Kaşif Kozinoğlu soruşturması: Savcılık neleri araştırıyor?

ALİCAN ULUDAĞ | Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüyle ilgili soruşturma dört başlıkta derinleşiyor. Koğuş arkadaşı emekli albay Hasan Atilla Uğur da gözaltında.

ALİCAN ULUDAĞ

Eski MİT Asya Bölge Müşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun 2011'de cezaevinde şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma derinleşiyor.

Alınan bilgiye göre, soruşturma 4 koldan çok yönlü olarak sürdürülüyor. Bu amaçla İstanbul İl Jandarma Komutanlığında özel ekip kuruldu.

Soruşturma kapsamında, ilk olarak Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin 2012'de kapatılan soruşturma dosyasını inceledi. Buradaki kamera kayıtları, tıbbi belgeler, cezaevi, jandarma personeli, koğuş arkadaşlarının o dönemki ifadeleri yeniden ele alındı.

O dönemde koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım ile dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan ve dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ail İşgören de gözaltına alınanlar arasında.

Peki Kozinoğlu genişletilen soruşturmada neler araştırılıyor? Savcılık hangi noktalar ve bağlantılar üzerinde duruyor? Hasan Atilla Uğur kimdir?

Gülen yapılanması ile bağlantısı var mı?

Kaşif Kozinoğlu'nun tutuklanması sürecinde Gülen yapılanmasının rolüne işaret eden soruşturma makamları, Kaşifoğlu'nun ölümünün arkasında bu yapı olup olmadığını araştırıyor. Bu bağlamda Kaşifoğlu'nun OdaTV soruşturması kapsamında tutuklanma süreci mercek altında. O dönem soruşturmada görev alan savcı Zekeriya Öz ve tutuklayan hakim Resul Çakır, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ihraç edilmişti.

Eski MİT mensubu Enver Altaylı'nın bilgisayarında ele geçirilen belgeler de Gülen yapılanmasına işaret ediyor. Belgelerde, Altaylı'nın Gülen'e hitaben yazdığı mektuplar çıkmıştı. 2008 tarihli mektupta Altaylı'nın Kozinoğlu'nun Orta Asya'daki faaliyetlerinden ve özellikle Özbekistan'daki Gülen yapılanmasına yönelik olumsuz tutumundan söz ettiği, Kozinoğlu'nun MİT Müsteşarlığına getirilmesi ihtimalini yapılanma açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendirdiği aktarıldı.

Başka bir mektupta ise Kozinoğlu için "etkisiz hale getirilmesi" ifadesinin kullanıldığı ileri sürüldü.

Cezaevi personeli de şüpheli

Soruşturmanın ikinci ayağı, o dönem cezaevinde görev yapan infaz koruma memurları oluşturuyor. Soruşturmanın ilk dalgasında bu kapsamda 10 infaz koruma memuru gözaltına alındı, 1'i tutuklandı.

İddiaya göre Kozinoğlu’nun rahatsızlanmasının ardından koğuş arkadaşı emekli Albay Hasan Atilla Uğur'un acil durum butonuna basmasına rağmen infaz koruma memuru Ferhat V. G.'nin müdahale etmek yerine odadaki radyonun sesini yükselttiği öne sürüldü. Bu durumun diğer görevlilerin olaya geç müdahalesine neden olduğu kaydedildi.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturma dört ayrı noktada yoğunlaşıyor Fotoğraf: DHA

Olayın ardından cezaevindeki görevinden ayrılan Ferhat V. G.'nin 6 ay sonra Gülen yapılanmasına ait Fatih Üniversitesi'ne kayıt yaptırdığı, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yurt dışına kaçarak firar ettiği belirtildi.

Koğuş arkadaşları mercek altında

Savcılık, Kozinoğlu'nun Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda rahatsızlandığı 12 Kasım 2011 günü koğuşunda yaşananları da mercek altına aldı. Bu kapsamda o dönem koğuşunda birlikte kaldığı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve emekli Albay Hasan Atilla Uğur hakkında gözaltı kararı çıktı.

Dosyadaki belgelere göre 17:56'da rahatsızlanan Kozinoğlu'nun yanına gelen iki arkadaşı, saat 18:08'de acil yardım butonuna bastı. Bu süreçte Kozinoğlu'na verildiği ifade edilen dil altı hapının da ölümüne etkisi olup olmadığı araştırılıyor. Uğur, butona basıldığında dil altı hapını Kozinoğlu'nun istediği üzerine kendisine verdiğini açıklamıştı.

Silivri Cezaevi'nde neden doktor yoktu?

Savcılığın araştırdığı üçüncü yön ise Kozinoğlu'nun kalp krizi geçirmesinin ardından Silivri Cezaevi'ne gelerek ilk yardım müdahalesi yapan ve buradan ambulansla Silivri Devlet Hastanesi'ne götüren sağlık personeli.

Tutuklanan iki sağlık personeli, o gün ilk gelen ambulansta doktor olmadığı, görevli doktorun tayinin de o gün çıktığını açıklamıştı.

Acil tıp teknisyeni şüphelilerin, hastane yolunda gelen ikinci ambulansta da doktor bulunmadığını açıklaması şüpheleri artırmıştı. Bu arada cezaevine giden ambulansta görevli 23 yaşındaki acil tıp teknisyeninin henüz iki aylık tecrübesinin olması ve Silivri'de ilk iş günü olması da dikkat çekiyordu.

Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili dosyanın kapatılması da araştırılıyor

Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma dosyası, ilk olarak düz bir savcı tarafından yürütülüyordu. Ancak üç gün sonra dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgörün dosyayı devraldı ve 2012'de takipsizlik kararıyla dosyayı kapattı. Adli Tıp raporunda ölüm nedeni kronik iskemik kalp hastalığı olarak belirlendi ve zehirlenmeye ilişkin bulguya rastlanmadığı bildirildi.

Savcılık, 10 Nisan 2012'de verdiği takipsizlik kararında cezaevi görevlilerinin ihmal, kasıt veya gecikmesinden kaynaklanan bir kusur bulunmadığı ve ölümden üçüncü kişilerin sorumlu olduğuna dair yeterli delil elde edilemediği sonucuna vardı.

Soruşturmayı kapatan eski Silivri Başsavcısı Ali İşgören ile Kozinoğlu'nun öldüğü sırada cezaevi savcısı olan ve olay yeri incelemesine katılan Necip Doğan 15 Temmuz darbe girişiminin ardından meslekten ihraç edildi. İki isim şu an gözaltında.

Kurtlar Vadisi ekibi de soruşturuluyor

Soruşturmada, ölümünden önce Kozinoğlu'na benzer bir karakterin canlandırıldığı Kurtlar Vadisi senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan bilgi sahibi olarak ifade verdi. Savcılık aynı zamanda dizinin bu bölümlerinin incelemesi için bilirkişi heyeti görevlendirdi. Bilirkişiler, dizinin bölümlerinde Gülen yapılanmasının propagandasının yapılıp yapılmayacağını araştıracak.

Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Cüneyt Aysan ve Bahadır Özdener savcılığa bilgi sahibi sıfatıyla ifade vermişti Fotoğraf: DHA

Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde kalp rahatsızlığı bulunan ve eski bir istihbaratçı olarak gösterilen "Kazım Kaşifoğlu" isimli karakter ile Kaşif Kozinoğlu arasında bağlantı dikkat çekiyordu.

Dizinin 10 Kasım 2011'de yayımlanan 136'ncı bölümünde İlhan adlı karakter, "Kaşifoğlu! Azrail'in benim! Seni ben öldüreceğim!" diye tehditte bulunuyor. Bu bölüm televizyonda yayımlandıktan iki gün sonra Kaşif Kozinoğlu cezaevinde hayatını kaybetti. Kurtlar Vadisi Pusu'daki Kaşifoğlu karakteri ise dizinin 8 Aralık 2011'de yayımlanan 139'uncu bölümünde öldürüldü.

Gazeteci Selahattin Günday da tutuklu

Diğer yandan soruşturma kapsamında gazeteci Selahattin Günday, Kozinoğlu'nun ifade vermek üzere geldiği Beşiktaş Adliyesi'nde görüntülerinin çekilerek yayınlanmasına ilişkin "istihbarat faaliyetiyle ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek" ve "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçlarından tutuklandı.

Günday, ısrarla görüntüleri kendisinin değil o dönem Cihan Haber Ajansı muhabirinin çektiğini açıkladı. Diğer yandan Günday'ın avukatları, müvekkillerinin tutuklandığı MİT Kanunu'nun 27/3 maddesinin o gün yürürlükte olmadığını, ayrıca 15 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğunu belirterek, tutuklamaya itiraz etti. Bu süreçte savcılığın talebi üzerine Günday, "suç örgütü kurmak ve yönetmek" iddiasıyla ikinci kez tutuklandı.

Soruşturmada en çok adı geçen Hasan Atilla Uğur kimdir?

Soruşturma kapsamında adı en sık geçen isimlerden biri olan Hasan Atilla Uğur Perşembe gecesi Kıbrıs dönüşünde gözaltına alındı. 1957 Ankara doğumlu emekli Jandarma Kurmay Albay olan Uğur, 1999'da Kenya'da yakalanarak Türkiye'ye getirilen PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı'daki sorgu ekibinde yer almıştı.

Ahbap soruşturması kapsamında tutuklanan Babala TV'nin kurucusu Oğuzhan Uğur'un babası olan Hasan Atilla Uğur, bir dönem Vatan Partisi'nde genel başkan yardımcılığı da yaptı.

1979'da jandarma subayı olarak göreve başlayan Uğur, 1990'lı yıllarda Mardin Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanlığı yaptı. 2002-2004 arasında Jandarma Teknik İstihbarat Daire Başkanlığı, ardından Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı ve Çanakkale Jandarma Eğitim Alay Komutanlığı görevlerinde bulundu. 2007'de emekli oldu.

Uğur, 1990'lı yıllarda Kızıltepe'deki faili meçhul cinayet ve kayıplara ilişkin "Kızıltepe JİTEM" davasında yargılandı. 22 kişinin öldürülmesiyle ilgili davada hakkında silahlı örgüt kurma ve yönetme ile bazı cinayet suçlamaları yöneltildi. Mahkeme 2019'da Uğur'u beraat ettirdi; cinayet suçlamalarının bir bölümü ise zamanaşımı nedeniyle düştü.

Alican Uludağ 2008'den bu yana gazetecilik yapan Alican Uludağ, yargı ve insan hakları gibi konulara odaklanıyor. alicanuludag

Gündem Haberleri