Kısa Dalga- CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 68’i tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı davanın duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde bulunan 1 No’lu duruşma salonunda görülmeye devam ediyor.
İmamoğlu’dan Mansur Yavaş’a “mutlak butlan” mesajı: “Tarihin doğru tarafından durdu”
9 günlük Kurban Bayramı tatilinin ardından davanın 42. gününde savunmalara geçilmeden önce salonda bir güvercin uçarken görüntülendi. Güvenlik personeli kağıtlardan yaptığı toplar aracılığa güvercini salonda çıkadı. Ekrem İmamoğlu’nun salona girişinde ise, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları atıldı. İmamoğlu salonda izleyici bölümüne dönerek herkesin bayramını kutladı ve “mutlak butlan” kararı sonrası Ankara Büyükşehir Belesiye Başkanı Mansur Yavaş’ın da adını anarak dinleyicilere seslendi. İmamoğlu, “Tarihin görmediği en cesur kardeşlik ruhunu bana yaşatan Genel Başkanımız Özgür Özel’e teşekkür ediyorum. Tarihin en doğru tarafında duran Mansur Yavaş’a da teşekkür ediyorum. Sevgili kardeşlerim, çok tarihi bir dönemden geçiyoruz. Bunu unutmayın. Asrın en büyük hukuksuzluklarının yaşandığı bir davayla karşı karşıyayız. Bakın, devletin başındaki zihniyet gibi ‘Allah affetsin’ deyip milletimden özür dileyen kişiyi Allah’ın affetmesi için ben de dua ediyorum. Ama şunu bilin ki millet affetmeyecek. Sevgili çocuklar, gençler, kadınlar; herkes hazır olsun. En büyük coşkuyla hazır olun. Milletimiz çok büyük bir yürüyüş başlatacak. Ruhumuz Kuvayı-milliye ruhudur. Yolumuzdaki en büyük karakter değişimdir. Bunu unutmayın” ifadelerini kullandı.
ROK’un avukatının etkin pişmanlık ifadesine yönlendirdiği iddiası
Duruşmada etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Vedat Şahin savunma yaptı. Tutuklu reklamcı Şahin, hakkındaki “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği" suçlamalarının hepsini reddetti. 1994 yılından bu yana etkinlik, sahne sistemleri, ses, ışık ve organizasyon sektöründe faaliyet gösterdiğini, Medyafon ve VESA isimli şirketlerin sahibi olduğunu belirten Şahin, Türkiye’deki farklı sektörlere hizmet verdiğini anlattı.
Şahin, soruşturma sürecinde kendisine "itirafçı olması" yönünde baskı yapıldığını öne sürdü. Cezaevinde ziyaretine gelen bazı kişilerin, belirli ifadeleri vermemesi halinde tahliye olamayacağını söylediğini iddia eden Şahin, bazı avukatların da eşinin tutuklanabileceğini dile getirdiğini savundu. Savcılık ifadesinde söylemediği bazı beyanların tutanağa geçirildiğini öne süren Şahin, "Tanımadığım kişiler cezaevinde beni ziyaret ederek hakkımda çeşitli suçlamalar olduğunu, buradan çıkamayacağımı söylediler. Özellikle terör suçlamasıyla karşı karşıya olduğum yönünde psikolojik baskı oluşturulmaya çalışıldı" dedi.
Televizyon yorumcusu olan ve geçtiğimiz haftalara “bahis soruşturması” kapsamında tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı’nın (ROK) avukatı olarak gündem gelen İsmail Mirsad Albayrak’ın da adı savunma sırasında gündeme geldi. İBB dosyasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen 5 sanığın avukatı olarak bilinen Albayrak’a yönelik “yönlendirme” suçlaması yapıldı.
