Kısa Dalga - CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59’u tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 61’inci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görüldü.
Duruşma başlangıcında söz alan Ekrem İmamoğlu, bir önceki gün Murat Ongun’un avukatı Rahşan Daniş ile mahkeme başkanı arasında yaşanan savunma süresi tartışmasına değindi.
İmamoğlu, "Dün malum bir tartışmayla buradan ayrıldık. İster istemez hepimiz bu müzakereyi hem kendi içimizde hem de hukukçularımızla birlikte yapıyoruz" dedi.
İmamoğlu, davanın ulusal ve uluslararası ölçekte yakından takip edildiğini vurguladı ve "Bulunduğumuz bu dava, hem Türkiye’nin hem de dünyanın ne yazık ki ilgisini çeken, hem Türkiye hem de milletimiz adına çok da itibarlı olmayan bir zaman dilimini önümüze koyan bir davadır. Önemi yüksektir" ifadesini kullandı.
19 Mart’tan bu yana yürüyen yargılamada savunma sürecinin genel olarak düzenli ilerlediğini söyleyen İmamoğlu, "Ufak tefek aksilikler olsa da mümkün olduğu kadar anlayışlı, karşılıklı iletişimle süreç yürütüldü" dedi.
Murat Ongun’un savunmasının tamamlandığını, avukatlarının ise savunmayı bitirmeye çalıştığını hatırlatan İmamoğlu, kalan sanıkların savunma sürelerine dikkati çeken İmamoğlu, "Murat Bey neredeyse bu dosyada ismi en fazla geçen kişilerden biri. Aynı zamanda en fazla eylemle yargılanan arkadaşlarımızdan biri. Doğal olarak avukatları da yaklaşık bir buçuk yıldır bu sürece hazırlandı" diye konuştu.
İmamoğlu, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Tuncay Yılmaz ve Fatih Keleş’in savunmalarının henüz alınmadığını hatırlatan İmamoğlu, 9 Temmuz hedefinin gerçekçi olmadığını söyledi.
Kendi savunma hazırlıklarıyla birlikte çok sayıda davayı takip ettiğini belirten İmamoğlu, "Neredeyse 17 davayla mücadele ediyoruz. İnsanüstü bir gayretle hakkımızı ve hukukumuzu savunmaya çalışıyoruz" dedi.
"Temmuzun 9’una kadar biz bu işi tamamlayacağız"
Mahkeme Başkanı ise heyetin duruşma planını değiştirmeyeceğini açıkladı. Başkan, "Biz dün heyet olarak değerlendirme yaptık. Normal yargılama düzeninde savunmalar devam edecek. Savunmanın içeriğine müdahale etmeyeceğiz" ifadesini kullandı.
Savunma sıralamasının da değişmeyeceğini vurgulayan Başkan, "Tuncay Yılmaz’ın savunmasını alacağız. Sonrasında Ekrem Bey’le devam edeceğiz" dedi.
Mahkeme başkanı, ilk celsenin 9 Temmuz’da tamamlanacağı yönündeki kararlılığını yineleyerek, "9’una kadar biz bu işi tamamlayacağız. Yetişip yetişmemesiyle ilgili bir durum yok" ifadelerini kullandı.
Savunması tamamlanamayan sanıkların ikinci celseye bırakılacağını belirten Mahkeme Başkanı, 'Savunmasını aldığımız sanıklarla, alamadığımız sanıkları ikinci yarı savunmaları şeklinde değerlendirdik" dedi.
Mahkeme Başkanı'nın açıklamalarının ardından söz alan İmamoğlu, 9 Temmuz tarihinin sonradan gündeme getirildiğini söyledi.
İmimoğlu, "Siz yaptınız, ben yapmadım. 9 Temmuz diye bir gündemi önümüze siz getirdiniz. Baştan bir liste ayarladık" dedi.
İmamoğlu, 9 Temmuz’un neden kesin bir sınır haline getirildiğini belirterek, "Eğer 9 Temmuz konusunda bir seferberlik varsa, bilelim. 9 Temmuz’dan sonra operasyon yapılacaksa bilelim de ona göre hareket edelim" diye konuştu.
Bu sözler üzerine Mahkeme Başkanı, "Bakın, salondan çıkartırım sizi" diyerek sert bir şekilde uyarıda bulundu. İmamoğlu ise bu çıkışa karşılık verdi ve "Neyi salondan çıkarırsınız? Neyi? Ben çıkarım, çıkartmanıza gerek kalmaz" karşılığını verdi.
"Benden önce iddianamede yönetici olarak gösterilen kişinin savunmasını dinlemek savunmamın düzenini oluşturuyor"
İmamoğlu, daha önce savunma sıralamasına ilişkin mutabakat sağlandığını belirterek, heyetin tavır değişikliğine tepki gösterdi.
İmamoğlu, "Buradaki arkadaşların savunması yetişmezse bir sonraya bırakılacağını üç defa kabul ettiniz. Bizim önerimizi kabul ettiniz. Bir akşamda ne değişti" diye sordu.
Savunma takviminin mevcut akışla zaten geciktiğini vurgulayan İmamoğlu, "Şu anda bile saat 11.20’de başlıyoruz. 10.30…" dedi.
Fatih Keleş’in kendisinden önce savunma yapmasının önemli olduğunu söyleyen İmamoğlu, "Fatih Bey, iddianamede örgüt yöneticisi olarak gösterdiğiniz kişi. Benden önce konuşmalı diye ilk hafta görüştük, kabul ettiniz. Ara savunmada söyledim, kabul ettiniz. Bu haftanın başında konuştuk, yine kabul ettiniz. Şimdi takvim dediğinizde 9 Temmuz niye bir sınır oldu Sayın Başkan? 9 Temmuz’da Türkiye’de kıyamet mi kopacak? Ben anlamadım" diye konuştu.
Mahkeme Başkanı tartışmayı sonlandırmak isteyerek, “Savunmamıza devam edelim. O bittikten sonra Tuncay’ı alacağız, o bittikten sonra sizi alacağız" dedi.
İmamoğlu, "Benim Fatih Bey’den önce veya sonra savunma yapmam neyi değiştirecek diyorsunuz. Benim için çok şeyi değiştiriyor. Benden önce iddianamede yönetici olarak gösterilen kişinin savunmasını dinlemek benim savunmamın düzenini oluşturuyor" diyerek itirazını sürdürdü.
"Milletvekili diye soytarılık yapamaz"
Tartışmanın devam etmesi üzerine Mahkeme Başkanı, İmamoğlu’nun salondan çıkarılması için jandarmaya talimat verdi.
Bu sırada izleyici bölümünde bulunan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’a da tepki gösteren Mahkeme Başkanı, "O bağıran, milletvekili olduğunu iddia eden şahsı alın dışarıya. Milletvekili diye soytarılık yapamaz burada, alın dışarıya onu" dedi.
Mahkeme Başkanı, Avukat Mehmet Can Seyhan ve İmamoğlu’nun avukatlarından Tora Pekin’in de dışarı çıkarılması için talimat verdi. Salonun boşaltılmasını isteyen Mahkeme Başkanı, duruşmaya ara verildi.
İmamoğlu, sadece savunması alınırken salonda bulunabilecek
Yaklaşık 2 saat süren aranın ardından İmamoğlu dışındaki tutuklu sanıklar 13.38’de duruşma salonuna alınmaya başlandı. Mahkeme Başkanı, İmamoğlu'nun sadece savunması alınırken salona getirileceğini söyledi.
Avukat sıralarında ise yalnızca birkaç avukatın bulunduğu dikkati çekti. Murat Ongun’un avukatı Rahşan Daniş, duruşma salonunda olmadığı için Mahkeme Başkanı, “verilen ara üzerine avukat Rahşan Sertkaya Daniş’in duruşma salonunda olmadığı görüldü” diyerek durumu tutanağa geçirdi. Ardından tutuklu sanık Tuncay Yılmaz’ın savunmasına geçilmesini istedi. Yılmaz, "avukatım yok" dedi. Ancak, öncesinde tutuklu sanık avukat Mehmet Pehlivan söz aldı.
Pehlivan, bugüne kadar sanıklara ve avukatlarına savunmalarında herhangi bir kısıtlama uygulanmadığını belirterek, “Buna hepimiz şahidiz; biz avukatlar, sanıklar, herkes şahit. Kamuoyu da buna şahit. Sabırla dinlediniz, hatta büyük bir ilgiyle dinlediniz. En ufak ayrıntısına kadar her şeye hakimsiniz. Bu konuda hiçbir itirazımız ya da şikayetimiz yok” dedi.
Heyetin, sanık savunmaları sırasında sıra değişiklikleri ile hazır olmayan veya sağlık sorunu yaşayan sanıklar konusunda da kolaylık sağladığını belirten Pehlivan, “Hiç kimseyi ayırt etmeksizin takdir hakkınızı adil biçimde kullandınız” ifadelerini kullandı.
Pehlivan, “Benim bu aşamadaki talebim şu; Ekrem İmamoğlu açısından da söylüyorum. Sıralama konusunda vermiş olduğunuz kararı uygulamaya devam etseniz ve yine takdir ettiğiniz şekilde 9 Temmuz tarihinde duruşmayı sonlandırsanız, Ekrem İmamoğlu da 10 Ağustos tarihinde başlayan celsede savunmasını yapsa hem bugüne kadar meslektaşlarımız ve sanıklar bu sıraya göre hazırlandılar, programlarını buna göre yaptılar hem de bu düzen korunmuş olur” dedi. Heyet, talebi kabul etmedi.
Pehlivan’ın konuşmasının ardından Tuncay Yılmaz’a avukatının geçerli bir mazeretinin bulunup bulunmadığını soran mahkeme başkanı, sistem üzerinden mazeret kontrolü yapılmasını istedi. Mahkeme başkanı, “Geçerli bir mazeret varsa buna göre değerlendiririz. Geçerli bir mazeret yoksa barodan CMK kapsamında avukat görevlendirmesi yapar savunmayı o şekilde alırız” ifadelerini kullandı.
Sistem kontrolünde avukatın geçerli bir mazeret bildirmediğinin anlaşılması üzerine mahkeme başkanı, “O zaman ara verelim. Aranın ardından CMK’dan görevlendirme yapılsın, savunmaya o şekilde devam edelim” diyerek duruşmaya bugün bir kez daha ara verdi.