Kısa Dalga - CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşmasının 11. oturumu İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 1 No'lu salonda yapılıyor.
16.15 Murat Keleş, tahliyesine ve beraatine karar verilmesini istedi. Keleş'in savunmasının ardından avukatları savunmaya başladı.
16.00 Murat Keleş, "Bırakalım suç örgütünü, hayatımda hiçbir siyasi partiye veya derneğe üyeliğim bulunmamaktadır. Bir futbol takımı bile tutmuyorum. Ayrıca, iddianamede örgüt üyesi olduğu iddia edilen kısmın yazılırken, sanki suçmuş gibi amcamın Fatih Keleş, babamın Zafer Keleş olduğu belirtilmiş; aile bağlarımız adeta örgütsel bağ gibi gösterilmiştir. Hatta benimle ilgili kısmı yazarken 'Fatih’in yeğeni, Zafer’in oğlu' ifadesiyle başlanmıştır. Babam ve amcamla telefonla konuşmuş olmam, örgütsel faaliyet kapsamında haberleşiyormuşuz gibi algı yaratmaya çalışılmıştır. Babamın babam olması, amcamın amcam olması suç unsuru olarak gösterilemez. Ben Fatih Keleş’in yeğeni, Zafer Keleş’in oğlu olduğum için tutuklanmışım gibi bir durum kabul edilemez" diye konuştu.
15.30 Murat Keleş, şunları söyledi:
"Amcamın İBB Spor Kulübü Başkanı olması nedeniyle; uluslararası spor müsabakaları, olimpiyat organizasyonları, yabancı dilde yapılan temaslar ve yurt dışına gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında hazırlanan metinlerin tercümesi ve yabancı dilde yapılan yazışmaların hazırlanması süreçlerinde, kendi işimi aksatmayacak şekilde zaman zaman amcama yardımcı oldum. Neticede kendisi amcamdı; yeğeni olarak kendisine, belediyenin resmi işleri bağlamında destek sağladım. Savcılık ifademde de 'Dönem dönem amcamın yanındaydım, asistanlık yaptım' beyanımdaki kastım budur. Ancak ifademde detaylandırılmamış ve özet olarak yazılmıştır. Resmi başvuru ve mülakatlar sonrası işe alındığım İBB’deki resmi iş ve görüşmelerin yapılması gerektiği için iddianamede örgüt üyeliğinden cezalandırılmam isteniyor."
15.15 Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, savunmasına başladı.
15.00 Ünal, "Sayın Başkan, bu dosyada hastane raporlarının yarıştırılmasını doğru bulmuyoruz. Burada tartışılan, bir raporun diğerine üstünlüğü değil, bir insanın hayatıdır. Bu aşamada verilecek karar yalnızca tutuklama tedbirinin devam edip etmemesi değil, aynı zamanda insani bir meseledir. Henüz mahkumiyet kararı bulunmayan, ağır sağlık sorunları yaşayan ve yaşam hakkı ciddi risk altında olan bir müvekkilin tutukluluk halinin devamı hukuken ve vicdanen kabul edilemez. Bu denli ağır ve riskli bir sağlık sürecinin cezaevi koşullarında güvenli şekilde takip edilmesi tıbben mümkün değildir" diye konuştu.
14.45 Avukat Cihan Ünal, şöyle konuştu:
"Müvekkilimiz tutukludur, hükümlü değildir. Adli kontrol hükümleri, konutu terk etmeme ve yurt dışı yasağı tam da bunu sağlamak için vardır. Bu denli açık sağlık sorunları olan bir kişinin tahliyesi için Adli Tıp Kurumu'nu beklemek zorunlu değildir. Alternatif birçok tedbir mevcuttur. Yine anlamadığım bir konu da şudur: Adli Tıp Kurumu, Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi raporlarıyla açıkça çelişen İzmir Şehir Hastanesi’nin rapor ve sonuçlarını neden sorgulamamış, rapora doğrudan esas almıştır? Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi’nin raporu nasıl göz ardı edilebilir? Katip Çelebi hem eğitim ve araştırma hastanesi, hem üniversite hastanesi, hem de bölgenin hakem hastanesidir. Adli Tıp Kurumu raporları değiştirilemez ve sorgulanamaz raporlar mıdır?"