“Şu suçlamayı yaparsan çıkarsın” iddiası
Mahkemede dinlenen Vedat Şahin, daha önce verdiği ifadelerin yönlendirmeli olduğunu anlattı. Şahin, bazı avukatların kendisiyle görüştüğünü belirterek, “İlk başta kabul etmedim ama isnat edilen suçlardan sonra mantıklı düşünemedim, yönlendirmeyle ifade verdim” dedi. Hakimin, dosyada avukat İsmail Mirsad Albayrak’ın isminin geçtiğini hatırlatması üzerine Şahin, söz konusu kişinin kendisini yönlendirenler arasında olduğunu ifade etti. Hakimin, “Bu avukat size ‘şu suçlamları yaparsan çıkarsın’ diye sordu mu?” yönündeki sorusuna Şahin, “Doğrudur” yanıtını verdi.
Şirket yetkilisi olması nedeniyle eşinin de tutuklanabileceğinin kendisine söylendiğini ifade eden Şahin, cezaevinde bulunduğu dönemde maddi taleplerde bulunmak isteyen kişilerin de ziyarete geldiğini ileri sürdü. Hakkında çıkan haber ve söylentilerin kendisine aktarıldığını belirten Şahin, "Neyle suçlandığımı dahi tam olarak bilmeden, aylar boyunca sadece kendimi savunmaya çalıştım" diye konuştu.
Şahin'in avukatı Muhittin Arık ise "Müvekkilim eşiyle tehdit edildi. Ben buna şahidim. Murat Kapki de eşiyle tehdit edildiğini söylemişti" ifadelerini kullandı.
“Artık kimseyi zan altında bırakmak istemiyorum"
Şahin, Kültür A.Ş.'den yalnızca üç alt ihale aldığını, bu işlerden pandemi nedeniyle zarar ettiğini belirterek, "Ne kamuyu zarara uğrattım ne de suçtan kaynaklanan mal varlığı akladım. Hakkımdaki iddialar, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişilerin sonradan değiştirdikleri beyanlara dayanıyor" dedi. Mahkeme başkanının, bazı beyanlarını hatırlatması üzerine Şahin, bu bilgilerin kendi gözlemine dayanmadığını söyledi. Şahin, "Bunlar duyumdu. O dönem televizyonlarda ve basında yer alan haberlerden etkilenerek yazdım. Artık kimseyi zan altında bırakmak istemiyorum" ifadelerini kullandı.
“AK Parti döneminde de iş yaptık”
Kültür A.Ş.'den iş alan bazı şirketlere taşeron olarak hizmet verdiklerini anlatan Şahin, haklarında ileri sürülen "sahte fatura" iddialarını da karşı çıkarak, "Hiçbir surette yapılmayan bir iş yoktur. Yapılan işler teslim edilmiştir. İşlerin görselleri, faturaları ve kayıtları dosyada mevcuttur. Sahte ya da naylon fatura söz konusu değildir" diye konuştu. Savunmasında AK Parti döneminde de çalıştıklarını vurgulayan Şahin, şunları söyledi:
“AK Parti döneminde çeşitli belediyelerin açılışları, kültür merkezi etkinlikleri, hayvan barınakları, atölyeler ve benzeri organizasyonlarda da görev aldık. 2024 yılında da Eyüp Belediyesi başta olmak üzere çeşitli kurumların kültür merkezi, kütüphane ve meydan açılışları gibi etkinliklerinde hizmet verdik. Dolayısıyla şirketimizin yalnızca İBB ile değil; birçok belediye, kamu kurumu ve özel sektör kuruluşuyla ticari ilişkisi ve iş deneyimi bulunmaktadır.”
“Tahliye olmak için ifade değiştirdiler”
Şahin, aleyhine beyanda bulunan kişilerin ilk ifadelerinde kendisi hakkında herhangi bir suçlama yöneltmediklerini, ancak daha sonra etkin pişmanlık kapsamında verdikleri ifadelerde suçlamalarda bulunduklarını dile getirdi. Kamil Taşçı, Serdar Haydanlı, Ahmet Çiçek ve diğer bazı isimlerin ifadelerine değinen Şahin, bu kişilerin tahliye olabilmek amacıyla gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarını iddia ederek, "Bu kişilerin ilk ifadelerinde suçlama yok. Daha sonra tahliye olabilmek için ifadelerini değiştirerek sahte fatura ve para transferi iddialarında bulundular" diye konuştu.
“8 milyon lira almadım”
Tanık Deniz Dörtyol'un kendisine 8 milyon 450 bin lira teslim ettiği yönündeki iddialarını kabul etmeyen Şahin, “Sadece iki telefon görüşmesi olduğu söylenen bir kişiden milyonlarca lira teslim aldığım iddia ediliyor. Böyle bir para alışverişi olmadı. Bu iddia yalnızca baz kayıtlarından hareketle oluşturulmuştur” dedi.
Örgüt üyeliği suçlamasıyla ilgili konuşan Şahin, iddianamede bağlı olduğu yöneticinin Murat Ongun olarak gösterildiğini ancak Ongun ile herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını söyledi. Şahin, "Murat Ongun'u 2016 yılından beri tanıyorum ancak ticari bir ilişkim olmadı. Hiçbir hiyerarşik yapı içerisinde yer almadım. Bana emir ya da talimat verebilecek bir kişi olmadı" ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 15 aydır tutuklu bulunduğunu belirten Şahin, başka bir gelir kaynağı bulunmadığını ifade etti. Şahin, tutukluluk nedeniyle ailesinin ve çocuklarının mağdur olduğunu anlatarak, “Dosyada aleyhime somut delil yoktur. Hakkımdaki suçlamalar soyut beyanlara dayanmaktadır. Tahliyemi ve yargılama sonunda beraatimi talep ediyorum. Ayrıca şahsi hesaplarımdaki blokelerin kaldırılmasını istiyorum" dedi.
“Eşim üzerinden bana ulaştılar”
Savunma ardından Şahin'in çapraz sorgusuna geçildi. Mahkeme heyeti, Şahin'e savcılıkta 30 Haziran ve 11 Eylül 2025 tarihlerinde verdiği ifadeler ile duruşmadaki beyanları arasındaki farklılıkları sordu. Şahin, söz konusu ifadeleri cezaevinde kendisiyle görüşen bazı avukatların yönlendirmesiyle verdiğini iddia ederek "Eşim üzerinden bana ulaştılar. İlk başta kabul etmedim. Ancak üzerime yöneltilen suçlamalar nedeniyle sağlıklı düşünemez hale geldim ve yönlendirmeyle ifade vermeye başladım" dedi.
Dosyaya sunulan fatura ve çeşitli belgelerin de aynı süreçte hazırlanıp hazırlanmadığının sorulması üzerine Şahin, belgelerin gerçek ticari faaliyetlere ait olduğunu, ancak ifadelerin etkin pişmanlık kapsamında oluşturulduğunu savundu. Duruşmada savcı tarafından yöneltilen sorular kapsamında Şahin, RESTA Event ile Haydanoğlu şirketleri arasındaki ticari işlemlere ilişkin tüm sevk irsaliyeleri ve faturaların dosyaya sunulduğunu söyledi.
“Para hareketleri banka kayıtlarında mevcut”
Kültür A.Ş. eski Genel Müdürü Serdal Taşkın ile gerçekleştirilen para transferlerine ilişkin sorular üzerine Şahin, aralarındaki ilişkinin uzun yıllara dayandığını belirterek söz konusu hareketlerin ticari borç-alacak ilişkisi kapsamında gerçekleştiğini savundu. Şahin, "Tüm para hareketleri banka kayıtlarında mevcuttur. Elden para alışverişi olmadı" dedi.
Karbonat Reklam şirketinden alınan hizmetlerle ilgili sorulara yanıt veren Şahin, pandemi döneminde bazı organizasyon işlerini taşeron firmalar aracılığıyla yürüttüklerini, Karbonat'ın da bu kapsamda hizmet verdiğini ifade etti. Emrah Bağdatlı ve bazı şirketler arasındaki ilişkilere yönelik sorular üzerine ise Şahin, aktardığı bilgilerin kişisel gözleme dayanmadığını belirterek, "Şahit olduğum bir konu değil, piyasadan duyduğum şeylerdi" dedi.