamalarına da tepki gösteren Hatimoğulları, seçilmiş siyasetçilerin görevden alınarak yerlerine kayyum atanmasını eleştirdi. Siyasetçinin yerinin halkın yanı ve seçildiği makam olduğunu belirten Hatimoğulları, “Halkın iradesine halka rağmen oradan alıp yerine kayyum atamak kabul edilebilir bir şey değildir. Demokrasiyi mezara gömmek demektir” diye konuştu.
Demirtaş ve Yüksekdağ’ı ziyaret edecekler
Hatimoğulları, 4 Kasım dolayısıyla "Kobani Davası"nda tutuklu bulunan siyasetçilerin cezaevlerinin önünde basın açıklamaları yapacaklarını belirterek, kendisinin Edirne’de Selahattin Demirtaş’ı, Tuncer Bakırhan’ın ise Kandıra’da Figen Yüksekdağ’ı ziyaret edeceğini söyledi.
“'Türkiye Yüzyılı' dediniz, vurgun yüzyılı çıktı”
Susurluk olayının üzerinden 30 yıl geçtiğini belirten Hatimoğulları, devlet, mafya ve siyaset ilişkilerine dikkati çekerek, “30 yıl içinde araba değişti ama zihniyet değişmedi. Bugün de bu araba borsada fonda bankalarda cirit atıyor” dedi.
Fon soruşturmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, yaşananları “bu ülkenin ekonomik Susurluk’u” olarak nitelendirdi. Hatimoğulları, “'Türkiye Yüzyılı' dediniz, vurgun yüzyılı çıktı. Bu vurgunu bir kanunla kapatamazsınız. Hesap sorulmadan, sorumlular ortaya çıkarılmadan bunun kapanmasına biz izin vermeyeceğiz” diye konuştu.
“Emekli maaşı 61 bin 928 lira olmalı”
Türkiye’de 17 milyon emekli bulunduğunu belirten Hatimoğulları, emeklilerin geçim sıkıntısı yaşadığını, 70 ve 80 yaşındaki emeklilerin çalışmak zorunda kaldığını söyledi. DEM Parti olarak emekli maaşının yoksulluk sınırının yarısı kadar olmasını önerdiklerini belirten Hatimoğulları, güncel rakamla emekli maaşının 61 bin 928 lira olması gerektiğini ifade etti.
Kademeli emeklilik hakkı için Meclis’e kanun teklifi sunduklarını anımsatan Hatimoğulları, teklifin AKP ve MHP’nin karşı çıkması nedeniyle görüşülmediğini söyledi. 2027 bütçesinde garantili ödemelere 300 milyar lira, faizlere ise 4 trilyon lira ayrıldığını belirten Hatimoğulları, “Kaynak var siz yapmıyorsunuz, siz ödemiyorsunuz” dedi.
“MESEM’in kapatılması gerek”
İş cinayetlerine ve çocuk işçiliğine de değinen Hatimoğulları, bu yılın ilk dokuz ayında en az 66 çocuğun çalışırken hayatını kaybettiğini söyledi. Antalya’da hortum nedeniyle beş işçinin yaşamını yitirdiğini, Dilovası’ndaki yangında ise yedi kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Dilovası’ndaki yangının yaşandığı iş yerinde pencere bulunmadığını belirten Hatimoğulları, kadınların ve çocuk işçilerin güvencesiz koşullarda çalıştırıldığını söyledi. Aradan geçen süreye rağmen kamu görevlileri ve işverenlerin yargılanmadığını ifade eden Hatimoğulları, “Adaletin onlardan hesap sorması lazım” dedi. Çocuk işçiliğine ilişkin düzenlemelerin değiştirilmesini isteyen Hatimoğulları, MESEM’in kapatılması ve staj ile çıraklık süresinin sigorta başlangıcı sayılması gerektiğini belirtti.
“Bölgedeki savaş paktlarına değil, barış ve iş birliği paktlarına ihtiyaç var”
Dışişleri Komisyonu’ndan AKP, MHP ve CHP’nin oylarıyla geçen Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na karşı çıktıklarını hatırlatan Hatimoğulları, anlaşmanın Türkiye’yi kendi seçmediği bir savaşın içine çekebileceğini savundu.
Yemen ile Suudi Arabistan arasındaki çatışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, “Suud’un parasına karşılık Türkiye'nin gençlerini savaşa sokmak istiyorlar. Bölgedeki savaş paktlarına değil barış ve işbirliği paktlarına ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
“Ahmet Saymadi derhal serbest bırakılsın”
Hatimoğulları, SYKP'nin Parti Meclisi üyesi Ahmet Saymadi’nin tutukluluğuna da değinerek, tutuklamanın siyasi kimliği nedeniyle gerçekleştiğini savundu. Saymadi’nın annesi Müşerref Saymadi ile görüştüğünü aktaran Hatimoğulları, annenin oğlunun suçlamalarla ilgisi olmadığını ve polis aramasında herhangi bir şey bulunmadığını söylediğini belirtti. Hatimoğulları, “Ahmet Saymadi derhal serbest bırakılsın” çağrısında bulundu.
Van Büyükşehir Belediyesi’nde “8,3 milyar liralık usulsüzlük”
Sayıştay raporlarına da değinen Hatimoğulları, Van Büyükşehir Belediyesi’nde "kayyum döneminde 8,3 milyar liralık usulsüzlük tespit edildiğini" ileri sürdü.
Saray Belediyesi’nin kısıtlı bütçeyle yürüttüğü çalışmaları anlatan Hatimoğulları, belediyenin aylık bütçesinin 8,5 milyon lira olduğunu, bunun 6,5 milyon lirasının personel giderlerine ayrıldığını, hizmetler için yaklaşık 2 milyon lira kaldığını belirtti.
Barış Anneleri’nin taleplerini sıraladı
Hatimoğulları, grup toplantısına katılan Barış Anneleri’ne teşekkür ederek, annelerin barış sürecine ilişkin taleplerini dile getirdi.
Annelerin sözlerini aktaran Hatimoğulları, “Yüreğine ateş düşen her anne ‘Ne siz ağlayın ne de biz ağlayalım’ diyor. ‘Çocuklarımızı değil silahlarımızı mezara gömelim’ dedi anneler. Bundan daha güçlü bir barış talebi olabilir mi? Olamaz” ifadelerini kullandı.
Annelerin taleplerinin açık olduğunu söyleyen Hatimoğulları, “Talepleri çok net, samimi ve sade. Barışın önündeki engeller kaldırılsın, tecrit son bulsun, sürecin sağlıklı ilerlemesi ve başarıya ulaşması için Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlansın diyorlar. Siyasi tutsaklar serbest bırakılsın diyorlar” dedi.
“Oyalama, zamana yayma neden?”
Hatimoğulları, 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla sürecin başladığını hatırlattı ve şunları söyledi:
“27 Şubat'ta Sayın Öcalan'ın çağrısıyla bir kapı aralandı. PKK o kapıdan cesaretle geçti. Kendini feshetti, silahları yaktı, Türkiye'den çekildi. Metina başta olmak üzere birçok kamptan çekildiklerini açıkladılar. Bir taraf adım attı ve sözünü tuttu. Şimdi sözünü tutma sırası devlette ve iktidardadır. Bakın, milyonlarca yurttaşımız şu soruyu soruyor: Yasa çıktı, peki ne zaman uygulanacak? Silahlarını yakanlar nereye gelecek? Nasıl ve hangi şartlarda gelecekler? Dönmek isteyenler hangi güvenceyle dönecek? Oyalama, zamana yayma neden? İktidar konuşulan takvime değil, de kendi takvimine göre mi davranıyor? İktidarın bir barış ve demokrasi takvimi var mı? Varsa bunu neden kamuoyuna açıklamıyor? Bu sorunları yanıtlamak iktidarın görev ve sorumluluğu. Toplumun bu somut sorularına cevap üretilmesi şarttır. Çerçeve yasa artık zaman kaybetmeksizin hayata geçmeli. Bunun için Millî Güvenlik Kurulu kararı gerekiyor. Evet, bu kurul bu kararı hızla almalı.”
“Yeni yer, eski hapishaneden yeni bir hapishaneye geçtiği yer olmamalı”
Hatimoğulları, konuşmasına şöyle devam etti:
“Ve bu ülkenin demokratikleşme yasalarına ihtiyacı var. Meclis'te izleme kurulu artık kurulmalı. Meclis barışı kolaylaştıran rolünü aktif bir biçimde üstlenmeli. Edilgen değil, aktif olmalı Meclis. Barışın inşasında en güçlü adım, sürecin baş aktörü Sayın Öcalan'ın özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanması, Barış ve Siyasallaşma Kurulu Koordinatörlüğünün yapılmasıyla mümkündür. Sayın Öcalan'ın yeni yerine geçtiğini zaten kamuoyuyla paylaştık ve olması gereken buydu. Bu yeni yere zaten geçmeli. Yeni yer, Sayın Öcalan'ın eski bir hapishaneden yeni bir hapishaneye geçtiği yer olmamalı.”
“Eski duvar yerine yeni duvar olmamalı. Zaten Sayın Öcalan özellikle bu konuyla ilgili tutumu net. Burayı barış ve siyasallaşma koordinatörlüğünü yürüteceği bir çalışma mekanı olarak görüyor. Sayın Öcalan uzun zamandır akademisyenlerle, siyasetçilerle, kadınlarla, insan hakları savunucularıyla, siyasi çevrelerle görüşmek istiyor. Ve bu yeni yerin, bu siyasal anlamının güçlendirilmesi için artık bu kapının sonuna kadar açılması gerekiyor.”
“Barışı mücadele ile kazanacağız”
DEM Parti’nin barış sürecine ilişkin tutumunu sürdüreceğini kaydeden Hatimoğulları, “DEM Parti olarak sözümüzü ve tutumumuzu toplumun barış umudunu koruyacak ve güçlendirecek şekilde ortaya koyduk. Bu tutumu kararlılıkla sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz” dedi.
50 yıllık çatışma sürecinde barışı savunan bir siyasi gelenekten geldiklerini söyleyen Hatimoğulları, “Bütün halklarımız şunu bilmeli ki barış bize altın bir tepsiyle sunulmayacak. Barışı biz mücadele ile kazanacağız. Mücadele ile inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Hatimoğulları, farklı siyasi kesimlere Türkiye’nin demokrasisi ve barışı için ortak mücadele çağrısı yaptı. Hatimoğulları, konuşmasını, “Hiçbir güç barışın önünde duramaz. Hiçbir güç bu annelerin önünde duramaz. Hiçbir güç bizleri engelleyemez. Ne olursa olsun bizler bu topraklara barışı getireceğiz. Yolumuz açık olsun. Hızır yar ve yardımcımız olsun” sözleriyle tamamladı.