14.30 Murat Çalık'ın diğer avukatı Cihan Ünal savunmasına başladı. Ünal, Çalık'ın dünkü 5 saatlik savunmasının ardından gece hastaneye kaldırıldığını ve 3 saat kurum içindeki hastanede bulunduğunu söyledi.
14.15 Avukat Seçkin, önce tanık sonra sanık olan Uğur Güngör'ün ifadesindeki çelişkilere de dikkat çekerek, "Müvekkilimin suçlandığı 5 eylemden ifadesi alınmadı. Bu suçun neden oluştuğuna dair gerekçeler maalesef kurgudan ibaret" dedi. Seçkin, müvekkilinin aleyhine itibar edilecek bir delil olmadığını, iddianamenin kopyala-yapıştır şeklinde hazırlandığını söyledi.
14.00 Murat Çalık’ın avukatı Mesut Seçkin’in savunması başladı. Çalık’ın hiçbir zaman belediye başkan yardımcısı olmadığını dile getiren Seçkin, imar iskan süreçlerinin karar alma yetkisinin bulunmadığını söyledi.
13.40 Ara sona erdi, sanıklar ve mahkeme heyeti yerini aldı. Mahkeme Başkanı, savunmaların uzayacağını düşündüklerini belirterek, tahliye talepleri için söz vermeye başlayacaklarını söyledi. Gelecek hafta salı, çarşamba ve perşembe günleri sanık avukatlarına söz hakkı verilecek, perşembe günü tutukluluk değerlendirmesi de yapılacak.
12.10 Duruşmaya ara verildi.
12.00 Avukat Mahmutoğlu, itirafçı Adem Soytekin'in örgüt yöneticisi olarak yargılandığını ve var olduğu iddia edilen örgüt adına suç işlediğini kabul etmesi koşuluyla etkin pişmanlıktan yararlanabileceğini belirterek, "Sayın Adem Soytekin, bu dosyada örgütün yöneticileri arasında olduğunuzu kabul ediyor musunuz? Ben bu metinden bunu görmedim. E, o zaman bu nasıl bir etkin pişmanlıktır?" dedi.
11.30 Mehmet Murat Çalık'ın avukatı Fatih Selami Mahmutoğlu'nun savunması başladı. Müvekkilinin 1 yıldır tutuklu olduğunu söyleyen Mahmutoğlu, "Müvekkil örgüt üyeliğinden tutuklu. İrtikap suçundan dava açılmadı, rüşvet suçundan açıldı. Müvekkilim kaç suçtan tutuklu?" dedi.
11.15 Ekrem İmamoğlu, Murat Çalık'a "Size bir talimatım oldu mu?" diye sordu. Çalık, "Hayır herhangi bir zorlamanız olmadı. Aday olmamı istediniz, ben siyasete mesafeliydim" yanıtını verdi.
11.00 Ekrem İmamoğlu, mahkeme heyetine seslenerek, "Çok ağır bir yükün altındasınız. Ders notu satmaya benzemez bu iş" ifadelerini kullandı.
10.45 Mahkeme Başkanı, tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'a "Adem Soytekin'le tanışıklığınız var mı?" diye sordu. Çalık, "Benim için Yakuplu’da 10 dairelik küçük bir iş yapan müteahhitle, çok büyük projeler yapan kişi arasında hiçbir fark yoktur; herkese aynı şekilde davranırım. Adem Soytekin ile tanışıklığımız vardır. Zaman zaman Trabzonspor ortak paydasında kesiştiğimiz, birlikte maçlara gittiğimiz, yemek yediğimiz olmuştur. Yani Adem Soytekin tanımadığım bir kişi değildir. Bölgede birçok müteahhidin taşeronluğunu yaptığını da biliyorum; ben kendisini bu şekilde tanıyorum. İşini de iyi yapar. Nitekim Seyfi Beyaz da ifadesinde 'Adem Soytekin işini iyi yaptığı için kendisine yüklenici olarak kaba inşaatı verdik' demektedir. Bölgede kaba inşaatında emeği olmayan çok az proje olduğunu düşünüyorum; tabii ticari ilişkilerinin tüm detaylarını bilmem mümkün değil" yanıtını verdi.
10.30 Mahkeme heyeti salona girdi ve duruşma başladı.
10.20 Ekrem İmamoğlu salona getirildi. Tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı.
10.05 Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirildi. İzleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı.